Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 31
Merhaba... Bu ay, sizlere Amiga'nızda daha kolay çalışmanızı sağlayacak bazı ipuçları vermeye çalışacağız. Kendi Startup'larınızı yazmaya başladığınızda, bazı şeyleri yapmanın ne kadar kolay ve hızlı olabildiğine siz de şaşıracaksınız.
Amiga'nızı açıp bir disket taktığınızda, bilgisayarınızın ilk aradığı ve bulduğunda otomatik olarak çalıştırdığı belirli bazı dosyalar vardır. Bunlardan en önemlisi disketin "s:" directory'sinde bulunan Startup-Sequence isimli dosyadır. Diğerleri ise yine aynı directory'de yer alan StartupII, CLI-Startup, Shell-Startup ve "Devs:" directory'si içindeki Mount-List dosyasıdır. Yazımızda bu dosyaları tek tek açıklayıp hangisinde nasıl ve ne tür değişiklikler yapabileceğinizi anlatacağız.
Startup-Sequence İlk önce Startup-Sequence dosyasına bir göz atalım. Workbench disketinizle bilgisayarınızı açıp, bir CLI veya Shell penceresinden "Type S:Startup-Sequence" komutunu verirseniz, Tablo-1'dekine benzer bir liste ile karşılaşırsınız.
Dikkat ederseniz, bu dosya her satırında birer CLI komutu bulunan basit bir yazı dosyasından ibarettir. İşte Amiga açılıp bir disket takıldığında ("BOOT" edildiğinde),
bu satırları baştan sona sanki CLI'den verilen birer komut gibi işletir. Dosya bittiğinde de, siz her şeyi ile hazır sizi bekleyen bir Workbench ekranıyla karşılaşırsınız.
Startup-Sequence, her boot'da sizi uzun uzun bekletmeyecek kadar kısa, fakat CLI, Shell, Workbench ve sizin için gerekli bazı hazırlıkları yapmaya yetecek kadar da uzun olmalıdır. Örneğin 10, 11, 12. satırlarda (CLI'ye göre birçok avantajları olan) Shell'in kullanılabilmesi sağlanmış; 19. satırda, verdiğiniz bir komutun sırasıyla hangi directory'lerde aranacağı belirlenmiş; 20. satırda ise Workbench yüklenerek ikonlar ve mouse aktif kullanıma sunulmuştur.
Peki, eğer saatli bir RAM kartınız yoksa, 7. satırdaki saati yükleme komutu ne işe yarayacak? Ya da hiç ek hafıza (fast RAM) kullanmıyorsanız, bilgisayarınızın fast RAM'i öncelikli olarak kullanmasını sağlayan 5. satır, neden yükleme süresini uzatsın? Eğer bunlara ihtiyaç duymuyorsanız, bu satırları gönül rahatlığıyla silebilirsiniz.
Bir de, 1-2 MB hafızanız olduğunu düşünelim. Henüz HardDisk de alamadınız ve hızından dolayı RAD'da çalışmayı seviyorsunuz. Her gün Amiga'nızı açıyorsunuz ve Workbench'i yükleyip;
Mount RAD: Copy MyDir to RAD: all quiet MakeDir RAD:c Copy c: RAD:c all quiet Assign c: RAD:c ……………………
1 c:SetPatch >NIL: ;patch system functions 2 Addbuffers dfO: 10 3 cdc: 4 echo "A500/A2OO0 Workbench disk. Release 1.3.2 version 34.28*N" 5 Sys:System/FastMemFirst; move C00000 memory to last in list 6 BindDrivers 7 SetClock load;load system time from real time clock(A1000 owners should 8 ;replace the SetClock load with Date 9 FF >NIL: -0 ;speed up Text
10 resident CLI L:Shell-Seg SYSTEM pure add; activate Shell 11 resident c:Execute pure 12 mount newcon: 13 ; 14 failat 11 15 run execute s:StartupII ;This lets resident be used for rest of script 16 wait >NIL: 5 mins;wait for StartupII to complete(will signal when done) 17 ; 18 SYS:System/SetMap usal ;Activate the ()/* on keypad 19 path ram: c: sysrutilities sys:system s: sys:prefs add;set path for WB, 20 LoadWB delay ;wait for inhibit to end before continuing 21 endcli>NIL:
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 30
- Amiga'nın geleceğini nasıl görüyorsunuz? - Amiga'nın harikulade bir geleceği olduğunu düşünüyorum. Üstelik şimdi CDTV de var. Amiga'nın bu hale getirilebilmesi, ne kadar iyi bir bilgisayar olduğunun kanıtı. Ayrıca gelecekte PC'lerde olduğu gibi, normal Amigalara da bağlanabilecek CD sürücüleri piyasaya çıkacak.
- Ben CDTV'nin geleceğini o kadar parlak görmüyorum. CDTV'nin Commodore'un bir pazarlama hatası yaparak piyasaya geç sürdüğünü ve bugünkü şartlarda grafik açısından Amiga teknolojisinin bile eski kaldığını düşünüyorum.
- Commodore'un CDTV'si belli şartları sağlıyor. Bir CD diskini belli bir hızda okuyor, müzik çalıyor ve grafik gösterebiliyor. Bu aletten beklenen de bundan başka bir şey değil. Philips'in CD-I makinesi gibi, doğrudan etkileşim üzerine kurulmuş bir alet değil. Amiga'nın 4096 rengi, bugün 20.000.000 satmış Nintendo'dan kat kat fazla. Ama buna kim dikkat ediyor? İnsanlar kendilerine sunulanı ve paralarının yettiğini alabiliyorlar. Bazıları teknolojiye çok önem veriyorlar. Ama sıradan insanlar, kendilerini eğlendirebilecek ne olursa almaya razılar.
- Commodore Show'da da bir Amiga Baby vardı. Bu arada sizi de Commodore Show'a bekledik.
- Evet, davet edilmiştim ama gelemedim. Ancak Haziran'da bir show daha olacağını duydum. Maalesef onu da kaçıracağım gibi gözüküyor.
- Piyasaya sürmeye hazırlandığınız yeni oyunlar var mı? - Daha önce de söylediğim gibi, Delphine Software beraber çalıştığımız firmalardan bir tanesi. Yeni oyunları Cruise For A Corpse, çok çok güzel bir oyun. Bu firma, hatırlarsanız daha önce Future Wars adlı oyunu üretmişti. Bu yeni oyunla da onun gibi saatlerce eğlenmek mümkün. Buna benzer diğer bir oyunumuz da The Secret Of The Monkey Island. Bu oyunların diğer bir özelliği de, konularının çok iyi seçilmiş olması. Örneğin Cruise For A Corpse, bir Agatha Christie uyarlaması ve tamamen bir teknede geçiyor. Bir başka oyun da bir Role Playing oyunu olan Eye of the Beholder. Bu, Dungeon Master benzeri bir oyun; ancak tanıtım yazarlarına göre ondan çok daha zengin. Diğer bir oyun olan Shadow Sorcerer da bir role playing gibi gözükse de, rahat kontrole sahip bir action oyunu. Ricardo Pinto (Carrier Command oyununun yazarı) tarafından hazırlanan Cybercon III, 3D poligon grafiklerini içeriyor ve bu grafiklerin ekrandaki hareketleri çok güzel ve hızlı. Links ise en iyi golf simülasyonları arasında. Diğer yeni oyunlarımız Stormball.
- Bütün bu oyunları Türkiye'ye getirecek misiniz? - Evet. Hepsi Türkiye'de piyasaya sürülecek. Bazıları diğerlerine göre daha yüksek fiyatlı olabilir. Bu da onların hazırlanmasında daha fazla emek harcanmasından ileri geliyor. Bu arada Türkçe kitaplar ve kısa giriş kılavuzları da hazırlanacak.
- Bize biraz da kendinizden söz eder misiniz? - Yıllar önce bir kitabevinde çalışma hayatıma başladım. Daha sonra bilgisayar oyunları işine girdim. 4 yıl çeşitli firmalarda çalıştıktan sonra, 9 yıl önce U.S. Gold'a geçtim. Şu anda bütün milletlerarası satıştan ben sorumluyum. Şirkette önemli rol oynayan 3 kişiden biriyim. Biri Şirket Başkanı, biri İngiltere Sorumlusu, biri de ben. Üniversiteye gitmeden hayata atıldım. Avrupa'nın hemen her yerinde satış görüşmeleri ve anlaşmalar yapmak üzere bulundum. İki büyük idealim vardı; biri üniversiteye gitmek, biri de Fransızca öğrenmek.
- İstanbul'u nasıl buldunuz? - Islak. Geldiğimden beri hava yağmurlu ve ben hiç böyle tahmin etmiyordum. Çok kalabalık ve yoğun çalışma temposu olan bir şehir. Ayrıca trafiğin de sık sık tıkandığını gördüm.
- Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Umarız Türkiye'den aradığınızı bulursunuz.
- Ben teşekkür ederim.
AY I N
KO N U KL ARI