Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 37
Merhaba Sevgili Amiga Dünyası Okuyucuları!
Sizlere her ay bu köşede Hardware temeli ve uygulamaları ile ilgili bilgiler vereceğiz. Bu bölümün amacı bilgisayar kullanıcılarının dışarıdan birtakım işlemler yaparken, içerde olup bitenle ilgili genel bir fikir edinmesini sağlamak. Derslerimize DIGITAL Teknik ile başlayacağız ve zamanla hep birlikte bilgisayarın en ileri aşamalarına kadar gideceğiz.
Yazı dizimizde ilk olarak "HARDWARE" ya da Türkçe karşılığı ile "DONANIM" nedir diye başlayacak, sonra da yavaş yavaş konuya gireceğiz. Lütfen yazımızla ilgili soru ve eleştirilerinizi bize yazın. Bunları köşemizde mümkün olduğunca yanıtlamaya çalışacağız.
HARDWARE = DONANIM Hardware, genel olarak bilgisayar dünyasındaki teknik olayların tümüdür. Bilgisayar ya da bilgisayarlar ile kullanılan diğer yan birimlerin tasarım, üretim, montaj, geliştirme ve tamir aşamalarının tamamı bu kapsama girer.
Günümüzde tüm büyük bilgisayar firmalarının bu isim altında tasarım ve bakım-onarım servisleri vardır. Bu bölümlerde "Elektronik Dünyası"nın içinde olan yani temel elektronik eğitimi almış olan ve bu temeli bilgisayarda geliştiren elemanlar, yeni model bilgisayarların tasarımını yaparlar. Elektronik Dünyasından dedik, çünkü donanım elektroniğin özellikle "Digital Elektronik"in bir aşamasıdır. Dolayısıyla Elektronik temeli olmadan donanım konusuna girmek mümkün değildir, işte bu nedenle donanım derslerimize "Digital Elektronik" konusundan başlayacağız.
DIGITAL ELEKTRONİĞE
GİRİŞ: Sizlere bu bölümde "Digital" ne demektir, nerede kullanılırdan başlayarak, bütün digital sistemlerde ana dil olan "Binary" (ikili) sayı sistemlerini anlatacağız. Sonra da digital teknikle oluşturulan donanım cihazlarından bahsedeceğiz.
Bu bölüm temel bir bilgi verecektir. Digital teknik bilginizi bu temel üzerine kuracak ve geliştireceksiniz. Bu yüzden dikkatle takip etmeli ve çok iyi kavramalısınız.
DIGITAL ELEKTRONİK: Elektronikte iki tip sinyal vardır: Analog ve Digital. Analog sinyal halk arasında daha çok bilinir, çünkü daha eskidir. Analog sinyal alternatif, yani düzgün ve sürekli olarak değişen bir akım veya gerilimdir. Radyo sinyalleri veya ses frekans sinyalleri analog sinyallere örnek gösterilebilir. Digital sinyallerde ise, her türlü bilgi ikili (binary) sayı sistemi dediğimiz 1 ve 0'lardan oluşur.
Duvar ya da kol saatlerini düşünün. Biliyorsunuz kalibre edilmiş bir kadran üzerinde oynayan akrep ve yelkovan pozisyonu zamanı gösterir. Zamanı tam olarak okuyabilmek, kadran üzerindeki taksimatların ne kadar sık olduğuna bağlıdır. Oysa digital saatlerde zamanı saat, dakika, saniye ve hatta salise cinsinden tam olarak okumak mümkündür. Hassasiyet tamdır ve zamanı doğrudan decimal (ondalık sayı sistemi) olarak gösterir. Kısaca digital, bulunduğu konuma göre
LÜTFİ BİRSES tam olarak ölçü, adet veya sayı verebilmektedir. Analogta bu yoktur. Başka bir deyişle digital kesin ve nettir, ya vardır ya da yoktur. İşte bu kesinlik binary sayı sisteminden, yani ikili sayı sisteminden kaynaklanır. İkili sayı sisteminde her sayı 1'ler, 0'lar ve bunların kombinasyonu ile ifade edilir.
Ondalık sayı sistemi, temelde insanın 10 parmağı olması neticesinde ortaya çıkmıştır. İnsanların sayıları ifade etmek ve hesap yapmak için ilk denemeleri parmaklarını kullanarak olmuştur. İşte bu nedenle günlük hayatta ondalık sayı sisteminin kullanımı yerleşmiştir. Günlük hayatta kullandığımız 0'dan 9'a kadar olan sayılar ve bunların belirli büyüklükleri gösteren kombinasyonlarından oluşan "Decimal" yani ondalık sayılar, digital elektronikte genellikle binary, yani ikili sayı sistemine çevrilerek kullanılır. Buradan Digital'de sadece binary sayıların kullanıldığı yanılgısına düşmeyin, zira her iki sayı sistemi de kullanılır. Fakat ikili sayı sistemi esas alınarak oluşturulan digital cihazların diğerlerine göre daha ucuz, daha basit, hızlı ve güvenilir olma gibi üstünlükleri vardır. Günümüzde artık digital elektronikte genelde ikili (binary) sayı sistemi kullanılmaktadır.
Sayı sistemlerinin temel farklılığı tabandır. İkili (Binary) sayı sisteminde taban 2, ondalık (decimal) sayı sisteminde ise taban 10'dur.
Ondalık (Decimal) sayıları ifade etmekte kullanılan 0'dan 9'a kadar 10 farklı rakam vardır. İkili (Binary) sayıları ifade etmek için ise sadece 0 ve 1 rakamları kullanılır. Pratikte bunlardan digit olarak bahsedilir. Bu ikili digitler yan yana dizilerek bir ondalık sayıyı ifade edebilir. Örneğin;
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 36
Eminim çoğunuz birçok oyunla büyük bir üne sahip Psygnosis firmasını bilirsiniz. Psyclapse ise Psygnosis'in okulu gibi bir firma; Psyclapse'de gelişen ve kendini ispatlayan oyun programcıları Psygnosis'e aktarılır. Grafikçi ve müzisyenler için de geçerli bu kural, Psygnosis'i devamlı belli bir kalite düzeyinde tutmak için düşünülmüştür. Fakat bazen Psyclapse'nin Psygnosis'ten daha iyi oyunlar çıkarabildiği oluyor. İşte NEVER MIND oyunu da böyle sivrilen oyunlardan biri.
Gelelim oyunun konusuna... Tanrıların tanrısı Zeus sizi, kendinize düşen görevleri yerine getirmediğinizden dolayı ayrı bir boyuta hapsederek cezalandırıyor. Bu boyuttan kurtulmak için bilerek bozulmuş "Kutsal 999 Resim"i yeniden eski hallerine getirmelisiniz. Bunun için de resimlerdeki eksik kareleri yerlerine koymalı, yeri hatalı resim karelerini de gerçek yerlerine oturtmalısınız. Bu düşünüldüğü ve söylendiği kadar basit değildir; her resmi tamamlamanız için size belli bir süre verilmiş. Bu süreyi iyi kullanamadığınız takdirde hakkınızı kaybeder ve sonsuza kadar boyutsuz bir ortamda kalırsınız.
Oyun, pratik zeka, hafif strateji ve en önemlisi 4. boyut olan zaman faktörüne bağımlı olarak hazırlanmıştır. Bu sebeple yapacağınız herhangi bir yanlış hareket ya da zaman kaybı, üzerinde çalıştığınız resmi bitirmenizi olanaksız kılar.
Oyun disketini taktıktan kısa bir süre sonra oyunun ana ekranı karşımıza çıkar. Bu ekranda, eski Roma Devletinden kalma bir Sezar heykeli resmini görebilirsiniz. Ekranın sağ üst köşesinde ise çok akıcı bir şekilde dönen ve dijite edilmiş resimlerden oluşan bir animasyon var. Ekrandaki akıcılık, dakikada 24 karenin peş peşe gösterilmesiyle yapılmıştır. Mouse tuşuna bastığımızda yine kısa bir yüklemeden sonra karşımıza oyunu hazırlayanları tanıtan bir ekran çıkar. Bir süre bu yazıların geçmesini bekledikten sonra mouse'un sol tuşuna ikinci kez bastığımızda görüntüye 4 seçeneği olan bir menü gelecektir.
Bu seçenekler sayesinde, müziği ve her bölüm arasını süsleyen geçiş sahnesini açıp kapayabilirsiniz. Password yardımıyla istediğiniz herhangi bir kademeden başlayabilirsiniz. Yalnız bunun için gerekli olan şifreyi bilmeniz gereklidir. Oyun sırasında değişik kademelerin şifreleri kademe aralarında size verilecektir. Bunları bir kenara not etmenizde fayda vardır. Size sunulan sonuncu seçenekle de oyuna başlayabilirsiniz.
Oyunu oynamak için joystick'inizin doğru portta (Port 2) olması gereklidir. Ekranın en sağ kenarındaki kutular, mouse'u üzerine götürdükten sonra bunlara klik edilerek seçilebilir. Bu kutulardan biri oyunu dondurmanıza yarıyor. Bu sayede, arada zaman bitecek diye hiç telaşlanmadan kolanızı yudumlayabilirsiniz. Mouse tuşuna bir daha klik ederek, yine oyuna dönmeniz mümkün. Kutulardan bir diğeri ise size çözümü gösterir. Bunu pek kullanmamanızı tavsiye ederim; çünkü bu o an var olan zamanınızın yarısını yok edecektir. O yüzden sadece çok zor durumda kalınca bu seçeneği kullanın.
Ekranın sol üst köşesinde de, kalan zamanınızı gösteren bir daire ve o an taşıdığınız parçayı gösteren kutu gözükmektedir. Amacınız, duvarlardan birinde gözüken resmi, parçalarını yerine oturtarak tamamlamaktır. Bu parçaları da odada bulunan diğer duvarlardan temin edebilirsiniz. Odanın zemininde ve duvarlarda bulunan bazı kareler sizin konumunuzu değiştirmenize yaramaktadır. Bunun için, ortasında bir yuvarlak delik bulunan kutunun üzerine gelin ve joystick'i aşağı doğru çekin. Adamınız bulunduğu kareden yok olarak duvarlardan birinde ve genellikle zemine paralel olacak şekilde belirir. Bu sayede bulunduğunuz duvar zeminmişçesine rahatlıkla hareket edebilirsiniz. Bulunduğunuz duvarda var olan kareyi almak için bunun üzerine gelin ve ateş tuşuna hafifçe dokunun. Kare yerden kaybolacak ve ekranın sol üst tarafındaki "Taşınan" kutusunda belirecektir.
Aldığınız kareyi, bir an önce resmin üzerindeki boşluğun üzerine geldikten sonra buraya yerleştirmelisiniz. Bunun için de kareyi alırken yaptığınız gibi ateş tuşuna basmanız gereklidir. Bazen, resmin bazı karelerinin yerleri resim üzerinde hatalı yerleştirilmiştir. Bunun için, bu şekilde olan karelerin hepsini teker teker toplayıp o duvarda (ya da zeminde mi desek?) bulunan boş kutulara yerleştirdikten sonra sırayla gerçek yerlerine koymak daha akıllıcadır.
Arada bir Amiga'da böyle güzel ve ustalıkla hazırlanmış bir oyunu oynamak epey zevkli oluyor. Hele hazırlayanlar Psyclapse gibi büyük ve ünlü bir firmanın elemanlarıysa...
Oyun, gerek grafik, gerek de ses açısından tam nota çok yakın bir değer alacağı kesin. Oyun sırasında işitilecek olan ses efektleri de normalden de öte olduğundan oyun arada sırada da olsa oynanmaya değer bir oyun.