Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
134 5 6 7 8 910 11 121314 15 161718 20
Ha, ALL dünya bunu ne kadar iyi yaptıklarının kanıtı ise gişe rekorları ile ortada. Bütün bu bahsettiğim numaraları Aladdin'de görmemiz mümkün. Hem de filmin başından son karesine kadar. Gelelim işin bilgisayarlı kısmına. Filmde bilgisayarın nasıl kullanıldığını merak ediyorsanız yapacağınız tek şey gidip filmdeki uçan halıyı seyretmek. Açıkçası bir dergide halının bilgisayarlarla canlandırıldığını okuyunca biraz tedirgin olarak gittim izlemeye. Acaba bilgisayarın yüzündeki donukluk Disney'in pırıl pırıl dünyasına uyum sağlayabilecek miydi? Ya hareketler..? El çizimlerindeki o yumuşaklıkla bilgisayar nasıl birleşecekti..? Filme gittim ve halıyı seyrederken şöyle dedim: HARİKA..... Bu arada en az animasyonlar kadar güzel olan başka bir şey ise filmde kullanılan bilgisayarın markasının Amiga olması. Evet yanlış okumadınız, halının animasyonlarının tasarımı için Amiga ve Imagine'den Burada bilgisayar kullanılmasının en önemli nedeni ise çok kompleks desenleri ve kendine has bir kişiliği olan halının üzerindeki desenlerle birlikte uyumlu hareket edebilmesi (senkronizasyon). Bu çözüm ise çok basit: Imagine'de bir halı modeli tanımlayıp üzerine deseni sarmak. Bundan sonrası ise sadece gerekli hareketleri yaptırmaya kalıyor. Bilgisayara başvurulan başka bir yer ise Aladdin ve maymunun her yerin çökmekte olduğu mağaradan kaçış sahnesi. Burada özellikle zor olan perspektif hesaplamaları bir bilgisayar ve Imagine gibi bir üç boyutlu sayesinde kolayca halledilebiliyor. Fakat bu, filmde çalışan sanatçıların çabalarını küçümsemek anlamına gelmiyor. Burada anlatması kısacık da olsa, bütün bu işlerin yapılması yüzlerce saat sürüyor. Filmdeki çoğu karakterin animasyonu harika. Özellikle halının püsküllerini el ve ayak olarak kullanıp, hareketlerdeki güzelliğe yumuşaklığı da eklemeye şapka çıkarılır. Saydığım onca güzel sözcüğü Aladdin tipinin animasyonu için de söylemeyi çok isterdim ama bu mümkün değil. Yasemin tipinde de ancak ortalamayı tutturan (Disney'in kendi tarzına kıyasla) stüdyo, yan tiplerde ise mükemmel bir çalışma sergiliyor. Vezir, maymun, papağan, Nasrettin Hoca ipli sultan ve harika bir cin. Kimbilir, belki de esas oğlanın ideal olmasını bekleme hatasına düştüm ama sahneden sahneye Aladdin'in tipinin değişmesi ve arasıra deforme olması da gözden kaçacak gibi değildi. Neyse.. Zaten bahsettiğim hataları seyirci gözü ile hemen algılamak da zor. Bence bu film bilgisayarla animasyon çalışmalarına karşı çıkanlar için güzel ve kaliteli bir cevap. Yapmak istediklerimiz için yalnızca bir araç olduğunun çok iyi bir kanıtı. Onlara tapmayınız, onları kullanınız demenin en güzel yolu. Evet millet, bilgisayarlarınızın farkına varmanın zamanı geldi de sanki geçiyor gibi. Ha..? Efendim... Duyamadım..! Haydi, bilgisayarlı günler. Ben Aladdin'i tekrar izlemeye gidiyorum.. Hoşçakalınız.
19 ŞEKİL 1 1 3 4 5 8 9 2 11 13 ŞEKİL 2
Mehmet Naci DEDEAL
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
SELAMLAR... Yine başınızı ağrıtmaya geldim. Daha önceki yazımda kısaca açıklamaya çalıştığım animasyon dünyası en son ile sinemalarda karşımıza geliyor. Güzel ve Çirkin'den sonra Disney Stüdyoları Aladdin'le gişe rekorlarını alt üst ediverdi. Aslında sinema ile ilgili yazılar derginizin başka bir köşesinde yazılıyor ama çizgi film olması, üstelik bilgisayar kullanılması bana bu konuda bir şeyler yazma cesareti verdi. Gelelim Aladdin'e, her şeyden önce çok geniş perdelerde ve salonlarda seyredilmesi gereken bu film, küçük sinema salonlarında etkisini büyük ölçüde kaybediyor. Oldukça alçakgönüllü bir jenerik ve güzel bir geri plan taramasıyla film başlıyor. Korkmayın size filmi anlatmayacağım (lama cinayeti işleyen evin uşağı, ha he ha...). Size animasyon gözü ile, gördüğüm yenilikleri ve aktarmaya çalışacağım.
ANİMASYON TARZINI
DEGIŞTIRIYOR..!
Evet yanlış okumadınız, Disney stüdyoları yavaşça, alıştıra alıştıra tarzını değiştiriyor. Nasıl mı? Fazla detayına inmeden açıklamaya çalışacağım. Artık hepinizin bildiği gibi her saniye için 24 kare çiziliyor. Bazı planlarda bu sayı 10, 12 veya daha farklı olsa da bu esası etkilemiyor. Kısacası animasyonun olmadığı sahneleri de hesaba katarsak 2 saatlik bir film için yaklaşık 150.000 ya da 170.000 kare çizilmesi gerekmekte. Ayrıca beğenilmeyen veya kullanılan çizimleri saymıyorum. Şimdi tabii ki bu binlerce resim bazı yöntemlerle çiziliyor. Başından başlayıp sonuna dek her çizimin denetlenebilmesi ve algılanabilmesi için çeşitli aralıkları kapsayan "UÇ" resimler oluşturuluyor ve ARALARI çiziliyor. İşte bu aşamada Disney stüdyoları tarzını değiştirmeye başladı. Diyelim 1. ve 20. resimler uç resim. Aralarına 18 resim daha çizilecek. Hareketin gereği ve algılanabilmesi için basit bir skala oluşturulur ve resimler çizdirilir (şekil 1.). Disney bu resim sayısını 12 veya 15'e düşürerek resim kurtarıyor. Bunu yaparken de algılanmasını istediği pozisyonun ve arkasındaki resimleri daha sıkı/ışık çizdirerek algılanmasını sağlıyor (şekil 2), yetmezse resimleri dondurup kamera ve hareketleri ile (pan) görüntüyü zenginleştiriyor. Aralarda hızlı geçenleri algılamayı seyircinin gözüne terk ediyor. Kısa metraj filmlerde oldukça işe yarayan bu yöntem, uzun metraj filmlerde seyircinin yorulmasına sebep oluyor ve sanki filmde "BİR EKSİKLİK VAR" gibi bir düşünce yerleştiriyor. Bunun farkına varan Disney'in kurmayları, özellikle arka plan resimleri, onun yanısıra ses efektleri ve muhteşem perdeyi dolduruyor. Buna yüzyılımızın simgesi olan bilgisayar teknolojisi de eklenince ortaya gerçekten yepyeni bir