ALTERED DESTINY
Retro bilgisayar
GÖKMEN BAYIN ACCOLADE firması, bugüne kadar birçok süper oyuna imzasını atmayı başardı. Bizdeki karşılığı Kader Değişikliği olan Altered Destiny'yi geçtiğimiz ay piyasaya süren firma, bu oyunda birçok şeyi amaçlamış. Bir oyunu oynatan en önemli unsurun 'merak öğesi' olduğunu çok iyi bilen yapımcı firma, bu tezi Altered Destiny'de fazlasıyla kullanmış. Siz de farkına varmışsınızdır; artık firmalar, filmlere konu olabilecek senaryolar hazırlayarak oyun haline getiriyorlar ve bu konuyu oyunun başına koydukları demo'yla çok iyi özetliyorlar. Thunderhawk’taki demo, bunun en güzel örneği. Oyunu oynamadan önce demoya bir göz atmak, oyun hakkında çeşitli ipuçlarını yakalamayı sağlıyor. Bazı oyunların demolarını her oynayışta seyretmek zorunda olmanız, doğrusu insanı canından bezdiriyor. Yeni oyunumuz olan Altered Destiny'de, tam 10 dakikalık bir demoyla oyuna giriliyor. Yo.. Hemen suratınızı asmayın. Bu sefer demoyu seyredip seyretmemek tamamen sizin elinizde. Oyunu yüklediğinizde, Altered Destiny'yi daha önce oynayıp oynamadığınız sorulacak. Cevabınız evetse, doğrudan oyuna gireceksiniz. Oyunu ilk defa oynayacak arkadaşlara böyle yapmalarını pek tavsiye etmem. Çünkü oyunun konusu bu bölümde yatıyor. Hayır cevabını verdiğinizde ise, 10 dakikalık çok kısa metrajlı bir film seyredeceksiniz. İsterseniz oyunun ana temasını oluşturan bu demodan biraz bahsedelim.

Kahramanımız gayet sakin bir şekilde bürosunda günlük işlerini yapmaktadır. Birden telefon çalar. Arayan kız arkadaşıdır. Klasik telefon konuşmalarındaki sözler söylendikten sonra kız arkadaşı, akşam yemeğini birlikte yemeyi teklif eder. Tabii kahramanımız bu teklifi geri çeviremez. Ancak, aynı akşam televizyonda çok sevdiği bir program olduğunu ve onu mutlaka seyretmek istediğini söyler. Yalnız, televizyonun bozuk olduğunu ve akşam tamirciden alacağını hatırlatır. İki arkadaş fikir birliğine varırlar. Akşam olur. Bizimki işten çıkar çıkmaz arabasına atlar ve doğru tamirciye gider. Tamirciye vardığında, hiç ummadığı bir sürprizle karşılaşır. Televizyonlarda bir karışıklık olmuştur. Kahramanımız bu işe bir hayli sinirlenmiştir. Zor durumda kalan tamirci, biraz mırın kırın yapar ve yeni bir televizyon verir. Eve döner ve yemek için hazırlık yapmaya başlar. Mısır patlatmaya hazırlanırken, kız arkadaşı gelir. Televizyon karşısına geçip mısır yemeye başladıklarında, garip bir olay meydana gelir. Bir güç kendisini televizyona doğru çeker ve inanılmaz bir şekilde boyut değiştirir (FREDDY KRUEGER'ın babasının yarattığı SHOCKER'ı izleyenler, bu sahnelere yabancı kalmayacaklar. Filmdeki caninin doğaüstü gücüyle televizyonun içine uçarak girmesi, size bu sahneleri hatırlatacak). Büyük bir şaşkınlık içinde çevresinde olan biteni anlamaya çalışır. Nerede ve nasıl olduğunu çözemeden, bir başka olayla büsbütün şaşkına döner. İçinde bulunduğu yıldızlardan bazıları birleşerek bir kuru kafa oluşturur ve kim olduğunu sorarlar. Büyük bir şaşkınlık içinde olan kahramanımız, birbiri peşi sıra sorulan sorular karşısında zor duruma düşer. Aslında bu boyuta, televizyon tamircisinde karşılaştığı iri kıyım savaşçı beklenmektedir. Büyük bir yanlışlıkla ilgisiz biri olarak kahramanımız bu boyuta alınmıştır. Karşılıklı konuşmalar başlar. Artık olanlar olmuştur. Jon Quan kendinden bahseder. Kardeşi Helmur ile bir konuda itilafa düştüklerini anlatır. Helmur, Jewel Of Light denen değerli bir şeyi kaçırmıştır. Kahramanımızdan, onu bulup Helmur'dan geri almasını ister. Kahramanımız daha sorularını bitirmeden görüntü kaybolur. Artık kendi kaderini kendisi yaratacaktır.


Oyunun konusu, sizin de farkına varacağınız gibi bir hayli ilginç. Bu sarışın kahramanı, oyun esnasında ok tuşları yardımıyla yürüteceksiniz, ama sayı klavyesindeki tuşlar da bu işi görebiliyor. Her bölüm atlayışınızda, kısa bir yüklemeyle karşılaşacaksınız. İlk bölümde iki yerden diğer tarafa geçmeniz mümkün. Bunların biri mağaranın içi, diğeri ise kayalıkların sonu. Kayalıkların sonuna doğru ilerlediğinizde, bir müddet bekleyeceksiniz. Daha sonra ekran değişecek ve kendinizi başka bir yerde bulacaksınız. Bu kısımda, yukarıdaki merdivenlere çıkmaya çalışmayın. Düz gittiğinizde önünüzdeki tepenin altında bir mağara göreceksiniz. Buraya girdiğinizde, bir yaratıkla konuşmaya başlayacaksınız. Oyunun en enteresan bölümleri, bu kısımlar. Bu konuşmalar esnasında yazacağınız kelimelerin fiil olmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Bir şey almak istediğinizde, ya TAKE ya da BUY fiilini kullanın. Tabii ki bundan sonra özne yazmanız gerekecek. TAKE SWORD ya da BUY SWORD dediğinizde, şansınız varsa duvardaki kılıçlardan birini alabilirsiniz. Oyunda her zaman aynı imajların kullanılmamış olması gerçekten çok güzel. Konuşmak için direkt klavyeyi kullanacaksınız. Yani herhangi bir tuşa basmanıza ya da bir şey seçmenize gerek yok. Buradan çıkmak istediğinizde, EXIT demeniz gerekiyor. Eğer bu bölüme üstteki mağaradan girmişseniz, bu sefer bir nevi dükkan olan yere gireceksiniz. Yalnız ilk bölümdeki mağaranın kapısından geçerken konumunuzu iyi ayarlamanız ve biraz beklemeniz gerekiyor. Bu sırada sağınızdaki çukurlara da dikkat etmeniz gerekiyor. İkinci bölümdeki bu kısma girdiğinizde, yine benzer konuşmaları yapıyorsunuz. Tüm yaratıklardan size yararlı olabilecek ipuçlarını almaya gayret edin. Buradan çıkıp ilerlediğinizde, üçüncü bölüme gireceksiniz. Üçüncü bölümde, makinaya benzeyen bir takım şeylerle karşılaşacaksınız. Buranın sonuna yaklaştığınızda, buluta benzeyen bir şeyin size doğru geldiğini göreceksiniz. Ona doğru yürürken acele etmemeniz gerekiyor. Çünkü buluta benzeyen bu nesne, çok ağır hareket ediyor. Biraz acele ederseniz, kendinizi uçurumdan aşağı atmış olursunuz. Buluta bindiğinizde, kendinizi bir anda çok garip bir tepenin üstünde bulacaksınız. Buradaki Vindah denen yaratıktan bilgi almaya çalışın. Vindah'ın konumunun diğerlerine göre daha değişik oluşu, hemen dikkatinizi çekecektir. Oyunda, ASK ve ABOUT kelimeleriyle çeşitli konularda bilgi alabiliyorsunuz. Mouse'u bir kez kliklediğinizde, bir menü göreceksiniz. Buradan sesi açıp kapatabilir, hızınızı arttırabilir ve kullanım tuşlarının neler olduğunu görebilirsiniz. Yine bu kısımdan disketin FILE'ına bakmanız mümkün. Sağ köşede, nerede olduğunuz yazmakta. Oyunda ölürseniz, üzerine mezar taşınızın olduğu bir resimden size tekrar oynayıp oynamayacağınız sorulacaktır. Oynayacaksanız RESTART'ı, oynamayacaksanız QUIT'i seçmeniz gerekiyor. ALTERED DESTINY, son derece detaylı bir oyun. Tamamını anlatmaya kalksak herhalde 5-6 sayfayı bu oyuna ayırmamız gerekir. Eğer konusunu ve ana temasını kaptıysanız, oyun hakkında daha fazla bilgi vermek (şimdilik) biraz haksızlık olacak. Animasyonların biraz yavaş olması, insanın az da olsa canını sıkıyor. Ama konunun geniş olarak işlenmesi ve araştırmaya dayalı bir oyun olması, insanın aşırı derecede sıkılmasını önlüyor. Altı disketlik bir oyun olmasına rağmen, doğrusu yüklemenin ve hareketlerin niçin bu kadar yavaş olduğunu anlayamadık. Ama siz, boş zamanınız varsa bu altı disketlik oyunu mutlaka görün.



GRAFİK................................ : % 70 SES.......................................: % 75 OYNANABİLİRLİK............... : % 70 GENEL..................................: % 75

