Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 32
Commando ve Ikari Warriors gibi yukarıya doğru hareket eden oyunlardan hoşlanıyorsanız, bu oyundan da hoşlanacaksınız demektir. Yalnız bu oyunda daha ilkel silahlarla dövüşüyorsunuz. Amacınız, bir kulenin tepesine hapsedilmiş olan sevgilinizi kurtarmaktır. Sevgiliniz kulenin tepesinde bağlı değildir. Fakat kulenin ortasında bulunan bir engelden dolayı sevgiliniz aşağı inememektedir. Bunun için de siz ona ulaşmalısınız. Oyun 5 düzeyden oluşuyor. 1. düzeyi bir evin kenarında, 2., 3., 4. düzeyi evin içinde ve 5. düzeyi kulede geçmektedir. Oyuna başlayabilmek için ateş düğmesine basın. Daha sonra evi, kuleyi, sevgilinizi ve kendinizi görebilirsiniz. Her hak kaybettiğinizde bu küçük taslak ekrana gelecektir. Öbür bölümlere geçtiğiniz zaman adamınızın nerede olduğunu buradan da görebilirsiniz. Kısa bir müzikten sonra oyun başlıyor. İlk görünen adam sizsiniz. Daha sonra bir sürü düşmanınız çıkacak. Ateş düğmesine bastığınız zaman adamınız onlara yumruk atar. Eğer onlara değerseniz, sol altta görülen enerji çizginiz biraz azalır. Bittiği zamanda da bir hakkınız yanar. Oyuna üç hakla başlıyorsunuz. Sağ alt taraftaki sayı haklarınızı gösterir. Düşmanlarınız arasında birisi değişik rengiyle ve şekliyle hemen gözünüze çarpacaktır. Bu diğerleri gibi üzerinize doğru gelmiyor. Fakat bu diğerleri kadar tehlikelidir. Çünkü olduğu yerden size bıçak atıyor. Burada tavsiyem onun çapraz bir yerinde bulunmanızdır, çünkü çapraz yönlere bıçak atamaz. Bir başka düşmanınız da üzerinize doğru yuvarlanan ve enerjinizi yiyen fıçılardır. Bunları vuramazsınız. Biraz ilerledikten sonra, çıkmaz bir yere geldiğinizi sanıyorsunuz. Ama orada mutlaka bir kapı veya duvarda asılı yanıp sönen bir resim olmalı. Buraya yumruğunuzu atarsanız, size bir yol görünecektir. Eğer gerçekten çıkmaz bir yere geldiyseniz, düzeyin sonuna gelmişsiniz demektir. Burada duvara temas edin. Düşmanlarınızın değiştiğini hemen görebilirsiniz. Şimdi bu dört düşmanınızı haklamalısınız. Ama onlara bir kez vurmakla bunu yapamazsınız. Onlara
OLATOR
a | birkaç kez vurmalısınız. Dikkat edin; çünkü bunlar size ateş ediyor. Ayrıca oyunu oynarken duvardaki bir heykelin size ateş ettiğini görmüşsünüzdür. Bunlara vurarak onları yok edebilirsiniz. Yolda ilerlerken tuzaklara dikkat edin. (Üzerinde kare şeklini bulunduran yuvarlak cisim). Tuzağa düşerseniz bir hak yanar. Bir düzeyi bitirdiyseniz, öbür düzey yüklenir ve yine üçe çıkar. Eğer öldüyseniz, kaldığınız düzeyden devam edebilirsiniz. Ayrıca oyunda değişik eşyalar da bulunur. Altın kese: Sadece puan alırsınız. Soru işareti: İlk başta bunu göremezsiniz. Çünkü üzerinde bir küp var. Küpe vurun ve gitmesini sağlayın, sonra soru işaretini alın. Hiç çekinmeyin. Çünkü daima lehinize olacaklardır. Ya düşmanlarınızı bir süre için yok eder ya da onları zararsız bir şekle dönüştürür. Bumerang: Üzerinde bumerang resmi olan dörtgeni alırsanız 40 tane bumerangınız olur ve bunları ateş düğmesine bastıkça düşmana fırlatabilirsiniz. Kaç tane kaldığını enerji çizgisinin altında görebilirsiniz. Heykel: Ateş etmeyen duvardaki bir heykele vurursanız, duvarın kenarında yürüyen küçük bir adamı göreceksiniz. Bu adama değerek onun gücüne sahip olun (Bir heykelden üç adam çıkar. Birkaç adama değerseniz elbisenizin rengi değişecek ve gücünüz artmış olacaktır). Artık, daha önce vuramadığınız fıçıları kolayca yok edebilirsiniz. Enerji kutusu: Bu kutuyu alırsanız (Üzerinde 'E' harfi bulunan kutu) enerjinizi çoğaltır. Dondurucu daire: Duvarda asılı olan ve yanıp sönen daireye vurursanız, düşmanlarınız az bir süre içinde donacaktır. Işınlayıcı: Üzerinde 'X' işareti olan ve yanıp sönen kutunun üzerine gelirseniz, başka bir yere ışınlanırsınız. Boşluk tuşuna basarak adamınızı havada takla attırabilirsiniz. Tuzaklardan ve bıçaklardan kurtulmak için en iyi yol budur. Oyunu bitirdiyseniz, Target Renegade veya başka oyunlarda olduğu gibi güzel bir sonuç sahnesi bunda yoktur. Sevgiliniz kurtarıldığını bile göstermiyor. Sadece yine 1. düzeyi yüklemek için ateş tuşuna basmanızı bekliyor. Oyunun güzel ve kolay olduğunu söyleyebilirim. — Ufuk METİN
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 33
Oyun amacı aslında gayet basit. Yapmanız gereken tek şey, havaya uçan balonları toplamak. Siz, sağdan sola doğru hareket eden 4 tane topu kontrol ediyorsunuz. Bunlar bir yılan gibi hareket ediyorlar. Yani öndeki top ne yaparsa, arkadaki toplar da aynısını yapar. Oyunun amacına basit dedim, keşke oyunun kendisine de aynı şeyi söyleyebilseydim. Her oyunda olduğu gibi, bu oyunda da sizi bekleyen bir sürü düşman var. Örneğin; havada uçan kuşlar ve arılar; yerde dolaşan kirpiler, kaplumbağalar, yılanlar; yerde yatan taşlar ve dişlerini gösteren bitkiler (diş macunu reklamı için ideal)... İşte bu gibi düşmanlara değerseniz bir topunuz azalır. 4 topunuz da bittiyse, bir hakkınız yanar. Oyuna iki hakla başlıyorsunuz. Haklarınızın sayısını, sol üst köşedeki puanınızın yanında görebilirsiniz. Joystick'in düğmesine basarak yerdeki düşmanların üzerinden zıplayabilirsiniz. Fakat bu sefer de havadaki düşmanlara dikkat etmeniz lazım. Düşmanların yanısıra puan alabileceğiniz eşyalar da var. Bunlardan bazıları şunlar: Ağaçlarda asılı elmalar (50 puan), yerde yürüyen salyangozlar (100 puan), ve iyi bir zamanlamayla ağzını açıp kapatan bitkiden 250 puan alabilirsiniz. Bitkiye çarptığınız zaman ağzı kapalı olmalıdır ki, sizi yemesin. Oyun 12 bölümden oluşuyor. Bir bölümü geçebilmek için 10 tane balon toplamanız gerek. Her bölüm başka bir yerde geçiyor. Bunun için de arka plandaki grafikler değişiyor. Tabii bazı düşmanlarınız da. Eğer 12 bölümünü de bitirdiyseniz, oyunun tekrar başa döndüğünü görürsünüz. Hem de hiçbir değişikliğe uğramadan. Sağ üst köşede geriye işleyen bir zaman göreceksiniz. Bir bölümü bitirdiyseniz, geriye kalan zamanınız kadar puan alırsınız. Kaçıncı bölümde olduğunuzu zamanın yanındaki sayıdan anlayabilirsiniz. Her bölümün ayrı yerde geçtiğini söylemiştim. Bazıları ormanda, denizde, kumsalda ve hatta 11. bölüm uzayda geçiyor. Oyunun tek kötü tarafı, öldüğünüzde oyunun yeniden baştan başlamasıdır. Oyunun eğlenceli olduğunu ve birazcık da olsa Pac-Land'e benzediğini söyleyebilirim.
uk METİN