THE LOST PATROL
Retro bilgisayar
Vietnam. Yaşı müsait olanlar hatırlayacaklardır bu kelimenin anlamını ve içeriğini. Amerika'nın, yani o süper gücün Vietnam gibi bir ülkeyi yenememesinin sebeplerini bilirler. Tabii biz burada bu sebepleri tartışacak değiliz. Ama o zamanlar tüm dünya bu sebepleri tartışıyordu. Amerika'nın çöküşünü düşünüyordu ve çok uzun bir süre de düşündü. Düşündükleri konular ise çok içerikliydi. Amerikalı askerler geri dönemediler, dönenlerin durumu ise daha kötüydü. Toplumdan soyutlanmış bir kitle idi, bir yıkımın çocuklarıydı Vietnam kahramanları. Onlar kahramandı, ancak Amerika'da halk düşmanıydılar hatta kınandılar. Oysa onlar askerlik çağı gelmeden gönüllü olarak yazılmışlardı orduya. Kimisi de tatilini geçirmek için gittiğini düşünüyordu Vietnam'a. Oysa gerçek çok farklı olmuş ve gençler neye uğradıklarını anlamadan gençliklerini vermişlerdi Vietnam'da. Hemen hepsi uyuşturucu kurbanı, alkol bağımlısı olmuştu. Ancak Amerika'nın yapabileceği hiçbir şey yoktu. Çünkü zaten ezilen oydu. Hiç tanımadığı topraklarda tanımadığı bir halkla savaşıyordu. Ama bunun cefasını askerler çekiyordu. Yukarıdakiler hiçbir şeyden habersiz sadece seyrediyordu. Olanların ve ilerideki olacakların farkında değildi hiçkimse. Onlar yalnızca Amerika'nın zaferini düşlüyorlardı.
Bu konu uzun süre herkesin dikkatini çekti. Birçok dalda konu oldu ve konu olmaya devam ediyor. Hatta uzun süre konu olmaya devam edecek. Taa ki savaşın izleri silinene, olup bitenleri hatırlayan insan kalmayana kadar. Bu uzun zaman süreci içerisinde oyun firmaları da boş durmayıp Vietnam'ı kendilerine konu edindiler. Bazen bir filmden, bazen de doğrudan. Hepimiz Rambo'yu veya Platoon'u hatırlarız. Vietnam'a en çok kafayı takan software firması da "OCEAN" herhalde. Rambo, Platoon ve benzerlerinden sonra Ocean şimdi de "LOST PATROL"u piyasaya sürdü. Artık siz karar verin kimin bu savaşa taktığına.

1965 yılının haziran ayında Amerikan birlikleri sevk edilirken helikopteriniz arızalanıyor ve gitmekte olduğunuz yerin yani "DUHOC"un 58 mil batısına düşüyorsunuz. Bu sırada helikopterdeki askerlerden yalnızca 7 tanesi kurtuluyor. Bunlar Heaver, Case, Gomez, Cain, Blom, Moore ve Bachman. Yalnız pek kurtulmuş sayılmazlar. Çünkü ne telsizleri ne de yeterli yiyecek ve cephaneleri var. İşte iyi haber ve kötü haber ikilemi burada karşınıza çıkıyor. Tam kurtulduğunuza sevinirken bu aksilikler size moral(!) veriyor. Sık ormandaki nehirler ve Vietnam askerlerinin tuzakları da işin tuzu biberi. Kısaca mümkün olduğu kadar az kayıpla Duhoc'a ulaşmayı başarırsanız birliğinize kavuşabilirsiniz. Aksi halde Vietnam'da kalan Amerikan askerlerine yenilerini eklemiş olursunuz.
Oyunumuzun senaryosunu bu şekilde anlattıktan sonra sıra Lost Patrol'u anlatmaya geldi. Oyuna ilk olarak bir harita grafiği ile başlıyorsunuz. Bu harita sizin hareket ettiğiniz alanı gösteriyor. Alttaki menüler sizin askerlerinizi yönetmenize yardımcı oluyor. Sağ mouse tuşuna basarak bu menüleri görebilirsiniz. Sol tuş ile de seçersiniz. Menüler şunlar: ACTION:
1— Search Area: Etrafınızdaki alanı kontrol edersiniz. Bu sayede çevrenizde ne olup bittiğini öğrenebilmektesiniz.
2— Rest: Dinlenme. Rest seçeneği ile yürümekten yorulan askerlerinizi dinlendiriyorsunuz. Dinlenme süresini sol mouse tuşuna basarak ayarlayabilirsiniz.
3— Dig In: Uyuma. Askerleriniz gece hareket edememektedir. Bu zaman aralığında hem askerlerinizi dinlendirmek hem de hızlı vakit geçirmek için bu seçeneği kullanıyorsunuz. Uyuma süresini saat olarak ayarlayabilirsiniz.
FOOD: 1— Normal Rations: Yemek dağıtımını normal ölçüde yapıyorsunuz. Yani tam tabldot veriyorsunuz.
2— Half Rations: Yarım tabldot olarak dağıtım yapıyorsunuz.
3— Starvations Remainings: Askerlerinize ancak ölmeyecekleri kadar yiyecek veriyorsunuz. Eğer yiyeceğiniz oldukça azalmış durumdaysa bunu seçmeniz yararınıza olur.
Bu ayarlamalarla yiyecek düzeyinizi kontrol altında tutabilirsiniz. Kalan yiyecek miktarınız en altta yazmaktadır. Örneğin en altta "130 units remainings" yazıyorsa 130 ünite yiyeceğiniz kalmış demektir.
1— Claymore: Mayın döşeyerek tuzak kurmak için kullanıyorsunuz.
2— Grenade: İki ağaç arasına el bombasının piminin çekilmesi ile harekete geçen bir çeşit tuzak kurmaya yarıyor.
3- Display Info: Kurduğunuz tuzaklar hakkında şekilli ve yazılı bilgi alıyorsunuz.
Diğer seçeneklerle oyundaki grafikleri veya siyah-beyaz animasyonları kapatıyor veya yeniden oyuna başlıyorsunuz. Bu seçenekler oyunun oynanışı ile ilgili.
Ekranın solundaki sağa ve sola ok haritayı sağa veya sola götürerek incelemenizi sağlıyor. Sağ mouse tuşu ile oyuna dönebilirsiniz. Hemen altındaki "M" işareti ise yönettiğiniz adamlar hakkında bilgi ve onların yönetilmesi ile ilgili. Bu bölümde kendinize bir lider (lead) ve iki gözcü (Scout) seçiyorsunuz. Gözcüler etrafı tarayarak o bölge hakkında rapor veriyorlar. Bunun hemen yanındaki taralı alan seçeneği gözcülerden rapor almanızı sağlıyor. Yalnız etrafınızdaki alanlar hakkında rapor alabilirsiniz. Bu bölümlerden de sağ mouse tuşuna basarak çıkabiliyorsunuz. Gelelim ekranın sağ alt köşesine. Burada bulunan oklar yardımı ile istediğimiz yöne gidebilmekteyiz. Eğer bu yön oklarının ortasına basarsanız, başka bir menü daha çıkar ki bu menü adamlarınızın ilerleme hızını ayarlamanızı sağlar. Bu ayarlamalar sırasıyla sürünme, normal yürüyüş ve koşma şeklindedir. Eğer askerlerinizi koşarak ilerletirseniz çabuk yorulacaklardır. Bu da sık sık dinlenme molası vereceğiniz anlamına gelir.

Amacımız Duhoc'a gitmek olduğuna göre doğuya giderek oyuna başlıyoruz. İşte bu andan itibaren oyunun muhteşem grafikleri ile karşı karşıyasınız. Bazen bu grafikler yerini daha da muhteşem olan animasyonlara bırakıyorlar. Tabii sadece yürümekle kalmıyor. Bu yürüyüşler sırasında bir takım olaylar da oluyor. Böyle bir saldırıyla karşılaşırsanız neler yapacağınızı anlatalım.


Silahlı Çatışma: Her iki taraf da siperlerde birbirlerine makineli tüfeklerle ateş etmektedir. Siz sağ mouse tuşu ile siperden dışarı çıkıp sol mouse tuşu ile ateş edebilirsiniz. Bunların haricinde Vietkongluların makineli tüfek yuvaları size göz açtırmayacaktır. Bu mevzileri yok etmek için el bombası kullanmalısınız. Bunun için önce sol mouse ile "grenades"e basın, sonra bu el bombasını hedefe doğru fırlatın. Ancak hedefe kısa sürede atmalısınız yoksa elinizde patlayabilir. Burada en çok dikkat edeceğiniz nokta el bombalarıdır. Karşı taraftan el bombası atan biri gördüğünüz anda onu vurun. Eğer vuramazsanız hemen siperinize girin. Uzun süren bir çatışmadan sonra kazanan belli olacaktır. Adam kaybetmemeye bakın. El bombası patlaması halinde 1 adamınızı kaybedersiniz. Bunun yanında birkaç adamınız da ağır yara alabilir.

Makineli Tüfek Saldırısı: Bu saldırı eğer ormandan yapılıyorsa işiniz biraz kolaydır. Yapmanız gereken nereden ateş edildiğini bulup o mevziye el bombası atmaktır. Bunun için sağ tuşa basıp el bombasının pimini çekin. Sol tuş ile de hedefe gönderin. Burada tuşa ne kadar uzun basarsanız o kadar uzağa gönderirsiniz. Dikkat edilecek nokta, el bombasını çabuk atmak. Sakın pimi çekip beklemeyin. Yoksa bombanız elinizde patlayıp ölme ihtimaliniz yüksek.

Eğer makineli tüfek saldırısı kasabadaki evlerden yapılıyorsa işiniz biraz zor. Atışlarınızı dürbünlü tüfek ile yapıyorsunuz. Burada ateş edilen yeri bulmak oldukça güç. Yalnızca dürbün sayesinde ateş eden kişiyi bulabiliyorsunuz. Ayrıca yönettiğiniz adamın atış kabiliyetinin iyi olması gerekli. Atış durumu iyi olmayan bir asker tüfeği devamlı sallar. İyi bir atış kabiliyetine sahip askerle oynarsanız silahınızın dürbününü çıkartabilirsiniz.

Yalnız Bir Viet-kong'lu İle Karşılaşma: Yürürken karşılaşacağınız bir durum da tek başına olan bir Vietnam devriyesi ile karşılaşmaktır. Bu durumda Viet-kong'lu ile teke tek dövüşmek zorundasınız. Tabii silahsız olarak. Burada yönetim yalnızca joystick'le sağlanmaktadır. Size tavsiye edebileceğim en iyi hareket, yukarı itip düğmeye basarak suratına tekme atmanızdır. Altta iki askerin de dayanıklılığı görülmektedir. Dayanıklılık çizgisi biten yenilir.
Kasabaya Ulaşma: Bir Vietnam kasabasına geldiğinizde karşınıza ilk seçenek çıkar. "EXIT"i seçerseniz kasabadan ayrılırsınız. "ACTION"ı seçerseniz kasabada birtakım hareketler yapacaksınız demektir. Action'ı seçtiğinizde karşınıza çıkacak menüler şunlardır:
QUESTIONS: Kasabanın önde gelen bir kişisine soru sorarsınız. Sorularınızın zorluk derecesini önceden belirtmelisiniz. Köylülere yiyecek (food), silah (gun) ve Viet-kong askerlerinin (VC) yerini sorabilirsiniz. İlk etapta size cevap vermeyecek veya konuyu bilmediğini söyleyecektir. Ancak siz de asker olduğunuzu unutmayın ve size tavsiyem hemen şiddete başvurun. Bu bölümden, hiçbir şey yazmayıp "RETURN"e basarsanız çıkarsınız.
KILL ONE: İşte, artık terör havası esmeye başladı. Diğerlerine örnek olması için köylülerden birini öldürüyorsunuz. Artık sorularınız daha az cevapsız kalacaktır. Eğer hâlâ cevap vermemekte direniyorlarsa, birini daha öldürün. Ancak dikkat edin, bazen içlerinden birinin ölmesinden hoşlanmayan köylüler çıkabiliyor. Bu durumda halk size karşı saldırıya geçiyor.
KILL ALL: Gerçek bir katliam yaratıyorsunuz ve tüm köy halkını kurşuna diziyorsunuz. Eğer kasaba halkı sizi çok kızdırırsa bu seçeneği kullanın. Fakat şunu unutmayın ki, herkesi öldürdüğünüzden soru soracak kimse kalmıyor. Ayrıca köye yakın bir Vietnam birliği varsa silah seslerini duyarak size saldırabiliyor.
SEARCH AREA: Tüm köyü arıyorsunuz. Bu sırada bazı tüneller buluyorsunuz. Bu tüneller bildiğiniz gibi savaş sırasında Vietnamlıların en etkili tuzak sistemiydi. Bunun çözümü olarak tünele girip bakabilir veya bu riski göze alamam derseniz bir el bombası ile tüneli ve içindekileri tamamen yok edebilirsiniz. Eğer ben riski severim derseniz, tünele girer ve belki şansınız yardım ederse ilginç şeyler bulabilirsiniz.
Böylece kasabadaki işlemlerinizi tamamlayıp buradan "exit" ile ayrılın.
Yolda Bir Vietnam'lı İle Karşılaşma: Bu bölümde işiniz epey zor. Çünkü karşınızdaki size hiç İngilizce bilmediğini söyleyip duruyor. İsterseniz onu öldürebilirsiniz. Ancak genelde bu köylüler bir çeşit tuzak. Her zaman bunların etrafındaki çalıların arasında Vietnam askerleri oluyor. Yani küçük bir çatışmaya hazırlıklı olun. Karşılaştığınız kişi ya bir tarlada çalışıyordur ya da hayvanlarını otlatıyordur. Eğer tarlada çalışıyorsa kalabalık, hayvan otlatıyorsa tek başına demektir. Bu bölümde de kasabada karşınıza çıkan seçenekleri kullanıyorsunuz.

Bu karşılaşmaları da anlattıktan sonra oyunla ilgili birkaç açıklama yapalım.
Bazen adamlarınız dağlık bölgelere ulaşırlar. Bu bölgelerden geçmek oldukça zor. Hatta adamlarınız yetersiz aletten dolayı dağlara tırmanamayabilirler. Bu durumda onlara karşı tedbirinizi alın ya da saldırın. Karar size kalmış.
Oyunda, silah şeklindeki beyazlıklar mayın tarlalarını, çarpı şeklindeki beyazlıklar ise köyleri ifade etmektedir.
Bunların dışında size tavsiye edeceğim nokta şu; Gözcülerinizden birini Vietnam'lı seçin. Bu asker bölgeyi iyi bildiğinden size çok faydalı olacaktır. Fakat bazen Vietnam'lının vatan aşkı ağır basıp size ihaneti de söz konusu olabilir. Dikkatli olun. Ayrıca gözcüleri belirli aralıklarla değiştirmenizde yarar var.
Bütün zorlukları aşıp Duhoc'a geldiğinizde kasabada karşılaşacaklarınız da oyunu bitirenlere sürpriz olarak kalsın.
Son olarak oyunun grafiklerine değinmek istiyorum. Gerçeği söylemek gerekirse oyunun grafikleri muhteşem. Hele dijitize animasyonlar harika. Fondaki ağır müzik de oyuna ayrı bir hava veriyor. Her yönüyle kendinizi oyuna iyice kaptırıyorsunuz. Kısacası alınmaya değer iyi oyunlardan biri Lost Patrol. Arşivinizde bu oyunun bulunmasını tavsiye ederim. Eğer oyun zaten arşivinizdeyse, doğru kararı vermişsiniz diyorum. Çünkü harcadığınız 2 disketin karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz.
Bu uçsuz bucaksız Vietnam ormanlarında hepinize bol şans ve mutlu saatler dilerim.
GRAFİK : 98 SES : 88 OYNANABİLİRLİK : 95 GENEL : 95