Amiga Dergisi sayı 4, sayfa 22

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 22

korkunç olan canavarlar yaratmaya dair tanrının demirci ocağında erimiş gibi. O mor yara izleri kayboldu. Sürüngen gözleri, karmakarışık saçları ve kaba sakalı da. Zalim ifadeli ağzı da. Bir an kafası biçimsiz bir et yığınına dönüştü. Sıvılaşan püre gibi bir şeye. Kanlar yüzünden kıpkırmızıydı yüzü. Sonra rengi koyulaşarak kızıl kahve oldu. Köpek maması tenekesinden boşaltılmış bir şey gibi parlıyordu. Birdenbire dokuları katılaştı. Şimdi kafası birbirlerine sarılmış farelerden oluşan bir top gibiydi. Kuyrukları korku uyandıran perçemlere benziyordu. Vahşi bakışlı gözleri parlak kan damlaları kadar kırmızıydı. Yağmurluğun büzülmüş yenlerinden yaratığın elleri değil, fareler sarkıyordu. Kabarık gömleğinin düğmelerinin arasından diğer kafaları uzanmaya başladı."

BAŞVERENLER

gen diğer kollara uzanmaya başladı." Ergun Hiçyılmaz

YARATIĞIN GÖZYAŞLARI

© BAŞVERENLER BAŞKALDIRANLAR Son kitabımız. ERGUN HİÇYILMAZ'ın özgün bir çalışması, BAŞVERENLER BAŞKALDIRANLAR. Şimdi size bir arkadaşımın yorumunu iletiyorum. | Tam manasıyla bir araştırma hikayesi. Türk tarihinde fazla da uzun olmayan bir süre önce yazılması ve konuşulması zor bazı konuları, bazı kişileri 'onlar böyle düşünüyorlardı' gibi bir yorumla, tek isim altında birleştirmiş, sayın Hiçyılmaz. Her şeyin ötesinde, klasik inceleme-araştırma kitaplarının soğukluğundan uzak, eski tarih hikayeleri gibi kaleme alınmış. Zamanında milletine çok şey vermiş, sonra şanssızlık, kadersizlik, açgözlülük veya yanlış anlaşılma gibi olan pek çok tarihi şahsiyeti buradan -bu kitaptan- çok daha değişik bir yönden gördüm. Kitabın sonundaki kaynaklardan direkt kopya olarak geçirilmiş olan Çerkez Ethem'le İsmet İnönü'nün telgraf mektupları kitabı iyice özelleştiriyor. Dörtdörtlük bir araştırma, bir kütüphane klasiği olmayı hakediyor.” Nezih DOLMACI Evet, şimdilik bu kadar kitap yeter. Gelecek sayıda görüşmek üzere, bol kitaplı günler.

SİNAN EREL

Evet, Nilgün Balık ve Sinan Kırıntı'dan bu aylık bu kadar. Umarım yazılarını beğenmişsinizdir. Nilgün için yazacağınız mektupları lütfen yazısının altındaki ANKARA adresine yollayın. Bunun dışında Sinan Erel'in köşesi veya genel olarak 'İNEXESİ' ile ilgili bir şeyler yazdıysanız, (ki bu bizim en büyük arzumuz) bu yazıyı lütfen aşağıdaki adrese yollayın:

İNEXESİ (veya AMİGA Dergisi PK:41-81311

Bu ay yazımızın sonunda Nilgün'e inat bizde bir film açıklaması yapalım dedik. Bu filmin prodüksiyonu tamamen bize ait olup her hakkı saklıdır. Haydi bağlayın kemerlerinizi film başlıyor! Film ortalama 65 saat sürecek olup 10 dakika mısır patlağı ve çiş molası yoktur, lütfen filme gelmeden önce çişinizi yapıp, patlaklarınızı da getiriniz. Salonda (pardon dergiyi okurken) kabuklu yemiş yemek kesinlikle yasaktır. Yıllar yıllar önce kendisini çok uzun saçlı sanan kısa saçlı, uzun boylu bir cüce varmış. Dökülmüş saçları ile ayrı bir ekolmüş. Üstelik de millete 'pantul giyiyor, ekikiki' diye dalga geçerken kendisi etek döpyes takım giyermiş. Adı da... Rattle Head'miş. Her ay çıkan Amiga dergisine, ırgatlık yaparak yazı yazarmış. Netekim bu sevimli, suratsız, kol düğmeleri bozuk uzun cüce yazı yazmaktan ve Flick Off (footbowl oyunu) adlı oyunu oynamaktan da hiç anlamazmış. Genede cücemiz kendisini reddeden Amiga dergisi yöneticilerini, OECD, NATO, OPEC ve Büyük Biraderden tüyü kopararak kafalamış ve dergide bir köşe kapmış (bu köşenin adı da: "Nahenga Amiga" imiş). Dino Hinli ile yaptığı röportaj, kendisine B.A.R. (Best Abzürt Reporting) ödülünü kazandırmış. Ama bununla da yetinmeyen cüce, dergi çalışanları ile ilgili başka bir abzürt reporting ile bütün dünya rekorlarını kırmış ve dünyanın yaş dolu gözler önünde E.T.K.H.A.T. (En Teknik Kızarmış Hindi Of All Times) ödülünü de kazanmış. İşte esas oğlanın kısa yaşam öyküsü. Bu filmin ana konusu esas oğlanın yaşam öyküsü 2017 yılının mavi bir kış günü, aylardan Ağustos. Fonda, adlı bir grubun "Like a Player" adlı parçası çalmakta, Kamera bir camı kırarak aşağı iner arkadan küfürlü melodiler gelmeye başlar, kameraman kaçar. Yönetmen yardımcısı (biz) azimle kamerayı eline alır, kalınan yerden itinayla devam eder. İki saatlik bir inişten sonra kahramanımızın kulak memesi görünür. Yönetmen anırır: bırakta kameraya Kahramanımız ahenkle kameraya döner. Saçlarını rüzgara bırakır, peruğu uçar, kafası parıldar. 5276 deneme sonunda hala bir kare bile çekilememiştir. Rattle'ın kafa parıltısı etraftaki halk sakinlerini rahatsız etmektedir. Yönetmen Rattle'ın Head'ini siyaha boyar. Çekim devam eder. Film biter. Yönetmen küser. Fakat insanlık bende kalsın der ve film yeniden başlar. Rattle “En büyük Fenerbahçe" der. Ardından "Saçınızın parlaklığı için Hibar Pank'ı seçin” der. Zıplar, takla atıp havada döner sallar. Yere düşerken “Aslında ikimizde kazanabiliriz. Ni hohühi” der. Rakibi kabul etmez 'Hayır yalnız ben kazanacağım” der. Bu konuşmalar yönetmeni bayar. 'De gidin len oradan. Gölgelerin gücü adına ben hiç uğraşmıyorum, yıkayıp çıkıyorum' der. Bu konuşmalar üzerine makyajcı kaçar. Film iyice hızlanmıştır. Seyirci gerilimi hissetmektedir. Zaten film de 'sınır ötesi bir aşk filmi' olmaktan çıkıp karate-maceraya dönüşmüştür. O sırada 'Alaska fniq0' diye bir ses duyulur. Karanlıkta sesin sahibi seçilmez ama kel kafasının göz kamaştıran parıltısı insanların kuşku ile Rattle'a bakmalarına sebep olur. Bunun üzerine Rattle nükte ve cinfikirli bir hareketle ağlaya ağlaya tatlı bir melteme biner ve uzaklara gider. Sonradan katilin uşak olduğu nedense anlaşılır. Film bu sefer gerçekten biter. Yönetmen içinden 'Benden iyi dedektif ha' diye geçirir. Akabinde yönetmen, 'mahir ama bedbin' (ne demekse?) bir edayla 'hadi dağılın ulan, ne o, ayımı oynuyo' deyip birikmiş olan gözü yaşlı, hisli seyirci kalabalığını dağıtır. Film bayağı bir ödül alır. Özellikle cam kırılma sahnesi çok beğenilir. En iyi kadın oyuncu ödülünü alır. Nedeni bilinmez ama 'Aldık ödülü işte, boşuna deşmeyelim, ödülü de kaybetmeyelim' politikasıyla örtbas edilir. Bu arada esas oğlanın yaşam öyküsü ile film arasında ki alaka bulunamaz, zaten bulanlar da diğerlerine söylemezler. Bu bayağı bir insanın kendini intihar etmesine, Mars birikler komutanının işten kovulup, 'Et ve ciklet çiftlik ürünleri” gibi tuhaf adlı zaten sonradan iflas edecek bir şirket kurmasına sebep olur. THE END, BİTTİ. SON Hadi dağılın, daha bir sürü yazı var.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.