MAC ADVENTURE

Kahretsin, eskisinden çektiğimiz yetmiyormuş gibi tuttuk bir de yeni yıla girdik. İyi halt ettik. Ben de bu yılbaşında herşey bitecek zannediyordum, mışım. Neyse sızlanacağıma köşemi yazayım bari, biz ucuz atlattık zaten, olan zavallı hindilere oldu. Oturmuş, ben kimim, dünyanın sonu ne olacak, hayatın manası ne, bu pet kola şişeleri niye bir türlü açılmaz gibi önemli problemlere cevap ararken Adventure köşesini yazmam için 'kibarca' uyarıldım. Daha ayın başlarında sayılırız ama olsun. Gösterdiğiniz ilgi sayesinde cevaplayamayacağım kadar mektubum oldu. Sağolun dostlar, minnettarım. Jelibon komasında yatarken üstüme koli dolusu mektup atan postacının sayesinde hayata döndüm. Şimdi bakalım bu ayki köşemizde neler var: Öncelikle şimdilik elime geçmiş kayda değer bir oyun yok (tanıtmak için). Zaten Elvira eminim yeterince vaktinizi alıyordur. Ama hazır fırsat bulmuşken sizi ilgilendireceğini umduğum birkaç haber var. Biliyorsunuz Infocom durmadan el değiştirdi ve sonunda (sanırım) kapandı. Kapandı ama adventure dünyasına da izini bıraktı. İşte bu firmanın en baba oyunları bir takım halinde ucuz bir fiyat- “tan satışa çıkarıldı. Şimdi bunlara ulaşmaya çalışıyorum, elime geçirebilirsem size de haber veririm. Bir iyi haber, eski İnfocom üstadlarından Steve Meretsky arkadaşlarıyla beraber kendi firmasını kurdu. Legend adlı firmanın yeni ürünü ise SORCE-RERS GET ALL THE GİRLS, yani büyücüler bütün kızları kapar! Yalana bak, biz kaç yıldır büyüyle uğraşıyoruz, hava alıyoruz. Sanırım bir yerlerde bir büyü atladım, zaten bende şans olsa 'sıcak' biryerlerde yaşardım (bu taşı attığım kişi kendini bilir!). Her neyse, oyun adventure dünyasında son zamanlarda moda olan 'flexible' sistemi kullanıyormuş. Yani isterseniz text adventure isterseniz olarak oynuyorsunuz. Bir an önce gelsede kızları kim kapıyormuş göstersek. Bir kötü haber Infocom'dan ayrıldıktan sonra Loom'u hazırlayan Brian Morlarty artık eğitim programları yapacakmış. Brian, bak abi zaten eline sopa geçiren bizi eğitmeye kalkıyor, bari sen yapma. ger gibi bir şaheseri yaratan adam umarım yakında tekrar adventure'lara döner. Şimdi gelelim ayın en kötü haberine; NEW SH*TS ON THE BLOCK'ın solisti ölmemiş. O kadar kutlama boşa gitti dostlar. Şimdi benim o şampanyaları kusmam mı lazım? Neyse bu sefer başaramadık,ama bir gün bir de bakacaklar ki o zıpırların beyni bir elektro gitarla ezilmiş! Haberler bu kadar, sıra geldi gelmeyin üstüme, çekilin, dağılın. tuplarınıza: —- ŞAKAYA BAK! Sevgili MAC, ACİİİD! Şaka yaptım canım kızmayın, Sizden bazı ricalarım olacak.Bunlar: 1) Gold Rush'ta asılırken son sözüm ne olmalı? 2) Ozzy'ciğimin civcivlerle çektirdiği poster eğer elinizde varsa satın almak istiyorum. 3) Space Ouest İl'de ormana düştükten sonra aracın sesini bir türlü susturamadım, ne yapmalıyım. 4) Sinirlenme Serdar, sinirlenme. Sizde hiç mi insaf yok kardeşim. Hiç bir ATARI sahibi iki oyun açıklaması için dergiyi alır mı? Nolur şu Atarı bölümünü kaldırıp fazladan iki sayfa kazansanız? 5) Hep siz mi oyun açıklayacaksınız bea? Bitirdiğimiz oyunların açıklamalarını yayınlarmısınız? 6) Son sözüm tiyolarla ilgili. Benece derginizin bir sayfasını sırf tiyolara ayırma»

Hayılız mek-

İlısınız. Ayrıca okurlardan gelen ipuçlarını yayınlamalısınız. Serdar X. MAC: Ne güzel şaka bu Serdar. Tam mektubunu yakıyorsum ki gözüme şaka lafı ilişti yine kurtardın.(Bu da benim şakaydı ben genelde okuyucu ayrımı yapmam). İşte cevapların: 1) Bu ekranda son sözün 'Ben Koca Bir Aptalım' (kızma) olmalı. Kusura bakma abi ama beni çok güldürdün, seni asmalarının tek sebebi oyunun başında sorulan şifreyi bilememen. Bu şifreyi nasıl mı elde edebilirsin? Valla benden isteme de nasıl bulursan bul! 2) Ozzy iyidir güzeldir ama onun civciv saplantısın yarattığı önyargının kötü sonuçların metal camiası olarak yıllardır çekiyoruz. Adamın dünyadan haberi yok, nerden duymuşsa tutturmuş 'metalciler civciv eziyormuş' diye kendi çapında eğleniyor. Kırrolar, kendilerini ezmediğimize dua etsinler! 3) Bu aslında o kadar önemli birşey değil ama illaki ben bu sesi kesecem diyorsan uzaygemini incele ve orada göreceğin düğmeye bas. 4) Benim şahsi görüşüm dergide herkese hitap edecek birşeylerin olması. Burda amaç derginin daha fazla satılması değil de bizden tek farkları bilgisayarları olan arkadaşlarımızın da bir kaynakları olsun (ben humanist olurum biraz!) Yani bence ATARI bölümü olmalı, ama sizlerden biraz fazla tepki aldığından ATARI bölümünü şimdilik askıya aldık. Anket sonuçlarına göre devam edip etmiyeceğine karar vereceğiz. 5) Sen farkında değilsin ama biz sık sık okuyucularımızın yazdığı yazıları yayınlıyoruz, bir de üstüne para veriyoruz, yalnız yazı yazarken tanıttığınızoyunun fazla eski olmamasına dikkat edin, çünkü çıkan oyun sayısı nedeniyle pek

DIE!

Oyun güncelliğini hemen kaybediyor. Yazılarınızı her zamanki adrese mümkünse APS ile postalayın. — 6) Bu sayıda — * SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ' diye bir köşe açtık.Böylece bize yolladığınız ipuçlarını yayınlamış oluyoruz. Bizim Püf Noktası köşesi ise devam edecek. SAIR! Merhaba MAC, Beni' Nhihihahahah' diyerek kumandanim görevlendirmedi, S.S.C.B'nin Gorbaçov'u olmadığım gibi ruhlar aleminin gece bekçisi de degilim. Kendi halimde bir C-64'çüyüm. Size birkaç soru gonderiyorum, yayınlamazsanız kızmam çünkü metalci degilim (şansımın %50'sini kaybettim galiba), her neyse işte sorularım: 1) Herhangi bir oyunda kaldığımız yerden devam etmenin bir yolu var mı? 2) Tusker'in sonunu getiremedim. 3) En Büyük bence Bariş Manço! 4) Ingilizceden hiç 2 aldinız mi? Bu şeb de cuşiş-i yagdinia agladim durdum

*Vallahi ne desem, bilemiyorum şiirinden bir kelime bile anlamadım! Yani şimdi bu şiirde şair mehasin-i tahasürden mi kahroluyor, yoksa cevu-i kebudun'i zavahir edebildiği için mutlu mu? Tek bildiğim bu metalcilere cevap verip diğer okuyucuları boşverme muhabbetine kızdığım. Bu fikri nasıl edindiniz bilmiyorum ama tamamiyle yanılıyorsunuz! Metalciler kafa adamlardır ama köşemiz kimseyi kayırmıyor. Bu konuda anlaştıysak sorularına geçelim: 1) Eğer kaset kullanıyorsan oyunları save etmen oldukça zor.Zaten kasetin en kötü yanlarından biri de bu. Ama eğer disk drive'in varsa her adventure'da mutlaka bir Save seçeneği vardır. Biraz kurcalarsan bulabilirsin. 2) Bu Tusker'ın sonu işi pek çok kişiyi uğraştırıyor galiba. 64 cinimiz Mert bu işle ilgileniyor, cevabı bulunca yayınlarız ama bu köşede değil tabiiki. 3) Aslına bakarsan ben de Barış Manço'yu severim. Özellikle Dönence, Sözüm Meclisten Dışarı gibi şarkıları söylediği zamanları. 4) Konumuzla alakasını pek çözemedim ama hayır almadım, böyle özel notları genelde İnkilap, tarih, sosyoloji gibi yararlı(!) derslere saklardım (gençken) ARAPÇA! Selam MAC, Sınav, vize, dergi derken anil cengen hala yerindeyse şu soruları cevapiayıver, şimdiden teşekkürler. 1) Loom'da kütük nerde? 2) Indiana Jones ve Elvira'nin kodlarini bana postalarmisin? ne düşünürsún? 4) Level9 artik adventure yapmayacak mi? Tarhan TEMUÇIN, ANKARA

MAC:Akli dengem genelde pek yerinde değildir, ama bunun yıllardır beni pek rahatsız ettiğini söyleyemem, tek bildiğim kalan birazcık aklımı da senin yazını okumaya çalışarak harcadığım! Bizim aynı dili kullandığımıza eminmisin? 1) Oyuna başladığın yerdeki ağacı hatırlıyormusun, işte kütük işe yarar hale getirmek için gökyüzüne eced büyüsü yapman gerekiyor. 2) Bu kodları sana gönderdim bile, umarım adresini doğru okumuşumdur. Yalnız bu arada birşey söylemem gerekiyor, benden birşeyler isteyen okuyucularımızın adlarını ve adreslerini tam olarak yazmaları gereriyor, çünkü eğer adınız yerine bir kod yazarsanız (bu laf sanaydı FLASH) postacı amcalar gönderdiklerimi size vermezler! 3) Şimdi açıkçası ben böyle bir posterin vatan ve millet açısından zararlı olacağı kanısındayım. Düşünsene oturmuşsun, karşında bütün muhteşemliğiyle ELVİRA! İnsan çalışamaz, oyun oynayamaz, bırak bunları nefes bile alamaz. Zaten posteri olmasa bile ben nereye baksam Elvıra'yı görüyorum! 4) Level9 ne yazık ki artık adventure yapmayacak, onun yerine Cınemaware'in moda ettiği actıon/adventure tipinde oyun üretecek. Umarım iflas ederler! ЕЕЕЕЕННИИН! Sevgili MAC, Ben 64 sahibi bir Acid'iyim. Ama televizyonda dinleyipte kapatmadığım metal şarkılarda var. Mesela AC/DC'nin bir şarkısı -şu süper çekimleri olan- bayağı hosuma gitti. Size bazı sorularım olacak. 1) Fighter Bomber'da hedefleri bir türlü havadan bombalayamadım, ben hep yere inip Maverick'le vuruyorum, baska bir yolu var mi? 2) Iyi bir simılasyon önerebilirmisin? 3) Bir filoyu yönetebileceğim simulasyon önerebilirmisin? 4) 64'ün adventure'ları Amıga'ya göre

Aferim sana Ayberk, en azından başkalrı gibi acidci olduğun İçin mektubunu yayınlamayacağımı düşünmüyorsun.Bu arada o beğendiğin şarkının adı 'Thunderstruck', ama eğer metalle olan ilişkin televizyona kaldıysa Allah yardımcın olsun, çünkü ben televizyondaki metal miktarından oldukça şikayetçiyim! 1) 64'te uçağı yere indirebilmen bence programcılar açısından büyük bir ayıp, yani insan simulasyon oynuyorsa olayın gerçek tadına biraz da olsa varmak ister.Ama bu oyunda F-15'ini Eminönü otobüsü gibi kullanabiliyorsun. Şimdi sana bir diğer bombalama tekniğini anlatmaya — çalışacağım. Bu teknik Amıga'da da aynen çalışır ve adı Skıp Bombıng. Önce Cluster Bomb'unu arm'la ve yaklaşık 500 ft'ten hedefe 600 bir hızla yaklaş.Hedefin üstüne gelmene birkaç saniye kaldığında uçağın burnunu kaldır ve bombayı sal. Biraz fizikten çakıyorsan bombanın uçağın y doğrultusundaki hızının etkisiyle bir 'eğik atış' hareketi yapacağını ve bir parabol çizerek hedefe düşeceğini görebilirsin.Pek kolay bir sistem olduğunu söyleyemem, onun için bayağı alıştırma yapman gerekiyor. 2) Sanırım şu anada bulabileceğin en iyi simulasyon F-16 (Fighter Bomber'a beş çeker), ama biraz sabredersen Ocean'ın Battle Command'i 64 için çıkaracağı söyleniyor. 3) Benim bildiğim böyle bir oyun yok, kusura bakma. 4) Bu tamamiyle adventure'ında ne aradığına bağlı.Eğer güzel grafikler istiyorsan doğal olarak Amıga daha üstün ama eğer benim gibi ustaca yazılmış text'ii herşeye tercih ediyorsan 64 adventure'lardan da acayip zevk almak mümkün. Özellikle Magnetic Scrolls'un 64 için çıkardığı oyunlar (hız hariç) Amıga'daki kardeşlerini aratmazlar. Keşke Sierra'da 64 için oyun yapsa diyeceğim ama onlar oyunlarını 512K'ya sığdırmaktan bile acizler! HELE ŞÜKÜR! Selam MAC!, yon, strateji hastası ama hepsinden önemlisi kronik bir metalciyim. Şu anada teybim sonuna kadar açık, yüce efendi JAMES in muhteşem sesi ve erișilmez LARS'n deli baterisi beyin kıvrımlarımı zorluyor.. Duyduğuma göre bazı albümlerin sozlerini arıyormuşsun,söyle de yol layayım. Hiaa biliyordum zaten, bu teybin ANTHRAX'a dayanmayacağı belliydi, hemen yedek teyp ikmali yapmam lazım. 1) Carrier Command'de gemi nasıl hareket eder? 2) Bir ada nasıl ele geçirilir? 3) C-64'te kasette tam olarak çalışan Castle of Terror yok mu? Bendeki ilk bölümü ve şatoya girince ikinci bölümü istiyor. 4) Kasette bulabileceğim adventure ve simulasyonları yazabilirmisin. Özellikle bulabileceğim diyorum çünkü bilgisayarcıya The Hobbit'i sordum, adam gülmekten bayıldı ve lütfen tarih öncesi oyunlar sorma dedi! 5) Bu arada metalci olmamakla övünen Tolga Uluç'a cevap: Tolga, Metalin sadece kan, kin ve nefretten oluştuğunu sanıyorsan açta ne anlattığına bak. Otur da Helloween'in şarkılarına bak. Ardıç kafa gibi boyalı basına inanma! 6) Son olarak ta METAL POSTER! Bülent Bolat, ISTANBUL MAC:Bülent sorularını yayınlayacağım ama önce anlaşalım, bana o şarkı sözlerini (alayını) gönder! Lütfen, nolur, nolur, nolur! Bunu yaparsan dile benden ne dilersen! Oyun mu, kaset mi, bir F-19'mu artık sen karar ver. 1) Hareket ikonunu seçtikten sonra Carrier map ve Prog'a basarsan oto- Matik pilotu seçtiğinde doğru istediğin adaya gidersin. 2) Bir adayı ele geçirmenin en kolay yolu adaya gelmeden bir Manta Fıghter'i füze doldurup adanın direnişini kırmak, sonra da Walrus'larla adaya çıkarma yapmaktır. 3) Evet kasetteki Castle of Terror'da bir kırma hatası olduğunun farkındayım. Oyun birkaç parçadan oluşuyor ve ikinci bölüm yüklendiğinde eksik kalan birşeyler yüzünden bitirilemiyor(-muş). Sana tavsiyem ya vazgeçmen ya da baban sana bir Disk Drive alana kadar teybin sesini sonuna kadar açman! 4) Önce o bilgisayarcıya kendi beyinsizliğine gülmesini söyle! Klasik olmuş oyunların eskiliğine yeniliğine bakımaz! Simulasyon olarak Fıghter Bomber ve F-16 bakmaya değer, adventure olaraksa korkarım sana kötü haberlerim var, 64'te yeni adventure bulmak başlı başına bir bela, hele kasette, çok çok çok zor! 6) Bu ay Metal Poster savaşının sonuçlarını sanırım alacağız. Ya Metallıca posteri veririz ya da depodaki bütün jelibonları yerim demem yayın kurulunu bayağı korkuttu. ACEMİ! Sayın MAC, Adventure'a yeni başlayan biri olarak size bazı sorularım olacak: Kıng's Guest İV'te 1) Mağaradaki Troll'u geçmenin yöntemi nedir? 2) Devin evin kapısını açmak için anahtarı nereden bulacağım, Open Door diyince kapı açılmıyor. 3) Perili evdeki gizli açabilirim? 4) Lolette'ye unıcorn'u götürdüğümde Rosella'yı geri gönderiyor. Rosella kovulmadn şatoda nasıl kalabilir? Osman BUYRUK,ANKARA MAC: Bu ay aldığım en 'adventureli' mektup seninkiydi Osman. Köşemiz ister istemez başka konulara da yer veriyor ama amacımız öncelikle takıldığınızyerlerde size yardım etmek. Yinede mektuplarınızın içeriğine bir sınırlama getiriyorum zannetmeyin, siz kafanıza göre yazın, yazın da ne isterseniz onu yazın! 1) Oyunun bu bölümü tamamen şansa kalmış. Senin yapabileceğin fazla birşey yok. 2) Kapı OPEN DOOR komutuyla açılıyor ama bunu başarabilmen için öncelikle Unıcorn meselesini halletmiş olman gerekiyor. 3) Gizli kapıyı açmadan önce mutlaka duvardaki resmi incelemen gerekiyor. Onu inceledikten sonra duvarı incele ve burada göreceğin kolu çek. 4) şatoda kalabilmek için lolette'ye hem altırı yumurtlayan tavuğu hem de pandora'nın kutusunu götürmen gerekiyor. EĞO!

ten yay BOOOÖRRRGGGH!

kapıyı nasıl

Sayın Murat Adanç, Benim adım Tuna Bekleviç. Size özel olarak sormak istediğim sorular var. 1) Menajerlik ile ilgili futbol oyunları sizin sayfanın konusuna giriyor mu? Size şunu söyleyeyim ben Amiga'da 17, C-64'te ise 38 menajerlik oyunu bitirdim. Sayfanızda menajerlik oyunlarına da yer verirseniz yeni bir çağ açacak kadar bilgim var. 2) Bugün Storm Across Europe ve Carthage'ı aldım. Bir hafta içinde bu oyunları bitirip size ipuçları gönderebilirim. Şimdiden teşekkür ediyorum, bir çılgın arkadaşınız daha oldu! Tuna BEKLEVİÇ, EDİRNE MAC: Mektubunu genel olarak dergidekilere tek EGO sorunu olanın ben olmadığımı göstermek için yayınlıyorum, ama bu köşe benim ego'mu tatmin etmeye zor yetiyor, onun için dikkat et. 1) Her ne kadar menajerlik diye ayrı bir oyun türü olsa bile bence onlar da genel olarak Strateji'ye giriyorlar. Onun için menajerlik oyunları hakkında her türlü ipucu ve sorularınızı bana gönderebilirsiniz. 2) Aferin sana, ama biz o oyunları zaten yayınladık!. ..

Sayın Murat ADANÇ, Sorularıma başlamadan önce en çok severek okuduğum yerin MAC ADVENTURE olduğunu söylemek isterim, şimdi sorduğum soruları cevaplarsanız memnun olurum. 1) Indy III'te görünmez köprüde takıldım kaldım, verdiğiniz haritada bir eksiklik var galiba, 2) AMOS adlı programı ileriki sayılarınızda yayınlar mısınız? 3) King's Quest V ne zaman çıkacak? 4) Ant Heads'i ne zaman yayınlarsınız. 5) En büyük Cim Bom! Serkan ANTİKACI, İSTANBUL MAC: Bu ne tesadüf, benim de en severek yazdığım yer MAC ADVENTURE! Bu arada ufak bir not, biraz önce elektrikler kesildi, sanırım karartma yapıyorlar. Niye yapıyorlar pek anlamadım, adamlar artık 900 km'den bir arabayı bile vuruyorlar, her neyse bundan sonra bu köşede TEK'le uzaktan yakından ilgisi olan kimseye yardım etmeyeceğim, o kadar saatlik emek boşa gitti! 1) Köprünün haritası yanlış değil, sadece mevcut olan birkaç yoldan en zorunu çizmeyi tercih ettik, hatırın için daha kolay bir yolu anlatacağım: Oraya geldiğinde karşında kapıyı göreceksin. Tam kapının hizasında çıkıntılar var. En üstten üçüncü çıkıntıyı klikleyeceksin, yalnız fazla oyalanmaman lazım, bunu hemen yapmalısın. 2) Evet sanırım ya bu sayıda, ya da teknik manyaklarımız yetiştiremezlerse gelecek sayıda bir AMOS köşesine başlıyoruz. 3) Şu anda ana programın hazır olduğu, oyunun sadece ince ayarlarının kaldığı söyleniyor, yalnız benim gördüğüm resimlere bakılırsa bu oyun alıştıklarımızdan çok farklı olacak. 4) Bu sayımızda 'SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ' köşesinde bu oyun hakkında derin ipuçları bulacaksın, eğer sence yetmiyorsa bir zahmet sen yazıp gönderiver.

DIEI-

>: Orkun'dur bu abi, yapar. Şimdi biliyorum sana zehir kusan bir cevap yazacak, Allah için kendi kişisel kavgalarınıza beni karıştırmayın. Benim uğraşacak yeterince belam var. 1) Şimdi Orkun seni zaten kurbağa yapmadı mı? Sen zaten kurbağasın, beni nasıl kurbağa yaparsın? Zaten becerebileceğinden şüpheliyim, bunu en son deneyenin büyüsünü geri teptirdim, gitti Muppet Show'da yıldız oldu, şimdi bayramlarda gelir elimi öpemez. (öptürmem çünkü ben kurbağaları sevmem, hep sonunda prens olurlar, şöyle dişe dokunur bir prenses olanını hiç görmedim.) 2) Ben AIDS sadece belirli yollarla bulaşır zannediyordum, yani senin disketle.... yani sen ve disketler! Aman tanrım, Onur sen hasta mısın? Nasıl becerdin? 3) Tabi adının yerine kod yazdığından onları sana gönderemiyorum! 4) Şimdi geldik en sevdiğim kısma, masal zamanı, bu sefer uyumamanız için tedbir olarak size çivili koltuklar hazırlattım, buyurun oturun ve dinleyin: Geçen ay Bilbo'nun bulduğu yüzükten bahsetmiştik, işte Bilbo MACerasından dönünce kendine oldukça rahat bir hayat sağlar, partiler, köle kızlar falan işte. Bu arada Bilbo'nun dostu wizard Gandalf bu yüzük hakkında araştırma yapmaya başlar. Bu yüzük kötü wizard Sauron tarafından yapılmış ve uzun yıllar süren savaşlar sonucu ondan alınmış. Fakat yüzüğü alan Isildur bir orc grubu tarafından pusuya düşürülmüş ve yüzük büyük nehre düşmüş. Sauron bu yüzüğü ele geçirirse bütün dünyanın hakimi olacak. Yüzüğü yok etmenin tek yolu ise onu Sauron'un yaptığı yere götürmek. Burası da Sauron'un arka bahçesindeki Ateş Dağı! Gandalf yüzüğü yok etme görevini Bilbo'ya veriyor, o da ufak bir çalımla bütün belayı yeğeni Frodo'ya atıyor. Frodo ve Middle Earth'in her ırkından bir temsilciden oluşan bir fellowship 'kardeşlik gibisinden bir şeyler' görevi üstlenerek uzun bir MACeraya atılıyorlar. Tabi bunlar öyle bir paragrafta olmuyor, 3 kitabı kapsayan yaklaşık 4500 sayfalık bir hikaye bu. Favori yazarlarımdan J.R.R. Tolkien tarafından yazılmış. Yolda bin bir türlü belaya rastlıyorlar, birbirlerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar, Gandalf ve diğerleri bir çeşit Birleşmiş Milletler gücü oluşturmak için çabalarken (Saddam'a karşı değil, Sauron'a karşı), Frodo ve sadık uşağı SAM (bu bizim Sam değil, yanlış anlamayın) yolculuğa tek başlarına devam etmek zorunda kalıyorlar. Sonunda ne mi oluyor? Anlatmıyorum işte, oyunu alın ve bitirin, eğer bilgisayarcınız size gülerse bana haber verin. Kapısında 500 orc'luk bir kuvvet bulunca fikrini değiştirir sanırım!

MAC: Mektubun o kadar ciddiydi ki önce mukavemet hocam benle kafa buluyor zannettim. Adını yazma cesaretini de göstermemiş olman şüphelerimi depreştirdi ama sonra onun Larry III'le ne alakası olacağını düşündüm. 1) Peki Space Quest I (1 disk), Space Quest II (1 disk), Larry I (1 disk), Larry III (5 disk), King's Quest IV (sanırım 4 disk). 2) Abi kötü hatlar yüzünden telefonla

DİE'ye doğru dürüst konuşamıyorken modem hayal be. Ama modemlerin giderek yaygınlaştığını düşünürsek yakında bu konuyla ilgileneceğiz. 3) Ben Space Ace'e oyun bile demem, yani beceremiyorum diye değil, güzel grafikleri ve mükemmel ses efektleri olabilir ama oyunda en ufak bir oynanabilirlik kırıntısı bile yok, sakın alma! Larry II ise gerçekten eğlenceli bir oyun, onu tercih et! | — 4) Orijinal diye sakın fotokopilerden alma! Yakında bu konuda büyük gelişmeler olacak sanıyorum, ucuz fiyatlarla harbi orijinal oyunları bu günlerde bekliyoruz. AYYYY-BERK! To MAC, Hihohaaaa, Ben Ayberk, intikamım feci olacak, bu, kaçıncı mektup! O kadar uğraşıp edebiyat yapıyoruz, şiirleri aruz ölçüsünde yazıp size yolluyoruz bir yayınlamıyorsunuz, ayıp, bunlar ayıp şeyler! MAC'Cim Bu kadar mektuptan sonra bayağı samimi olduk...... Nabeer MAC: Atom bombası yapıp bu mektupla yollamayı düşünüyordum ama böyle baba bir derginin sırf benim mektuplarım yüzünden havaya uçmasını istemedim. Oyun stokluyorum, yazın hepsini bitireceğim! Mac'cim, 1) Hiç cenneti gördün mü? Motal dinleyenler neden

AC: Aferin Ayberk, bana 8 tane mektup yazıp ayrı ayrı zarflayıp yollaman çok zekice, mektup oldum, kafayı yedim, her yerde mektup görüyorum! Sen eski dostlarımdansın, hatırın için hepsini bir araya getirip genel bir mana çıkarmaya çalıştım, umarım başarmışımdır: 1) Şimdi cennet insanın kendi kafasına göre bir yerdir, bana sorarsan üç türlü cennet vardır, birinde insan rahat rahat uyur (horul horul kimse beynine binmeden), diğerinde de Megadeth dinleyip, çay içer ve sevdiği bir adventure'ı oynar. Dışarıda hava soğuksa ve oda da ısı yüksekse bu ayrıca bir bonustur! Bir de sonuncusu vardır ama bu tamamıyla insanın kendi tercihine bağlıdır, senin tercihin seni ilgilendirir, benim tercihim de beni, yani ne desem, işte öyle bir şey.... 2) Akıllılar, abone olsalar baba bir 64'ler T-Shirt'leri olurdu ve onu giyerlerdi, bunu başarana kadar metal T-Shirt'lerle idare ederler. Ben şahsen pek metal T-Shirt giymem, zaten üstümden çıkarmadığım Maiden konser (7th Son of a 7th Son Tour '87, ben orada olsaydım yaaa!) T-shirt'ü artık ikinci bir deri haline gelmiştir. 3) Ben hala durmadan oyunun başına Elvira'nın çıkıp bir şeyler dediği ekranı sey-

. Tediyorum, ve doyamıyorum, yükleyip yükleyip o ekranı tekrar seyrediyorum. Yeter artık jelibon'la kandıramazsınız beni, ben Elvira'mı isterim! MAC'n ROLL Sevgili Adanç, ilçesinden yazan iki adventure hastasıyız, kaliteli bir adventure için saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı hatta aylarımızı bile veririz. Aynı okula gidiyoruz, aynı sırada oturuyoruz, yazılıların sonunda aynı kağıtları veriyoruz, aynı tür müziği dinliyoruz, aynı kaptan yiyoruz. Şu an elinde tutmakta olduğun mektup geçen yıl Ankara'da voleybol şampiyonu olmuş takımın iki as oyuncusundan geliyor. Onun için kırıştırma! Öncelikle bazı sorularımız var: 1) Larry II'de çıplaklar kampında mayonun üstünü bir türlü un ve Eren, ANKARA/ AC.: Abi ben adventure için bir ömür tükettim, siz de benim yaşıma gelince dönüp bakarsınız, mazi ne kadar şenmiş. Bir türlü sorun, uğraşı ve sonunda elde edilen hayata bedel zaferler (mesela BAMBİ). Ama ben bu voleybol (ve güreş hariç diğer sporlar) ayağını hiç anlamıyorum, bir sürü adam çıkıyorsunuz sahaya, koşuyorsunuz, zıplıyorsunuz, debeleniyorsunuz, terliyorsunuz, yoruluyorsunuz falan filan. Benim gibi bir bilgisayarın karşısında tembel tembel oturmak varken böyle şeyler bana biraz mantıksız geliyor. Bana sorarsanız kendinizi boşa yoruyorsunuz, sizi daha fazla yormamak için sorularınızı cevaplıyorum: 1) Sierra oyunlarında belirli şeyleri yapabilmek için önce bazı şeyleri tamamlamak gerekir. Bu durumda bikiniyi alabilmek için adadaki diğer işleri yapmak gerekiyor. Biliyorum Orhan'ın yazısı hatalı olmuş ama inanın insan yazıyı yazarken bunun farkına varamıyor. (Ben de aynı hatayı Larry II'deki avukatlık bürosunda yapmıştım!) 2) Chip'n Dales etek yaptığın otların arkasındaki saygıdeğer!) klüp. 3) Sanırım, bendeki de kafasına esince software failure hatası veriyor. 4) Şimdi Son Sayfa iki sayfa olsaydı adının SON İKİ SAYFA olması gerekirdi değil mi? Rica ediyorum beni bu Son Sayfa pisliğine karıştırmayın, sayfa değil kara delik, zavallı yazarını direk depo'ya ışınladı! 5) Teşekkürlerinizi Fatoş hanıma ilettim, 'Bir şey değil' dedi. ORKUN'DAN KORKUN! MAC! Bir tavernada oturmuş masamın üstünde oturmuş dansöze kadeh kaldırıp yılbaşını kutlarken 64'lerin yeni sayısı gökten masama indi. Dansöz korkup kaçarken beni cadı sanan aciz insanlar bana saldırdı. Ben ise kudretli kılıcımı bile kullanmadan kı-

DIE!

sa bir büyüyle insanları yakıverdim. Bu soğuk yılbaşı gecesi taverna birdenbire ısınıverdi. Heyecanla (her zamanki gibi) önce adventure sayfasını açtım. Benim gibi yaşayan, benim sözlerimi, kılıcımı, hatta gülüşümü kullanan ne kadar çok insan varmış. Bu saygıdeğer insanları bu seferlik maruz görüyorum. Her insan hata yapar! Ama beni kızdıranlar cezalarını çekerler ve pişman olurlar, o yüzden taklit etmeden önce edilecek kişiyi düşünsünler, çünkü Orkun, the Magnificent'la oynanmaz. Hepsini dümdüz ediyorum, ortalığı birbirine katıyorum, dağlar dümdüz oluyor, denizler aciz insanların çığlıklarını zevkle dinliyorum. Başım havada kahkahalar atmaya başlıyorum. Artık düz arazi olan eski kasabada kahkahalarım yankılanıyor. Sonunda bir yılbaşının daha içine ettim! 1) Bize böyle bir dergi sunan, bize yaz kış demeden süper elemanlarla süper bir dergi veren; diğer bir spastik dergilere rekabet imkanı bile vermeyen; yılbaşımızı Jelibom ile süsleyen, verdiği posterleri duvarlarımızı süsleyen, bizim için taa kongrelere giden ve telif haklarını savunan, Son Sayfa ve Adventure köşelerine sevgi gösteren, okuyucuları seven sevgili Abdurrahman abimizin yeni yılını kutlarız, (MAC! Tabi senin de) ve yılbaşı hediyesi olarak bir sayfa daha Adventure istiyoruz. (bunu arkamdaki ordu da istiyor!) Lütfen 6 sayfa, lütfen? Bizi kırabilir misiniz? 2) Nerde Metal poster nerede? 3) Fenerbahçe'ye karşı geri tepen büyünü geri teptirdim, artık beklemek kalıyor? 4) Elvira benimdir, benim olacak, benim oldu! 5) Buck Rogers'ın orijinalinin kullanım kılavuzu var mı? 6) Müzik sayfasında ilan ne arıyor? Orkun, the Magnificent MAC: Orkun, vasiyetimi yazdım, eğer bana bir şey olursa (ki sanıyorum her an olabilir) köşemi sana bırakacağım... Çek elini o büyü torbasından, bu madde senin beni öldürmen halinde geçersiz olacak! 1) Kıramayız tabi ki! 2) Geliyooooor! 3) Sağ ol! 4) Bak burda bozuşuruz, ona göre! 5) Henüz ulaşamadım, ama deniyo-

6) Yılbaşı

nedeniyle bir anda ilanlar yağmaya başlayınca mecbur kaldık, ama bu sayı intikamımız acı olacak: 2 sayfa MAC MÜZİK! Şimdi biraz 'Bir Kelime Bir İşlem' oynayacağız (Bence hayatımda gördüğüm en aptal program): Allahın hakkı:3 Megadeth'in Albüm sayısı:4 13, Cuma filmleri sayısı:22 Benim günde yediğim jelibon sayısı:47 Cevap aramaktan başımda kalan saç sayısı:5 (ama uzun!) MAC ayrılık sayısı:18 Zavallı CD kolleksiyonum: 7 Davıd Coverdale'in yaşı: 50 (tahmin) Bu rakamların hepsiyle şöyle veya böyle (ben matematikten pek çakmam) 6 (altı) rakamını elde edebilirsiniz, biz de o yüzden MAC ADVENTURE'ı altı sayfa yapmaya karar verdik! Aslında bundaki asıl amacımız körfezde savaş çıkarsa ve Irak kimyasal silah kullanırsa vatan ve millet'i korumaktı. Yani MAC ADVENTURE'a kim miş ki Saddam dayansın! Veda etmeden önce birkaç ufak not: Kubilay dostum, Ayça imzalı mektubu senin yazdığını biliyorum, önce bayağı sevinmiştim ama zahmet edip yazını değiştirmediğin için uyandım! Duygularımla oynadığın için sağol! Seka köşesine mektup yazan ve beni 'emperyalist' olmakla yoldan çıkarlarsa buna kaza denir ve insana çok büyük zararlar verebilir. Hayatta 'traıner' seçeneği yoktur, bir kere ölünce tekrar boot'layıp devam edemezsin, onun için lütfen kendine dikkat et! Bu ay niye tutupta Wish You Were Here'in sözlerimi merak ediyorsanız, metak edin. Nedensel!) içimden böyle geldi. Zaten Floyd bütün zamanların en iyi rock grubu değil mi? Eğer kızdıysanız, kusura bakmayın, gelecek ay daha Thrash birşeyler ayarlamaya çalışırım. Sakın korkmayın, ellerinde T cetvelleriyle sizi itip duranlar sadece öğretmenlerdir (onların işi bu), bu rezaletten tek çıkış yolu METAL'dir, beyninizi dağlayıp size hayat veren Metallıca'dır hayatın manası Elvira'dır, en acımasız kurum TEK'dir (yine elektrikler kesildi), sizi durmadan ayırıp duran kaderdir, hayat aslında koca bir komedidir, F Bloğun damı mükemmeldir, bir hava saldırısında en güvenli yer Ortaköy'dür (mutlu ölmek için) ve sizin her türlü derdiniz için yazabileceğiniz yer MAC ADVENTURE'dır. Bitti. MURAT ADANÇ Maşuklar Yokuşu 2/2 suçlayan Kerem Gez, demek okuyuculardan disket için istediğim parayı fazla buldun.... Peki, bir süre bu konuyu düşündüm ve taş yüreğim yumuşadı, bundan sonra herkese 10,000 TL, sana 15,000TL! Ziya Aşkar, sırf beni kıskançlıktan ölürmek için durmadan bana garip şeyler gönderip duruyorsun, özellikle son gönderdiğin katalog'a bayıldım. Böyle sadistlik yapacağına bana bunları nasıl elde ettiğini söylesen de bende yararlansam. Volkan, pekbir işe yaramıyorsun ama madem İilla sayfana çıkacam diye tutturdun, al işte çıktın, umarım için rahat etmiş- Ann, şunu unutma ki arabalar yolda gitmek için yapılmıştır eğer

So, so you think you can tell Heaven from Hell, blue skies from pain? Can you tell a green field from a cold steel rail? A smile from a veil? Do you think you can teli? And did they get you to trade your heroes for ghosts? Hot ashes for trees? Hot air for a cold breeze? Cold comfort for change? And did-they exchange a walk on part in the war for a lead role in a cage? How | wish you vere here. We're just two lost souls swimming in a fish bowl, year after year, — Running over the same old ground. What have we found? The same old fears. Wish you were here.

Adınız Soyadınız:........... Dergimizdeki sürekli yazılar hakkında ne düşünüyorsunuz

MEMNUNUM ü | | ü ü di 0”

alıyorsunuz:...... ü daki beklentileriniz klardan • Fiyatta indirim • Abonelere verilecek türlü hediyeler - pana hızli dagitim rgilerini takip ediyorsi

Reklamlardan O Alışveriş tercihi etkiliyorlar Zaman zaman anıyorum Aynı çizgiyi takip ediyor Ü Hiç bakmıyorum bile 1 Bence geriliyor

| buluyorsunuz.

Dergimizin en beğendiğiniz yönü