Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 79
Herkese selam.. Bu ay, benim için çok mutlu bir ay. Schwarzenegger imzasını taşıyan ve gelmiş geçmiş en pahalı prodüksiyon olan Terminator 2'nin oyunu, ülkemize adeta ışık hızıyla geldi. Bu kadar kısa bir zaman zarfında ülkemize gelmesi hepimizi sevindirdi. Ama esas bomba ondan birkaç gün sonra patladı. Hepimizin merakla beklediği Kick Off'un en yeni ve en güzel data disketi olan Return To Europe, nihayet elimize ulaştı. Daha önce Final Whistle ve Winning Tactics disketleri gelen Kick Off'un bu yeni data disketi, bence mükemmel. Bildiğiniz gibi Final Whistle'da bir hata yüzünden atılan şutların çoğu, kalecinin yetersiz olmasından dolayı gol oluyordu. Bu da biraz oyunun kalitesini düşürmüştü. Daha sonra ülkemize gelen Winning Tactics'te ise, ilk 10 taktik yine bir hata yüzünden tam randımanla çalışmıyordu. Fakat bu seferki data disketimiz mükemmel bir şekilde işlevini yerine getirmekte. Her şeyden önce, makinaları 512K olan arkadaşlar için çok üzüldüğümüzü hatırlatalım. Keza oyunu oynayabilmek için Return To Europe'un yanında Kick Off'un 1 MB'lık versiyonunun olması gerekiyor. Aksi halde bu muhteşem oyunu oynayabilmeniz mümkün olmuyor.
Return To Europe'ta diğer data disketlerinde ve Kick Off versiyonlarında kullanılan bir takım özellikler sabit tutulmuş. Her zamanki gibi saha seçimi, zaman ayarlamaları ve falso verme olayı size bırakılmış. Yalnız dikkatimi çeken ilk nokta, OPTIONS bölümünde yapılan ve birazdan bahsedeceğim kısaltmalar oldu. İsterseniz disketimizi Drive'a yerleştirip oyuna geçelim.
İlk etapta önünüze altılı bir menü gelir. Menüdeki Action Replay yardımıyla, diğerlerinde olduğu gibi önceden kaydettiğiniz görüntüleri tekrar seyredebilirsiniz. Yalnız kayıt yapmadan önce Store kısmından maçın hangi takımlar arasında oynandığını, tarihini ve oyuncularını yazmayı ihmal etmeyin. OPTIONS bölümünden ise, her zamanki gibi maç öncesi ayarlamaları yapabilirsiniz. Burada kullanılan menülerde bir azalma hemen dikkat çekiyor. Sabit olan zaman, saha, rüzgar ve falso olaylarının dışındakiler iptal edilmiş. Bunların yerine ek olarak iki yenilik getirilmiş. Bunlardan ilki kalecinin kurtarış yapma gücü. Bunlardan kolay, orta ve normalden birini seçmek zorundasınız. İkincisi ise oyunun zorluk derecesi, bu da kolay ve normal diye iki kısma ayrılmış. Buradaki işlemlerinizi bitirdikten sonra, Quit diyerek ana menüye tekrar dönebilirsiniz.
Diğer versiyonlarda SINGLE GAME dediğinizde, direkt bilgisayarın takımına karşı mücadele yapıyordunuz. Bu özellik, yeni oyunumuzda kullanılmamış. Bunun yerine, ilk önce kendi takımınızı 32'lik bir grup içinden seçeceksiniz. Daha sonra rakibinizi yine bu tablodan belirleyeceksiniz. Tabii ki bu özelliğin konulmuş olması SINGLE GAME kısmına getirilen çok güzel bir yenilik. Seçtiğiniz takımlar ekranın altına yazıldıktan sonra direkt oyuna gireceksiniz.
Şimdi de geldik Return To Europe'un en büyük özelliğine.. Şurada, Avrupa'nın üç büyük kupasında istediğiniz bir takımla mücadele veriyorsunuz. Bütün kupalardaki özellikler aynı. Yalnız oyunun oynanışı açısından bir takım farklılıklar görülüyor. Bütün kupalarda yapacağınız ilk iş, kendi takımınızı belirlemek olacaktır. Bunun için istediğiniz bir takımın üstüne gidin ve FIRE'a basın. Önünüze altılı bir menü gelecektir. Oyunu kendiniz oynayacağınızdan ilk önce Joystick'i seçin. Buradan dilerseniz takımınızın kendi sahasında ve deplasmanda giyeceği formaları da KIT DESIGN yardımıyla değiştirebilirsiniz. LOAD TACTIC kısmından ise, size verilen normal taktiklerin dışında bir taktik alabilir ya da yükleyebilirsiniz. Takımınızın adını da dilediğiniz gibi değiştirdikten sonra, buradan çıkın. Continue dediğinizde, maçlar sırayla oynanmaya başlayacaktır. Gerçek hayatta nasıl kupalarda iki maça göre tur atlanıyorsa, burada da olay aynı tutulmuş. Oynadığınız takımla, bir kendi evinizde bir de rakip sahada maç yapacaksınız. Puanınıza ve averajınıza göre ya turu atlayacak ya da veda edeceksiniz. Eğer 32 takımla oyuna başlamak zor geldiyse, bunun da çözümü var. Ekranın altındaki ROUND bölümünü seçtiğinizde, takımların sayısı yarıya inecektir. İsterseniz, bu ilerleyen turlardan da oyuna başlayabiliyorsunuz. Tabii ki, oyunda iddialıysanız 32 takımın arasından sıyrılmayı denemeniz gerekecek. European Cup'taki oyuncuların biraz daha güçlü olması insanı zorluyor. Kale önündeki rakip defans anlayışının da değişmiş olduğunun hemen farkına varacaksınız.
Daha önce Final Whistle'ı ve Winning Tactics'i arşivinize dahil ettiyseniz, bunu kaçırmayın. Bir anlamda Kick Off'un ayrılmaz parçaları haline gelen data disketlerinin elimize geçen bu sonuncusunu çok beğeneceksiniz. Gelecek aylarda Hit Oyunlar listesinde sık sık adını duyabileceğiniz bu oyunda herkese başarılar.
GRAFİK........................... .............:%80 SES ..............................................:%80 OYNANABİLİRLİK ................. % 95 GENEL .........................................:%95
İşte karşımızda strip pokerlerin en sonuncusu olan STRIP POKER III. Bilmem belki eski 64'çüler hatırlarlar mı? Commodore 64'te ilk strip pokeri 'ARTWORX' firması çıkarmıştı. Yine aynı firma, şimdi Amiga için Strip Poker III'ü çıkardı. Oyunu açılış ekranında size yan dönmüş bir bayan, Strip Poker III'e hoş geldiniz diyor. Ardından poker eşinizi seçeceğiniz menüye geliyorsunuz. Birinci diskette sadece bir bayan var, adı 'LAURA'. İkinci diskette ise 'GRETA' ve 'KAMI' adında iki kişi. Oynamak istediğiniz bayanın resminin üzerine gelerek mouse'a basın ve 'DONE' seçeneğine gelerek oyuna geçin. Oyun ekranı çıktığında diğer pokerlerden farklı olarak sağ üst köşede sizin de dijital fotoğrafınız bulunuyor. Yine sağ alt köşede sizin ve karşı oyuncunun bir eldeki durumunu gösteren bölge var. Oyunun tam orta kısmında oynadığınız bayanın dijital resmi ve hemen altında diğer pokerde olduğu gibi seçenekler var. Bunlar:
BET: Oyundaki parayı sizin artırmanız. STAY: İki kişinin de kendi rızası ile yeniden kağıt alması.
DROP: Oyunu bırakmak. RAISE: Karşısındakinin koyduğu kadar para koyup daha da artırmak.
CALL: Karşısındakinin koyduğu parayı görmek.
DISCARD: Bu seçenekte kağıtları değiştirebiliyorsunuz. Değiştirmeyi, mouse'u istediğiniz kartın üstüne giderek kapatıp, tekrar discard seçeneğine klikleyip yapıyoruz.
Diğer pokerlerden en büyük farkı, isterseniz aynı ekranda 2 veya 3 bayanla aynı anda ve onları görerek oynamanızdır. Size oyun zor gelirse, bıraktıktan sonra diğer oyuncular kendi aralarında oynamaya devam ediyorlar. Bir de bakmışsınız, size gerek kalmadan onlar kendi kendilerini soymuşlar. Tembeller için birebir bir seçenek.
Ayrıca oyunda diğer pokerlerde olduğu gibi sizin ve karşınızdaki oyuncunun her elbisesinin parçası için 100$ var. Her 100$ bitirdiğinizde, bir parça giysisini çıkarır, fakat diğer pokerlerin aksine siz kaybederseniz bu sefer soyunan kişinin kendiniz olduğunu sağ üst köşedeki resimden anlayabilirsiniz. Diğer bir farklılık ise yaptığınız çoğu hareketin dijital bir ses ile belirtilmesi. Oyun bir zaman sonra sıkıyor. Diğer sıkıcı bir unsur ise, oyuncuların çok güzel olmayışı. Ama yine de elinizde iyi bir poker arşivi varsa, STRIP POKER III'ü de alabilirsiniz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 78
Son zamanlarda piyasaya birçok arcade türü oyun çıktı. Bu oyunların çoğunun fonu, uzay ya da ormanlar. Ancak bu sefer size tanıtacağım oyunda, fon oldukça değişik. Oyunumuz, denizaltında geçiyor. Tipik bir arcade olmasına karşın oyunun bu ortamı diğerlerinden farklı bir özellik kazandırıyor; işte farklı ortamı ve ilginç özellikleri ile yeni bir oyun: Thunder Jaws.
Oyunumuz oldukça güzel bir çalışmanın sonucu olan bir demo ile başlıyor. Daha sonra oyuna geçmek için fire'a bastığınızda 1 ya da 2 player seçeneği çıkıyor. Oyuncu seçimini yaptığınız bu ekran, oldukça güzel hazırlanmış. Eğer oyunu 2 oyuncuyla oynarsanız, her ikiniz de aynı tarafta savaşırsınız. Yani amacınız aynı. Fakat bu birbirinize zarar vermemeniz anlamına gelmiyor. Bu tarzdaki diğer oyunları kendimize örnek olarak alırsak. Thunder Jaws'ta yine farklı bir özellik karşımıza çıkıyor. Bu da her iki oyuncunun birbirini vurabilmesi. Birçok arcade oyununda bu gerçeğe yakınlık atlanmış olmasına karşın, Thunder Jaws'ta bu ayrıntı gözden kaçırılmamış. Oyuncu seçimimizi de yaptıktan sonra kurtarmamız gereken esirlerin resmini görüyor ve oyuna başlıyoruz. Bizi denizin derinliklerine bir denizaltı bırakıyor. Bundan sonra oyundaki amacınız, denizin derinliklerinde gizli hapishaneyi bularak esirleri kurtarmak. Tabii bu hapishaneye ulaşmak çok zor. Özellikle deniz dibi canavarları yani köpekbalıkları size oldukça zorlu anlar yaşatıyorlar. Denizin tüm bu zorlamaları yetmezmiş gibi bir de düşmanınızın adamları size karşı savaşıyor. Tüm bu etkenleri yok etmeye çalışırken, bir de kayalıklardaki parçaları toplamaya çalışıyorsunuz. Bu arada düşmanlarınız hakkında bir bilgi vermek gerekirse, köpekbalıkları tek vuruşta ölmüyor. Buna karşın düşman dalgıçlar ile fazla uğraşmıyorsunuz. Tek bir mermi, onların su yüzüne bir ceset olarak çıkması için yetiyor. Her ne kadar siz de bir dalgıçsanız da, diğerleri gibi tek vuruşta ölmüyorsunuz. Enerji seviyeniz var ve bu enerji seviyeniz bittiğinde bir hak kaybediyorsunuz. Malum, haklarınız bittiğinde de oyunu kaybediyorsunuz. Köpekbalıkları, düşman dalgıçları derken ekranda artık gidecek yeriniz kalmadığında, anlayın ki hapishaneyi bulmuşsunuz demektir. Artık yapmanız gereken silahınızla kapıyı yıkmak ve esirleri kurtarmak. Eğer esirleri kurtaramaz ve ölürseniz de, pek üzülmeyin. Çünkü oyunun game over ekranındaki grafik gerçekten güzel. Fakat bu sizin oyunu bitirmemeniz için bir sebep olmamalı. Sonuç olarak grafik ve ses kalitesi olarak orta seviyede olan Thunder Jaws, oynanış açısından bu dezavantajlarını kaybettiriyor. Oyunun bir olumsuz yanı da biraz yavaş olması sanırım. Ancak bu sizi pek olumsuz etkilemiyor. Çünkü aynı doğrultuda karşınızdaki rakipleriniz de yavaş. Sonuç olarak Thunder Jaws belki ayın hit oyunu olmayabilir, ama güzel ve zevkli bir oyun olarak küçük bir not düşülebilir. Çoğunuza, belki de yazdan kalma dalgıçlık anılarını hatırlatacak bu oyunda hepinize başarılar. 512 Kbyte/ 2 Disket