Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 47
Bugüne kadar hepimiz televizyonda, videoda ya da sinemada bir filmi ya da diziyi seyredip beğenmişizdir. Ve bir süre sonra bir de bakmışız ki, o seyredip de hayran olduğumuz filmin oyunu çıkıvermiş. Tabii koşup ilk gördüğümüz yerden almışızdır. Fakat gelin görün ki, nerede o şahane film, nerede ondan esinlenerek yapılan oyun. Çoğu sadece ismi yüzünden satın alınmış ve bir iki gün sonra işe yaramaz oyunların arasına tozlanmaya terkedilmiştir. İşte yukarıda anlattıklarımıza meydan okuyan ve bütün bunları bir kalemde silen, süper bir strateji oyunu: “Yes Prime Minister”' ya da dilimizdeki adıyla Emret Başbakanım'ı seyredenler ve kendilerini başbakanlık koltuğuna yakıştıranlar bu oyunu kaçırmasın. Oyuna başlarken kendinizi Başbakanlıkta'ki odanızda bulacaksınız. Portl'e takacağınız Joystick yardımıyla seçeneğinizi (yanıp sönen eli) belli noktalara götürerek belirteceksiniz. İlk olarak masanıza göz atalım. Dikkat ederseniz masanızda bir saat, bir dosya, iki telefon, —
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 46
PRIME MINISTER
takvim, altta çekmece ve masanın sağına ilerledikçe (eli ekranın sağ tarafta sonuna götürün. Detaylar, grafiksel yönden çok özenle hazırlandığından her şey ekrana sığmıyor) ekranın el ile birlikte sağa doğru yürüdüğünü göreceğiz ve karşımıza modern bir haberleşme aracıyla, bir telex çıkacak. Ayrıca eli tavana doğru çıkarınca duvarda görecekleriniz sizi şaşırtacak: Bir İngiliz bayrağı ve bir öneri kutusu. Şimdi tüm bunların ne işe yaradığına gelelim. Masanızdaki dosyanın üstünde bir kâğıt varsa (eli oraya götürüp ateş tuşuna basarak) onu okuyun. Bir Sir Humphrey veya Bernard'ın bir mesajıdır. Eğer böyle bir mesaj yoksa çekmeceye bakın. Orada o günkü toplantılarınız ve onların saatleri yazılıdır. Masanızdaki saate göre kendinizi ayarlayarak hareket edin. Eğer bir toplantıyı kaçırırsanız ciddiyetinizden şüphe edilecektir. Bulunduğunuz saatte bir toplantı yoksa el'i saate götürerek ateşe basın. Böylece önemsiz zaman aralığını atlarsınız. Telefon çalınca hemen açmaya bakın. Muhakkak iki telefondan biridir. İkisinin de zil sesi aynıdır, ama çalan telefonun ışığı yanıp sönerek sizi uyarır. Eğer zil sesi farklıysa o da intercom denilen dahili telefon ya da telekstir. Hangisi olduğunu anlamanın yolu da yine hangisinin ışığının yanıp söndüğüne bakmanız gerekir. Teleks yanıp sönüyorsa gelen mesajı okuyup işinize dönersiniz. Dahili telefondan size unuttuğunuz bir toplantı ya da âcil bir görüşme isteği bildirilebilir. Dikkatle dinleyin ve telefonu kapatır kapatmaz söylenen yere gidin. Bunu telefonların karşısında aynanın hemen sağındaki kapıya yine el'i götürerek yapabilirsiniz. Düğmeye basınca önünüze birkaç seçenek çıkacaktır. Sir Humphrey'in, Bernard'ın odasına ya da kendi odanıza dönmenizle ilgilidir. Diğer olası seçeneklerse toplantı odası, yabancı ziyaretçiler odası... vb. olabilir. Bu durumda kolu yukarı aşağı hareket ettirerek gereken yeri belirtin. Sizi mutlaka bekliyorlardır. İngiliz bayrağına basınca politik durumunuz yâni oy dağılımını görürsünüz. Hemen yanındaki öneri kutusu ise, adından anlaşılacağı gibi sizi aydınlatacak bir öneridir. Göz ardı etmeyin. Gelelim görüşmelere: Bernard, Sir Humphrey ile bir konuyu tartışırken çok dikkatli olun. Doğru cevap vermeniz için olaya kendinizi vermeniz ve iyi İngilizce bilmeniz gerekir. Ayrıca Sir Humphrey ve Bernard ile konuşurken ekranın sağ üst köşesinde konuşan kişinin resmini de göreceksiniz. Bu resim de siz yâni başbakan, Bernard veya Sir Humphrey de olabilir. Fotoğraflar televizyondakinin tıpatıp aynı olduğundan olaya canlılık kazandırmak açısından çok olumlu. Evet karşısındakinin sorduklarına gerekli yanıtları veremezseniz sizi cahil ve deneyimsiz sanacaklardır. Başbakan olarak yapacağınız görüşmeler hayâti önem taşımakta. Bu konulardaki cevaplar sizin politik düşüncelerinizi yansıtacaktır. Özetle konuşmalar politik kariyerinizi, partinizin gelecek seçimlerde alacağı oyları, yabancı ziyaretçilerle yapacağınız konuşmalar ise, ülkenizin saygınlığını, güvenilirliğini etkileyecektir. Genel olarak harika grafiklerle donatılmış, sürükleyici bir oyun. Tüm Disc Drive sahiplerine öneririm. Kaset kullananlar için yapabileceğim tek şey kaset versiyonunun en kısa zamanda çıkmasını dilemek. Evet müstakbel Başbakanım bol şanslar! (Çünkü buna ihtiyacınız olacak). İngiltere size emanet. Barış ERTÜL 64'ler sayfa 46