64'ler sayı 42, sayfa 80

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 80

BLADE WARRIOR ismi size bir şey hatırlatıyor mu diye sorsam, belki birkaçınız bir yıl kadar önce "geliyor" haberini aldığını hatırlar. Evet gerçekten de bir yıl kadar önce haberini aldığımız BLADE WARRIOR ancak geçen gün dergiye gelebildi. Neden bunca zaman beklenilmiş veya haberi neden bu kadar erken verilmiş bilemem ama, yeni gelen oyunlar arasında BLADE WARRIOR ismini görünce gerçekten çok şaşırdım. Oyunda (derginin duvarlarından birine astığımız, artık sararmaya başlamış posterinden de anlaşıldığı gibi) karanlık güçlerle bir ölüm kalım savaşı veren bir savaşçıyı yönetiyoruz. Oyunu Amiganıza yüklediğinizde bir menü ile karşılaşacaksınız. Bu menüde F1 tuşuna basarak yeni bir oyuna başlayabilir, F2 tuşuna basarak oyunu kaldığınız yerden save edebilir ve F3 tuşuna basarak daha önce save edilmiş bir oyunu çağırabilirsiniz. Save edebilmeniz için mutlaka bir format disk hazırlamalısınız. Bir disketle ancak on save bulundurabilirsiniz. Bu ekrana oyun esnasında ESC tuşuyla dönebilirsiniz. Menüden çıkıp oyuna devam etmek için F4 tuşuna basmalısınız. Menü ekranından sonra oyuna başlayabilirsiniz. Oyunda kontrolümüz altında bulunan kahraman, gururlu ve cesur bir savaşçı.

Kahramanımız gururlu ve cesur olmasının yanı sıra mükemmel bir kılıç

becerisine sahip. Zaten oyundaki tek silahımız da kahramanımızın canı pahasına yanından ayırmadığı uzun keskin bir kılıç. Joystiğinizin de yardımıyla yapabileceğiniz hareketler fazla çeşitli değil. Oyun alanımız, kahramanımız ve hatta yaratıklar kısaca her şey gölgelerden oluşuyor: Gökteki ay ise sizin enerjinizi temsil ediyor. Ay ilk başta bembeyazdır, aldığınız yaralarla ay tamamen karardığında sizin de işiniz biter. Gökyüzünün rengi bazı bölgelerde sisli ve karanlık, bazı bölgelerde kızıl ve açıktır. Oyunda alabileceğimiz objeler renkli ve ayrıntılıdır. Objelerin çoğu büyü malzemesi olarak kullanacağınız türden yarasa, kurbağa ve fare gibi objelerdir. Diğer iki önemli obje ise anahtarlar ve bir parça parşömene yazılmış yazılardır. Parşömenlerdeki yazılar size oyun hakkında bir çok bilgi verir. Anahtarlar ise her yol ayrımında bulunan ve bazıları kilitli olan kapıları açmaya yarar.

Düşmanlarımız ise sürüsüne bereket dedirtecek kadar çok ve bir o kadar da tehlikelidir. Oyun boyunca karşılaşacağınız bir kaç yaratığı kısaca tanıtmak istiyorum. Barbarlar: Ellerindeki koca sopalarla hiç etkili olamayan barbarlar sizi fazla zorlamayacaktır. Yine de toplu halde saldırdıklarında dikkatli olun. İskeletler: Birdenbire yerden fırlayarak karşınıza çıkan iskeletler ellerindeki baltalarla oldukça tehlikelidirler. Örümcekler: Oyun boyunca en sık karşılaşacağınız yaratıklardan olan örümcekleri eğilerek vuracağınız bir kaç kılıç darbesi ile öldürebilirsiniz.

Eğer fırsatını bulursa ayaklarınıza dalarsa enerjinizin bir kısmını götürür.

Taşadamlar: Yerden fırlayan birçok kaya parçasının bir yaratık şeklini alması ile size saldıran taşadamlar çok tehlikelidir. Eğer üzerinize atlarsa tepenizdeki dolunay bir anda yarımay oluverir. İkinci yakalanışınızda gökte ay falan kalmaz. Zombiler ve mumyalar: Cansız varlıklar olan bu yaratıklar oldukça dayanıklıdırlar. Bir araya toplanmalarına fırsat vermeden yok etmeli veya kaçmalısınız. Cadılar: Birdenbire ortaya çıkan ve ekran boyunca uçan cadılar fazla etkili değildir.

Yanınızdan geçerken eğilerek kurtulabilirsiniz. Zebaniler: Karanlık, şeytani güçlerden ve yaratıklardan söz edilirse, zebaniler olmaz mı?

Artık karanlık ve şeytani güçlerle özdeşleşen zebaniler bu oyunda da peşimizdeler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.