Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 52
Yer: Meçhul Zaman: Meçhul İnsanoğlunun hayal edemeyeceği bir yerde, belirsiz bir zaman diliminde büyük bir savaş vardı. Bu savaşın ne zaman ve nasıl başladığını kimse bilmiyordu. Fakat bu savaş insanoğlunun kaderini çizecek ve ona yön verecek bir savaştı, bu savaş TANRILARIN savaşıydı. Savaş belki de bizim zamanımızla milyonlarca yıldır sürüyordu ve belki daha milyarlarca yıl sürecekti. Tanrılar'dan bazıları diğerlerine karşı bir avantaj elde edebilmek için savaşın yönünü değiştirdi. Artık savaş belirsiz bir zaman boşluğunda, hiçliğin olduğu bir yerde devam etmeyecekti, artık Onlar savaşmayacaktı. Kendi yerlerine savaşmaları için CANLILARI ve üzerlerinde yaşayacakları DÜNYAYI yaratacak, savaşmaları, birbirlerini yok etmeleri için SİLAHLARI vereceklerdi. Dünya üzerindeki savaşı hangi taraf kazanırsa, o tarafı destekleyen Tanrılar da savaşı kazanacaklardı.
Aralarındaki anlaşma böyleydi. Bunun üzerine Tanrılar yaratabildikleri en mükemmel canlıyı, insanı yarattılar. Güçlerinin bir kısmını onlara verdiler. Savaşın yerini bir yarış almıştı. En güçlü insanları, en güçlü silahları yaratmak. İnsanoğlu da, yaratılış nedenine uydu ve hasımlarını, kendi soyundan gelenleri yok etmeye, bilinen en vahşi ve acımasız hayvan olmaya büyük çaba harcadı. Güçlü ve yok edici silahlar üretildi, büyük ordular kuruldu, korkunç savaşlar yapıldı, fakat hiç kimse birbirine üstünlük sağlayamadı. Tanrılar da bu işten sıkılmaya başladı. Yeni bir şeyler yapılmalı ve artık bu savaşın kazananı ve kaybedeni belirlenmeliydi. Savaş alanına yeni bir güç getirildi. BÜYÜ. Tanrılar bu güçlerinin çok ufak bir kısmını insanoğlu kendini daha çabuk yok etsin diye, insanlara verdi. Artık yeni bir çağ başlamıştı, BÜYÜ ve BÜYÜCÜLÜK ÇAĞI. Kimilerince bu çağ KARANLIK ÇAĞ olarak da adlandırılır. Adı her ne olursa olsun bu çağda birçok güçlü büyücü yaşadı ve bir çok büyülü silah kullanıldı. Pek çok kahraman bu çağda, büyük savaşlarda can verdi. Fakat günümüz tarihine damgasını vuran ve aynı zamanda da belirleyen en önemli savaş son savaştı: FİNAL BATTLE.
Anar, stratejik konumu sebebiyle çağlar boyunca çok çeşitli savaşlara sahne olmuştu. En son kralları Darius, her şeyden öte düşmanları tarafından korkulan, dostları tarafından güvenilen bir insandı. Krallığını kendi gücü ile haklı bir şekilde elde etmişti. Fakat artık hiç gücü kalmamıştı. Bunun nedeni, uzun yıllardır ülkesini kötülüğün ordularından koruyan mistik kalkan ile kılıcın kaybolmasıydı.
Yer: Ormanda bir kamp Zaman: M.Ö. 7643 Kral kendi kendine 'nasıl?' diye soruyordu ve son aylarda olanları düşünüyordu. Kılıç ile kalkan, gücünü aldıkları güç kristalleri ile birlikte bir gece içinde, ansızın kaybolmuşlardı. Bunu izleyen günler tam bir felaket olmuştu. Toprakları kötülüğün askerleri tarafından işgal edilmiş, evler yanmış, kaleler yıkılmıştı. Artık o bir kral değildi ve biliyordu ki, bir daha da olamayacaktı. Anar artık insanların mutluluk içinde yaşadığı bir ülke değildi. İnsanlar hasat türküleri söylemiyor, ölülerinin arkasından ağıtlar yakıyorlardı. Kahkaha yerini sessizliğe bırakmıştı. Ülkenin ve çok yakın bir zamanda da tüm kıtanın sahibi olacak kişi, güçlü bir büyücü Suzar'dı. Korkulan Nikademus bile onun gücü karşısında eğilmiş ve hizmetkarı olabildiğinden kendini mutlu saymıştı. Suzar, her şeyin efendisi ve sahibiydi. Güç kristallerine, büyülü kalkan ve kılıca sahipti. Belki onları kullanamıyordu, fakat kendine zarar verebilecek başkalarına da kullandırtmıyordu. Kral ya da eski kral Darius Anar'a eski huzuru ve barışı geri getirmek düşüncesi ile kalkanı geri almaya çalışmış ve başarısız olmuştu. Kendine sadık olan 4 adamını, en iyi adamlarıydı, bu iş için görevlendirmişti. Fakat onlar başarılı olamamış ve yakalanmışlardı. Darius onların akıbetinden habersizdi. Belki öldürülmüş, belki de işkence ediliyordu. Fakat bildiği tek bir şey vardı, artık Anar'ı kötü, çok daha kötü günler bekliyordu.
Yer: Bilinmeyen bir kalede, bir zindan. Zaman: M.Ö. 7641. Pagan, bu metruk hücreye kapatılalı 2 sene olmuştu ya da kendisi öyle tahmin ediyordu. Aradan geçen sürede düşünmeye bol bol vakti olmuştu. Nerede hata yaptığını bilmiyordu. Fakat Tuanol'un ihanet ettiğini düşünüyordu. Çünkü o gece, nöbetçi Tuanol'du. Birbirlerini yıllardır tanıyorlardı. Tuzağa düşmeyecek kadar usta birer savaşçıydılar. Fakat o gece daha ne olduğunu anlamadan ansızın Humanoids'ler saldırmış, uykunun da verdiği sersemliğe yenilmiş ve yakalanmışlardı. Bayılmadan önce duyduğu son şey, kanını donduran bir kahkaha ve bir isimdi, NIKADEMUS, eski saray büyücüsü. Acaba o da mı ihanet etmişti? Fakat bu soruların hiçbirine bir cevap bulamıyordu. Steroff ve Crysella'ya ne olmuştu? Onların da yakalandıklarını biliyordu, fakat akıbetlerini merak ediyordu. Belki onlar da kendisi gibi bir zindana kapatılmış, çaresiz bir durumdaydılar. Fakat bildiği tek bir şey vardı, bu zindandan kurtulmak zorundaydı. Ancak bu sayede güç kristallerine, mistik kalkan ve kılıca ulaşabilirdi. Bunları ele geçirdiğinde ise, Suzar'ın gücü kendisininki yanında bir hiç olurdu. Bu sayede Suzar ve kölelerini layık olduğu yere, cehenneme gönderebilirdi.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 53
Final Battle bir cins icon adventure. Oldukça zor ve düşündüren bilmecelere sahip. Problemler karşısında serinkanlı bir mantık yürütmek zorundasınız. Bu sebeple, gerçekçilik oyunun her safhasında ön planda. Bu da oyuna ayrı bir zevk ve akıcılık sağlamış.
Oyuna zindanda başlıyorsunuz. Yapabileceğiniz fazla bir şey yok. Kapı oldukça kalın ve kilitli. Hücrede de kullanabileceğiniz hiçbir gereç yok. Biraz düşününce çözümün gözünüzün önünde olduğunu görüyorsunuz. Yatmakta kullandığınız somyayı, hava deliğinin altına koyun ve üzerine çıkın. Artık hava deliğinin kapısını açabilirsiniz. Açılan kapıdan, yandaki hücreye gidin. Yandaki hücrede yaşlı bir adam, ayaklarından zincirlenmiş bir şekilde ayakta durmakta. Yanı başında da bir gardiyan yaşlı adama işkence ediyor. Siz hava deliğinden bu hücreye ulaştığınızda, gardiyanı otomatik olarak saf dışı bırakıyorsunuz. Cesedin üzerini aradığınızda sizin hücrenin anahtarını bulabilirsiniz. Yaşlı adam da Suzar'ın düşmanı. Ayrıca bir büyücü. Size görevinizde oldukça faydası olabilir. Fakat bu şekilde ayaklarından bağlı olarak değil. Onu kurtarmak için, ayaklarındaki zincirleri tutan kilidi açmalısınız. Anahtar ise koridorun sonundaki çekmecenin içinde. Yaşlı adamı kurtardığınızda, sizin yanınıza gelecektir. Koridorda ve yaşlı adamın odasında bulunan eşyaları toplayın. Şimdi sırada bir silah edinip, diğer arkadaşlarınızı kurtarmak var. Arkadaşlarınızın kapalı olduğu odaya gelmeden önce yanınızda bir kalkan ve herhangi bir silah olmasına dikkat edin. Steroff ve Crysella'nın kapalı olduğu hücrede iki adet gardiyan bulunmakta. Onları öldürün. Ardından da Steroff'un zincirlerini çözün. Bunun için bir anahtara gerek yoktur. Zincirin halkasına mouse ile iki kere kliklemeniz yeterli. Crysella'yı kurtarmak içinse iplerini kesmeniz lazım. Bunun için bir bıçak yeterli olur. Artık bir grup oluşturdunuz. Gardiyanların üzerlerini arayın ve silahlarını alın. Ardından kalenin bahçesine çıkın. Burayı biraz araştırın. Nerelere girebildiğinizi ve nerelere giremediğinizi iyice öğrenin. Kulede kapalı bir kasa bulacaksınız. Bunu açtığınızda içinden bir yüzük çıkar. Bu yüzüğü adamlarınızdan birine giydirin. Arkadaşlarınızı kurtardığınız hücrede bir kuyu olduğunu görmüşsünüzdür. Fakat kuyuya şu an için giremezsiniz. Ancak bir ip bulduğunuzda buraya inebilirsiniz. Bahçede ise kapısı kilitli olan, fakat penceresi açılabilen bir ev vardır. Aranızda pencereden geçebilecek cüsseye sahip biri olmadığı için buradan da geçemezsiniz. Dilerseniz biraz kaba kuvvet kullanarak bahçede duran arabayı devirebilirsiniz. Şimdilik burada fazla işiniz kalmadı. Bu sebeple harabe haline gelmiş olan bu kaleyi terk edebilirsiniz. Oyunda oldukça büyük bir orman var. Burayı tanımak sizin için bir zorunluluk. Bu sebeple çevreyi iyice araştırın. Neyin nerede olduğunu iyice öğrenin. Ben, sizin belli bir sırayı ya da daha doğru bir deyişle benim gittiğim sırayı takip etmenizin, oyun zevkinizden sizi mahrum bırakmak olacağını düşündüğümden, oyunun tam anlamıyla bir çözümünü vermiyorum. Daha ziyade ipuçları şeklinde, nerede ne olduğunu ve bazı problemlerin nasıl çözüleceğini yazacağım.
Kalenin hemen güneyinde, akarsu ağzında bir adamla karşılaşacaksınız. Adamın pek bir önemi yoktur. Bu sebeple konuşmanız size bir şey kazandırmaz. Fakat adamla dövüşürseniz iyi bir kılıca sahip olabilirsiniz. Buradan kuzeydoğuya ilerlerseniz, öndeki adamınız bir tuzağın içine düşer. Burada bir kobra yılanı vardır. Fakat korkmayın, eğer silahınız varsa yılanı kolayca öldürebilirsiniz. Ardından çukuru biraz incelediğinizde faydalı eşyalar bulabilirsiniz. Oyunu bitirebilmeniz için 5. bir adama ihtiyacınız var. Bu 5. kişiyi de haydutların saldırdığı bir gruptan bulabilirsiniz. Haydutlar bir karavana saldırmışlar ve karavandaki insanları öldürmüşlerdir, biri hariç. Bu bir kişi de çaresiz bir çocuktan başkası değildir. Haydutları öldürüp çocuğu kurtarın. Artık 5 kişilik bir gruba sahipsiniz. Öldürdüğünüz adamları incelediğinizde, ok ve yay bulabilirsiniz. Yayı en iyi kullanan Crysella'dır. Onun için okları ve yayı ona verin. Ok çantasını ayrıca incelediğinizde içinde birkaç ok olduğunu göreceksiniz. Bütün oklarınızı bu çantanın içine koyabilirsiniz. Çocuk fiziği itibari ile, ufak olduğu için, sizin ve diğer grup üyelerinin giremedikleri bazı yerlere girebilir. Mesela kaledeki pencereden eve. Evde işinize çok yarayacak bir halat bulabilirsiniz. Bu halatı da kullanıp, Steroff'u kurtardığınız hücredeki kuyuya inebilirsiniz. Kuyunun dibinde içine fazladan eşya koyabileceğiniz bir çanta var. Sakın kuyuda fazla oyalanmayın, aksi takdirde üzerinize taşlar düşüyor ve bu da sizin enerjinizi azaltıyor. Kuzeybatıda bir patikadan ilerlediğinizde, sadece bir kişinin geçebileceği dar bir yola ulaşırsınız. En öndeki, buradan karşıya geçebilir. Karşı taraf bir mağaraya açılır. Mağaranın içindeki kayayı incelediğinizde, daha sonra bir top iplik elde edebileceğiniz bir kumaş bulursunuz. Güneyden akarsuyu takip ederek ilerlerseniz, yıkık bir köprü ile karşılaşabilirsiniz. Fakat köprüden karşıya geçemezsiniz. Bunun nedeni köprünün kullanılamaz bir durumda olmasıdır. Ama isterseniz siz bir köprü yapabilirsiniz. Bu iş için gerekli olan tek şey bir baltadır. Balta ile yanınızdaki ağacı kesebilirsiniz. Zaten çürük olan ağaç kolayca devrilecek ve size bir köprü oluşturacaktır. Ağacın üzerinden karşıya geçebilirsiniz. Biraz ilerlediğinizde yol kapısı olan bir ağaç ile son bulacaktır. Sakın kapıdan içeri girmeye çalışmayın, ölürsünüz. Onun yerine ağaca tırmanmayı deneyin. Ağaca tırmanabilecek yegane kişi, grubunuzdaki çocuktan başkası değildir.
Yukarıda pek hoş karşılanmayacağı için çocuğa biraz silah verin ve yukarı çıkartın. Bu ağaç ev bir büyücüye ait, kime ait olduğunu ise siz tahmin edebilirsiniz. Çocuğu fazla oyalanmadan içeri sokun. Aksi takdirde büyücü yakalıyor. Ardından da büyücüye saldırtın. Biraz uğraşma ile büyücü kaçacaktır. Çocuk artık aşağı kapıyı açıp, diğerlerini içeri alabilir. Oldukça faydalı eşyalar bulacaksınız. Bu arada şu anda nasıl kullanılacağını ve ne işe yaradığını bilmediğiniz bir küre ile karşılaşacaksınız. Burada grubunuzdaki büyücünün faydalı bir büyü yapması işinize yarayabilir. Akarsuyun bu yakasında yapacak başka bir işiniz yok. Bu sebeple ağaç köprüyü kullanıp tekrar karşıya geçin. Kuzeye doğru ilerlediğinizde sağa doğru devam eden yollarla karşılaşacaksınız. Bunlardan biri, ufak bir orman evine çıkar. Sahipleri tarafından terk edilmiş olan bu evde dilediğinizce araştırma yapabilirsiniz. Evin içine girdiğinizde kapalı bir dolap ile karşılaşacaksınız, dolap kilitlidir. Anahtarı ise dolabın üzerinde. Anahtarı kullanıp dolabı açtığınızda birçok yiyecek ile karşılaşacaksınız. Bunları toplayın. Evde bir de işinize çok yarayacak olan bir çekiç var. Çekici de alın ve dışarı çıkın. Evin yanında bir yalak bulunmakta. Aslında yalak gizli bir geçidin ağzını kapatıyor. Yalağı kenara çektiğinizde gizli geçitten aşağı inebilirsiniz. Aşağıda gerçi pek önemli bir şey yok. Fakat birkaç yiyecek ve eşya hiçbir şeyden daha iyidir. Tekrar kuzeyden ilerleyin ve sağa sapan yoldan gidin. Tamir bekleyen bir kayık ile karşılaşacaksınız. Kayığı çekiç ile tamir edebilirsiniz. Bu sayede kayık kullanılabilir bir hale gelir. Kayığa sadece bir kişi binebilir. Kayıkla güneye ilerlediğinizde, sol tarafınızda bir kulübe ile karşılaşırsınız. Kulübenin önündeki adamı, eve girmeden öldürün. Üzerinde kulübenin anahtarı vardır. Kulübenin içindekileri toplayın ve tekrar kayığa binin. Güney yerine güneydoğuya ilerlerseniz, karaya çıkabileceğiniz bir yere ulaşırsınız. Buradan yukarı çıktığınızda ise karşınıza yağlanmayı bekleyen bir zincir çıkar. Zinciri yağladığınızda, aşağı sarkıtabilirsiniz. Bu sayede arkadaşlarınız da buraya çıkabilir. Zincir karadan gidebileceğiniz ve haritanın doğusunda olan ve bir köprüden sonra ulaşılan bir yere iner. Grubun diğer elemanlarını zincirin indiği yere kadar getirin. Gerçi önünde bulunduğunuz mağaradan içeri giriş mümkün olsa bile, pratikte bu imkansızdır. Eğer içeri girmeye kalkarsanız adamlarınız tek tek ölür. Bu sebeple zinciri kullanıp yukarı çıkın. Artık yeniden bir grupsunuz. Gece olmasını bekleyin ve yolunuza devam edin. Patikanın sonunda asma bir köprü ile karşılaşacaksınız. Köprüyü bir asker korumakta, fakat sizin geldiğinizi görünce büyük bir korkuya kapılıyor ve köprünün iplerini kesiyor. Kendi de aşağı yuvarlanıyor. Köprü yıkıldığı için siz de karşıya geçemiyorsunuz. Fakat o kadar üzülmeyin, çaresiz değilsiniz. Crysella yayını kullanarak sizi karşıya geçirebilir. Eğer elinizde ip yumağı ve halat varsa sorun kalmıyor. Okun arkasına ipi ve halatı bağlayabilir ve ardından da oku karşıya atabilirsiniz. Aranızdaki en iyi okçu da Crysella olduğu için hedefi kolayca tutturabiliyor. Halatı çekip, köprüyü sizin bulunduğunuz tarafa çekebilirsiniz. Bu sayede önünüzdeki yol da açılır. Karşıya geçtiğinizde yeni bir problem ile karşılaşıyorsunuz. İçinde bulunduğunuz odadan sadece kız ve çocuk çıkabiliyor. Odada bulunan levyeyi de sakın aşağı indirmeyin, aksi takdirde ölümcül bir tuzak ile karşılaşabilirsiniz. İçinde bulunduğunuz şato Suzar'ın bir zamanlar içinde yaşadığı şato. Bu sebeple gizli geçitlere ve tuzaklara karşı çok dikkatli olun. Buradaki bilmeceleri size bırakıyorum. Haritanın kuzeyindeki mağaradan da içeri girdiğinizde yuvarlak ve büyük bir kaya ile karşılaşacaksınız. Kayanın üzerinde bulunan halkaya ipi bağlayın ve kayayı çekin. Bu sayede gizli bir geçit açılacaktır. Gizli geçitten aşağı inerken elinizde yanan bir meşale olmasına dikkat edin. Aksi takdirde önünüzü göremediğiniz için tuzaklara düşebilirsiniz. Meşaleleri yakmak için size gerekli olan çakmak taşlarını da Suzar'ın kalesinde bulabilirsiniz. Benim sizlere vereceğim ipuçları bunlardan ibaret. Umarım bunlar işinize yarar. Takıldığınız bir yer olursa çekinmeden bize yazın. Şimdide biraz oyunun icon sistemine değinelim. Sol üst köşeden başlayarak bu iconların tanıtımlarını yapalım.