GLOBAL DOMINATION
Retro bilgisayarTam yılbaşında, her okulun en az iki, üç gün tatile girdiği zamanlarda, bütün yaz duran oyun firmaları bizi bu üç günlük tatilin bir saati bile bilgisayar başından kaldırmamaya yemin etmişçesine patır patır güzel oyun yağdırmaya başladılar. Bu firmalardan biri de, sadece ve sadece vasat veya biraz daha iyi oyunları yapan Impressions. Ben bu firmanın ismini ilk olarak iki yıl önce Final Conflict'le beraber duymuş ve görmüştüm. Bu oyunu bir haftada oynayıp bitirmiştim (ahemi). O zamandır adını duymadığım (doğrusu pek de aramadığım) bu firma tekrar sahneye çıktı ama bu defa gerçekten üstün çalışmalarıyla: The Blue and The Gray, Second Conflict ve şimdi açıklayacağım GLOBAL DOMINATION. Neyse artık geçelim oyunun 'na. Daha önce Final Conflict oynayanlar bu oyunda pek yabancılık çekmeyecekler. İlk disketi güzel bir müzik ve firma logosundan sonra oyunumuzun adı alevcen harflerle karşımıza çıkıyor sonra da biraz olaylı bir yüklemeyle (yüklerken sıra uzun süre başımıza bela olacak) bu oyunu nasıl oynayacağımızı seçmeye geliyor. Kullanımı çok basit olan bu ekrandaki seçenekler şunlar: Our world: Oyunu dünyada oynuyoruz. Play new world: Oyunu bilgisayarın yarattığı bir dünyada (Bu seçenekte sizden isteyeceği “Save disk" aslında iki numaralı disk).
Create new world: İşte bu ikon da “Hep bir dünyam olsun isterdim" diyenler için. Dünyayı kendine göre yaratıp işini kolaylaştırmak isteyenler (mesela hiç adası olmayan koca bir kıta yapıp donanma derdinden “bir saate yakın beklerim" diyorlarsa bu seçeneği hiç duraklamadan seçsinler). Skirmish: Dünyayı nasıl ele geçireceksiniz? Tabi ki işte burası da ister saldırı ister savunma durumunda savaş sahnesine ve yönetimine alışmak için birebir. İlk bir iki defada alışamazsanız pes etmeyin üçüncü veya dördüncü seferde zevk alırsınız.
Oyunun A1200 ve A500'den alınmış resimleri.
ama bunun ne olduğunu bir türlü anlayamadım (). Players: Sağolsun Impressions bize bu seçenekle vır vır 'Ben seni şu oyunda yenerim, bu oyunda yenerim” diye konuşan arkadaşlarımıza ("kızım sana söylüyorum, damadım sen anla" örneğinden okuyucu sana söylüyorum Sarı Selim sen anla) hanyayı konyayı gösterme fırsatı vermiş. Yani çok kişi oynama özelliği. New name: Bilgisayar bize 'Player 1' veya 'Player 2' adını verdiğinden biz adımızı bu ikona yazıyoruz. Difficulty: Oyunun zorluk derecesi, Expert en zor, beginner en kolay, standart orta. Complexity: Buradan da oyunun karışıklığını ayarlıyoruz. Casuslar, ayrıntılı raporlar, ayaklanmaya karşı özel güçler falan gibi ayrıntıları (yani bence oyunun bütün zevkini) kapatmaya yarıyor.
Pek de farklı değil. Pek fazla uğraşılmamış.
Revolution: İşte başınızın belası ayaklanmaları buradan ayarlıyorsunuz (Many: en çok, No: hiç yok). Bir lidere "Halkın ayaklanması başına bela olsun mu?" diye sormak her ne kadar saçma geliyorsa da siz ayaklanmaları kapamayın. Hem oyuna zevk veriyor hem de rakiplerin başına bize olduklarından çok bela oluyorlar. Bütün bunları ayarlayıp nerede oynayacağımızı da seçince sıra geliyor rakipleri seçmeye. Rakiplerinizin hepsi tarihi ve basitten zora doğru şu şekilde gidiyorlar:
1- Caveman (Mağara adamı) 2- General Custer 3- Julius Caesar 4- Genghis Khan 5- V. Henry 6- Abraham Lincoln 7- Queen Victoria 8- Bismarck 9- ? (Bu soru işaretine klikleyince bilgisayar size bu rakiplerden birini rastgele seçiyor) 10- Napoleon Bonaparte (Siz en iyisi Napolyon'a pek bulaşmayın)
Sonunda oyunun oynanışına ve açıklanmasına geçebiliriz. İlk ikon bu ve load, save, yeni oyun, oyunu terketme gibi işlemlerin dışında ayrıca animasyonları açıp kapama, renk ayarı gibi şeylerle uğraşıyorsunuz. Deniz kıyısı: Bu ikona bastığınızda düşman yapmakta olduğunuz savaşları görüyor ve istediğinizi siz yönetiyorsunuz. Üç yıldız: Eh artık bizim ülkemizde de bu işareti tanımayacak yoktur herhalde. Askerlikle ilgili bilgiler kazandığınız, kaybettiğiniz savaşlar, fethettiğiniz ülke sayısı gibi bilgiler var. Şamdan: Buradan askeri birliklerinizi elinizdeki kaynağa göre ayarlıyorsunuz. Ayrıca donanma, taşıma ve casus sayısına verilecek önemi de yine buradan ayarlıyorsunuz. Eller: Burası diplomatik yürüttüğünüz yer. Yapabileceğiniz üç iş var: Bir iki ay'dan iki yıl'a kadar uzanabilen bir anlaşma yapıp (anlaşmalar iptal edilemeyeceğinden) hem bir düşman azaltmış olursunuz hem de biri size saldırdığında size yardım edebilecek bir dost kazanırsınız. Yine bir rakibinizle bu defa başka bir rakibinize karşı birleşip onun helvasını yemeye çalışıyorsunuz. İşte bu bölümün en ilginç hareketi. Beş tane özel casus timiyle başka bir hükümetin temellerine limon suyu sıkıyorsunuz ve ayaklanma çıkarıyorsunuz. Gazeteli Adam: Herhalde bakar bakmaz bunun casuslukla ilgili bir ikon olduğunu anladınız. Burada rakiplerinizin tam karşısındaki düğmeye ajanlarınızdan o ülke hakkında bilgi bir kaç tur araştırmadan sonra o ülkede ayaklanma bile çıkarabilirsiniz. Ayrıca daha sonra işlevini açıklayacağım "Special Force" adı verilen özel timlerden de her tur üretin ileride çok lazım oluyorlar. Kitap: Bu ikon neredeyse istatistik gibi bir şey. Kendinizin ve düşmanlarınızın gelişmelerini aynı tabloda grafik halinde görüyorsunuz, hem böylece kimin daha ileride olduğunu da anlayabiliyorsunuz. Açık el: Bu mouse'un sağ tuşuna basarak da yapabileceğiniz bir işlem ve ekranı sağa sola hareket yarıyor. Açıkçası bana sorarsanız - sormasanız da söyleyeceğim - sadece yer kaplamak için yapılmış bir ikon. Füze tutan el: Niçin ile de her oyunda en önemli bir ikon vardır bilmiyorum ama, işte bu ikon da bu oyunun geçen bir önemli ikonu. Bu ikonla şamdan ikonundaki altı askeri birliğin ilki büyüklüğünde (ki en çok 5 puan oluyor) bir askeri birliği sahibi olduğunuz topraklardan birine yerleştirip fetihlere (daha doğrusu istilalara) başlıyorsunuz. Bir ülkede ne kadar çok askeri ünite varsa o ülkenin üzerindeki füze de o kadar büyük olur. Yumruk: Birinin beynine yumruk gibi inmek ne demek biliyorsunuz: İşte casus ikonundaki özel güçler bu işi de yapıyorlar. Ama kimin beynine indiğini artık siz bulun (hayır bilemediniz yazarın beynine değil). Dünya haritasının ekranındaki tank ise bütün fetih ve savaşları gösteriyor. Gül tutan el: Yine, özel timlerin uyguladığı bu işlemin kimin için olduğunu bulmayı size bırakıyorum. Dünya haritasındaki yumruk ise bütün dünyadaki ayaklanmaları gösteriyor. (İşte bu size bir ipucudur) Düşünen adam: Bu en dip köşedeki ikon ise turunuz bitmeyip de yapacak işiniz bittiği zaman sizi bekleme derdinden kurtarıyor. Kısacası turu bitiriyor. Ağaç ve güneş: Bu ikona basıp de arkadaki güneşi aya çevirdiğinizde oyunu pause etmiş oluyorsunuz. Özellikle savaşlarda çok işe yarıyor.
Haritalar, durumumuz hakkında çeşitli bilgiler veriyor.
İkonlar bitti, gelelim bir iki küçük açıklamaya: Bir ülkenin üstüne bastığınızda çıkan küçük bir ekranın sağ üstünde ülkenin yerini ve ekranın tam ortasında da komşularının isimlerini görüyorsunuz. Bu ekranda ise sadece beş ikon var. İlk iki ikondan üstteki siyasi veya fiziki haritayı gösterirken alttaki casus ikonuna bastığınızda ise iki olay oluyor; ortasında casuslarınızın o ülke hakkındaki bilgisini alıyorsunuz ve de üstteki ikonlar değişip yerlerini bir tank (ki size savaşları gösteriyor) ve bir yumruğa (ki o da civardaki ayaklanmaları gösteriyor) bırakıyorlar. Artık her yazının tavsiyeler bölümüne geldik (ben bu bölümü çok severim çünkü bol bol ukalalık edebiliyorum). Önce oyuncu seçerken kendinizi en son seçin, çok faydasını görürsünüz, bırakın önce onlar oynasın. İlk turlarda yaptığınız ordularla boş ülkelere girin, savaş olmayacağından adam kaybı da olmayacaktır. Kesinlikle güçlüyle birleşin, mümkünse pakt yapın ve düşmanlarınızın sırlarını öğrenmek için hemen casuslarınızı işe başlatın ama asla unutmayın ki casuslar ne kadar az yerde çalışırlarsa o kadar başarılı olurlar. Gireceğiniz ülkelerin fabrikaları ne kadar büyük olursa üretiminizin o kadar artacağını, dolayısıyla o kadar çok asker üretebileceğinizi unutmayın. İşte bir oyunu daha öğrendiniz, artık alıp almamak size kalmış ama size bir sır vereyim: Sid Meier ve Microprose'un Civil War'ı geliyor benden söylemesi. "Bana ne" diyorsanız bu oyunu alın çünkü Billboard'a giremese de bugünlerde bulabileceğiniz en iyi bir kaç oyundan biri. İlk eller bir şey anlamasanız da moralinizi bozmayın, ben zevkine ancak 4.-5. elinde varabildim. Bir dahaki oyuna (umarım Civil War olur) görüş.
SERBÜLENT TURAN