Amiga Dergisi sayı 6, sayfa 27

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 27

<<Ne bileyim>> dedi Arbinka. <<Ben bir kahve içmek için Kaliforniya'ya geldim. Sabahtan beri size bunu anlatmaya çalışıyorum...>> Trafik polisi sağırlaştı, negatife dönüştü, çenesi titremeye başladı. Yüzündeki ifadeyi aylarca unutamayacağım. Ceza makbuzunu arabanın camına yapıştırdı ve kendini köşeye kadar sürükleyip kulakları tırmalayan bir gürültü ile yıkıldı. Arbinka etrafına gülücükler dağıtarak üssüne döndü:<<Gösteriye devam.>> Birkaç dakika sonra kırmızı spor arabanın sahibi geldi, makbuzu inceledi ve orada park halinde bulunan Lark'ın camına yapıştırdı. Arbinya <<Bilinen yöntem>> dedi. <<Makbuzda yazılı olanları kimse kontrol etmeyecek ve cezayı Lark'ın sahibi ödeyecek.>> Neşeli bir akşamdı. Evet, bir yerde rastlarsanız, sakın kaçırmayın. Şimdi KIRINTI'ya geçelim. Bu ay sadece bir kitabımız var. Şimdi sizi Nezih'le başbaşa bırakıyorum. Selam. Geçen sayıdan bir öncekinde sizinle tanışmıştık. Creep Sinan'a yardım olsun diye başladık ve böylece kolumuzu kaptırmış olduk. Önümüzdeki aydan itibaren (ve büyük ihtimalle sürekli) sizinle burada buluşacağız.

TÜRKİYE'DE SİYASAL CİNAYETLER: Bu ay Altın Kitaplar'dan, bir inceleme kitabı var: Alpay Kabacalı- TÜRKİYE'DE SİYASAL CİNAYETLER adlı araştırma/incelemesi. Araştırma oldukça geniş bir zaman diliminde yapılmış. Uğur Mumcu'nun anısına toplanan bu (belki de tam olarak çözülmeyen) cinayetler derlemesi, hafif sosyal demokratçı bir tavırla anlatılmış. Ancak, kitapta bir yorum eksikliğini görmeden geçemedim. Oysa, özellikle araştırmalarda, araştırmacının yorumları, anlatımı oldukça hafifletir ve okunması kolay bir hale getirir. Yine de, bu konulara meraklı okuyucuların hoşuna gideceğini zannediyorum. Evet, bu sayılık ta bu kadar. Gelecek sayıda görüşürüz.

TRK Alpay Kabacalı

SİNAN EREL

Herkese merhaba! Bu dergi en mükemmel 2. sayısını çıkarıyor. Neden mi? İki ay önce benim dergiye adım atmamla dergi dergiye benzedi. Öyle bir doldurdum ki dergiyi, 48 sayfadan 80 sayfaya çıktı (vay Can'ıma). Geçtiğimiz ay ise çok yağmur yağdı, halam hastalandı vs. Aslında gerekli dökümanların elime geçmesi çok gecikti. Kısa bir süre ara verdikten sonra bu ay yine birlikteyiz. Yine süper filmler ve en yeni sinema haberleri ile karşınızdayım.

1 SOMMERSBY Yönetmen: Jon Amiel Oyuncular: Jodie Foster, Richard Gere, Bill Pullman, James Earl Jones Jodie Foster genç yaşına rağmen film dünyasında çok başarılı olmuş bir sanatçı. "Sanık" ve "Kuzuların Sessizliği" filmlerinin oscar'lı yıldızı aynı zamanda yönetmenliği deneyip başarılı olmuş süper bir oyuncu. Richard Gere, 1980'lerin başında kaslı vücudu ve şımarık davranışlarıyla kendini göstermeye başlamış ve 90'lı yıllara dek gitgide oyunculuk kariyerini geliştirmiş başarılı bir film yıldızı. Sommersby filmi bu iki süper yıldızı bir aşk hikayesinde bir araya getiriyor. Film Amerika'daki iç savaştan sonra evine dönen Jack Sommersby (Richard Gere) ve onun sadık, hırslı ve çalışkan eşinin (Jodie Foster) başından geçen olayları anlatıyor. Avrupa ve Amerika'da övgü dolu sözler alan film için çıkan eleştirilerden bazıları şunlar: "Bir Subay ve Bir Centilmen"den beri en tutkulu oyunu. Foster ise olağanüstü. Peter Travers, ROLLING STONE Ciddi ve dokunaklı. Yılın en iyi filmi. John Tibbetts, KCTV TV Çok zevkli bir film, Gere ve Foster mükemmel. Paul Wunder, WBAI Radio - NY "Rüzgar Gibi Geçti" derecesinde bir destan. Gere ve Foster bu günün Gable ve Leigh'ı. Jim Ferguson, KMSB-TV - Tucson Kesinlikle unutulmaz bir aşk hikayesi. Foster ve Gere ateşli bir oyun sergiliyorlar. Dixfe Whatley, ABC-TV - Boston Bakalım tüm bu övgü dolu sözler gerçek mi?

1 ALIVE Yönetmen: Frank Marshall Oyuncular: Ethan Hawke, Vincent Spano, Josh Hamilton, Bruce Ramsay, John Haymes Newton, David Kriegel 13 Ekim 1972, pilot 18000 feet'ten 10000 feet'e inmek için hava trafik kontrolünden izin alır. Bulutların arasında ilerlerken And dağlarına gittikçe yaklaşmakta olduğunu görür. Pilot umutsuzca yükselmeye çalıştığı halde bunu yeterince hızlı yapamaz ve uçak tepelerden birine çarpar, kanat ve kuyruğu kopar. İçinde Uruguay'ın gözde rugby takımlarından birinin de bulunduğu bu uçak karlı And dağlarından birinin tepesine çakıldığında sadece 33 kişi yaralı olarak kazadan kurtulur. Ancak her şey burada başlıyor. Soğuk ve açlık onları öldürmekteydi. Öyle çaresiz hale geldiler ki, ölen arkadaşlarını yemek zorunda kaldılar. Tam 72 gün süren mücadeleden sonra 16 kişi hayatta kalmayı başarabildi. İşte bu gerçek olay sinema filmi haline getirildi. "Alive" adını taşıyan bu film ilk kez Ocak ayında ABD'de gösterime girdi ve büyük ilgi gördü. Çekim hazırlıkları yıllarca süren ve 20 milyon dolara mal olan filmde, yönetmen Frank Marshall sanatının doruğuna çıkıyor. Sinema eleştirmenleri film hakkında şunları söylüyorlar; "Uçağın yere çakılma sahnesi şimdiye kadar yapılanların en gerçekçisi. Kazazedelerin insan eti yeme sahneleri son derece cüretli ancak abartma kesinlikle yok." Yakında ülkemizde gösterime girecek olan "ALIVE" özellikle macera filmlerinden hoşlananlar için büyük bir ziyafet olacak.

1 İNDECENT PROPOSAL Yönetmen: Adrian Lyne - Oyuncular: Demi Moore, Robert Redford, Woody Harrelson ABD ve Kanada'da ilk beş gün içinde 250 milyar liralık hasılata ulaşan İndecent Proposal orijinal adlı Ahlaksız Teklif filmi batıda önemli tartışmalara yol açtı. Hatta çok beğenilen filmin devamının çekilmesine karar verildi. Bu başarıda söz sahibi olan Demi Moore ile Woody Harrelson çok başarılı bir oyun ortaya koydular. Yönetmen Adrian Lyne da sinemaseverlere yabancı değil. Kendisini 9,5 Hafta, Fatal Attraction, Jacob's Ladder, Flashdance ve Foxes filmlerinden tanıdığımız yönetmen hemen hemen her filmiyle hasılat rekoru kırıyor. Filmin konusu ise kısaca şöyle: Lise yıllarında birbirlerine aşık olan David ile Diana'nın mutlu bir evlilikleri vardır. David mimar, Diana ise emlak komisyoncusudur. Her zaman hayal ettikleri geleceğe kavuşabilmek için tüm paralarını harcayıp büyük bir işe girişirler, ancak işler yolunda gitmez. Maddi açıdan dar boğaza girince Las Vegas'a gidip, şanslarını zorlamaya karar verirler. Burada milyarder iş adamı John Gage (Robert Redford) ile tanışırlar. Zengin iş adamı, bir teklifte bulunur; Diana ile bir gecelik beraberliği karşılığında 1 milyon Dolar vereceğini söyler. Paranın gücü ve hala satın alınamayacak değerler kalıp kalmadığını irdeleyen "İndecent Proposal" adlı film, ülkemizde gösterime girdi. (Hayır! Para her şeyi satın alamaz hele bir bayanı asla bir meta haline getiremez. Gerçek mutluluk beden, yürek ve beyindeki bütünleşmeden doğar. Tüm ahlaksız teklifleri kınıyorum.)

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.