Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 73
Sıra, üstleneceğimiz görevi seçmeye geldi. Menüdeki dört, beş ve altıncı seçeneklerde üç farklı görevden birini seçiyorsunuz. Bu görevlerden herhangi birini seçerek Normandiya veya Ardennes'te çarpışabilir veya bir çöl seferine çıkabilirsiniz. Bu görevlerden birini seçtiğiniz anda, karşınıza beş seçenekli ikinci bir menü çıkacak. Bu menüdeki seçeneklerden ilki, Gerçekçilik Derecesi (Level of Realism). Burada sırayla; sınırsız cephane ve yakıt, derin nehirler, hızlı yükleme (tankın namlusuna mermi sürülmesi) ve düşman araçlarının tanımlaması var. Bunlardan istediğinizi aktive edebiliyorsunuz. Benim size tavsiyem, başlangıçta bu menünün verdiği bütün avantajları kullanarak oynamanız. Daha sonra bu oyunda ustalaştıkça, bunları kullanmadan da oynayabilirsiniz. Oyunda, derin nehirlerin oldukça önemli bir işlevi var. Savaş esnasında bazı yerlerde düşmanı kıstırmak veya dolaştırmak için, nehirler oldukça iyi bir tampon oluşturuyor. Düşman tanklarının derin nehirleri aşamamaları, bazı konumlarda size büyük bir avantaj sağlıyor. Yeni menüdeki ikinci seçeneğimiz ise Görev (Mission). Her seferde ardarda tamamlamamız gereken 6 görev var. Eğer bunların hepsini tamamlamak istiyorsanız, Campaign'i seçin. Ama isterseniz, yalnızca birinci görevi veya ilk birkaç görevi seçebilirsiniz. Üçüncü şıkta, kendi kuvvetlerimizle ilgili varyasyonlar var. İlk önce Shermanların sayısını (1-4 arası), ardından jiplerin sayısı (0-2 arası) seçiyoruz. En sonunda ise, topçu desteği alıp almayacağımızı seçiyoruz. Dördüncü seçeneğimiz Alman kuvvetleriyle ilgili. Bunlardan ilki olan Experience, adından da anlaşılacağı gibi düşmanımızın tecrübesini, buna bağlı olarak da savaş kabiliyetini belirtiyor. Bunu az (mini), orta (mid.) veya fazla (maxi) olarak belirliyoruz. Bunun ardından Troop Moral geliyor. Bununla da rakiplerimizin morallerini ve bunun da etkisiyle savaş kabiliyetlerini yine aynı şekilde seçiyoruz. Son olarak, rakibimiz olan Alman komutanını seçiyoruz. Bu menüdeki son seçenekle de (Begin Game) oyuna başlıyoruz.
Oyuna başlamadan önce, size oyunda kullanılan bazı tuşlardan bahsedelim. Bu tuşlar yardımıyla oyun üzerindeki hakimiyetiniz oldukça genişliyor. Şimdi bu tuşları tanılayım:
F1: Kokpitin dışına çıkarak, tankın üstünden görebilmenizi sağlar. Bu sayede hem bakış açınız genişler, hem de taretin (namlu) eğimini daha kolay ayarlayabilirsiniz.
F2: Kokpit dışındayken dürbünle çevreye bakabilmenizi sağlar. Böylece harita üstünde tespit ettiğiniz bir tanka yaklaşırken, atış menziline girmeden hedefin doğrultusunu ayarlayabilirsiniz. Bir tankla karşılaştığınız zaman, taretinizi tanka çevirip nişan almanız belli bir zaman gerektirir. Tabii aynı şey düşman tankı içinde geçerli. Fakat siz menzile girmeden dürbünle tankın doğrultusunu saptayıp ona göre yaklaşırsanız, daha neye uğradığını anlamadan düşman aracını yok edebilirsiniz. Dürbünden tekrar F2'ye basarak çıkabilirsiniz.
F3: Buradan tankınızın hasar durumunu öğrenebilirsiniz. Tankınızın motoru bozulduğu zaman hızı düşer. Böyle durumlarda düşman tanklarından sakınarak onarım üssüne geri dönmeniz gerekir. Ama yine de bu haldeyken çarpışmak zorunda kalırsanız, harita ve dürbününüzü kullanarak savaşın. Bu durumda, ancak bunların kazandırdığı avantajlar ile çarpışmadan sağ çıkabilirsiniz. Ayrıca, eğer tanklarınızdan birinin tareti bozulursa, bunu hiçbir şekilde düzeltemezsiniz. Böyle bir durumda o tankı yok farz edin. Hasar raporundan bilgisayarınızın boşluk tuşuyla çıkabilirsiniz.
F4: Bu tuşla haritaya geçerek savaşacağınız alanı detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Ayrıca haritadan aynı anda bütün araçlarınızı da (tankları ve jipleri) kontrol edebilirsiniz. Bunun için önce klavyenizdeki rakamlarla (1, 2, 3 ve 4 tankları; 5 ve 6 ise jipleri seçmenizi sağlar) istediğiniz aracı seçin. Aracı seçtiğiniz anda, haritada kırmızı bir nokta belirir. Bu seferin ikinci aşamasında, yeni bir Alman karargâhına saldırarak jipleri ele geçiriyoruz. Daha sonra da nehrin öteki yanına geçerek birkaç üssü yok ettikten sonra, bataryayı susturarak seferi tamamlıyoruz. Bir seferi tamamladıktan sonra, ekranda bizi tebrik eden bir yazı beliriyor. Bunun ardından kendimizi ana menüde buluyoruz. Aklımdayken, ele geçirdiğiniz bazı karargâhlar onarım üssü olacaktır. Bunların kapısından içeri girdiğinizde tankınızın bütün arızaları (taretin tahrip olması dışında) giderilecektir. Bunun için, bu tür üsleri ele geçirmek için çarpışırken yanlışlıkla bakım-onarım binasını vurmamaya çalışın. Haritada bu tür üsler özel renklerle belirtilmiştir. Örneğin Alman tankları açık kahverengi bir noktacıkla, onarım üsleri yatay ve kısa üç kırmızı çizgiyle gösteriliyor.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 72
Loriciel Firması'ndan 512 K'da çalışabilen bir tank simülasyonu olan Sherman-M4, türünün ilk ve tek örneği. İlk oluşuna rağmen oldukça kaliteli olması, gelecekteki tank simülasyonları konusunda ümit verici...
Kutsi AKILLI
Kaderin garip bir cilvesidir ki, insanoğlu birbiriyle dalaşmak istediği zaman teknolojisini şaşırtıcı bir hızla geliştirmiştir. Eğer dünya tarihine kısaca bir göz atarsanız, bunun ne kadar doğru bir varsayım olduğunu görebilirsiniz. Hatta Mario Simmel romanlarından birinde bu konuya şöyle bir cümleyle değinmiş: 'İnsanlığın mutlu günleri tarihte boş sayfalardır'. Şimdi içinizden birçok kişi, "galiba yanlışlıkla başka bir sayfayı açtım" diye düşünebilir. Hayır yanlış bir sayfada değilsiniz, sadece ben biraz felsefe yapmaya daldım ve oyunumuzun temel öğesi olan savaşın ne kadar şaşırtıcı ve korkunç bir olay olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Evet, gerçekten de çok şaşırtıcı bir şey bu savaş. Yalnızca yıkıma sebebiyet vermiyor, aynı zamanda teknolojinin gelişmesine de katkıda bulunuyor. Tabii getirdiği yıkımın yanında teknolojiye kazandırdığı hız, çok tartışmalı bir konu. Bazı düşünürlerse, savaşın dejenere olmaya başlamış olan bir toplum için faydalı olabileceğini öne sürüyorlar. Tabii bu fikrin ne derece doğru olduğunu anlamak oldukça güç, ama sonuç olarak ben şiddetin akıl yoluyla aşılamayan sorunlarda bile çoğu zaman çözüm getirmediğine inanıyorum. Artık siz sinir krizleri geçirmeye başlamadan oyunu anlatmaya başlasam iyi olacak sanırım.
İsminden de anlaşılacağı gibi, oyunumuzun temel konusu savaş. Oldukça güzel hazırlanmış bir tank simülasyonu, Sherman M4. Loriciel firması daha önce bu tür bir çalışma yapmamış olmasına rağmen, bu ilk denemelerinden ilerde bu tip oyunlarda oldukça başarılı olacakları anlaşılıyor.
Başlangıçta karşınıza altı seçenekli bir menü çıkacak. Bu menünün ilk şıkkında (VIEW OF SHERMAN) kullanacağımız tankın özellikleri ve detaylı bir resmi yer alıyor. Bundan sonra ise tankın içini ve bazı işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren bir resim geliyor. İkinci seçenekteyse (VIEW OF ENEMY) sırayla Alman tanklarını ve teknik özelliklerini görebilirsiniz. Bu seçeneği oldukça dikkatli incelemenizi tavsiye ederim. Böylece hangi tankların sizden daha üstün durumda olduklarını anlayabilirsiniz. Biz oyuna ismini veren Amerikan yapımı bir Sherman M.4A2 kullanıyoruz. Silahımız 75 mm çapında ve aracın yapabildiği maksimum hız saatte 52 km (km/h). Şimdi bunları göz önünde bulundurarak aracımızı düşman tanklarıyla kıyaslayalım. İkinci seçenekte karşımıza çıkan ilk tank, Panzer IV. Hızı bizden daha düşük (38 km/h), ama ateş gücü bizimkine eşit (75 mm). Sizin de farkettiğiniz gibi, en rahat yok edebileceğimiz tanklardan birisi. İkinci rakibimiz bir Jagdpanzer IV. Hızı 47 km/h, ateş gücü ise 88 mm. Bu, dikkat etmemiz gereken tanklardan biri. Ateş gücü bizden daha üstün olmasına rağmen, hızı daha düşük olduğu için vur-kaç taktiği ile yok edebiliriz. Üçüncü tank ise Sturmgeschutz III. Ateş gücü bizimkine eşit (75 mm), hızıysa bizden düşük (48 km/h). Tabii bu tank da, rahatça yok edebileceğimiz araçlardan biri. Dördüncü ve son rakibimiz, bir Tiger. Hızı bizden düşük (45 km/h) olmasına rağmen, ateş gücü bizden daha yüksek (88 mm). Tabii bu tanka karşı da, vur-kaç taktiğini kullanacağız. Evet, eğer buraya kadar anlattıklarıma dikkat ederek oynarsanız, oldukça avantajlı bir durumda olacaksınız. Ana menüdeki üçüncü seçenek (DEMO MODE) ise, sırayla düşman tanklarını göstermek dışında bir şey yapmıyor.