Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 26
İlhan İrem'i 1974 senesinde tanıdım. "Boşver arkadaş" diye bir şarkı yaptı ve anlaşılmaz bir şekilde bir anda geçiverdi popçuların başına... Henüz on altı yaşındaydı...
"Boşver arkadaş" dillerde marş olurken bu hızlı yükseliş televizyonun gel-geç şöhretlerinden biri olduğunu düşündürttü.
Önce insanlara... Oysa ben daha o günlerde Türk popuna adını kazıyacak değişik bir soluk olduğunu hissetmiştim İlhan'ın... Kalıcılığın ilk sinyalleri o kırk beşliğin arka yüzünde yer alan "Yazık Oldu Yarınlara"da ışıldıyordu... Meğerse 16 yaşındaki bu çocuk Bursa'daki çatı katında hazırladığı uzun soluklu sağlam hesaplardan sonra girmiş müzik dünyasına... Bazen kabuğuna çekilir... Yıllar sonra bambaşka çalışmalarla gündeme gelir sonra... Kitaplar yazar, resim sergileri açar... Bütün bu değişik yönelişlere rağmen özdeki İlhan İrem hep kalır... Yakın takipçisi iken yakın arkadaşı oldum... Aile dostu olduk bu yüzden biliyorum; yaşantısına kadar yansıyan bir bütünlük, sevgi ve doğruluk vardır yapıtlarında... Yıl 1991 ve İlhan İrem yine bir süredir sessiz, ama onu yakından izleyenler bunun olağan med-cezirlerden biri olduğunu bilirler... "Pencere... Köprü... Ve ötesi..." adlı rock senfoni için tam 7 sene ortalardan yok olup dağ bayır dolaştığını anımsıyorum... Önce benden size küçük bir tiyo; çıkacak kaset İlhan-ı Aşk'ın playback'lerini dinledim, şiirlerini okudum. Çok yakında İlhan İrem cephesinden yine müthiş bir rüzgar esecek... Siz bu röportajı okuduğunuzda can dostum İlhan'la dünyalar güzeli Hansu evliliğe ilk adımı atmış olacaklar. Yürekten diliyor ve de istiyorum ki hak ettikleri mutluluğu doyasıya yaşasınlar... Sizleri çok seviyorum... Amiga Dünyası olarak sizleri tekrar kutluyoruz... Şimdi de İlhan İrem'e sorduğum soruların yanıtlarını okuyun bakalım, sanatçı dünyayı ne renk görüyor?
- Üç kelimeyle kendinizi anlatır mısınız? Kavgası kendiyle biri... - Size göre en büyük keyif nedir? Yaşamak. - Canınız sıkıldığında ne yaparsınız? Düşünürüm. - Şu günlerde sizi en çok rahatsız eden olay nedir?
"İlhan-ı Aşk" adlı kasetimin çalışmalarının son aşamasındayım. Heyecan, mutluluk ve sancıyı bir arada yaşıyorum. Bu rahatsızlığı anlatmak çok zor. Doğum gibi...
Sizce güzel nedir? Ve kimdir? Güzel hayattır. Hayatı bütün dokularla kavrayabilmek, üzerinde durmadan, ya da gereğinden fazla durarak yaşayıp geçtiğimiz olaylar dizisinin aslında ne kadar anlamlı ve görkemli bir bütün olduğunu hissetmek.
- Hangi burçsunuz? Burçların insan hayatını etkilediğine inanır mısınız?
Koç burcuyum. Öyle derler... - Günün birinde telefonunuz çalmazsa neler hissedersiniz?
Arızaya haber veririm. - Müziğinizi tanımlar mısınız? Müziğinizde elektroniğin yeri nedir?
Son derece naif ve zamansız bir müzik yaptığıma inanıyorum. Bu nedenle şarkılarımı oluşturdukları andaki doğallık içinde yansıtmak gibi bir sorumluluğum var. Doğallığı bozmak kaygısıyla büyük orkestrasyonları, elektroniği ve bilgisayarı müziğime sokmakta tereddütlü davrandım. İyi bir müzisyenin eliyle programlanmış bilgisayarlarda hata payı sıfırdır. İstisnalar dışında stüdyoda ya da sahnede sanatçıya ruhunu vermeden eşlik eden müzisyenlerden sonra bilgisayar eşliği kusursuz ve cazipti. Bu cazibe tüm dünyada bütün hızıyla sürüp gidiyor. Ben de bazı çalışmalarımda bilgisayar programlarını kullanıyorum. Ancak yaptığım müzik gereği şarkılarımda gerçek müzisyenin nefesini ve doğallığını da hissetmeliyim.
- Bir sabah uyanınca nerede olmak isterdiniz?
Akdeniz'in uzak ve tenha bir köşesinde, çiftliğimde uyanmak isterdim. Yüzümü yıkayıp, kahvaltımı ettikten sonra, evin dağlara ve ormandaki küçük göle bakan tarafındaki kayıt stüdyosuna kapanmak.
- Yeni çalışmalarınız var mı? Üzerinde iki yıldan beri çalıştığım "İlhan-ı Aşk" isimli kasetimin ve Compact-Disc'im çıkacak yakında. Yirminci yılımda ulaştığım hoş ve keyifli bir nokta bu kaset. Bu arada "Koridor" adlı romanım yayınlanacak.
- Eğer bir zaman tüneline girseydiniz hangi zaman diliminde konaklamak isterdiniz?
İnancıma göre tüm zaman dilimleri aynı anda yaşanmaktadır. İlhan İrem olarak özümle tüm zaman ve mekanlara yayıldığımı hissediyorum. Bütünün keyfini yaşamak varken, aradan bir dilime özlem duymak bana göre değil.
- Ölümden sonra hayat var mı sizce? Ölüm ve hayatın ilişkisi de az önce sözünü ettiğim yayılmışlıkta, gizli sanki. Yaşadığınız her an içinde enerji zerrelerimizle bütün zamanların, mekanların ve boyutların tümünün içindeyiz. Bu bütünlük doğumunuzdan önceki zamanları da ölümünüzden sonrakileri de kapsıyor. Doğum tarihimizle ölüm tarihimiz arasındaki yaşam ise bu bilincimizle seyrettiğimiz görüntüler. Boşluğa yayılan her zerremizin ayrı bir hayat yaşadığını düşlüyorum. Böylece "Hayatımız" dediğimiz sürecin yüceliği ve anlamsızlığı ortaya çıkıyor.
- Tahminen kaç kişiliğe sahipsiniz? Kaç kişilik görüyorsanız. - Bir ünlü kişinin anılarını kaleme almanız isteniyor, kimi seçersiniz?
Hz. İSA - Hangi ünlü kitap kahramanının yerinde olmak isterdiniz?
Küçük Prens - 24 saat için ünlü birinin yerine geçeceksiniz, kimin?
Tam o 24 saatte Neil Armstrong. -Buğulu bir cama yazacağınız ilk şey ne olurdu?
İç içe geçmiş bir yürek ve bir yıldız çizerdim. -Bir kar tanesi olsaydınız nereye düşmek isterdiniz?
Kutuplara. -Eğer bir sevgi olsaydınız hangi yürekte yaşamak ister, eğer renk olsaydınız hangi renk olmak isterdiniz?
Bir sevgiyim ve bazı yüreklerde yaşıyorum. Bu sorunun renk bölümü iptal.
-Bilgisayar sözcüğü size aşağıdakilerden hangisini anımsatıyor?
-can sıkıntısı -ilginç -merak -olmasa da olur -baş ağrısı -boş vakit -işe yarıyor -süper, harika bir buluş
Bence işe yarıyor.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 27
Amiga severlere selam! Yazı dizimize, dosya işlemlerini daha derinlemesine inceleyerek devam ediyoruz. Geçen ay verdiğimiz kopya programı da dosya işlemleriyle ilgili bir örnek programdı. Bu ay biraz daha fazla açıklama yaparak konumuza devam edeceğiz.
Bildiğiniz gibi, bilgisayarla yaptığınız çalışmalarda verilerin emin bir yere kaydedilmesi gerekir. Bu nedenle dosyalama işlemlerinin sağlıklı yapılması çok önemlidir. Bu konuyu dosyalama işlemlerini buffer'lı input / output ve buffer'sız input / output (I/O) olmak üzere ayrı ayrı inceleyeceğiz.
C dilinde iki değişik UNIX standardı rutin mevcuttur. Bunlardan birincisi 'Buffered file system', ikincisi ise 'Unbuffered file system'dir. Birinci sistemde veriler buffer'dan geçirilerek işlem görürler. Bu sistem ASCII karakterlerden oluşan dosyaların okunup yazılmasında kullanılır.
İkinci sistemde ise buffer kullanılmaz. Bu sisteme binary sistem denir. Yani istenen formatta bilgiyi okuyup yazabilir.
ANSI (Amerikan National Standards Institute) standardı, 'Buffered file system'in geliştirilmiş halidir. Şu anda da en çok kullanılan sistem ANSI standardı sistemidir. Çünkü bu sistem hem 'text', hem de 'binary' dosyalama işlemlerini 'Buffered file system' kullanarak gerçekleştirmektedir. Biz de bu yazımıza 'Buffered file system' ile başlayacağız.
İlk olarak klavyeden (konsoldan) yapılan input / output'ları inceleyeceğiz. Klavyeden yapılan I/O'lar Buffered file system'in özel bir kullanım şeklidir. Bilgisayar açıldığında, klavyeyi otomatik olarak bir sıralı dosya sistemi gibi algılamaya başlar. Bu sistemi kullanan komutları daha önceki örneklerimizden de hatırlayacaksınız. Bu komutlar Aztec derleyicinizin içerisindeki <stdio.h> (Standard input / output) içerisinde tanımlanmaktadır. Bu nedenle bu fonksiyonları kullanmadan önce #include <stdio.h> satırını programımızın başına eklemeyi unutmamalıyız.
Stdio.h'ın içerisindeki fonksiyonlar hatırlayacağınız gibi; getchar(), putchar(), gets(), puts() komutlarıdır.
getchar() klavyeden tek bir karakter beklerken, putchar() fonksiyonu bir karakteri ekrana yazmak için kullanılır, getchar() ile girilen her karakter aynı zamanda otomatik olarak ekrana da yazılmaktadır. Örnek olarak aşağıdaki programı inceleyelim;
#include <stdio.h>
main()
{
char c;
printf("Çıkış için ! tuşuna basın."); do {
c=getchar(); putchar(c); } while(c !='!'); }
Bu program, '!' tuşuna basılana kadar girdiğimiz her karakteri ekrana yazarak tekrarlayacaktır.
gets() ve puts() fonksiyonları da aynı şekilde çalışmaktadır. Fakat getchar() ve putchar() komutlarının aksine, birden fazla karakter okuyup ekrana yazmak için kullanılırlar. gets() ile bir dizi karakter arka arkaya girilebilir. Dizinin tamamlanması enter tuşuna basmakla sağlanır. Enter tuşuna basıldığında dizinin sonuna boş bir karakter ilave edilerek, dizi tamamlanır. puts() ise bu dizinin tamamını ekrana yazar.
#include <stdio.h>
main() {
char dizi[30];
gets(dizi); puts(dizi); printf("Uzunluk = %d",strlen(dizi)); }
Yukarıdaki program gets() ve puts() için basit bir örnek.
Artık Buffer'lı dosyalama sistemine göz atmaya başlayabiliriz. Buffer'lı dosyalama işlemleri bir ara hafıza kullanmaktadır. Bu işlemleri yapan fonksiyonların tanımlamaları da C kütüphanelerinden <stdio.h>'ta yer almaktadır. Her dosyalama işlemi için programımızın başına '#include <stdio.h>' satırını eklemeyi unutmamalıyız.
Buffered file system'in kullandığı dosya işleme komutları ve fonksiyonları ise kısaca şöyledir:
İsim Fonksiyon fopen() Bir adet dosya açar. fclose() Bir adet dosyayı kapar. fputc() Dosyaya bir karakter yazar. fgetc() Dosyadan bir karakter okur. fputs() Dosyaya bir dizi yazar. fgets() Dosyadan bir dizi okur. fseek() Belirtilen bir byte'ı kütükte arar. fprintf() Printf()'in yaptığını, fprintf() dosya için yapar.
fscanf() Scanf()'in yaptığını, fscanf() dosya için yapar.
fread() Dosyadan birden fazla bilgi okur.
fwrite() Dosyaya birden fazla veri yazar.
feof() Dosya sonuna geldiğinde true yollar.
ferror() Bir hata oluştuğunda true yollar. rewind() Dosya pozisyon belirtecini, dosyanın başına getirir.
Buffer'lı dosya sisteminde çalışırken, bu dosya için <stdio.h>'ın içindeki FILE sistem structure'ı bir pointer olarak tanımlanır. Bu pointer'ın içinde dosya ile ilgili bilgiler saklanmaktadır. Şimdi bu komutların çalışmalarını inceleyelim.
fopen() komutu; bir dosyayı okuma, yazma veya ekleme olarak üç ayrı amaçla kullanıma açar. Daha sonra dosya yerini belirlemek için dosya pointer değeri ile ana programa geri döner. Böylece dosya hakkındaki bilgiler pointer'a aktarılmış olur. fopen() fonksiyonunun kullanımı, genel olarak şöyledir:
FİLE *fp; fp = fopen(dosya adı, modu);
Burada mod, ANSI standardına göre dosyanın açılma amacını belirler. Mod'un alabileceği değerler;
Mod Amacı …… ……….
"r" ASCII dosyayı okumak için açar. "w" ASCII dosyayı yazmak için oluşturur.
"a" ASCII dosyaya ekleme yapmak için açar.
"rb" Okumak için binary dosyasını açar.