Amiga Dünyası sayı 4, sayfa 34

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 34

Türkiye’de aldığımız her programın ya da oyunun başında kesin bir grup veya kişinin adı yazıyor. Çoğunluğumuz bunların kim olduğunu bilmiyor. Bazılarımız ise introların ya da demoların ne anlama geldiklerini bilmiyorlar. Ben sizi bu ay bilgisayar dünyasında bilmediğiniz işlerin ve olayların arasına götüreceğim. Gerçi bu olayların birçoğu yurt dışında oluyor ama Türkiye’deki gruplar da onlar kadar aktifler. Dergimize gelen birçok mektupta bu gruplar ve crack hakkında bilgi isteniyor ya da sorular soruluyor.

Bilgisayarcınıza gidip en son oyunu aldığınızda oyun yüklenirken ya bir yazı ya da bir intro ile karşılaşıyoruz. Kim bu gruplar? Introlar ne işe yarıyor? Oyunları ucuz fiyattan dağıtmalarının amacı ne? Ellerine ne geçiyor? Sorularımızın cevaplarını yavaş yavaş alalım.

Oyunlarının kopyalanmaması için konulan kilitlerini kırıp herkesin kopyalayabileceği duruma getiren ve oyuna bazı ekstra özellikler katanlara "CRACKER" diyoruz. Ekstra özellikler derken sonsuz hak ya da onlara göre gereksiz yerleri atıp tek disket haline getirmeyi kastediyorum. CRACKER'lığın tarihi bilgisayarlarda özel amaçlı programların üretildiği zamanlara kadar uzanıyor. Programcılar yaptıkları programları satıp para kazanmaya başlamışlardı. Ama bazı açıkgözler programları kopyalayıp kendileri kullanmaya hatta satmaya başlamışlardı. Bu olaya çok kızan programcılar oyunların kopyalanmaması için kilitler bulmaya başladılar. Sonunda satılan kopya programlarının çoğaltamayacağı birkaç kilit yapmayı başardılar. Artık programlarını huzurla satıyorlardı. Bir süre sonra programlarının el altından satıldığını duydular. Ellerine geçen kopyasını incelediklerinde tüm koruma kilitlerinin kaldırılmış olduğunu gördüler. Programın başında ise yazan yazı dikkatlerini çekti. "CRACKED BY ...". O zamanlarda bu işin ne kadar büyüyeceği tahmin edilemiyordu ama korsanlığı önlemeye çalışan birkaç tedbir almayı da ihmal etmemişlerdi. Korsanlığın bir çığ gibi büyümesi ev bilgisayarlarının yaygınlaşmasıyla başladı. Commodore firması olacakları tahmin edebilseydi acaba Commodore 64'ü piyasaya sürer miydi? Bence tartışılacak bir konu ve kabus başladı…

Crack artık bir endüstri haline gelmişti. Bu endüstriyi ellerinde tutan birkaç grup vardı. AMIGA yeni çıktığı zaman ilk cracker grupları arasında, BAMIGA SECTOR 1, THE CHAMPS, BITSTOPPER ve WORLD OF WONDERS sayılabiliyordu. Zamanla bu grupların çoğu isim değiştirerek ya da başka gruplarla birleşerek hayatlarını sürdürdüler. WORLD OF WONDERS yakın zamana kadar PARANOMIA olarak aktif haldeydi. Şimdi ise bazı bölünmeler yüzünden adını SKID ROW olarak değiştirdi. THE CHAMPS ise şimdi QUARTEX. Örnekler çoğaltılabilir.

Korsanlık sadece ev bilgisayarlarında kalmayıp iş bilgisayarlarına da bir virüs gibi bulaştı. Bilgisayar sistemlerine girip bilgileri çalıp başka sistemlere dağıtan veri hırsızları türemeye başladı. İşte biz bu hırsızlara "HACKER" diyoruz. HACKER'lar modemlerle çalışan, bilgisayarın hardware ve software'ini oldukça iyi bilen kişiler. Kullandıkları bilgisayarlar ise büyük sistemlerde kullanılan terminaller. Telefon başında saatlerce doğru kodu bulmaya çalışan HACKER'lar nasıl oluyor da telefon paralarından etkilenmiyorlar diye bir soru geliyor insanın aklına. HACKER'lar "CALLING CARD" denen kartlardan kullanıyorlar. CALLING CARD'lar büyük firmalar tarafından çalışanlarına verilen bir tür kredi kartları. Genellikle firma adına yurt dışına çıkan çalışanlara verilir. Bu kişiler hangi ülkede olursa olsun kartın üzerindeki numarayı ödemeli arayarak çıkan kişiye gizli şifreyi söylerler. Eğer şifre ve kart numarası doğru ise karşı taraftaki yetkili görüşmek istenen numarayı alır ve o numarayı bağlar. Kart sahibi istediği numara ile saatlerce beş kuruş para vermeden istediği kadar konuşur. Telefon faturası firma tarafından ödenir. İşte bu kartları ucuz fiyata bulan HACKER’lar girmek istedikleri terminallerde saatlerce kalabilirler. Kabarık faturalardan bıkan firma yetkilileri artık koruma sistemli CALLING CARD’lar çıkarıyorlar. Son ve en iyi koruma “VOICE CHECKER" denilen ses kontrol edici sistemdir. Bakalım HACKER’lar buna karşı nasıl bir yöntem bulacaklar. VOICE CHECKER'lardan başka açılan telefondaki sesin bir insana mı yoksa bilgisayara mı ait olduğunu kontrol eden koruma sistemleri var. Eğer karşı tarafa gönderilen ses bilgisayar sinyali ise hat derhal kesilip "CALLING CARD" iptal ediliyor. HACKER'lar sistemlere girmek için kendilerinin yazdığı küçük programcıkları kullanıyorlar. Bu programcıkların çalışma mantığı ise şöyle. Sisteme modem ile bağlanıp programı sistemin bir yerine çalışır vaziyette bırakıyorlar. Program orada çalışıp kodu bulmaya çalışıyor. Doğru kod bulununca da HACKER'ımız sisteme girip ortalığı talan ediyor. Tipik Truva olayı gibi. Hukuki yönden oldukça zararlı bir hobi ama, bu işi yapan HACKER'lar tarafından doğru olarak kabul ediliyor. Onlara göre bilgi herkesin hakkıdır. Bilgi saklanamaz ve korunamaz. Ülkemizde gerek telefon hatları ve kullanılan cihazların pahalı olması nedeniyle HACKER'lık ile uğraşan kimse yok zannediyorum. Ama Cracker'lık konusunda Avrupa'da bile meşhur Türk grupları var. Şu günlerde ZOMBIE BOYS ve ANGELS yaşamını aktif olarak sürdürüyor. Gelecek ay introlar, demolar ve copy party'lerden bahsedeceğim. Eğer bu konu ya da başka konular hakkında sorularınız varsa yazmayı unutmayın. Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.