Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 34
Revolution: İşte başınızın belası ayaklanmaları buradan ayarlıyorsunuz (Many: en çok, No: hiç yok). Bir lidere "Halkın ayaklanması başına bela olsun mu?" diye sormak her ne kadar saçma geliyorsa da siz ayaklanmaları kapamayın. Hem oyuna zevk veriyor hem de rakiplerin başına bize olduklarından çok bela oluyorlar. Bütün bunları ayarlayıp nerede oynayacağımızı da seçince sıra geliyor rakipleri seçmeye. Rakiplerinizin hepsi tarihi ve basitten zora doğru şu şekilde gidiyorlar:
1- Caveman (Mağara adamı) 2- General Custer 3- Julius Caesar 4- Genghis Khan 5- V. Henry 6- Abraham Lincoln 7- Queen Victoria 8- Bismarck 9- ? (Bu soru işaretine klikleyince bilgisayar size bu rakiplerden birini rastgele seçiyor) 10- Napoleon Bonaparte (Siz en iyisi Napolyon'a pek bulaşmayın)
Sonunda oyunun oynanışına ve açıklanmasına geçebiliriz. İlk ikon bu ve load, save, yeni oyun, oyunu terketme gibi işlemlerin dışında ayrıca animasyonları açıp kapama, renk ayarı gibi şeylerle uğraşıyorsunuz. Deniz kıyısı: Bu ikona bastığınızda düşman yapmakta olduğunuz savaşları görüyor ve istediğinizi siz yönetiyorsunuz. Üç yıldız: Eh artık bizim ülkemizde de bu işareti tanımayacak yoktur herhalde. Askerlikle ilgili bilgiler kazandığınız, kaybettiğiniz savaşlar, fethettiğiniz ülke sayısı gibi bilgiler var. Şamdan: Buradan askeri birliklerinizi elinizdeki kaynağa göre ayarlıyorsunuz. Ayrıca donanma, taşıma ve casus sayısına verilecek önemi de yine buradan ayarlıyorsunuz. Eller: Burası diplomatik yürüttüğünüz yer. Yapabileceğiniz üç iş var: Bir iki ay'dan iki yıl'a kadar uzanabilen bir anlaşma yapıp (anlaşmalar iptal edilemeyeceğinden) hem bir düşman azaltmış olursunuz hem de biri size saldırdığında size yardım edebilecek bir dost kazanırsınız. Yine bir rakibinizle bu defa başka bir rakibinize karşı birleşip onun helvasını yemeye çalışıyorsunuz. İşte bu bölümün en ilginç hareketi. Beş tane özel casus timiyle başka bir hükümetin temellerine limon suyu sıkıyorsunuz ve ayaklanma çıkarıyorsunuz. Gazeteli Adam: Herhalde bakar bakmaz bunun casuslukla ilgili bir ikon olduğunu anladınız. Burada rakiplerinizin tam karşısındaki düğmeye ajanlarınızdan o ülke hakkında bilgi bir kaç tur araştırmadan sonra o ülkede ayaklanma bile çıkarabilirsiniz. Ayrıca daha sonra işlevini açıklayacağım "Special Force" adı verilen özel timlerden de her tur üretin ileride çok lazım oluyorlar. Kitap: Bu ikon neredeyse istatistik gibi bir şey. Kendinizin ve düşmanlarınızın gelişmelerini aynı tabloda grafik halinde görüyorsunuz, hem böylece kimin daha ileride olduğunu da anlayabiliyorsunuz. Açık el: Bu mouse'un sağ tuşuna basarak da yapabileceğiniz bir işlem ve ekranı sağa sola hareket yarıyor. Açıkçası bana sorarsanız - sormasanız da söyleyeceğim - sadece yer kaplamak için yapılmış bir ikon. Füze tutan el: Niçin ile de her oyunda en önemli bir ikon vardır bilmiyorum ama, işte bu ikon da bu oyunun geçen bir önemli ikonu. Bu ikonla şamdan ikonundaki altı askeri birliğin ilki büyüklüğünde (ki en çok 5 puan oluyor) bir askeri birliği sahibi olduğunuz topraklardan birine yerleştirip fetihlere (daha doğrusu istilalara) başlıyorsunuz. Bir ülkede ne kadar çok askeri ünite varsa o ülkenin üzerindeki füze de o kadar büyük olur. Yumruk: Birinin beynine yumruk gibi inmek ne demek biliyorsunuz: İşte casus ikonundaki özel güçler bu işi de yapıyorlar. Ama kimin beynine indiğini artık siz bulun (hayır bilemediniz yazarın beynine değil). Dünya haritasının ekranındaki tank ise bütün fetih ve savaşları gösteriyor. Gül tutan el: Yine, özel timlerin uyguladığı bu işlemin kimin için olduğunu bulmayı size bırakıyorum. Dünya haritasındaki yumruk ise bütün dünyadaki ayaklanmaları gösteriyor. (İşte bu size bir ipucudur) Düşünen adam: Bu en dip köşedeki ikon ise turunuz bitmeyip de yapacak işiniz bittiği zaman sizi bekleme derdinden kurtarıyor. Kısacası turu bitiriyor. Ağaç ve güneş: Bu ikona basıp de arkadaki güneşi aya çevirdiğinizde oyunu pause etmiş oluyorsunuz. Özellikle savaşlarda çok işe yarıyor.
Haritalar, durumumuz hakkında çeşitli bilgiler veriyor.
İkonlar bitti, gelelim bir iki küçük açıklamaya: Bir ülkenin üstüne bastığınızda çıkan küçük bir ekranın sağ üstünde ülkenin yerini ve ekranın tam ortasında da komşularının isimlerini görüyorsunuz. Bu ekranda ise sadece beş ikon var. İlk iki ikondan üstteki siyasi veya fiziki haritayı gösterirken alttaki casus ikonuna bastığınızda ise iki olay oluyor; ortasında casuslarınızın o ülke hakkındaki bilgisini alıyorsunuz ve de üstteki ikonlar değişip yerlerini bir tank (ki size savaşları gösteriyor) ve bir yumruğa (ki o da civardaki ayaklanmaları gösteriyor) bırakıyorlar. Artık her yazının tavsiyeler bölümüne geldik (ben bu bölümü çok severim çünkü bol bol ukalalık edebiliyorum). Önce oyuncu seçerken kendinizi en son seçin, çok faydasını görürsünüz, bırakın önce onlar oynasın. İlk turlarda yaptığınız ordularla boş ülkelere girin, savaş olmayacağından adam kaybı da olmayacaktır. Kesinlikle güçlüyle birleşin, mümkünse pakt yapın ve düşmanlarınızın sırlarını öğrenmek için hemen casuslarınızı işe başlatın ama asla unutmayın ki casuslar ne kadar az yerde çalışırlarsa o kadar başarılı olurlar. Gireceğiniz ülkelerin fabrikaları ne kadar büyük olursa üretiminizin o kadar artacağını, dolayısıyla o kadar çok asker üretebileceğinizi unutmayın. İşte bir oyunu daha öğrendiniz, artık alıp almamak size kalmış ama size bir sır vereyim: Sid Meier ve Microprose'un Civil War'ı geliyor benden söylemesi. "Bana ne" diyorsanız bu oyunu alın çünkü Billboard'a giremese de bugünlerde bulabileceğiniz en iyi bir kaç oyundan biri. İlk eller bir şey anlamasanız da moralinizi bozmayın, ben zevkine ancak 4.-5. elinde varabildim. Bir dahaki oyuna (umarım Civil War olur) görüş.
SERBÜLENT TURAN
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 35
of the Furries
Platform hastalarına yepisyeni ve güpgüzel bir platform oyunu çıktı: Fury Of The Furries. Gerçi müjde demek isterdim ama diyemiyorum, niyesini ise yazıyı okuyunca anlarsınız (umarım). Oyunu açıklamaya başlamadan önce, konuyu anlayabilmeniz için orijinalinin kutusundan bir alıntı yapmak istiyorum. İşte alıntı: "İsyancı Tiny'lerin dünyaya yaptıkları başarısız yolculuk sırasında kötü ruhlu bir Tiny, kralı ve çok değerli olan bir makinayı kaçırarak Slumph'ı terör ve korkunun kol gezdiği bir gezegen haline sokar". Tanrım, ne kadar orijinal bir fikir sanki bir yıllardır çıkan platform oyunu konularına biraz benziyor gibi, ama neyse. Fury Of The Furries (bu arada bu isimleri de kim buluyor yahu? ne tuhaf bir bu) aslında Lemmings benzeri bir puzzle oyunu. Oyunda farklı özellikleri bulunan dört değişik şekle girebilen bir Furry'i kontrol ediyorsunuz. Bunların hepsi normal zeminlerde yürüyebiliyor veya ayrıca hepsinin kendilerine özgü özellikleri de bulunmakta. Sarı ateş topu atıyor, mavi olan suyun altında yüzebiliyor, yeşil olan sarkıttığı bir ip sağa sola tutunup sallanabiliyor, yukarı aşağı hareket edebiliyor ve kırmızı Furry ise taş bloklarını kırarak geçilmesi zor yerleri geçebilmenizi sağlıyor. Eh biraz anlamışsınızdır herhalde. Peki, bu oyun nasıl oynanıyor? Ehm, bu tür oyunlara yeni başlayanlar için kontrollerle başetmek bayağı bir güç. Fury'niz kenar yaratık sürünüp, düşüp her türlü nesneye çarpma eğilimi gösteriyor. Ayrıca yaratığı durdurmak bir petrol tankerini durdurmak kadar uzun sürüyor. Tabii bütün bunlar işleri biraz zorlaştırıyor. O zamanda siz hemen oyunu suçlamaya başlıyorsunuz. Heyecanlanıp joystick'i deli gibi sallamaya başladığınız zamanlarda ise bu küçük yaratık bulduğu ilk çivinin üzerine atlayıp canına... Yani açıkçası kontrollerde ustalaşmak biraz zaman alıyor. Oyunun çok iyi tarafları da yok değil hani. Özellikle ip atan yeşil Fury mükemmel. Bir kere bu yeşil yaratığı kontrol etmeyi öğrenince level'larda Tarzan gibi, hızla hareket etmeye başlıyorsunuz. Bölümler çabucak zorlaşıp hızlanıyor böylece çektiğiniz acı her yeni bölüme bir nebze daha artıyor. Bu oyun şimdiye kadar gördüğüm en hata affetmeyen oyunlardan biri. Bölümde ne kadar iyi gittiğinizi düşünürseniz düşünün oyun mutlaka bir yolunu bulup canınıza ot oyun planınızın içi-
'ne ediyor. Oyunla ilgili diğer bir problem ise Furry'ler arasında dönüşüm yapabilmek. Kabiliyetlerini değiştirebilmek için (diğer Furry'lerden birini seçmek) joystick'i aşağı çektikten sonra sağa veya sola çekerek istediğiniz Furry'nin üzerine getirdikten sonra yukarı itmeniz gerekiyor. Ben bunları yapmaya çalışırken iki problemle karşılaştım. Öncelikle bu iş öyle uzun sürüyor ki siz başka birini seçmeye çalışırken kalleş adamlardan biri gelip bir canınızı alıveriyor, sizse baka kalıyorsunuz giden geminin ardından ve atamıyorsunuz kendinizi denize. İkinci olarak da alelacele başka bir Furry seçmeye çalışırken yanlış birini seçip çok değerli canlarınızdan birinden daha oluveriyorsunuz. Bu cins oyunların çoğunda olduğu gibi grafikler ve sesler çok güzel. Grafiklerle ilgili yapabileceğim tek olumsuz eleştiri ise sprite'lerin çok küçük olması. Bazen Furry'ciğinizi ekranda kaybediveriyorsunuz, özellikle de şu otlarla aynı renk olanı kullanırken. Bu oyun tam anlamıyla zor işlerden hoşlananlar için. Açıkçası pek bana göre değil orada durup duran bir dağa tırmanmak istemeyeceğim gibi bu oyunu da deliler gibi oynamak istemedim. Fakat sinirli bir insan değilseniz ve zaman harcayabilecekseniz bu şirin oyun tam size göre, edinebilirsiniz.
OHRENK TÜMSENCİK NM Kalisto Mindscape
Disket 8