Bilgisayarlar Aracılığıyla Casusluk

Savunma Bölümünün Bilgisayar Sistemi Zedelenebilir...

Senaryo bir klasik haline gelmişti; genç bir bilgisayar kırıcısı NORAD, bilgisayar sisteminin içine girer ve III. Dünya Savaşı'na doğru geri sayımı başlatır. Robert Brotzman, Fort Meade'deki Savunma Bilgisayar Emniyet Merkezi Departmanı'nın şefine, hep "WAR GAMES" (Savaş Oyunları) adlı filmdeki gibi bir sahnenin olup olamayacağı sorulur -ve kendisi de genel olarak ihtiyatlı bir şekilde böyle bir olayın tamamen olanaksız olmadığını tekrarlar. Ama bu biraz da alttan alma olabilir. Kendi ofisinin yakın zamanlarda yaptığı bir çalışmaya göre -ki böyle bir çalışma ilk defa yapıldı- 17.000 DOD bilgisayarından sadece 30'unun muayenede minimum korunma standartlarında olduğu görüldü. Ayrıca hiçbir casusluk olayı -NAVY skandalı da dahil olmak üzere- bilgisayarlar aracılığıyla olmadı.

Bütün gizli malzemelerin kurşun çizgili çelik dolaplarda saklandığı ve bazılarının göze çarpar bir biçimde "GİZLİ" diye markalandığı ve bunları sadece uygun müsaadesi olanların görebildiği günler çok gerilerde kaldı. Bilgisayar çağı bunların hepsini değiştirdi ve DOD bilgisayarları ICBM'leri nişanlamaktan Pentagon parkında yer ayarlamaya kadar hemen hemen her şeyi yapıyorlar. Ama bu elektronik dolapların içindeki gizli bilgiler, kağıt dokümanlar kadar iyi korunamıyor. Brotzman şöyle diyor; "Eğer biramıza bilgilerimize davrandığımız gibi davransak, kötü mayadan hepimiz ölürüz."

Brotzman'in takımı DOD bilgisayarlarının kendi polisliklerini yapıp yapamayacaklarını araştırmaya başladılar. Acaba bilgisayarlar çelik dolapların önünde nöbet tutan bir askerin fonksiyonunu yerine getirebilecek miydi? Cevap, yüzde 99.9 oranında hayırdı -kötü giriş kodu kontrolünden, gizli bilgileri kim yazabilir, kim okuyabilir ya da kim kopyalayabilir kuralına kadar değişen problemlere karşılaşıldı. Sistemin yüzde 60 kadarı az bir harcama ile düzeltilebilirdi, bazılarının ise işletim sisteminin değiştirilmesi yeterliydi. Ama geri kalanlar yaş ve sistem eskiliği gibi daha zor problemler teşkil ediyordu. Brotzman'ın sonradan öğrendiğine göre Amerikan Hükümeti, savunma departmanının kaç bilgisayarının olduğunu bile bilmiyormuş. Zaten DOD ofislerinin üçte ikisinden fazlası, bazısı çok önemli olan ileri uç karakolları bile teftişten çıkamadı. Modern bilgisayarların inanılmaz hızları ve sonsuz kapasiteleri kontrollerini de zorlaştırıyor. Mesela, bilgisayar cipleri ekrandan temizlendikten sonra bile bilgiyi saklıyor. Disket ve teypler de öyle, eğer tamamen temizlenmezlerse. Ve alelade numaralar çeviren KGB ajanlarının -veya gençlerin- tehdidi, tamamen bilgisayarları sadece özel ve güvenli telefon hatları ile bağlayan kuvvetli bir politika ile belirlenip, kaldırılmadıkça birçok ölümcül değeri olan askeri bilgiler güvenlikte olamayacak. Ufak bir örnek ordunun bilgisayar besleme sistemi, ki hemen hemen her hattan girilebilir, deneyimli kırıcılar için yakıt veya özel malzemeler elde edebilmek için bulunmaz bir fırsat teşkil etmektedir. Daha da fazlası, bilgisayarlar çok yönlü yüksek teknoloji vur-ve-kaç casusluk tekniklerine açıktır. Akıllı bir teknisyen, giriş müsaadesi olmayan birini bir "Troya Atı" programı ile sisteme sokabilir. Veya bir casus, "Muzip" diye adlandırılan ve arka planda bilgi toplarken normal işler yapıyormuş gibi görünen programlar yapabilir. En korkunç olanı ise "Virüs" diye adlandırılan bulunması güç olan ve programların içine yerleşen, işleri ise bilgileri yok etmek olan programlardır.

ÇEVİRİ: YAVUZ YAŞAR

Bu yazı 10 Haziran 1985 tarihli

NEWSWEEK dergisinden alıntıdır.