Amiga Dünyası sayı 18, sayfa 80

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 80

F.Kağan

GÜRKAYNAK Piyasada iyi iş yapan neredeyse her filmin ikincisi çıkıyor da, neden bilgisayar oyunlarının çıkmasın? İşte Midwinter II. Midwinter'ı yapan Maelstrom firması, Microprose ekibiyle birleşince ortaya nasıl bir oyun çıkmış görelim bakalım. Daha introyu görünce insanın aklına F-15 M'nin başlangıcı geliyor. Her neyse bizim soğuk adanın elemanları, General Masters'ı yendikten sonra daha güneye gelmişler ve burada kurulu iyi niyetli bir federasyona katılıp bugünkü Sahara çölünden gelen kötü adamlara karşı savaş vermekteler. Artık dünya az buçuk normal şartlara dönmüş olsa gerek ki, buzlarla kaplı dünya yerini, normal bildiğimiz bir çevreye bırakmış. Bu sefer göreviniz öyle bir iki adamla dünyayı yıkmak değil. Daha çok ajanları oynayarak, kilit adamları kendi federasyonunuza çekmek ve adaları bu şekilde ele geçirmek gerekiyor.

Oyun başında, kontrollere karar verdikten sonra bir koridorda buluyorsunuz kendinizi. Buradan kapılara girerek değişik görevler alabiliyorsunuz. Her şeyden önce değişik adamları oynayabiliyorsunuz. Bir adamın çok değişik özellikleri var. Adamın sahip olduğu özellikler arasında cinsel çekiciliği, dayanıklılığı, kurnazlığı ve bunun gibi değişik özellikleri yatıyor. Training seçeneği ile, ana adanız olan Agora'da kullanılabilecek çeşitli aletleri deneyerek tecrübenizi arttırabiliyorsunuz.

Alet paleti oldukça geniş. Kamyon ve trenlerden, çift kanatlı uçaklara, helikopterlere, denizaltılara hatta uçan denizaltılara, motor botlarına, tanklara kadar her şey mevcut. Bunların çoğunun kullanımı birbirine benziyor, ileri ittirince hızlanıyor, geri çekince yavaşlıyor. Sol sağa, ilgili yönlere gitmenizi sağlarken, sağ mouse tuşu ya yükseltiyor ya da yukarı bakmanızı sağlıyor. Sol mouse tuşu ise bunun tam tersi görevi görür. Space tuşu ile silahlarımızı ateşleyebiliyoruz ve bu silahları Gri + ve - tuşları ile değiştirebiliyoruz.

Silahlar, araçlarda bulunan standart ve sayısı 20 ila 90 arasında bulunan füzeler ana silahınız. Bunun yanında size görev başında verilen silahlar ve açık arazide kutularda serpiştirilmiş olan çeşitli silahlar, makinalı tüfekler, tabancalar ve el bombaları da amacınıza hizmet ediyor.

Görevinizi inceleyince, size yardımcı olabilecek çeşitli insanlar ve araçların görev yerinizde nasıl dağıldığını anlayabiliyorsunuz. Buraya kadar, neredeyse oyunu gizlice ilerleyip kilit noktaları ve hedef canlıları vuran bir adamın draması olarak görebilirsiniz. Ancak size saldıranların sayısı neredeyse ilk kadar fazla ve yoğun. Nereye geleceğinizi hesaplamayı bırakın, daha ne olduğunu anlamadan düşmanlar başınıza üşüşüyor.

Oyunda F tuşlarının da oyunla ilgili birçok fonksiyonu var. Bunlardan F1 oyun sırasında karşılaştığınız cisim, araç ve insanla iletişimi sağlayarak, cismi almanızı, insanla konuşmanızı ve yakınınızdaki araca binebilmenizi sağlıyor. Bu arada sinir bozucu müziği ise, T tuşu ile kapatmak mümkün.

F5 tuşu harita, F2 tuşu dinlenme bölümlerine geçiriyor sizi. F10 ise oyunu terk tuşu. F6 ile kendiniz hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Diğer tuşlar ise özel durumlarda kullanılıyor. Oyun, her bakımdan birincisini andırıyor. Ancak bunda yeryüzü çok daha iyi bir şekilde canlandırılmış. Deniz üzerindeki hareketlilik ise gerçekten takdir edilecek kadar kaliteli. 68000 ile bile oldukça hızlı. Adalarda yine yakıt alabileceğiniz binalar, yollar ve değişik vasıtalar var. İnsanların özellikleri olması, bazıları ile anlaşmak için özelliklerinizi kullanmanız gerekmesi, hepsi oyunun ilginç yanlarından. Bu yüzden bazı insanlarla anlaşamıyor, amacınıza ulaşmak için değişik yollar bulmak zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca eğer yakalanırsanız, yine gardiyanı baştan çıkararak, rüşvet vererek veya dalgınlığından yararlanarak hapisten kaçmanız mümkün.

Oyun amaç ve yapım olarak oldukça eğlenceli, ancaaak. Evet burada durmak zorundayız. Oyunun diğer simülasyonlara göre yavaş olmasını hepimiz kabul edebiliriz. Ancak ara yüklemeler insanı canından bezdiriyor. Bir haritaya bakmak istemeniz veya elinizin yanlışlıkla F tuşlarına değmesi uzun beklemelere yol açıyor. Bu durum, ister istemez oyundan kopmanız demek oluyor. İşin kötüsü, aynı durumun harddiskten oynarken de görülmesi.

Bir diğer negatif nokta ise, araçların kullanımında çıkıyor. İstediği kadar bol araç olsun, bu kadar zayıf bir kullanımı olunca, insan ister istemez yadırgıyor. Bir uçak veya helikopterle uçuyormuş hissini almanız mümkün değil. Tabii ki kontrol paneli değişiyor, yükselip alçalıyorsunuz. Ancak oyunun yarısında ben ne yapıyorum nereye gidiyorum acaba demekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz.

Oyunun özellikle harita kısmında bulunan değişik ve ilginç fikirler, bu fikirleri görmek için gereken zaman kaybı göz önüne alınınca pırıltılarını bir ölçüde kaybediyorlar. Haritalarda bulunan değişik kumanda sistemine alışana dek, insan oldukça zorlanıyor.

Haritalarda sol tuş Zoom In, sağ tuş Zoom Out yaparken en altta bulunan insan ikonuna girerek çeşitli harita seçeneklerini değiştirebiliyorsunuz.

Tüm bu kötü yanlarına rağmen, simülasyon sevenler veya Midwinter oynayanlar için bu oyunun ilginç bir çekiciliği var. İnsan oyunu oynamak istiyor. Benzer konulu olan Hunter ile yarışabilecek bir yapım.

Amacımız sadece oyunu tanıtmak hakkında size ufak bilgi vermekti. Daha ileride bu oyunu kapsamlı bir biçimde açıklayacağız. O zamana dek hepinize sevgiler.

Microplay (Microprose) 3 Disket

Grafik ................................ ……: % 80 Ses.................................... ……: % 75 Oynanabilirlik ....................…….: % 65 Genel.................................……: % 75

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.