4 x4 OFF ROAD RACING

4x4 OFF ROAD RACING bence Epyx'in en müthiş oyunlarından biri. Konuolarak çok ilginç. Siz bir ağır araç yarışçısısınız. Oyun yüklendiğinde joystick'le istediğiniz pisti, Joystick'i sağa çekip aşağı yukarı oynatarakta zorluğu seçebilirsiniz. Daha sonra da seçtiğiniz piste göre araba seçimi var. Burada seçmenizi tavsiye ettiğim araba hıghlander'dir. Çünkü bu arabadan güçlü ve daha iyisi yok. Arabanızıda seçtikten sonra çeşitli dükkanlar göreceksiniz. Ortadaki dükkandan arabanızın lastiklerini büyütün, benzin deposu alın, birde arabanızın önüne küçük vinç alın. Sonra auto mart'a gidin. Burada almanız gereken eşyalar şunlar: — 1 tane yedek lastik — 6 tane 5 galonluk benzin — Yağ | — Akü — Buji — Tamir aletleri — Su *

— Coolant — Six pack — Fener Burada aldığınız eşyaların ağırlığına dikkat edin, çünkü araba belli bir ağırlık alabilir. Tabii paranıza da dikkat edin. Özellikle tamirci maymunu sakın almayın. Çünkü sizi iflas ettirebilir. Eğer yanlış bir şey aldıysanız FUND seçeneği ile geri verebilirsiniz. Bu dükkandan çıkıp TRUCK SALE'e yürüyün ateşe bastığınızda oyuna geçersiniz. Oyun seçtiğiniz piste göre çok değişik olabilir. Ama epey zorlanacaksınız. Arabanız müthiş sağlam. Bazen havada taklalar atmasına karşın siz bir yere çok kötü çarpmadıkça hasar görmüyor. Eğer yolun dışındaki büyük engellere çarparsanız ya da kaya sizi fırlattığında ters düşerseniz araba patlar. Oyunda arabanın patlaması çok güzel yapılmış. Hızlı gitmek için elinizi sürekli ateşte tutmalısınız. Arabanın hasar tablosu, saati, benzin göstergesi ve hız göstergesi var... Başka bir arabayı geçerken altta kaçıncı olduğunuzu görebilirsiniz. Benzininiz bittiğinde araba duracaktır. Sonra bir tamir ekranı göreceksiniz. Arabanızın neresi arızalıysa ya da benzini bittiyse hepsini burada çabucak halletmelisiniz. Eli benzine götürüp ateşe bastıkça depo dolacaktır. Eğer başka bir arıza varsa eli araba şeklinde oranın üstüne götürüp ateşe bastığınızda tamir için gerekli aletler çıkacaktır. Aletleri seçip arızayı tamir etmelisiniz. Bir de haritayı seçerseniz pistin neresinde olduğunuzu görebilirsiniz. Bayrağı seçtiğinizde de yarışa dönersiniz. Oyunda üç patlama hakkınız var. Eğer birinci olursanız araba duracaktır. Adınızı ve derecenizi bilgisayar diskete kaydedecektir. Bence bu oyunu herkes mutlaka almalı. Şahin DERYA

of Kıngs

Bu oyuna dikkat. Veli Efendi'yi ayağınıza getiren en gerçekçi ilk at yarışı simülasyonu, Sport of Kings. Atların birinci gelmesinde belli bir sıra olmadığı gibi jokey, atın ağırlığı, pistin durumu sonuçlarda göz önünde tutulmak zorundadır. Tabii sürpriz payını da unutmayın. Sport of Kings en az 1 en çok 5 kişiyle oynanan bir oyun olduğu gibi oyun başında bir sezonda kaç at olabileceğini de seçebilirsiniz. (25-50-75). Oyunun her yüklenişinde atların karakteristik özellikleri değişebilecek, iki gün önce favoriniz olan at iki gün sonra en kötü atlar arasında olabilecektir. Oyun başlarken oyuncu sayısı seçilir. Daha sonra bir sezondaki at sayısı tespit edildikten sonra bilgisayar tek tek kilo, pistin durumu, jokeylerin oyunu etkileyip etkilemeyeceği konusunda sorular yöneltir ve oyuna geçilir. Bu safhada her oyuncunun ana menüsü olduğunu göreceksiniz. Bilgisayar her yarıştan önce bahisçinin atını seçmesini bekler. Soru işareti ve para olan bölüm kasadır. Para durumunuzu oradan öğreneceksiniz. Oyundan çıkmak veya oyuncu almak istiyorsanız oklarla çevrelenmiş adam resmine yöneleceksiniz. Bu oyunda atlar arasında seçim yapmakta zorlanır, para durumunuz kritik bir hal alırsa üzülmeyin. Port 2'ye takılı joystick'i çarpı götürün ve o durum atların formu, dereceleri ve bire kaç verdiğidir. Mesela 1/2 veren at favoridir ama az para verir. 1/16 veren atın kazanma şansı azdır ama bir kazanırsa zengin bile edebilir. Gazete okuyan adamı yani “Race Info”yu ve yarışa katılan atların “Form Card”larını çok iyi takip edin. Edin ki diğer bahisçileri atlatıp kazanacak atı bulun. Race Info ve Form Card'larda atların katıldığı yarışların final sıralamasını bulabilirsiniz. Yarışlarda aldığı derece ve bu derecenin kaç boy farkla olduğu belirtilmiş olacaktır. (1/2L yarım boyu, 1L bir at boyu, hd ise kafa farkıyla veya foto finişle olduğunu açıklar). Bunun yanında bir atın yanında mesela 02130 yazıyorsa bu tabii ki telefon numarası değildir. Bu at 5 yarışa katılmış ilkinde dereceye girememiş, ikinci yarışta ikinci, üçüncü yarışta birinci, dördüncüde üçüncü, beşincide yine dereceye girememiştir. Bahisçi atını seçer ve gişeye giderek atın ismini, yatırdığı parayı Pound üzerinden bilgisayara verir. Bu işlemi her bahisçi yapınca Start ile beraber yarış başlar. Ekranın sağında ufak bir bölüm koşan atlardan hangisinin atınız olduğunu gösterir. O bölümden atınızı bulur daha sonra yarış boyunca izlersiniz. Son ataklar çok önemlidir geride iseniz hiç üzülmeyin bir bakarsınız ki foto finişe girer atınız ve şansınız varsa foto finiş atınızı birinci seçer. Tabi foto finişle kaybetmek çok üzücü olacağından atınızın son metrelerde en az yarım boy önde girmesi için yapabileceğiniz tek şey dua etmektir. Yarış biter ve bilgisayar para dağıtımını yaptıktan sonra bahisçiler bir sonraki yarışın derdine düşer. Ne diyelim? Bol şans....

Barış ERTÜL

PRIME MINISTER

takvim, altta çekmece ve masanın sağına ilerledikçe (eli ekranın sağ tarafta sonuna götürün. Detaylar, grafiksel yönden çok özenle hazırlandığından her şey ekrana sığmıyor) ekranın el ile birlikte sağa doğru yürüdüğünü göreceğiz ve karşımıza modern bir haberleşme aracıyla, bir telex çıkacak. Ayrıca eli tavana doğru çıkarınca duvarda görecekleriniz sizi şaşırtacak: Bir İngiliz bayrağı ve bir öneri kutusu. Şimdi tüm bunların ne işe yaradığına gelelim. Masanızdaki dosyanın üstünde bir kâğıt varsa (eli oraya götürüp ateş tuşuna basarak) onu okuyun. Bir Sir Humphrey veya Bernard'ın bir mesajıdır. Eğer böyle bir mesaj yoksa çekmeceye bakın. Orada o günkü toplantılarınız ve onların saatleri yazılıdır. Masanızdaki saate göre kendinizi ayarlayarak hareket edin. Eğer bir toplantıyı kaçırırsanız ciddiyetinizden şüphe edilecektir. Bulunduğunuz saatte bir toplantı yoksa el'i saate götürerek ateşe basın. Böylece önemsiz zaman aralığını atlarsınız. Telefon çalınca hemen açmaya bakın. Muhakkak iki telefondan biridir. İkisinin de zil sesi aynıdır, ama çalan telefonun ışığı yanıp sönerek sizi uyarır. Eğer zil sesi farklıysa o da intercom denilen dahili telefon ya da telekstir. Hangisi olduğunu anlamanın yolu da yine hangisinin ışığının yanıp söndüğüne bakmanız gerekir. Teleks yanıp sönüyorsa gelen mesajı okuyup işinize dönersiniz. Dahili telefondan size unuttuğunuz bir toplantı ya da âcil bir görüşme isteği bildirilebilir. Dikkatle dinleyin ve telefonu kapatır kapatmaz söylenen yere gidin. Bunu telefonların karşısında aynanın hemen sağındaki kapıya yine el'i götürerek yapabilirsiniz. Düğmeye basınca önünüze birkaç seçenek çıkacaktır. Sir Humphrey'in, Bernard'ın odasına ya da kendi odanıza dönmenizle ilgilidir. Diğer olası seçeneklerse toplantı odası, yabancı ziyaretçiler odası... vb. olabilir. Bu durumda kolu yukarı aşağı hareket ettirerek gereken yeri belirtin. Sizi mutlaka bekliyorlardır. İngiliz bayrağına basınca politik durumunuz yâni oy dağılımını görürsünüz. Hemen yanındaki öneri kutusu ise, adından anlaşılacağı gibi sizi aydınlatacak bir öneridir. Göz ardı etmeyin. Gelelim görüşmelere: Bernard, Sir Humphrey ile bir konuyu tartışırken çok dikkatli olun. Doğru cevap vermeniz için olaya kendinizi vermeniz ve iyi İngilizce bilmeniz gerekir. Ayrıca Sir Humphrey ve Bernard ile konuşurken ekranın sağ üst köşesinde konuşan kişinin resmini de göreceksiniz. Bu resim de siz yâni başbakan, Bernard veya Sir Humphrey de olabilir. Fotoğraflar televizyondakinin tıpatıp aynı olduğundan olaya canlılık kazandırmak açısından çok olumlu. Evet karşısındakinin sorduklarına gerekli yanıtları veremezseniz sizi cahil ve deneyimsiz sanacaklardır. Başbakan olarak yapacağınız görüşmeler hayâti önem taşımakta. Bu konulardaki cevaplar sizin politik düşüncelerinizi yansıtacaktır. Özetle konuşmalar politik kariyerinizi, partinizin gelecek seçimlerde alacağı oyları, yabancı ziyaretçilerle yapacağınız konuşmalar ise, ülkenizin saygınlığını, güvenilirliğini etkileyecektir. Genel olarak harika grafiklerle donatılmış, sürükleyici bir oyun. Tüm Disc Drive sahiplerine öneririm. Kaset kullananlar için yapabileceğim tek şey kaset versiyonunun en kısa zamanda çıkmasını dilemek. Evet müstakbel Başbakanım bol şanslar! (Çünkü buna ihtiyacınız olacak). İngiltere size emanet. Barış ERTÜL 64'ler sayfa 46

Bugüne kadar hepimiz televizyonda, videoda ya da sinemada bir filmi ya da diziyi seyredip beğenmişizdir. Ve bir süre sonra bir de bakmışız ki, o seyredip de hayran olduğumuz filmin oyunu çıkıvermiş. Tabii koşup ilk gördüğümüz yerden almışızdır. Fakat gelin görün ki, nerede o şahane film, nerede ondan esinlenerek yapılan oyun. Çoğu sadece ismi yüzünden satın alınmış ve bir iki gün sonra işe yaramaz oyunların arasına tozlanmaya terkedilmiştir. İşte yukarıda anlattıklarımıza meydan okuyan ve bütün bunları bir kalemde silen, süper bir strateji oyunu: “Yes Prime Minister”' ya da dilimizdeki adıyla Emret Başbakanım'ı seyredenler ve kendilerini başbakanlık koltuğuna yakıştıranlar bu oyunu kaçırmasın. Oyuna başlarken kendinizi Başbakanlıkta'ki odanızda bulacaksınız. Portl'e takacağınız Joystick yardımıyla seçeneğinizi (yanıp sönen eli) belli noktalara götürerek belirteceksiniz. İlk olarak masanıza göz atalım. Dikkat ederseniz masanızda bir saat, bir dosya, iki telefon, —