Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 62
Kim ne derse desin shoot'em up'lar hâlâ bilgisayar dünyasında beğeniyle oynanıyor. En büyük software firmaları her sene üç dört shoot'em up çıkarmayı ihmal etmiyor. Kuşkusuz bu işi en iyi yapanların hepsi Avrupalı software firmaları. Artık shoot'em up'ların modası geçti diye düşünenlere minik bir örnek daha. Geçtiğimiz sene büyük beğeni kazanan TURRICAN, uzun süre oyun listelerinde en çok satan oyun unvanını aldı. Ünlü shoot'em up ustaları tarafından yapılan oyun hâlâ satılıyor. Shoot'em ustaları derken kimi kastettiğimi biliyorsunuzdur? Bu ustaların adı 'FACTOR 5'. Kuruldukları günden beri R-TYPE, KATAKIS ve TURRICAN gibi mega hitler yaptılar. Daha 1991'e yeni girmişken bombalarını patlattılar, TURRICAN 2. Bundan iki ay önce oyunun demo versiyonu dergimizde kısa, kısa bölümünde tanıtılmıştı. Bölümün adından da anlaşıldığı gibi oyunu kısaca tanıtmıştık. Oyunun mükemmel müziklerini yapan kişinin adı CHRIS HUELSBECK. Müzikle uğraşan arkadaşlarımız bu adı hemen tanıyacaklar. CHRIS HUELSBECK aynı zamanda ünlü bir müzik programı TFMX'in programcısı. CHRIS son olarak X-OUT'un ve ROCK'N ROLL'un müziklerini yapmıştı. Oyunun ana programcıları da ünlü MANFRED TRENZ ve HOLGER SCHMIDT. Oyunun bu bölümünde de birbirinden değişik tuzaklar ve kademeler sizi bekliyor. İlkinkindeki gibi ateş gücü yüksek bir oyun. Oyunda birbirinden değişik o kadar çok silah türü var ki şaşırırsınız. Her shoot'em up'çının gönlünde yatan bir özelliği oyuna eklemeyi unutmamışlar. Bu özellik bir kere vurulan yaratığın tekrar çıkmaması. Herhangi bir yaratığı vurduktan sonra hak kaybetseniz bile, o yaratık bir daha ortaya çıkmıyor.
Oyunun kademeleri çok büyük bir alana dağılmış durumda. Oyunu yeni oynayanlar
Bu tür cephaneliklerden her kademede mevcut. Ama bunları ilk bakışta göremezsiniz. Bu cephaneliklerin bulunduğu yere bir kez ateş ederseniz bunlar görünür hale gelir. Özellikle en ücra köşelerde bu cephanelikleri bulmak mümkün. TURRICAN 2'de amacınız yine toplayabildiğiniz kadar elmas toplayıp 'EXIT' kapısına ulaşmak. Bu kademede mekanik arılara dikkat etmelisiniz. Bu arıların kaynağı kovanlar. Eğer herhangi bir yerde bu arılarla karşılaşırsanız hemen çıktıkları kovanı yok etmelisiniz. Bu kovanı en çabuk 'FULLFIRE' ile yok edebiliyorsunuz. 'FULLFIRE' atışı yapabilmek için devamlı fire'a basılı tutun. Belli bir süre hiç parmağınızı kayırmazsanız 'FULLFIRE' moduna geçmiş olursunuz. Şimdi joystick'inizi istediğiniz yöne oynatıp her tarafa ateş edebilirsiniz. Yalnız bu modun bir kötülüğü var. 'FULLFIRE' modunda kahramanımız hareket edemiyor. En son kaldığı yerde durarak etrafına devamlı ateş ediyor.
bu kademelerde kaybolabiliyorlar. LEVEL DESIGNER'lar oyuna birçok çıkmaz yol eklemeyi de unutmamışlar. Bu çıkmaz yolların yanı sıra kestirme yollar da mevcut. Bazı yerlerde duvar taşlarınızı silahınızla yok edebiliyorsunuz. Bu sayede çıkmaz gibi gözüken kademeleri rahatlıkla geçebilirsiniz. Geçen gün oturup birinci kademenin haritasını çıkarmaya başladım, ama başarılı olamadım. Oyunu oynarsanız bana hak vereceğinize eminim.
Birincisindeki en büyük ve en farklı özelliklerden birisi olan bıçkı haline dönüşme bu bölümde de var. Birincisini bilmeyen arkadaşlar için bunun nasıl kullanıldığını yazmalıyım. Joystick'i aşağıya çekip boşluk çubuğuna basarsanız kahramanımız bıçkı haline gelir. Bu durumdayken normalde geçilemeyen geçitlerden (özellikle gizli geçitlerden) geçebilirsiniz. Ayrıca bu durumda çok kalabalık ortamlardan hiç enerji kaybetmeden rahatlıkla kurtulabilirsiniz. Bu modun 'FULLFIRE' modu da mevcut.
Sıkışık durumlardan kurtulabilmek için SMART'ı da kullanabilirsiniz. 'SMART' ile ekranda bulunan bütün yaratıkları yok edebilirsiniz. Sayılı miktarda olan SMART'ı boşluk çubuğu ile aktif hale getirebilirsiniz.
Oyundaki grafikler de müthiş. Düşman yaratıkların animasyonları çok iyi. Kahramanımızın hareket animasyonlarını da unutmamak lazım. Özellikle her tarafa ateş etmesi çok iyi yapılmış. İşin ilginç yanı TURRICAN her oyunda bulunmayan birkaç özelliğe daha sahip, bunlardan biri de atılan mermiler. Eğer herhangi bir yere çarparsa yani boşluğa gitmezse infilak ediyor. Bu özellik ilk kez X-OUT'ta kullanılmıştı. Şimdi biraz da oyundaki kademelerden bahsedelim. Oyunda birinci kademeye başlar başlamaz düşman robotların saldırısına uğruyoruz. Bu robotların üzerlerine basarak da yok edebilirsiniz. Aynı GREAT GIANA SISTERS'daki gibi. Hemen sağa değil, sola doğru ilerlerseniz gizli cephaneyi bulacaksınız. Tabii ki cephaneyi aktif hale getirmek için zıplayıp ateş etmelisiniz.
Birinci kademede yok etmeniz gereken dev bir robot var. 'SMART'larınız ve bıçkı modunuz size robotu yok etmenizde yardımcı olacak. En sağda bulunan rüzgarlı bölümü zıplayarak geçmeye çalışmayın. Çünkü orayı geçmenin imkanı yok. Eğer EXIT'i bulamazsanız size bir tiyo vereyim. İlk şelaleden içeri atlayın ve tam ortadaki taşın üzerine düşün. Şimdi tekrar sağa ilerleyin. Daha sonra yukarıya çıkmaya çalışın. Haydi bakalım. Ben yedinci kademedeyim.
TURRICAN'in ikinci bölümü blast'em up ve shoot'em up sevenleri memnun edecek tarzda. Eğer birincisini oynamadıysanız birincisi ile beraber alıp oynayın ve shoot'em up'ların mükemmelliğini yaşayın. Mega başarılar!
RAINBOW ARTS / 512K - 2 DİSKET
GRAFİK ............................... : % 85 SES/EFEKT ..........................: % 90 OYNANABİLİRLİK............... : % 90 GENEL..................................: % 90
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 63
The Hunt For Red October adlı oyunu Amiga'nın ilk zamanlarında oynamıştık. Oyunun türü strateji idi ve tabii o zamanlar daha filmi çevrilmediğinden, oyunun konusunu çok detaylı bir şekilde bilerek oyunu oynamak epey zordu. Ama aradan seneler geçti ve 1990'da Sean Connery'nin başrolünü oynadığı The Hunt For Red October filmi çevrildi. Bu kaliteli filmi sonbaharda sinemalarda izleme olanağını bulduk. Şimdi ise beğenilen çoğu filmin bilgisayara uyarlaması yapıldığı gibi, bu filmin de senaryosuna sadık kalınarak oyunu yapıldı.
Oyunda, Rusların suyun altında sessiz biçimde ilerleyebilen nükleer denizaltısı Red October'ı Amerika Birleşik Devletleri'ne iltica eden kaptan ve diğer subayların isteği üzerine devralmak için görevlendirilen Jack Ryan'ı canlandırıyoruz.
İlk bölümde, Jack'i Red October'ın bulunduğu yere götürecek olan USS Dallas isimli denizaltıya havadaki helikopterden indirmeye çalışıyoruz. Jack'i taşıyan helikopter ekranda belirip de Jack aşağı doğru sarkıtılmaya başlayınca ekran değişiyor ve kontrolü biz alıyoruz. Bundan sonra aşağı doğru inen Jack'i tam olarak USS Dallas'ın üstüne indirmeye çalışacağız. Havadaki fırtına ve dolayısıyla hızla esen rüzgar Jack'i aşağı indirmemizde bizi zorluyor. Buna bir de helikopterin yakıtının azaldığı ve dolayısıyla zamanın kısa oluşu da eklenince Jack'in ölmesi ya da denizaltı yerine denize inmesi zor bir ihtimal değil. Bu arada ateşe basarak Jack'i yukarı çekerek pozisyonunu düzeltebilir ve daha sonra tekrar aşağı indirebiliriz.
Jack denizaltıya ya da suya ölmeden inerse USS Dallas, Red October'a doğru yola çıkıyor. Bu sefer de rakipleri Rus denizaltıları, mayınlar, güdümlü füzeler, su altı bombaları ve denizin altındaki kayalık bölgeler.
USS Dallas'ın bu engelleri aşması için sınırlı sayıda güdümlü füzesi, sınırsız torpili ve de sizin gibi bir kaptanı var. Tabii bu arada denizin altında rastlayacağı çeşitli harfleri alarak güdümlü roket sayısını arttırabilir, bir süre için görünmez olabilir, haklarını arttırabilir, ekrandaki her şeyi yok edebilir ya da azalan enerjisini çoğaltabilirsiniz. Yalnız bu harflerin bazıları öyle kötü yerlerde ki, hakkımı ya da enerjimi arttırayım derken bir hakkımızdan olabiliriz. Elimizdeki güdümlü roket sayısını ekranın altındaki kontrol tablosunun solunda görebiliriz. Bu arada Red October'ın en önemli özelliği olan ve sonar tarafından fark edilmemesini sağlayan modunu da Space'e basarak çalıştırırsak üstümüze gelen güdümlü roketlerden kurtulabiliriz. Yalnız bu mod denizaltının reaktöründe aşırı ısınmaya neden olduğu için fazla uzun sürmüyor. Buna da dikkat etmeliyiz. Sonunda bizi bekleyen Red October'a ulaşıyoruz.
Üçüncü bölümde ise Jack'i USS Dallas'tan Red October'a transfer etmemiz gerekiyor. Bunun için mini-denizaltıya binmiş olan Jack'i Red October'ın üstündeki kapağın bulunduğu yere dikkatlice yerleştirmeliyiz. Bu bölüm biraz ilk bölüme benziyor ama daha zor çünkü en ufak yanlış harekette mini-denizaltı Red October'a çarparak parçalanıyor. Burada yapmamız gereken hareket mini-denizaltıyı Red October'ın en ucunda bulunan yere sağdan yaklaşarak kenetlenmek. Ateşe basarak mini-denizaltıyı Red October'dan uzaklaştırabilir ve pozisyonunu düzeltip tekrar yaklaştırabiliriz. Mini-denizaltıyı yerine oturttuktan sonra Jack'i Red October'ın içine sokmalıyız. Bunun için ekranda kapak belirince joystick'i hızlıca sağ sola sallamak yeterli olacaktır.
Red October'ın içine girince kumandayı kaptandan devralıyoruz ve Red October'ı Rus denizaltılarından kaçırarak güvenli sulara ulaştırmaya çalışıyoruz.
Dördüncü bölüm görünüş olarak tamamen, zorluk olarak da hemen hemen ikinci bölümün aynısı. Farklı olan tek şey ekrandaki nesnelerin konumlarının değişmesi.
Red October'ı yönetip bunca engeli aştıktan sonra tam, işte kurtulduk diyecekken karşımıza denizaltının aşçısı çıkıyor. Herhalde bu vatansever aşçı ülkesinin denizaltısının Amerikalıların ellerine geçmesini istemiyor.
Jack aşçı ile çok tehlikeli bir yer olan reaktörün yanında karşılaşıyor. Tehlikeli diyorum çünkü aşçıyı öldüreyim derken yanlışlıkla reaktörü patlatmamız işten bile değil.
Aşçı reaktörün arkasından karşımıza bir çıkıyor bir kayboluyor. O nedenle ateş ederken dikkatli olmamız lazım. Eğer reaktörü vurursak reaktör yanıp sönerek bize bir kaç isabet daha alırsa patlayacağını belirtiyor. Aşçının enerjisini ve kendi enerjimizi ekranın sol tarafında görebiliriz. Seri atışlarla aşçıyı yendikten sonra Red October'ın özgürlüğe ulaşmasını engelleyecek tüm engeller kalkmış oluyor.
İşte hepsi bu kadar. Eğer bol hareketli ve heyecan dolu bir oyun oynamak istiyorsanız bu oyunu deneyin.
512K TEK DİSKET
GRAFİK ............................... : % 90 SES ...: % 95 OYNANABİLİRLİK : % 85 GENEL..................................: % 90