İLHAN İREM İLE KISA BİR SÖYLEŞİ: İlhan-ı Aşk

İlhan İrem'i 1974 senesinde tanıdım. "Boşver arkadaş" diye bir şarkı yaptı ve anlaşılmaz bir şekilde bir anda geçiverdi popçuların başına... Henüz on altı yaşındaydı...

"Boşver arkadaş" dillerde marş olurken bu hızlı yükseliş televizyonun gel-geç şöhretlerinden biri olduğunu düşündürttü.

Önce insanlara... Oysa ben daha o günlerde Türk popuna adını kazıyacak değişik bir soluk olduğunu hissetmiştim İlhan'ın... Kalıcılığın ilk sinyalleri o kırk beşliğin arka yüzünde yer alan "Yazık Oldu Yarınlara"da ışıldıyordu... Meğerse 16 yaşındaki bu çocuk Bursa'daki çatı katında hazırladığı uzun soluklu sağlam hesaplardan sonra girmiş müzik dünyasına... Bazen kabuğuna çekilir... Yıllar sonra bambaşka çalışmalarla gündeme gelir sonra... Kitaplar yazar, resim sergileri açar... Bütün bu değişik yönelişlere rağmen özdeki İlhan İrem hep kalır... Yakın takipçisi iken yakın arkadaşı oldum... Aile dostu olduk bu yüzden biliyorum; yaşantısına kadar yansıyan bir bütünlük, sevgi ve doğruluk vardır yapıtlarında... Yıl 1991 ve İlhan İrem yine bir süredir sessiz, ama onu yakından izleyenler bunun olağan med-cezirlerden biri olduğunu bilirler... "Pencere... Köprü... Ve ötesi..." adlı rock senfoni için tam 7 sene ortalardan yok olup dağ bayır dolaştığını anımsıyorum... Önce benden size küçük bir tiyo; çıkacak kaset İlhan-ı Aşk'ın playback'lerini dinledim, şiirlerini okudum. Çok yakında İlhan İrem cephesinden yine müthiş bir rüzgar esecek... Siz bu röportajı okuduğunuzda can dostum İlhan'la dünyalar güzeli Hansu evliliğe ilk adımı atmış olacaklar. Yürekten diliyor ve de istiyorum ki hak ettikleri mutluluğu doyasıya yaşasınlar... Sizleri çok seviyorum... Amiga Dünyası olarak sizleri tekrar kutluyoruz... Şimdi de İlhan İrem'e sorduğum soruların yanıtlarını okuyun bakalım, sanatçı dünyayı ne renk görüyor?

- Üç kelimeyle kendinizi anlatır mısınız? Kavgası kendiyle biri... - Size göre en büyük keyif nedir? Yaşamak. - Canınız sıkıldığında ne yaparsınız? Düşünürüm. - Şu günlerde sizi en çok rahatsız eden olay nedir?

"İlhan-ı Aşk" adlı kasetimin çalışmalarının son aşamasındayım. Heyecan, mutluluk ve sancıyı bir arada yaşıyorum. Bu rahatsızlığı anlatmak çok zor. Doğum gibi...

Sizce güzel nedir? Ve kimdir? Güzel hayattır. Hayatı bütün dokularla kavrayabilmek, üzerinde durmadan, ya da gereğinden fazla durarak yaşayıp geçtiğimiz olaylar dizisinin aslında ne kadar anlamlı ve görkemli bir bütün olduğunu hissetmek.

- Hangi burçsunuz? Burçların insan hayatını etkilediğine inanır mısınız?

Koç burcuyum. Öyle derler... - Günün birinde telefonunuz çalmazsa neler hissedersiniz?

Arızaya haber veririm. - Müziğinizi tanımlar mısınız? Müziğinizde elektroniğin yeri nedir?

Son derece naif ve zamansız bir müzik yaptığıma inanıyorum. Bu nedenle şarkılarımı oluşturdukları andaki doğallık içinde yansıtmak gibi bir sorumluluğum var. Doğallığı bozmak kaygısıyla büyük orkestrasyonları, elektroniği ve bilgisayarı müziğime sokmakta tereddütlü davrandım. İyi bir müzisyenin eliyle programlanmış bilgisayarlarda hata payı sıfırdır. İstisnalar dışında stüdyoda ya da sahnede sanatçıya ruhunu vermeden eşlik eden müzisyenlerden sonra bilgisayar eşliği kusursuz ve cazipti. Bu cazibe tüm dünyada bütün hızıyla sürüp gidiyor. Ben de bazı çalışmalarımda bilgisayar programlarını kullanıyorum. Ancak yaptığım müzik gereği şarkılarımda gerçek müzisyenin nefesini ve doğallığını da hissetmeliyim.

- Bir sabah uyanınca nerede olmak isterdiniz?

Akdeniz'in uzak ve tenha bir köşesinde, çiftliğimde uyanmak isterdim. Yüzümü yıkayıp, kahvaltımı ettikten sonra, evin dağlara ve ormandaki küçük göle bakan tarafındaki kayıt stüdyosuna kapanmak.

- Yeni çalışmalarınız var mı? Üzerinde iki yıldan beri çalıştığım "İlhan-ı Aşk" isimli kasetimin ve Compact-Disc'im çıkacak yakında. Yirminci yılımda ulaştığım hoş ve keyifli bir nokta bu kaset. Bu arada "Koridor" adlı romanım yayınlanacak.

- Eğer bir zaman tüneline girseydiniz hangi zaman diliminde konaklamak isterdiniz?

İnancıma göre tüm zaman dilimleri aynı anda yaşanmaktadır. İlhan İrem olarak özümle tüm zaman ve mekanlara yayıldığımı hissediyorum. Bütünün keyfini yaşamak varken, aradan bir dilime özlem duymak bana göre değil.

- Ölümden sonra hayat var mı sizce? Ölüm ve hayatın ilişkisi de az önce sözünü ettiğim yayılmışlıkta, gizli sanki. Yaşadığınız her an içinde enerji zerrelerimizle bütün zamanların, mekanların ve boyutların tümünün içindeyiz. Bu bütünlük doğumunuzdan önceki zamanları da ölümünüzden sonrakileri de kapsıyor. Doğum tarihimizle ölüm tarihimiz arasındaki yaşam ise bu bilincimizle seyrettiğimiz görüntüler. Boşluğa yayılan her zerremizin ayrı bir hayat yaşadığını düşlüyorum. Böylece "Hayatımız" dediğimiz sürecin yüceliği ve anlamsızlığı ortaya çıkıyor.

- Tahminen kaç kişiliğe sahipsiniz? Kaç kişilik görüyorsanız. - Bir ünlü kişinin anılarını kaleme almanız isteniyor, kimi seçersiniz?

Hz. İSA - Hangi ünlü kitap kahramanının yerinde olmak isterdiniz?

Küçük Prens - 24 saat için ünlü birinin yerine geçeceksiniz, kimin?

Tam o 24 saatte Neil Armstrong. -Buğulu bir cama yazacağınız ilk şey ne olurdu?

İç içe geçmiş bir yürek ve bir yıldız çizerdim. -Bir kar tanesi olsaydınız nereye düşmek isterdiniz?

Kutuplara. -Eğer bir sevgi olsaydınız hangi yürekte yaşamak ister, eğer renk olsaydınız hangi renk olmak isterdiniz?

Bir sevgiyim ve bazı yüreklerde yaşıyorum. Bu sorunun renk bölümü iptal.

-Bilgisayar sözcüğü size aşağıdakilerden hangisini anımsatıyor?

-can sıkıntısı -ilginç -merak -olmasa da olur -baş ağrısı -boş vakit -işe yarıyor -süper, harika bir buluş

Bence işe yarıyor.