Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 22
Piyasada bulunan futbol oyunları sayesinde, futbol bilgimiz epeyce arttı. Gerek takımın santraforu, gerekse takımın yöneticisi olduk. Ama hiç takımın biricik kalecisi olmayı düşündünüz mü? Handball Maradona'da bu fırsat elinizde. Oyun başında, oyunun konusunu oldukça iyi anlatan gerçekten güzel bir grafik çıkıyor. Dijital ses de cabası.
Ardı arkası gelmeyen komando oyunlarının en klasik olanı bence budur. Ne fazla ne de eksik. Bu oyunu önce bir Commodore'cuda gördüm ve oynadım. Bu oyunu bitirene kadar da neredeyse bir servet kaybettim. Oyun üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde üzerinize atlayan lejyon askerini kolayca avlayabilirsiniz. Esiri kurtarmak için, önünüze çıkan tepenin sol tarafından gidin. Köprünün altından makinalı tüfeğinizle yaylım ateşi açarak durmadan geçin. 1. bölümü bitirecek olan kapıya geldiniz. Kapı birden açılıp başlarında bir çavuş olan bir bölük asker sizi ezip geçiyor, bunu önlemenin tek yolu kapının sağ tarafında iyi bir yer kapıp çıkanı taramaktır. Bütün askerler öldükten sonra komandomuz otomatikman kapıdan giriyor. İkinci bölümde karşınıza çukurlar, mitralyözler ve makinalı tüfek taşıyan cipler çıkıyor. Bunları geçtikten sonra zor bir yere, bir top tarafından korunan bir köprüye geliyorsunuz. Topun atışlarını dikkatle inceleyip arasından sıyrılabilirsiniz. Yalnız sağınızdan ve solunuzdan ateş eden makinalı tüfek yuvalarını da geçebilmeniz için çok hareketli olmanız ve devamlı yer değiştirmeniz gerekiyor. Sürekli ateş yağdırarak barajı da geçtiğinizi göreceksiniz. Oyunun son bölümünde sizi bazukalı askerler karşılıyor, ilk 80 saniyenin çok zor olmasına karşın artık karargaha gelene kadar çok rahatsınız. Karargah ise oyunun belki en basit yeri, sadece kapının yanında durup çıkanı vurun. Komandomuz az sonra içeri dalacak ve camlardan ateş fışkıracaktır. Final sahnesi maalesef beklendiği kadar güzel değil, ama oyundaki subayların askerlerini çağırmaları, bomba atan motosikletli, sudan çıkan diğer komando, son bölümde yanından geçilen uçaklar ve kamyonlar şaşırtıcı ve güzel. Ekran akışı aşağıdan yukarıya doğru. Oyun süresince size cesaret veren müzik ve güzel grafikler “Who Dares Wins”e benziyor. Tek dezavantajı ise adamların ölümünün iyi gösterilmemesi. Bu basit ve zevkli oyunu mutlaka alın. DENİZ AKSOY
Oyun başladığında karşınıza ana menü çıkıyor. Burada size bir top yardımcı olacak. Oyunun başında bilgisayar, klavye modunda olduğu için ilk önce klavyeyle idare edeceksiniz. Burada A tuşunu kullanarak topu Joystick moduna getirin. Artık joystiğinizi kullanabilirsiniz. Bundan sonra karşınıza çıkan menülerde oyuncu sayısını, takımınızı ayrıca biliyorsanız istediğiniz kodu yazıp o düzeyde oynayabilirsiniz. (Bu kodları belli isimlere göre yayınlayacağız). Takımınızı da seçtikten sonra karşınıza oyun menüsü çıkıyor. Bu menüde ister maç yapar, ister egzersiz yapar veyahut bir dahaki level'a geçmek için 4 gol kurtarma denemesi yaparsınız. PRACTICE: Burada 5 gol kurtarmaya çalışıyorsunuz. Böylece maçlarda çıkacak hareketleri öğrenir, önceden önleminizi alırsınız... PLAY GAME: Bu bildiğimiz maç. Burada amacınız kendi kalenizi korumak. Eğer bir arkadaşınızla oynuyorsanız, karşı karşıya mücadele edeceksiniz. Yalnız oyunun en büyük kötülüğü maç sonunda takımların ne yeri değişiyor ne de skorunuz artıyor. Diğer bölümde amacınız 4 gol kurtarıp, bir üst level'a geçmek. Bir üst level'ın kodunu öğreniyorsunuz. Bu kodlar sizin adınıza göre değişiyor. Bu level'ların diğerlerinden farkı daha değişik hareketler var. Oyunun grafiklerine diyecek yok. Dijital sesler de idare eder. Oyunun tek kötü yanı monoton olması. Bir hafta sıkılmadan oynayabilirsiniz. MERT GÖKKAYA 64'ler sayfa 22
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.