Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 48
tar ve benzerlerni çalmayı öğrenen syahlar, New Oreans'da ünlenen Jazz müziğinin temellerini atarlar. Jazz, kısa sürede beyazlar arasında da kabul görür. Vurmalılar, bateri adı altında Nesiller boyu köle olarak yaşayan siyahların müziğine hüzün, yani hakim olur. Evet, zencilerin hüzünlü olması için yeterli sebepleri vardır. Beyazların isa o kadar derin yaraları olmadığı için haraketlendirirler. Bu hareketlerdirmenin öncüleri har ne kadar beyazlar olarak kabul edilse de, özgür doğan zenciler başı çeker. Daha sonra endüsirileşmenin gelişmesi, modern hayatın insanı değadan iyice uzaklaştırması, Amerika'daki bir bölüm aydını rahatsız eder. Günümüzün hava trafiğini, ve tüm o zamalar. dan hisseden bu aydınlar, peşlerinde hippileri ve protest müziği getirirler. Artık Jazz klasik anlamından kopmuş, teknolojik imkanlar ve tepkiler ile yeni bir noktaya gel miştir. Bu türe "Rock" adı Siyah adamın müziği ile beyaz adamın müziğinin sentezi artık yerini sağlamlar. Ritmden kopamayan siyahlar ise dans Müziğine yoğunaşırlar. Beyazlardan aldıkları enstrümanlar ile Reggae, Disco ve Rap türlerini ortaya atarlar. Aldıkları baz ister ritm ister melodi olsun, ister tonal ister atonal olsun belli bir standarda doğru yönelme olur. Bu standart; davul, bass ve üst yapı enstrumanlarıdır. Bu üçlü, her türlü mederr Müzikte kabul edilir. Ta ki elektroniğin müziği etkilemesine kadar. İhsanoğlu, kendi için yeni sayılabilecek bir gelişim ile karşı karşıya gelir. Elektronik, Müzik için yeni kapıları aralamaya başlar. Önce analog sistemler, sonra ise günümüz dijital teknolojisi müzik ile karşı karşıya ka- Tır. Böylelikle yüzlerce yıldır çek az bir gelişme gösteren enstrümanlar, birden yepyeni olanaklara kavuşur, yeni sesler ortaya çıkar. Bilgisayarın ve sizin Amiça'nızın devreye girmesi ile yeni boyutlar müziğe katılır. Kısa olarak müziğin tarihini şöyle bir geçtik. Ayrı ırklar, ayrı bazlarda müzik yaptılar ve daha sonra da birleştiler. İçerikler amaçlar farklı da olsa önemli benzerlikler içerdiler.
SİLİKON MÜZİĞİN FELSEFESİ NE OLMALIDIR?
Yaptığımız ve yapacağımız müziklerle dünya çapında söz sahibi olebilmemiz, elimizdeki Amiga'yı kulanabilmeyi becermek ve silikon müziğin felsefesini belirlemekten geçer. Müzisyen ile enstrümanı arasında direk ilişki vardır. Gitarist tale vurur ve ses çıkar Gitaristin tele nasıl vurduğu, yan “tuşe'si, duyguyu İstediği yere çecer. Notanın o ka: dar önemi yoktur. Sart hasılan bir Da kızgırlığı yumuşak bir Do hüznü anlatabilir. Bu ilişkinin en özelliği, aynı gitarı ve aynı notayı çalan iki gitaristin, ayrı Sound ve ayrı anlamlar üretmesidir. Böylelikle çeştililik oluşur, özgünlük ortaya çıkar. Ne çalındığı kadar, nasıl çalındığı da önem taşır İşte silikon müzkte tuşe kavramı ancak volüm ile karşılanmaya çalışılır ve vo- Tüm, en fazla 127'ye bölünür. Bir gitaristin parmağındaki nasır ble duyguyu ekilerken biz, bilgisayarlarımızda hu etkiyi yalnız 127 seçenek içinde aramak zorunda kalırız. Br diğer ayrılık se "guantize'dir. Yani matronama olan sadakat. duygusu çok güçlü olan bir müzisyen bile uzun süre aynı metronomda çalamaz. Metrenomun ya biraz önüne, ya da biraz gerisine vurmaya başlar. Yani ya ya yavaşlar. Bir makine olmadığına göre de bu ufak koşup çekmeler son derece normaldir ve müziğe bir tat katar. Bilgisayarda ise kusursuz bir zamanlama vardır. Eh, işi bu. Fakat bu kusursuzluk, dinleyicide farkına varmadığı bir rahatsızlı yaratır. Nasıl kimse devamlı aynı hızda yürüyemezse, sürekli aynı hızda sabit kalan bir müzik de doğallıktan
Uzak olup dirleyiciye bir yabancılaşma hissi verir, Bu nedenle profesyonel müzik yazılımlarında "Unguantize" denilen bir seçenek bulunur. Bu seçenek müziğin ritmini, bütün içinde sallandırmaya, yan doğalı taklit etmeye yarar. Fakat ne olursa olsun, ge'çeğin bir takliti olmaktan öteye gidemez. Nodern hayatın insanları birbirinden ayırmaya başlaması, egoların artması, boş zamarlarır azalması il beraber bigisayar müzisyene br yardımcı olarak ortaya çıkar. Joe Satiani albümlerini bilgisayar destekli çıkartır Kendinden başka hiçbir müzisyenin İşine kanşmaması ancak böyle mümkün olmaktadır. Satriani'nin titizliğine hiç bir müzisyan dayanamamaktadır. Oysa bigisayar için sıkılmak söz konusu değildir. Ne isterseniz yapar. Bu özellik müziğe bireysel sanat olabime avantajını kazandırır Hayallerinize kimse ortak olmaz.
Silikon müzk, kaba anlamda iki ayrı sefeya sahiptir. Birincisi gerçeği ta<iit et- Tek, İkincisi ise özgü olmaktır. Bir başka deyişle, ya gerçek talit edilecek, ya da yapaylığın altı çizilecektir. Dijtal sound'un ilk çıktığı zamanlar müzisyenler gerçeği yakalayamadığı için bilgisayarlara tepki gösterdiler. Burunla beraber Sakamoto, Jean Michel Jarre gibi müzisyenler ise kendine has lezzetni yakaladılar. Bu müzisyenlerin başarları, si müziğin kabul edilmesini sağladı. Yeni soundun oturması ile tartışmalar arttı. Tutucu çevre, bilgisayarın duygudan Uzak bİr makine olduğunu savunurken yılların gitarist Santana, son albümünü bilgisayar yardımı ile yaptı. Kısacası işler brbirine girdi. Santana benzeri diğer "baba" müzisyenlerin da benzer albümler yapması, tartışilan konunun artık bir seçimden ibaret olduğunu ortaya koydu. Tüm bu bilgiler işığı altında, silikon destekli abümlerce ortak bir davranış gözlerir. Örnek olarak eğer davul bilgisayar desteği çalınmaktaysa, bu davulun gerçek olmadiği belirginleştirilir. Gerek davulun sound'u, gerek tuşe anlayışıyüzde yüz gerçoğe bonzetilmez. Bunun nedeni tam benzeyemeyeceğidr. Dijitain kendi özgünlüğü besteye daha fazla tat verir. Aynı anlayış bas ve diöer enstrümarlar için de geçerlicir. Benim sizlere tavsiyem. Amiga'nız le Müzik yaparken arayış içinde olmanızdır. Yapılmışı yapmaya çalışmak hiçbir zaman tam hedefine ulaşamayacaktır. Gerçek bir piyano veya gerçek bir gitarın keyfin yakalamaya çalışırsanız, hiçbir zaman orijinali ilg aynı tadı vermediğin göreceksiniz. Oysa yepyeni olanakları size sunmakta. Si- 28 kalan aramak. Neyi, nasıl arayacağınızı bilirseniz çok çabuk yakalayacaksınız. Üstelik yakaladığınız,yalnız size ait olacak ve Amiga'nızın hakkını vermiş olacaksınız. Bu seferki yazı teknikten uzak da olsa Müzikal seçimleriniz için aydınlatıcıbir sohbet oldu. Dergimize Manyetik Faket'le birlikte abone olanlar için bu sayıda küçük bir sürprizimiz va. MED'in PD versiyoru! Be- Tabernde de ve geçtiğimiz sayıdaki çalışmalarımız üzerine biraz daha Alıştırma yapabilmeniz amacıyla ca “Ay Şarkısı" adlı br parça yeralıyor. Tahi Manyetik Paket'e abone olmanız gerekmiyor, sadece 5. paketi de alabilirsiniz. Gerekliikler listesi derginin içindeki formda yazılı. Hala sorularınız varsa künyedeki telefonumuzdan bilgi edinebilirsiniz. Tüm müzisyen iyi çalışmalar diliyorum ve mektuplarınızı bekliyorum.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 49
Merhaba sevgili arkadaşlar, Bundan önceki sayılarda çeşitli programlar verip sizlere bunlar üzerinde açıklamalar yapmış ve bootblock kullanımını sırasıyla sizlere öğretmeye çalışmıştım. Bu sayıda bir program vermek yerine bootblock'un nasıl debug edildiğini ve disk üzerindeki bilginin nasıl depolandığını göreceğiz. Tabi aranızda bootblock neden debug edilsin diye soranlar olabilir. Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Şahsen ben bir oyunun başında intro görmekten nefret ediyorum, bir başkası ise oyunun başına introsunu koymak için bu yöntemleri uygulayabilir. Fakat hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın değişmeyecek bir şey var o da bunları yaparken edineceğimiz tecrübe. Bazılarınızın şimdiden bildiği gibi diske ulaşımın temel olarak iki yöntemi vardır, bunlar Dos ve Track Disk diye ayrılır. Dos'ta kendi içine OFS (Old File System) ve FFS (Fast File System) diye ikiye ayrılır. Benzer bir ayrım Track Disk için de söz konusudur. Bunlar da Track Disk Device ve direkt hardware erişim olarak ikiye ayrılırlar. Track Disk, adından da anlaşıldığı gibi diskin track track okunmasına dayanır. Burda Track üzerine gitmek gerekir. Track'ler diskin üzerinde gördüğümüz dairelerin oluşturdukları bölümlerdir. Bunlar en dışta 0, en içte 79 olmak üzere içe doğru giderler. Her track'de sector denilen 0'dan 10'a kadar açısal bölgelere bölünmüşlerdir. Bundan başka bir ayrım da drive'ın çift yüzlü olmasıdır bu da Head (0 veya 1) ile ayarlanır. Biz disk üzerine herhangi bir bilgiyi direkt olarak yazacağımız zaman sistemin DOS rutinini TrackDiskDevice eşliğinde kullanırız. Daha önce de anlattığım gibi bu rutin kafayı disk üzerinde belli bir pozisyona getirip buraya bilgiyi yazar veya buradan okur. Track Disk'in ana mantığı bu kadardır. Tabi TrackDisk işin en temel kısmı değil, zira eninde sonunda Track Disk'le sistemin hardware'inin üzerinden işlem gören rutinler. Asıl mesele bu alt rutinlerin kullandığı hardware erişim. Bu olaya şu anda ayrıntılı olarak girmek istemiyorum, zira kullanılan yöntemler, zamanlama ve okuma rutinleri oldukça karışık gelip sizi bu yazıdan soğutabilir. Bunun yerine ben sizlere bu işin ana mantığını anlatacağım. Hardware bazına indiğinizde iş oldukça primitivleşiyor. Şu kadarını söyleyeyim herhangi bir konumda kafanın hangi pozisyonda olduğunu anlamanız için önce onu sıfıra kadar geri sayarak indirmeniz sonra da tekrar eski yerine çıkarmanız gerekmekte. Temel olarak hardware'de diske yazım daha önce gördüğümüz bütün sistemlerden farklı. Eminim hepiniz bir miktar da olsa lamerlik yapmış, veya Smart Disk gibi bir program kullanarak disk üzerindeki bilgileri değiştirmeye çalışmışsınızdır (bu konuda bir sorununuz olursa Volkan'a danışabilirsiniz). Bunu tabi ki disk üzerinde bazı harfler ve sayılar görmüşsünüzdür. Aslında disk üzerinde orda gördüğünüz sayılar yok, sizin gördüğünüz diskin okunduktan sonra decode edilmiş hali. Bunun yapılma sebebi de basit olarak diski belli bir kontrol altında tutabilme. Bunu bir miktar açsam sanırım daha iyi olacak. Eğer biz bu yöntemde olduğu gibi diske bir şey yazarken bu bilgiyi kodlayıp, işlemeden yazsaydık, hemen hiçbir şeyi takip edemezdik. Örneğin bu tür bir işlem olmadan, okuduğumuz track bozuk mu değil mi anlayamazdık. İşte bunu engellemek için checksum ve kodlama vasıtasıyla sağlanan bir kontrol mekanizması vardır. Track Disk Device bütün bu kodlamayı ve checksum'ların ayarlanmasını tamamen üstlenir, fakat biz ille de bu işi hardware vasıtasıyla yapacağız dersek bu sefer bütün bunlara dikkat ederek bilgiyi yazarken kodlayıp, geri alırken de decode edip kullanmamız gerekir. Ana hatlarıyla TrackDisk olayı bundan ibaret, Dos biraz daha farklı bir olay. Yukardaki sistem bir çok okurun da fark etmiş olacağı gibi oldukça zahmetli ve bir miktar mantıktan uzak. En azından directory gibi bir kavramı yok, ve bu yüzden neyin nerde olduğunu bulmak imkansıza yakın. İşte bu yüzden Dos var. Dos'un yaptığı iş, basit olarak TrackDiskDevice kullanarak diskleri belli bir düzen içinde tutmak. Bu da hangi dosya nerde, diskte ne kadar boş yer var, diskin ne gibi bilgileri Root Block denilen yerde ve dosyaların header'larında tutmakla oluyor. Daha öncekinin aksine bir şey save etmek veya yüklemek çok kolay. Siz sadece dosyanın ismini veriyorsunuz, Dos da gidip bu isimdeki dosya hakkında bilgi arıyor. Bu bilgiye ulaştığında, burdan adresini, uzunluğunu ve nerelerde oturduğunu öğrenip peşine düşüyor ve track track okuyup çıkartıyor. Buraya kadar anlatmış olduğum genel Dos sistemiydi. Bunun kendi içinde iki ayrımı var, bunlarda daha önceden söylediğim gibi Old File System ve Fast File System. Bunların temelde birbirlerinden farkı diski okuma yöntemleri. Asıl olarak harddiskler için geliştirilmişte olsa FFS floppy diskler için de uygulanabiliyor. Bu özellikle KickStart 2.0 ve üstü için oldukça kolay. Ne gibi bir avantajı var diye sorarsanız disk başına 40K'ya yakın, daha fazla bilgi depolanabiliyor ve bu bilgilere ulaşım daha hızlı. Diskle bilgi alış veriş yöntemleri çok basit hatları ile böyle. Şimdi gelelim bir bootblock'un bu bilgiler vasıtasıyla debug edilmesine, Piyasada gördüğümüz bir çok oyundan önce bir intro çıkar ve size oyunun kim tarafından kırıldığı gibi bilgiler verir. Eğer disk dos diski ise bunu çıkartmak oldukça kolaydır, sadece startup-sequence'dan söz konusu dosyayı çıkarmak yeterlidir. Fakat eğer disk TrackDisk ise bu iş o kadar da kolay olmaz. Burada yapmamız gereken bootblock'a bakmaktır. Zira bu tür işler genelde bootblock ile yapılır. Cracker programı kırdıktan sonra diski crunch eder ve oluşturduğu boşluğa orjinal bootblock'u yerleştirir. Bundan sonra da yükleyici kısmı bootblock'a yazar. Bu kısmın yaptığı iş, ilk önce introyu, daha sonra da oyunu yüklemek. Genelde uygulanan prosedür bu olduğundan bu tür bir şeyi bulup daha sonra da atlatmak o kadar zor değildir. Fakat burda hem yerimiz hem de yazının teknik kapasitesi el vermediğinden ben sadece TrackDisk Device ile yapılan yolunu anlatacağım. Zira tamamen hardware ile yapılan kısmını hem anlatmak hem de çözmek oldukça güç. Çünkü bunun belli bir kalıbı yok. Aramanız gereken rutin yaklaşık şunun gibi bir şey sonra ister introyu diskten alabilir, isterseniz de tamamen çevreden çıkarabilirsiniz. Bunu yaparken tavsiyem, MasterSaka kullanmanız olacak. RS (read sector) komutu ile diskin ilk iki bloğunu Chip Mem'in bir yerine yükleyip bu adresten oniki sonrasını disassemble ederek başlayabilirsiniz. $40000'e yüklediniz diyelim o zaman "D $4000C" komutunu vereceksiniz. Bunun tersini yapmaya kalkmanızı, yani böyle bir diske kendi intronuzu ne yaptığınızı bilmeden atmaya çalışmanızı tavsiye etmem, zira bu tür bir şey yaptıktan sonra belki oyun çalışabilir, fakat hiç beklemediğiniz bir yerde bir sorunla karşılaşabilirsiniz. Bol bootblocklu günler...
KIVILCIM HİNDİSTAN
Bu basit bir bootloader. Rutini bulduktan