The Hunt For RED OCTOBER
Retro bilgisayarThe Hunt For Red October adlı oyunu Amiga'nın ilk zamanlarında oynamıştık. Oyunun türü strateji idi ve tabii o zamanlar daha filmi çevrilmediğinden, oyunun konusunu çok detaylı bir şekilde bilerek oyunu oynamak epey zordu. Ama aradan seneler geçti ve 1990'da Sean Connery'nin başrolünü oynadığı The Hunt For Red October filmi çevrildi. Bu kaliteli filmi sonbaharda sinemalarda izleme olanağını bulduk. Şimdi ise beğenilen çoğu filmin bilgisayara uyarlaması yapıldığı gibi, bu filmin de senaryosuna sadık kalınarak oyunu yapıldı.

Oyunda, Rusların suyun altında sessiz biçimde ilerleyebilen nükleer denizaltısı Red October'ı Amerika Birleşik Devletleri'ne iltica eden kaptan ve diğer subayların isteği üzerine devralmak için görevlendirilen Jack Ryan'ı canlandırıyoruz.
İlk bölümde, Jack'i Red October'ın bulunduğu yere götürecek olan USS Dallas isimli denizaltıya havadaki helikopterden indirmeye çalışıyoruz. Jack'i taşıyan helikopter ekranda belirip de Jack aşağı doğru sarkıtılmaya başlayınca ekran değişiyor ve kontrolü biz alıyoruz. Bundan sonra aşağı doğru inen Jack'i tam olarak USS Dallas'ın üstüne indirmeye çalışacağız. Havadaki fırtına ve dolayısıyla hızla esen rüzgar Jack'i aşağı indirmemizde bizi zorluyor. Buna bir de helikopterin yakıtının azaldığı ve dolayısıyla zamanın kısa oluşu da eklenince Jack'in ölmesi ya da denizaltı yerine denize inmesi zor bir ihtimal değil. Bu arada ateşe basarak Jack'i yukarı çekerek pozisyonunu düzeltebilir ve daha sonra tekrar aşağı indirebiliriz.
Jack denizaltıya ya da suya ölmeden inerse USS Dallas, Red October'a doğru yola çıkıyor. Bu sefer de rakipleri Rus denizaltıları, mayınlar, güdümlü füzeler, su altı bombaları ve denizin altındaki kayalık bölgeler.
USS Dallas'ın bu engelleri aşması için sınırlı sayıda güdümlü füzesi, sınırsız torpili ve de sizin gibi bir kaptanı var. Tabii bu arada denizin altında rastlayacağı çeşitli harfleri alarak güdümlü roket sayısını arttırabilir, bir süre için görünmez olabilir, haklarını arttırabilir, ekrandaki her şeyi yok edebilir ya da azalan enerjisini çoğaltabilirsiniz. Yalnız bu harflerin bazıları öyle kötü yerlerde ki, hakkımı ya da enerjimi arttırayım derken bir hakkımızdan olabiliriz. Elimizdeki güdümlü roket sayısını ekranın altındaki kontrol tablosunun solunda görebiliriz. Bu arada Red October'ın en önemli özelliği olan ve sonar tarafından fark edilmemesini sağlayan modunu da Space'e basarak çalıştırırsak üstümüze gelen güdümlü roketlerden kurtulabiliriz. Yalnız bu mod denizaltının reaktöründe aşırı ısınmaya neden olduğu için fazla uzun sürmüyor. Buna da dikkat etmeliyiz. Sonunda bizi bekleyen Red October'a ulaşıyoruz.
Üçüncü bölümde ise Jack'i USS Dallas'tan Red October'a transfer etmemiz gerekiyor. Bunun için mini-denizaltıya binmiş olan Jack'i Red October'ın üstündeki kapağın bulunduğu yere dikkatlice yerleştirmeliyiz. Bu bölüm biraz ilk bölüme benziyor ama daha zor çünkü en ufak yanlış harekette mini-denizaltı Red October'a çarparak parçalanıyor. Burada yapmamız gereken hareket mini-denizaltıyı Red October'ın en ucunda bulunan yere sağdan yaklaşarak kenetlenmek. Ateşe basarak mini-denizaltıyı Red October'dan uzaklaştırabilir ve pozisyonunu düzeltip tekrar yaklaştırabiliriz. Mini-denizaltıyı yerine oturttuktan sonra Jack'i Red October'ın içine sokmalıyız. Bunun için ekranda kapak belirince joystick'i hızlıca sağ sola sallamak yeterli olacaktır.

Red October'ın içine girince kumandayı kaptandan devralıyoruz ve Red October'ı Rus denizaltılarından kaçırarak güvenli sulara ulaştırmaya çalışıyoruz.
Dördüncü bölüm görünüş olarak tamamen, zorluk olarak da hemen hemen ikinci bölümün aynısı. Farklı olan tek şey ekrandaki nesnelerin konumlarının değişmesi.

Red October'ı yönetip bunca engeli aştıktan sonra tam, işte kurtulduk diyecekken karşımıza denizaltının aşçısı çıkıyor. Herhalde bu vatansever aşçı ülkesinin denizaltısının Amerikalıların ellerine geçmesini istemiyor.
Jack aşçı ile çok tehlikeli bir yer olan reaktörün yanında karşılaşıyor. Tehlikeli diyorum çünkü aşçıyı öldüreyim derken yanlışlıkla reaktörü patlatmamız işten bile değil.
Aşçı reaktörün arkasından karşımıza bir çıkıyor bir kayboluyor. O nedenle ateş ederken dikkatli olmamız lazım. Eğer reaktörü vurursak reaktör yanıp sönerek bize bir kaç isabet daha alırsa patlayacağını belirtiyor. Aşçının enerjisini ve kendi enerjimizi ekranın sol tarafında görebiliriz. Seri atışlarla aşçıyı yendikten sonra Red October'ın özgürlüğe ulaşmasını engelleyecek tüm engeller kalkmış oluyor.
İşte hepsi bu kadar. Eğer bol hareketli ve heyecan dolu bir oyun oynamak istiyorsanız bu oyunu deneyin.
512K TEK DİSKET
GRAFİK ............................... : % 90 SES ...: % 95 OYNANABİLİRLİK : % 85 GENEL..................................: % 90
