64'ler sayı 15, sayfa 23

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 23

Orijinal gibi Kim der ki, bu toplama bilgisayardır. (Fotoğraflar: Fahri Alakeni)

rini daha yeni yeni öğrenmeye başladılar. Bir müşterim broşür yollamak için adresleme makinesi arıyordu. Hatta fuarlara bile gidip adres makinesi aramış. Sonra işini bir bilgisayarla yapabileceği, ayrıca bilgisayarın diğer işlevlerinden yararlanabileceğini de öğrendi. Gidip bir Uzakdoğu malı bilgisayar aldı. İhtiyaçları belirli, genişleme problemi yok. Ünlü bir marka diye neden 7-8 milyon ödesin?” YİĞİDİN HAKKI Piyasanın büyük ağabeyi olduğu için yine örneği IBM'den alırsak, IBM'in teknolojisinin üstün olduğu açık. Ancak herkesin de çok üstün teknolojiye ihtiyacı yok. Uzakdoğu ürünleri de bu ayrımı değerlendirip piyasaya yerleşmeye başladılar. Dünyadaki tüm ülkelerde Uzakdoğu ile rekabet etmekte olan IBM de üzerindeki bu kamburdan kurtulmak için bir süre önce dizaynını değiştirdi.

Micro Channel adını verdiği yeni bir teknolojiyi PS/2'lerde uygulamaya başladı. Ancak Uzakdoğulu üreticiler son teknolojiyi takip ediyorlar. Ne var ki bazı ayrıntılı yazılımlarda IBM'in chip seviyesine inildiği için, program yalnızca IBM'de çalışabiliyor. Örneğin korumalı dis-

Demir “İnsanlar artık korkmuyor.”

ketlerde, disket sürücünün chipine yönelik kayıtların bulunduğu programlar gibi. Bazı Türk girişimciler ise Uzakdoğu ülkelerine fason bilgisayar yaptırıp, üzerine kendi markalarını koyarak pazarlıyorlar. Bir de toplama bilgisayarlar var. Yani ana kartı şuradan, ekranı buradan, klavyesi oradan, diski beriden toplanıp monte edildikten sonra, üzerine bir marka basılıp satılan bilgisayarlar, Endüstride standartlaşmanın ilginç bir yan ürünü. Şimdi Türkiye'de bazı usta bilgisayarcılar bunu yapıyorlar yani toplama bilgisayar üretiyorlar ve bu garip karışımlar pek çok kuruluşta şakır şakır çalışıyor. BİZ YAPTIK OLDU! Toplama bilgisayarcılıkta mekanizma üç türlü işliyor. Birinci gruptaki iş bitiriciler doğrudan, sözgelimi Taiwan ile ilişkiye geçip değişik üreticilerden fiyat alıyorlar. Fiyatını uygun buldukları fabrikalardan toparladıkları ana kart, disk, klavye gibi gerekli tüm parçaları ayrı ayrı ithal ederek Türkiye'ye getiriyor ve burada monte edip bilgisayar haline getirerek satıyorlar. İşleri bu. İkinci gruptakiler ise profesyonellere yedek parça satan çeşitli ithalatçılardan topladıkları elemanları kendi atölyelerinde monte ediyorlar. Üzerine şöyle İngilizce çağrışımları olan bir markayı da basınca oluyor sana bilgisayar. Disk kapasitesi, ana belleği, hızı ile oynayarak çok değişik bileşimler yaratıyorlar. İşin hoş yanı bu toplama bilgisayarların bazıları zaman zaman dev markaların cihazlarından çok daha marifetli de olabiliyor. Hepsi de IBM uyumlu. Bunları daha çok bilgisayarı meslek edinmiş, onu yakından tanıyan profesyoneller tercih ediyorlar. Çünkü yarı fiyatına geliyor. Toplamacılar çoğu kez aynı zamanda tamir işini de yapan servisler. Üçüncü grup ise ana parçaları bütün olarak alıp birleştirenler. Bilgisayar çöplüğü olmasından korkulan Türkiye, görüldüğü gibi 3-5 yıl içinde bilgisayarla öyle içli dışlı oldu ki, bazıları işin katakullisini bile öğrendi. Piyasadaki PC satıcıları da artık pazarladıkları malın marifetlerinin yanı sıra, hizmetlerinin kalitesi ve fiyatları ile de rekabet etmeye başladılar. Çünkü artık Türk insanı bilgisayarı daha yakından tanıyor.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.