Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 43
çıkıyoruz. İpin en üsttünden sağa atla- yıp anahtarlarla kapıyı açıyoruz. Asit çukurunun üzerindeki tahta köprüye geliyoruz. Şimdi duvarda iki tane switch göreceğiz. Bu switch'ler biraz üstümüzdeki kafesi aşağıya indirip yu- karı çıkmamızı sağlayacak. Bu işi ya- pan switch ise cinin elinden kurtardığı- mız adamın bize söylediği cevap ola- cak. Hemen söylenen switch'i indirip kafesle yukarı çıkıyoruz. Şimdi bu şato- nun içindeyiz ve her yönden yarasalar saldırıyor. Önce hiçbir yere inmeden dümdüz ilerliyoruz ve yolun sonunda değişik bir anahtar alıyoruz. Biraz arka- mızda lambanın zincirinden yukarıda bulunan kata çıkıyoruz. Yolun sonun- daki enerji ve paraları alıyoruz. Geri dönüp ilk gördüğüğmüz zincirden aşa- ğı iniyoruz. Hala zincirin üzerindeyiz. Aşağı tarafta kafese ka- patılmış bir canavar, sağ tarafta ise switch'lerin yanında masabaşında uyu- yan bir cin görüyoruz. Eğer zincirden direkt inersek cin uyanacak ve zinciri yukarı çekecek. Bizde burada canavar- la hapsolmuş olacağız. Bu duruma düşmemek için zincirden kafese doğru zıplıyor ve hemen anahtarla kafesin kapısını açıyoruz. Kafesin kapısı açılıp canavar dışarı çıkınca cin korkup kaçı- yor ve bizde alttaki switch'i indirip tek- rar tahtravallinin yanına geliyoruz. Şim- di direkt sola gidiyoruz. Asit çukurunun üzerinde tahta bir köprü görüyoruz. İş- te bu köprüyü canavarın yanında duran alttaki kolu indirerek biz meydana ge- tirdik. Şimdi buranın solunda dev bir kaya, bir vinç ve vinci kontrol eden üç kol görüyoruz. Kolları kullanarak vincin kepçesini kayanın üzerine sıkıştırıyor ve suyun karşısına geçirip taşı havada bırakıyoruz. Bövlece taş yere düşüp
parça- lanıyor. Geriye kalan parçayı sürükle- yerek tahtra- vallinin bir tara- fına ko- yuyo- Tuz. Bizde hemen yandaki ipin üzerinde tahtravallinin üzerine atlıyoruz. Bu durumda taş ipin yanındaki kafesi yukarı çıkartırken aşa- ğıdaki kafeside aşağı indiriyor. Bizde hiç vakit kaybetmeden diğer kafese bi- niyoruz. Kafesle birlikte yukarı çıkıp so- la gidiyoruz. Yolun sonunda yeşil dev ejdarhayı öldürüp ağaçtaki yeşil çuvalı yere düşürüyoruz. İçinden hapis olmuş bir adam çı- kıyor. Bize daha sonra sorulacak olan şifreyi veriyor. (Her oynayış- ta bu şifre değişiyor.) Şifreyi aklımızda tutup geriye dö- nüyoruz. Şimdi mağaraya ilk gir- diğimiz yerden ipe atlayıp aşağı iniyoruz. Aşağıda asit çukurunun her iki yanında birer geçit var. Önce sağa Barloom'un yaşadığı mağaraya gidiyoruz. Ama yolu kapatan bir taş ve şifreyi soran Barloom'un gölgesi bizi engelli- yor. Az önce aldığımız şifreyi girip yolu kapatan taş bloğu kaldırıyo- ruz. Mağaraya girdiğimizde önce enerji ve paraları alıyor, daha sonra ipten yukarı çıkarak Barloom'un yanından papirüs ka- ğıdını alıyoruz. Şimdi geriye dö- nüp asit çukurunun solundaki ge- çite gireceğiz. Geçite girince kar- şımızairi yarı ve gürz sallayan biri çıkıyor. Handan içeri girip sola gi- diyoruz. Merdivenlerin yukarısın: da yerde duran içki şisesini alıp
nındaki taşların üzerinden atlayarak yukarı çıkıp yeşil balonları atan cana- varı öldürüyoruz. Canavar ölünce bize bir balta bırakıyor. Baltayı alıyor ve as- ma köprü üzerindeki kısa ipten yukarı çıkıyoruz. Yukarada ki katta önce sarkı- tı parçalıyor, yerdeki enerji ve paraları alıyoruz. Sonra asma köprünün hemen solundaki parayı alıp en aşağı iniyoruz. Aşağıda yere açılan üzeri sarmaşıklar- la kaplı bir geçit göreceğiz. Sarmaşığın üzerinde zıplayarak aşağı iniyoruz. Şu anda bir mağaradayız. Önümüzde, içinden kazık çıkan su birikintileri ve yukarıdan damlayan asit taneleri bu- lunmakta. Su birikintilerinden atlarken aynı zamanda ateşe basıyor ve kazık- ları parçalıyoruz. Çukurları geçince yer- deki enerjiyi ve paraları alıp köprüye ulaşıyoruz. Şu anda köprü başındayız ve diğer tarafta yere oturmuş bir cin
handan çıkıyor ve Karamoon'a geri dönüyoruz. Oyuna ilk başladığımız yerde te- penin üzerindeyiz. Buradan sağa doğru gidiyoruz. Karşımıza çıkan askerleri yokedip tahta köprüden geçerek, önümüze bir ip çıkana kadar ilerliyoruz. İpin hemen ya-
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 42
"Maletoth, yaşamını küçük çocukların hayatından alan ve beş kıtaya dehşet saçan büyük bir büyücüdür. Karanlık bulutların yere çöktüğü anda yardımcısı Zelek'i kendisine bir çocuk bulması için Karomoon köyüne gönderir. Zelek büyük tepenin üzerinden başına gelecek felaketten habersizce ağlayan bir bebek sesi duyar. Dolunaydan güç alıp ışıklar saçan o muhteşem asasını kaldırıp kendisini dev bir kuş haline getirir. Bu atmaca kadar hızlı ve gölge kadar sessizce evin üzerine gelir. Pençesini evin damından içeri sokup anneyi öldürür ve bebeği efendisi Maletoth'a götürmek üzere kaçırır. Kaçırılan bebeğin abisi, ailesinin başına gelenleri öğrenince hem annesinin inkamını almak hem de kızkardeşini bir an önce Zelek'in elinden kurtarmak üzere başına geleceklerden habersizce Zelek'i aramaya çıkar. Bu sayede belki kötülüğün efendisi Maletoth'u da yokedebilecektir."
Ter
KN
Eee! Hala ne duruyorsunuz? Yukarıdaki satırları duyunca hemen oyunu yüklemeye başlamalıydınız. Çünkü uzun zamanlar Amiga'da böyle süper oyunlar çıkmadı. Oyun süper olduğu kadar aşırı zor. Zorluğu enerjinin azlığından kaynaklanıyor. Yapılacak o kadar çok iş var ki, sağ olsun Psygnosis de fazla fazla enerji vermiş! Ama üzülmeyin uzun süre yaptığım araştırmalardan sonra oyunu Trainer yapmayı başardım. (Oyuna başladığınız yerden biraz sağa doğru gidince karşınıza mızraklı bir asker çıkıyor. "A" harfine basıp "Ten Pints" yazınca artık hiçbir şey sizi durduramaz.) Biraz oyunun kontrolünden söz etmek istiyorum. Oyunu joystick'le oynayabileceğiniz gibi klavye üzerindeki oklarla ile oynayabilirsiniz. Karşınıza çıkan insanlara "A" harfine basıp soru sorabilir, "O" harfine basıp onlara topladığınız nesneleri verebilirsiniz. "S"ye bastığınızda ise topladığınız altın paralarla skorunuzu görebilirsiniz. Bir de olur ya... kapınız çaldı, evde sizden başka kapıyı açacak kimse yok. O zaman şansınıza küfür etmenin yerine "Help"e basıp oyunu durdurabilir, "Del" ile tekrar devam edebilirsiniz. İşte benim söyleyeceklerim bu kadar. Şimdi hiçbir derginin çözüp yazamadığı bu oyunun tam çözümünü alttaki satırlardan okuyup kendinizi oyunun kahramanı yerine koyun ve kardeşinizi aramaya yollara düşün. Karomoon tepesinden sola doğru ilerliyoruz. Karşımıza ağaç diplerinden bomba atan eller çıkıyor. Burada yapabileceğiniz tek şey bombalardan korunarak ilerlemek. Ağaçları geçince karşımıza asma bir köprü ve üzerinden atlayan dev balıklar çıkıyor. Balıkların geçişine dikkat ederek bir boşluk anında zıplayıp karşıya geçiyoruz. Biraz ilerledikten sonra bir adamı bir balon içinde alarak kaçırdığını görüyoruz. Hemen zıplayarak cine ateş ediyoruz. Birkaç vuruştan sonra cin ölüp adamı serbest bırakıyor. Adam kurtuluşuna çok seviniyor ve bize ipucu olarak gideceğimiz yerde tuzak olduğunu söylüyor. Bunun sonucu adama "Trap" sorusunu soruyoruz. Onun cevabından ise ilerde karşılaşıp tuzağa düşmeden kullanacağımız switch'in hangisi olduğunu öğreniyoruz (Cevap Lower veya Upper olabilir. Bu her oyunda değişiyor). Bunu aklımızda tutup yolun sonundaki uçurumdan ağaç dallarına basarak ve çıkan yarasaları öldürerek aşağı iniyoruz. Aşağıda en alt dala bağlı bir ip göreceğiz. Ama şimdilik bu ipi kullanmadan soldaki mağaraya giriyoruz. Mağarada ilerlerken uçan cinlerden birinin üzerimizden geçerek ipi kesmeye gittiğini görüyoruz. Cin ipin üzerindeyken geri dönüp onu öldürüyoruz. Bu sırada mağarayı kapatacak kadar büyük bir taşı iterek yolu kapatan devi görüyoruz. İpe en yakın yerden taşa yaklaşarak devi öldürüp yolu açıyoruz. Şimdi önümüze bir tuzak çıkacak. İki dev blok tahta kapılardan aşağı düşerek yolu kapatacak. Topuzumuzla blokları yıkıp ilerliyoruz. Yokuşu çıkarken üzerimize kayan taş blokları parçalarken bir yandan da havadaki cini öldürüyoruz. Cin ölünce aşağı bir anahtar atıyor. Anahtarı alıp tahterevallinin yanındaki ipten yukarı çıkıyoruz. İpin en üstünden sağa atlayıp anahtarlarla kapıyı açıyoruz. Asit çukurunun üzerindeki tahta köprüye geliyoruz. Şimdi duvarda iki tane switch göreceğiz. Bu switch'ler biraz üstümüzdeki kafesi aşağıya indirip yukarı çıkmamızı sağlayacak. Bu işi yapan switch ise cinin elinden kurtardığımız adamın bize söylediği cevap olacak. Hemen söylenen switch'i indirip kafesle yukarı çıkıyoruz. Şimdi bu şatonun içindeyiz ve her yönden yarasalar saldırıyor. Önce hiçbir yere inmeden dümdüz ilerliyoruz ve yolun sonunda değişik bir anahtar alıyoruz. Biraz arkamızda lambanın zincirinden yukarıda bulunan kata çıkıyoruz. Yolun sonundaki enerji ve paraları alıyoruz. Geri dönüp ilk gördüğümüz zincirden aşağı iniyoruz. Hala zincirin üzerindeyiz. Aşağı tarafta kafese kapatılmış bir canavar, sağ tarafta ise switch'lerin yanında masabaşında uyuyan bir cin görüyoruz. Eğer zincirden direkt inersek cin uyanacak ve zinciri yukarı çekecek. Biz de burada canavarla hapsolmuş olacağız. Bu duruma düşmemek için zincirden kafese doğru zıplıyor ve hemen anahtarla kafesin kapısını açıyoruz. Kafesin kapısı açılıp canavar dışarı çıkınca cin korkup kaçıyor ve biz de alttaki switch'i indirip tekrar tahterevallinin yanına geliyoruz. Şimdi direkt sola gidiyoruz. Asit çukurunun üzerinde tahta bir köprü görüyoruz. İşte bu köprüyü canavarın yanında duran alttaki kolu indirerek biz meydana getirdik. Şimdi buranın solunda dev bir kaya, bir vinç ve vinci kontrol eden üç kol görüyoruz. Kolları kullanarak vincin kepçesini kayanın üzerine sıkıştırıyor ve suyun karşısına geçirip taşı havada bırakıyoruz. Böylece taş yere düşüp parçalanıyor. Geriye kalan parçayı sürükleyerek tahterevallinin bir tarafına koyuyoruz. Biz de hemen yandaki ipin üzerinde tahterevallinin üzerine atlıyoruz. Bu durumda taş ipin yanındaki kafesi yukarı çıkartırken aşağıdaki kafesi de aşağı indiriyor. Biz de hiç vakit kaybetmeden diğer kafese biniyoruz. Kafesle birlikte yukarı çıkıp sola gidiyoruz. Yolun sonunda yeşil dev ejderhayı öldürüp ağaçtaki yeşil çuvalı yere düşürüyoruz. İçinden hapis olmuş bir adam çıkıyor. Bize daha sonra sorulacak olan şifreyi veriyor. (Her oynayışta bu şifre değişiyor.) Şifreyi aklımızda tutup geriye dönüyoruz. Şimdi mağaraya ilk girdiğimiz yerden ipe atlayıp aşağı iniyoruz. Aşağıda asit çukurunun her iki yanında birer geçit var. Önce sağa Barloom'un yaşadığı mağaraya gidiyoruz. Ama yolu kapatan bir taş ve şifreyi soran Barloom'un gölgesi bizi engelliyor. Az önce aldığımız şifreyi girip yolu kapatan taş bloğu kaldırıyoruz. Mağaraya girdiğimizde önce enerji ve paraları alıyor, daha sonra ipten yukarı çıkarak Barloom'un yanından papirüs kağıdını alıyoruz. Şimdi geriye dönüp asit çukurunun solundaki geçide gireceğiz. Geçide girince karşımıza iri yarı ve gürz sallayan biri çıkıyor. Handan içeri girip sola gidiyoruz. Merdivenlerin yukarısında yerde duran içki şişesini alıp yanındaki taşların üzerinden atlayarak yukarı çıkıp yeşil balonları atan canavarı öldürüyoruz. Canavar ölünce bize bir balta bırakıyor. Baltayı alıyor ve asma köprü üzerindeki kısa ipten yukarı çıkıyoruz. Yukarıdaki katta önce sarkıtı parçalıyor, yerdeki enerji ve paraları alıyoruz. Sonra asma köprünün hemen solundaki parayı alıp en aşağı iniyoruz. Aşağıda yere açılan üzeri sarmaşıklarla kaplı bir geçit göreceğiz. Sarmaşığın üzerinde zıplayarak aşağı iniyoruz. Şu anda bir mağaradayız. Önümüzde, içinden kazık çıkan su birikintileri ve yukarıdan damlayan asit taneleri bulunmakta. Su birikintilerinden atlarken aynı zamanda ateşe basıyor ve kazıkları parçalıyoruz. Çukurları geçince yerdeki enerjiyi ve paraları alıp köprüye ulaşıyoruz. Şu anda köprü başındayız ve diğer tarafta yere oturmuş bir cin handan çıkıyor ve Karamoon'a geri dönüyoruz. Oyuna ilk başladığımız yerde tepenin üzerindeyiz. Buradan sağa doğru gidiyoruz. Karşımıza çıkan askerleri yok edip tahta köprüden geçerek, önümüze bir ip çıkana kadar ilerliyoruz. İpin hemen yanında bir cin var. Bu durumda silahımızı hemen baltaya getiriyor, cinin peşinden koşuyoruz. Ona yaklaştığımızda bir duvar belirecek. Duvar aşağı doğru kapandığında köprü yavaş yavaş açılmaya başlayacak. Bu durumda zıplayarak ateş ediyoruz ve tam karşıda biraz yukarıda köprüye bağlı mekanizmayı çekip köprüyü açan adamı öldürüyoruz. Topuzu kullanarak duvarı yıkıyoruz. Biraz sola avizenin zincirinden yukarı kata çıkıyor ve duvardaki kolu aşağı indiriyoruz. Şimdi on saniye boyunca kazıklar çalışmayacak. Yolun sonuna kadar gidiyoruz ve şalteri topuzumuzla itiyoruz. Hemen geri dönüp bir kat alttaki zincirden aşağı iniyoruz. Aşağıda cinler masalara oturmuş içki içiyorlar. Hemen önümüzdeki cinleri yok edip, önce sağdan bir numaralı anahtarı alıyor ve soldaki kafesin altına geçiyoruz. Kafes kapanıyor ve nöbetçiler bizi hapishaneye atıyorlar. Hapiste bizden başka bir mahkum daha bulunuyor. Şimdi nöbetçiye daha önce aldığımız içkiyi veriyoruz. Sarhoşluğun etkisiyle uykuya dalıyor. Biz de kafesi kırıp zaman kaybetmeden cinin üzerindeki zincirden yukarı çıkıyoruz. Yukarıdaki nöbetçiyi hemen öldürüp sağ salim mahkumu yukarı çıkarıyoruz. Biz de en üst kattan sola doğru gidiyoruz. Masada oturan cinleri öldürüp yaşlı adamın yüzüğünü alıyoruz. Şimdi en aşağıda içki içip sızan cini önce uyandırıp sonra öldürüyoruz. Cin ölünce bize iki numaralı anahtarı veriyor. Anahtarı alıp bir kat yukarıdaki diğer mahkumları kurtarıyoruz. Onları izleyip açmaya çalıştıkları kapıyı bir numaralı anahtar ile açıyoruz. Mahkumlar bizim önümüzden koşup kazıklara takılıyorlar. Biz ise sağ salim karşıya geçip daha önce geldiğimiz yoldan geri dönüyoruz. Asit damlacıklarını geçip sarmaşıklı geçitten yukarı çıkıyoruz. Şu anda yeşil canavarı öldürüp baltayı aldığımız yerin iki kat aşağısındayız. Sağa gidip ipten aşağı iniyoruz. Nehirdeki taşlar üzerinden zıplayıp karşımıza çıkan arslan başını yok ediyor ve sağdan ilerlemeye devam ediyoruz. Karşımıza asma bir köprü ve köprünün diğer ucunda dev bıçaklı bir adam çıkıyor. Adamı köprünün üzerine çekip köprünün kırılmasını sağlıyoruz. Kırık yerin üzerinden atlayıp ilerledikten sonra bir yaşlı adamla karşılaşıyoruz. Yaşlı adama önce yüzüğü ve papirüs kağıdını veriyoruz. Yaşlı adam bize teşekkür edip Zelek'i öldürmemiz için bize bir silah veriyor. Silahı alıp köprüdeki kırıktan aşağı atlıyoruz. Aşağı nehre düşünce girdaba katılıp çok uzakta bir adaya gidiyoruz. Sağa doğru gidip bir kat aşağı iniyoruz. Köşedeki enerjiyi alıp ipin karşısındaki taşların üzerinden Horn'u alıyoruz. İpten aşağı inip sağdaki salyangoza gidiyoruz. Salyangoza topladığımız 36 altın parayı verip bizi Karomoon'a geri götürmesini istiyoruz. Bunun için “Karomoon" yazıp sorularını "y" ile cevaplıyoruz. Şimdi gözlerimizi kapatıp bir milyon mil uzaklıktaki Karomoon'a geri dönüyoruz. Şu anda yaşlı adamın yanındayız. Sağa ilerleyip, karşımıza çıkan kalkanlı askeri yok edip, sazlığa giriyoruz. Sazlıktaki kurbağaları geçip büyük denize ulaşınca Horn'u çalıyoruz. Denizden bir ejderha çıkıyor ve ejderhanın sırtında karşı tarafa, Zelek'in şatosuna giriyoruz. Şatoda zincirden çıkıp yukarı kattaki enerjiyi alıyor ve alt katta yolun sonundaki odaya gelip Zelek'le karşılaşıyoruz. Şimdi yaşlı adamın verdiği silahla zıplayıp Zelek'in başına ateş ediyoruz. Zelek daha fazla dayanamayıp büyük bir güçle patlıyor ve biz de uğruna ölümü bile göze aldığımız kız kardeşimize kavuşuyoruz. Sonra mı ne oluyor? Son ekranı soruyorsanız işte karşınıza çıkacak yazı şu; Kardeşin emin bir yerde, Zelek'i öldürmekle Karomoon'da yaşamı eski haline döndürdün. Ama MALE-TOTH nerede?" Sanırım Beast 3 yolda, ben Maletoth'u bu sefer haklamak için süper oyunun üçüncüsünü bekliyorum. Ya siz? Serkan AKDAĞ