Amiga Dünyası sayı 14, sayfa 48

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 48

AYIN KONUKLARI

müzikler çok beğenildi. Hatta müzikler için, Tunç'un da dergilerde 'Tunç Şatıroğlu' olarak ismi geçti.

SİNAN EREL: Yani sonuç olarak Crown, bir programcı tarafından harcandı diyebilir miyiz?

CELÂL KANDEMİROĞLU: Evet. Hatta dergilerde, 'Şimdi size süper grafikli ve süper müzikli bir oyunun nasıl FLOP olabileceğinin izahatını yapacağız.' gibi kritikler çıktı. Böylesine acı kritikler aldık. Çok güzel bir grafik Oğan'ın yaptığı, çok güzel de bir müzik Tunç'un hazırladığı, fakat oyun flop. Yalnız bazı dergiler, mesela ASM (Actual Software Market) dergisi 'fena değil' şeklinde yorum yaptı. Power Play dergisi de aynı şekilde yorum yaptı. Fakat Amiga Joker dergisi, satın almayın gibi bir yorum yaptı.

SİNAN EREL: Peki Celâl abi, Almanya'daki dergilerin durumu nasıl? Senin onlarla bir çalışman var mı?

CELÂL KANDEMİROĞLU: İstatistikleri çok iyi, mesela Amiga Joker'in Almanya'daki satışı 50.000'in üstünde. ASM'in aşağı yukarı 150.000. Amiga Joker'in bütün kapaklarını ben yapıyordum, fakat şimdi onlara kapak çizmeye vaktim olmadığı için eski çalışmalarımı veriyorum. Şu anda bilgisayar çalışmaları daha ağırlıklı gidiyor.

SİNAN EREL: Peki Celâl abi, şu ara Türkiye'ye yeni yeni girmeye başlayan SEGA gibi kartlı oyun konsolları hakkında ne düşünüyorsun?

CELÂL KANDEMİROĞLU: Oyun konsolları Amerika'da en çok satan olay. Ayrıca yeni çıkan GAME-BOY'lar da oldukça iyi satıyor. İşte bunlar gerek Avrupa'da, gerek Amerika'da Amiga ve Atari'yi yavaş yavaş gözden düşürüyor. Örneğin Almanya'da bir aile çocuğuna bir hediye alacağı zaman, 800 DM verip bir Amiga almak yerine, 150-200 DM verip bir konsol veya GAME-BOY almayı tercih ediyor. Sonuçta bunlar Almanya'da leblebi çekirdek gibi satıyor.

SİNAN EREL: Oğan, sen Amiga hakkında ne düşünüyorsun?

OĞAN KANDEMİROĞLU: Bence Amiga harika bir olay, fakat çok büyük de bir baş belası. Yani alete ısındığın zaman kurtulma imkanın olmuyor. Bir hastalık, bir sigara tiryakiliği gibi bir şey. Belki sigarayı bırakabilirsin ama, bilgisayarı bırakabileceğini pek sanmıyorum. Sigara için sağlığa zararlıdır derler, bilgisayar sağlığa zararlı değil, olsa olsa cebe zararlı olur. Şöyle ki, her gün yeni bir şey çıkıyor. Biz ilk kez Spectrum'la başlamıştık, sonra C64'e, daha sonra C128'e, 128'den Amiga'ya, Amiga'dan da PC'ye geçtik. Ama bilgisayarlar hâlâ gelişmeye devam ediyor, artık haddi hesabı olmayan bilgisayarların miktarı her gün biraz daha artıyor. Teknoloji gün geçtikçe daha da ilerliyor, belki ileride daha farklı, üç boyutlu bilgisayarlar kullanacağız. İlk kez Spectrum'la evlere giren bilgisayarlar, evin içindeki bir haşarat gibi, hızla çoğalıp geliştiler ve ben evime bilgisayar almam diyen kişileri, böcek ilacına bağışıklık kazanan birer zararlı gibi aşarak, hemen her eve yayıldılar. Bütün bunlar 10 yıl gibi kısa bir süre içinde oldu ve hâlâ da olmakta. Belki de çocuklarımız bugün hayranlık duyduğumuz bilgisayarlara bakıp 'bunlar da bilgisayar mı yani' diyerek gülecekler. Nasıl Spectrum şimdi bize komik geliyorsa, bizim çocuklarımıza da Amiga'lar komik gelecektir sanırım.

SİNAN EREL: Peki, Japonya'nın bilgisayar konusundaki durumuna ne dersin?

OĞAN KANDEMİROĞLU: Japonya bu konuda çok ileri. Bir kere oralarda Amiga yok, kimse Amiga'yı bilmiyor. Adamların en kötü oyunları 64 ve 250 renk arasında değişiyor. Sanki ayrı bir boyut gibi. Mesela Amerika, şu anda bizim gördüklerimizi görüyor, belki biraz daha fazlasını, ama Japonya başka bir diyar, çok ileriler.

SİNAN EREL: Sonuç olarak bilgisayar gerek Türkiye'de, gerekse dünyada hızla gelişen bir sektör. Biz de Türkiye olarak bu sektörü günü gününe takip etmeye çalışıyoruz. Gerçekten çok güzel bir sohbetti. İkinize de çok teşekkür ederim...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.