DAS BOOT

Londra'da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki bir odanın duvarında ÖNEMLİ OLAYLARIN KRONOLOJİK ŞEMASI: 1939-1945 başlığını taşıyan bir levha uzun zaman asılı kaldı. Bu dikkat çekici levhanın ikinci sütununda üçer aylık devreler halinde müttefiklerin gemi kayıpları (mavi) ile Almanların denizaltı kayıpları (kırmızı) yan yana gösterildi. Savaşın ilk yıllarında mavi sütun yürekler paralayıcı ve trajik bir şekilde yükselirken, kısa ve kalın kırmızı sütun felakete doğru belli belirsiz devam etti.

1941 yılının Mart ile Haziran ayları arasında olağanüstü bir değişiklik oldu. Bir üç aylık devreden diğerine geçerken durum tamamen değişti ve bu tarihten sonra uzun kırmızı sütun, muzafferane bir şekilde levhanın ucuna doğru uzanırken mavi sütun alçala alçala sonunda gözden tamamen kayboldu. İkinci Dünya Savaşı'nda denizlerdeki savaşın grafik bir özeti bundan iyi yapılamaz ve bu İngiltere ile birlikte bütün hür dünyanın atlatmış olduğu büyük tehlikenin bir açıklamasını teşkil eder.

Her ne kadar 1945 yılından beri, Amerikan ve İngiliz kaynaklı film ve romanlarda, adı geçen ülkelerin ve müttefiklerinin deniz kuvvetleri ile ticaret filolarının mensupları, pırlanta yürekli birer kahraman, buna karşın düşmanları olan Alman denizaltıcıları da şeytani birer kanlı katil olarak gösterilmiş ise de gerçekte durum bundan oldukça farklıdır. Hitler'in ve Nazi Partisi'nin politik görüşlerinden tamamen uzak bir şekilde, yüksek bir eğitim standardı ile yetiştirilen Alman denizaltıcıları birkaç olay haricinde savaştan sonra müttefikler tarafından cezalandırılmamışlardır.

Savaşın başında Amirallik Birinci Lord'u sonradan da başbakan olan W. Churchill "Savaş sırasında beni korkutan tek şey denizaltı tehlikesiydi" demiştir. Churchill'i bu kadar korkutan ve Hitler'e zafere ulaşabilmesi için diğer bütün silahlardan daha fazla destek olan U-Boot'ların savaşı nihayet ülkemize de ulaşarak bizim de savaşımız haline geldi.

Geçmişte oldukça kanlı ve zor geçen bu savaş, oyunda da bayağı çetin geçiyor. Tek fark, Das Boot'a konu olan Alman denizaltıcılarının herhangi bir çatışmada yenilgileri halinde, ya denizin dibini ya da esir kampını boylamaları ve bizim yeniden savaşa devam edebilme şansımız. Bu şansı mümkün olduğunca az kullanmak ve oyundaki görevlerde başarıya ulaşmak için İkinci Dünya Savaşı'ndaki denizaltı ve buna karşı müttefiklerin savunma taktiklerini bilmemiz gerekiyor. Çünkü, oyunu yapan kişiler zamanın denizaltılarının teknik özellikleri de dahil bütün diğer ayrıntıları inceleyip oldukça gerçekçi bir çalışma meydana getirmişler.

Oyunda kullanılan U-Boat'lar Amiga'da daha önce oynadığımız diğer denizaltı simülasyonlarına malzeme olmuş denizaltılardan teknolojik olarak biraz farklıdır. Günümüz denizaltılarında bulunan pasif sonar, kablolu torpiller, yüksek hızda seyir imkanı gibi birçok özellik bir U-Boat'ta yoktur. Diğer İkinci Dünya Savaşı denizaltı simülasyonlarındaki gemilerde kullanılan radar bile bir U-Boat için büyük rüyadır. Ama oyunu oynarken de göreceğiniz gibi bir sonar karmaşasıyla uğraşmak yerine P sınıfı bir destroyerle uğraşmak insana daha çekici geliyor.

Oyunda kullanılan denizaltılar: Das Boot'ta üç tip denizaltı kullanılıyor. Bunlar arasında en güçlüsü şüphesiz VII-C modelidir. Menzili 8700 deniz mili olup, ikmal yapmadan üç ay denizlerde dolaşabilir. Su üstünde 14 deniz mili, su altında ise elektrik motorlarıyla 5 deniz mili sürat yapan VII-C, 44 subay ve erler tarafından yönetilir. Ağırlığı 517 ton, boyu 61 metre, eni de 6 metre olan VII-C, 24 torpil taşımaktadır. Diğer denizaltılardan VII ve VII-B, 6200 deniz mili menzile sahip olup bunlardan VII, 10 torpil taşır. Menzilinin genişliği ve taşıdığı torpil sayısı bakımından tercih edilmesi gereken VII-C, 195 metre derinliğe dalabilir.

Oyunda kullanılan taktikler:

Saldırı taktikleri: Savaş patladığı zaman sadece 56 gemilik bir filoya sahip olan Almanlar bunları geniş harekat sahalarına parça parça dağıtarak savaşmışlardı. Yani her denizaltı tek başına dolaşarak uygun bir av arardı. Daha sonraları İngilizlerin gemilerini konvoy sistemine sokup yanlarına kuvvetli refakat vermelerinden sonra Rudeltaktik yani Sürü taktiğine dönüldü. Oyunda size verilen görevlerde de göreceğiniz gibi, birbirine 24 ya da 48 saatlik mesafede olan denizaltılardan biri bir konvoy yakaladığı zaman radyo ile diğerlerine mesaj yollayıp onları da ava davet ederdi. Kendisi de konvoyla teması kaybetmeyip arkadaşlarının gelmesini beklerdi. Diğerleri de gelince her biri konvoyun farklı taraflarında yer alarak sırayla saldırırlardı. İşte siz de oyundaki bazı görevlerde konvoya rastladığınız zaman, hemen saldırmayıp radyo ile mesaj yollayarak diğerlerinin gelmesini beklemelisiniz. Tek başınıza saldırdığınız zaman bütün Destroyer koruması size hücum ediyor ve sonunda ya batıyor ya da hasar görmüş bir şekilde kaçmak zorunda kalıyorsunuz. Oyunda da belirtildiği gibi 1941'den sonra konvoylara uçak gemisi desteği de sağlandığı için pek fazla yüzeyde dolaşmanızı da tavsiye etmem. Her an bir uçakla karşı karşıya kalabilirsiniz ve 30mm. uçaksavarınız da korunmak için pek iyi bir silah sayılmaz. Ayrıca 1941'den sonra müttefikler tüm Atlantik Okyanusu'nu kaplayan bir radyo haberleşme ağı kurarak denizaltıların haberleşmelerini kontrol altına almayı başarmışlardır. Bu yüzden radyonuzu da çok gerekli olmadıkça kullanmayın. Denizaltınızın elektrik motorları akülerle çalıştığı için, bunların 7-8 saatlik kullanımdan sonra yüzeye çıkılıp şarj edilmesi gereklidir. Aynı şekilde denizaltınızın içindeki hava da sizi 12 saat kadar idare eder; sonra yüzeye çıkılmalıdır. Son olarak da esas silahınız olan torpillere değinmek istiyorum.

Oyunda üç çeşit torpil kullanılıyor. Bunlardan Loop torpiller, yani asıl adıyla LUT torpilleri, atıldıktan sonra 4 mil kadar düz bir rotada seyreder ve daha sonra gittikçe küçülen aralıklarla daireler çizmeye başlarlar. Bunları kuvvetli koruma olan konvoylara karşı kullanmalısınız. Attıktan sonra hemen dalmalısınız, çünkü geri dönüp sahiplerine de çarpmak gibi kötü bir huyları da var. Fjord-Norway Campaign'de ise, manyetik ateşlemeli torpilleri kullanmayın; çünkü U-Boat'lar o bölgede bulunan demir cevheri yüzünden bu torpillerle başarısız olmuşlardır. Son olarak da darbe ile çalışan ateşleme tertibatına sahip torpiller kalıyor ki oyunda kullanılan en güvenilir, fakat tahrip gücü en küçük torpiller de bunlar. Ayrıca bunları da çok uzak hedeflere atmayın, çünkü mesafe arttıkça daha fazla derine dalıyorlar.

Savunma taktikleri: Bir konvoya rastladığınız zaman, arkadaşlarınız gelse de gece saldırın. Torpilinizi attıktan sonra hemen dalın. İlk bulunduğunuz mevkiden sessiz bir şekilde uzaklaşıp Hidrofondan (etraftaki gürültüleri alan bir nevi dinleme cihazı) çevreyi dinleyin. Eğer yüzeyde bir Destroyer tarafından bulunursanız, hemen dalın ve en yavaş süratte kaçmayı deneyin. Gene yeriniz bulunursa -ki bulunduğunu su bombası yiyerek anlarsınız- derinliğinizi alçaltıp yükseltin. Destroyerlerin ASDIC cihazı tam altlarını tarayamadığı için, geminin altında kalmaya çalışın ve sessiz olun. Uzun bir süre motorları durdurarak bekleyin, sonunda galip gelen siz olacaksınız. Eğer dalamıyorsanız, Destroyer'e çok yakın olmaya dikkat edin; sizi ancak küçük çaplı silahlarıyla vurabilir, bu da fazla hasara sebep olmaz. Size çok yakın olduğu için su bombası atamaz ve siz de uygun bir anda onu torpilleyebilirsiniz. Gene de bu şekli denemenizi pek tavsiye etmem. Oyunda en önemli stratejiniz, yerinizi belli etmemek olmalıdır. Torpillerinizi de idareli kullanın ve her gemiye bir, çok gerekirse iki torpil atın; sonra torpilsiz kalabilirsiniz. Unutmayın ki Von Milavowitz-Mollendorf'un süt veren ineği (ikmal denizaltısı) U-469'u her zaman bulup torpil alamazsınız. Bir Hunter-Killer, yani denizaltı avcı grubuyla karşılaşırsanız, önce ortadaki gemiyi vurmaya çalışın, çünkü bütün grubu o gemideki ASDIC operatörü yönetir.

Oyunda kullanılan menüler:

DasBoot Main Menu: 1 preferences: Burada oyun sırasında oluşacak ortamın özelliklerini belirleyebiliriz.

-Graphic Detail..Digitize -Graphic Detail..Basic -Sound Control..Full Control; Tüm seslerin olması

-Sound Control..All Sound Except Engine; Motor sesleri hariç tüm sesler

-Sound Control..No Sound At All; Oyunu sessiz oynamak için

-World Object Detail..Detailed World Object; Oyundaki nesnelerin detaylı olarak canlandırılması

-World Object Detail..Simple World Object; Çevrenin basit grafikler olarak canlandırılması

-Time Compression..Automatic Shut Off; Zamanın geçmesini hızlandırdığınızda bir gemiye rastladığınız zaman, zamanın bilgisayar tarafından normale döndürülmesi

-Time Compression..Manual Shut Off; Oyundaki zamanın sizin tarafınızdan normale dönüştürülmesi

-Gun Control..Automatic Control; Silahların bilgisayar tarafından kontrolü

-Gun Control..Pivotal Control; Silahlar sizin kontrol etmeniz

-Message Removal..After 2 second: Emir verildikten 2 saniye sonra yerine getirilir

-Message Removal..After 5 Second: Emir verildikten 5 saniye sonra yerine getirilir

-Message Removal..After 10 Second; Emir verildikten 10 saniye sonra yerine getirilir

2)War Diary: Burada oyunda daha önce yapılmış olan skorları görebiliriz.

3)Demonstration: Burada bilgisayar, oyun hakkında bir fikir oluşturabilmeniz için bize bir gösteri yapar.

4)Action: DasBoot'un en önemli menüsü olan action da oyuna gerçeklik katabilecek her şey bulunuyor.

a) Baltic Training: Alman denizaltıcıları Baltık Denizi'ndeki eğitim merkezlerinde eğitilirlerdi. Biz de bu bölümde pratik yaparak oyundaki görevlere geçmeden evvel tecrübe kazanırız.

Surfaced > Su üstü eğitimleri. -Anti Aircraft: Uçaksavar eğitimi -Torpedo Run: Torpido atış eğitimi -Deck Gun: Güverte topu eğitimi -Minefield: Mayınlardan kurtulma eğitimi Underwater > Sualtı eğitimleri. -Torpedo Run: Torpido atış eğitimi -Sub&Sub: Sualtında denizaltı torpilleme eğitimi

-Depth Charges: Su bombalarından kaçma eğitimi

-Minefield: Su altındaki mayın tarlalarından kurtulma eğitimi

Bu eğitim görevlerinde F1 tuşuyla aynı görevi tekrar edebilir, F2 tuşuyla eğitim görevlerinden çıkabiliriz.

b) Missions: Bu seçenekle Das Boot'a gerçek anlamda başlayabiliriz. Burada üç çeşit zorluk derecesi var.

1. Introductory: Yeni başlayanlar için kolay sayılabilecek şartlarda oynayabilme seçeneği.

2. Medium: Orta derecede zorluk taşıyan şartlarda oynayabilme seçeneği.

3. Realistic: Bu seçenekle kendinizi bir U-Boot kaptanı gibi hissedebilirsiniz.

c) U-Boot type: Oyun bize üç çeşit denizaltı kullanabilme imkanı veriyor.

1. Type VII 2. Class VII B 3. New VIIC Bunlar arasında en iyisi VII C tipinde olan denizaltıdır. Bilhassa Biscay görevi sırasında şnorkeli sayesinde oldukça rahat etmemizi sağlar.

d) Historical Accuracy: Bu seçenekle olayları ve kullandığımız ekipmanı tarihte de kullanıldığı zamanlarda ve şekillerde kullanabiliriz.

1. Torpedo Performance: Savaşın başında kullanılan torpillerden bazıları bozuk çıkabiliyordu. Daha sonra yeni model torpiller çıkınca bunlar kullanılmaya başlandı. Oyunu programlayanlar, istediğimiz modeli kullanabilmemiz için bu seçeneği de eklemişler.

-Flawless Torpedos: Kusurlu torpiller.

Actual Torpedos: Oyunu oynadığınız zamandaki torpiller.

2. Survivability: Mürettebatın eğitimi ve hayatta kalma isteği. Çok önemli olan bu seçenekle herhangi bir yara alma durumunda bunların hemen tamirini yapabilecek mürettebatı elde edebiliriz. Bu bilhassa su bombaları ile bombalandığımız zamanlarda değerini ortaya çıkarıyor.

-Boot Survivability: Burada, mürettebat hasarı en kısa zamanda tamir ediyor.

-Fast on board repair: Mürettebat gemiyi ancak su üstüne çıkınca tamir edebilir.

-Slow on board repair: Gemi, su üstünde ve yavaş bir şekilde onarılır.

-Repairs only shipyard: Denizde hiç tamir olmaz ancak tersanede onarım yapılır. En zor seçenektir.

3. Equipment: Kullanılan yardımcı cihazların isteğimize göre seçimi buradan yapılmakta.

-Up to 1941: Tamamen dürbününüze ve hidrofonunuza bağlısınız. Uçaksavarınız daha kuvvetsiz ve geminiz daha az derine inebiliyor.

-After 1941: Yeni malzemeler var. İlkel bir saldırı saptama cihazı olan Metox F.U.M.B (sakın güvenmeyin, çok dar bir dalga boyunda çalışır), yeni torpiller, daha derine inebilme özelliği ve 30 mm uçaksavar topu kullanabiliriz.

4. Begin: Bütün bu seçimlerden sonra buradan görev seçeneği bölümüne geçebiliriz.

5. Das Boot Missions: Görevlerin zorluk derecesi ilk görevden son göreve doğru değişiyor. En zor görev Bay of Biscay görevidir.

-Fjord-Norway Campaign: Savaşın başında tarafsız olan Norveç, topraklarında bulunan demir cevheri yüzünden Almanlar için çok önemli bir konuma gelmişti. Bunu bilen müttefikler Norveç'e çıkarma yapmayı planlamışlardı. Almanlarla aynı gün Norveç'e çıkan müttefikler, Alman ikmal gemilerinden bir kısmını batırınca; çok güç durumda kalan diğer ikmal gemilerini korumaya denizaltılar gönderildi. Size verilen görevde fiyordun girişinde devriye gezmek ve muhtemel düşman deniz faaliyetlerini rapor etmektir. Herhangi bir düşman gemisiyle karşılaşınca savaşmak zorunda kalacağınız için, torpillerinize dikkat edin ve kesinlikle manyetik ateşleme tertibatlı torpil kullanmayın. Ayrıca fiyordların sığ suları sizin için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

-Arctic Mission: Bu görevde dikkat edeceğiniz nokta denizaltı avcı uçaklarına yakalanmamaktır. Ayrıca size verilen görev olan Hunter-Killer yani denizaltı avcı birliğini yok etmek için, çok dikkatli olmalısınız. Önce ortadaki gemiden başlayarak tek tek hücum edin. Unutmayın ki Asdic operatörü ortadaki gemidedir. Ayrıca diğer gemilere de fazla yaklaşmanızı pek tavsiye etmem. Devamlı sualtında seyrederek amacınıza ulaşabilirsiniz.

Gibraltar: Afrika cephesinde savaşan Rommel ve İtalyan birliklerini desteklemek için yola çıkan ikmal gemileri müttefikler tarafından büyük ölçüde hasara uğratılınca, Almanlar 12 tane denizaltılarını Akdeniz'e gönderdiler. Bu gemilerin Akdeniz'e gitmeleri için Cebelitarık'tan geçmeleri gerekiyordu. Cebelitarık'ı geçmek devamlı ters akıntılar, yol üzerindeki gemi batıkları ve dikkatli İngiliz devriyeleri yüzünden çok tehlikeli bir yolculuk şeklindeydi. Görevin başında size verilen emirlerde Cebelitarık'ı gündüz geçmeniz belirtiliyordu. Benim tavsiyem sisli hava bekleyerek boğazı gece geçmeniz. Sancak tarafından gelen İngiliz Destroyerlerine çok dikkat etmeniz gerekmekte. Bundan sonra görevde belirtilen İtalyan limanına gitmelisiniz.

-North Atlantic Patrols: Oyundaki en sürükleyici görev olan Atlantik devriyesinde amacınız HX-79 konvoyunun yerini bularak diğer denizaltılara haber vermek ve Rudel Taktik, yani sürü taktiği ile hücum etmektir. Eğer Ark Royal adlı uçak gemisini bulursanız ilk olarak ona hücum etmelisiniz. Dikkat edeceğiniz noktalar öncelikle arkadaşlarınızı beklemek, kesinlikle gece saldırmak ve loop torpiller kullanmaktır. Ayrıca su üzerinde fazla dolaşmamaya dikkat edin.

:Bay of Biscay Mission: Savaşın sonlarına doğru Almanların Fransa'daki denizaltı üslerine tek gidiş yolu olan Biscay körfezi, müttefik uçakları tarafından gözetlendiği için burdan geçerek açık denize çıkmak ve limana dönmek denizaltılar için bir işkence haline gelmişti. Göreviniz, su üstünde seyrederek İngiliz Destroyeri olan HMS GRAPF'ın ele geçirdiği U-570'i batırmaktır. Görev esnasında, hava devriyelerine çok dikkat etmek gerekmektedir. Bu görevi başarırsanız kendinizi gerçek bir U-Boat kaptanı olarak hissedebilirsiniz. 5) Exit DOS: Buradan oyundan çıkarak Amiga DOS ekranına geri dönebilirsiniz.

Herhangi bir göreve ilk başladığınız anda Radyo odasından Radio message arrived captain diye bir mesaj gelir. Burada ilk yapacağınız şey radyo odasına gidip mesajı çözmektir. Bunun için önce mesajı işaretleyip daha sonra mesaj tahtasının yukarısında bulunan şifre çözücülerini tek tek denemelisiniz. Arasıra düşman gemilerinin yaptığı telsiz konuşmalarını da yakalayabilirsiniz. Bunları da enemy use code adlı kod çözücü ile çözebilirsiniz. Mesaj göndermek istediğiniz zaman aynı şekilde kodlayarak göndermeyi unutmayın. Oyun esnasında size gelen ve yakaladığınız tüm mesajları dikkatle incelemeyi ihmal etmeyin. Burada F1 tuşu mesaj göndermeye, F2 tuşu ise gelen mesajlara bakmaya yarar.

Görev esnasında arasıra makine dairesine de bakmayı ihmal etmeyin. Burada F1 tuşu yakıt seviyesini, F2 akülerin durumunu, F3 denizaltının içindeki hava seviyesini, F6 balast tanklarının durumunu anlamanıza yarar. Burada F7 ile hepsinin durumunu öğrenebilirsiniz.

Göreve başladığınızda, yapmanız gereken diğer ayarlama ise Map penceresini seçerek harita odasına gitmektir. Burada F2 tuşu ile rotanızı ayarlamayı ihmal etmeyin. Bunun için işaretçiyi gitmek istediğiniz yere götürüp kliklemek yeterlidir. Burada F1 zoom, F3 ise unzoom yapar. Sub position geminizin yerini, Destination ise hedefiniz olan noktayı gösterir. Burada ayrıca F3 ile zamanın geçmesini hızlandırabilirsiniz.

Sonuçta çok gerçekçi ve güzel vektör grafiklerle tarihin bu anını nefes nefese yaşamak için alınmaya değer bir oyun. Yalnız dikkat edin DESTROYER’ler sizden daha hızlıdır. Eğer kendinizi oyunun krizinden kurtaramazsanız, evin içinde şnorkelle dolaşmak gibi yan etkilerden muzdarip olabilirsiniz...!!!???

GRAFİK ............................... : % 95 SES...................................... : % 75 ATMOSFER ..........................: % 99 OYNANABİLİRLİK............... : % 85 GENEL................................. : % 95