GİSAYAR'LI BİR e (İNİ ÇEKİYORUZ,

SUNA TANALTAY (Psikolog)

“Çağlar kendisine uygun çözümler getirir. Bilgisayar çağımızın bir olayıdır ve biz bundan uzak kalamayız. Bilgisayar çağımızın ve bizden sonraki çağların yaşama biçimi olacak gibi görünüyor. Bir zamanlar Amerika'da kutuları yapılmış ve evinde oturmak zorunda olan çocukların eğitiminde kullanılmıştır. Günümüzde bir eğitim aracı olarak tanımladığımız bilgisayarın zararlı olduğunu kesinlikle söyleyemeyiz. Bence bilgisayar küçük ve büyük çocukların sosyalleşmeden bir parça alıkonmasını beraberinde getiren araç diye tanımlanması daha doğru olur. Çünkü bildiğiniz gibi çağımızın en büyük problemi yalnızlıktır. İnsan da bilgisayar başında makine ile baş başa ve yalnızdır. Bilgisayarla baş başa kalan kişi yalnızlığını makine ile paylaşabilmekte, fakat insan ilişkileri açısından gerekli oranda gelişememektedir. Bu bakımdan bence bilgisayar iki yönüyle de ele alınması gereken bir gerçektir; tıpkı televizyon gibi yararlarını ele alıp kullanabileceğimiz, ama tek dostumuz, tek arkadaşımız olmaması gereken bir araç... Çünkü insanın yaratıcı gücü kendi kendisiyle, doğayla ve diğer kişilerle olan diyaloğun engellenmemesini ister.”

İşte yepyeni bir oyun daha, DREAM WARRIOR. Bu oyunun üç bölüm boyunca sizi Commodore'unuzun başına bağlayacağından hiç şüphem yok. Bu oyun 1987'de piyasaya sürülen adlı oyuna çok benziyor, ama Dream Warrior grafiklerin netliği bakımından o oyundan daha güzel. Şimdi oyuna geçebiliriz: Oyun başta da belirttiğim gibi üç ana bölümden oluşuyor ama birinci ve ikinci bölümlerde asansörler aracılığı ile birbirine bağlanan değişik bölümler var. Ekran iki bölüme ayrılmış durumda. Üst kısım sizin hareket ettiğiniz kısım. Alt kısım ise size yardım etmek için hazırlanmış. Buradakiler sırasıyla: Sol üst köşede skorunuz, onun hemen altında enerjiniz, ortada tamamlamanız gereken resim, sağ üst köşede o an yapabilecekleriniz gösterilmiş. Onun hemen altında üç nokta ile gösterilen bölüm atlama enerjisi. Bulunduğunuz yerdeki gemileri vurarak, çeşitli renklerdeki topları alırsanız değişik şeyler yapabilirsiniz. Bunlar topların renklerine göre sırasıyla. 1— KIRMIZI: Bu topu aldığınızda ekranın alt kısmının sağ üst köşesinde SAFE yazar. Bu ekstra enerji demektir. Bundan yararlanmak için duvarda bulunan dikdörtgen kutuya yüzünüzü dönüp yürüyün.

Önüne gelince garip bir sesle açılacak ve enerjinizi dolduracaktır. 2— MAVİ: Bu renkteki topların önemi oldukça büyüktür. Bu topları aldığınızda tamamlamanız gereken resmin bir parçası alt ekranın ortasında beliriyor. 3— YEŞİL: Bu toplar en son ve en önemli toplardır. Bunları aldığımızda bölüm bitirmek için gerekli olan enerjiden bir parça alıyorsunuz. Bütün enerjiyi topladığınızda başlangıç yerine dönüp, ekrandaki dev monitöre girin. Girdikten sonra ekranın alt bölümünde resim tamamlanan yerde, birbiri ardına üç resim belli aralıklarla geçmeye başlayacak. İlk çıkan resmi Joystick'in atış tuşuna basarak seçerseniz, aynı bölümü bir daha oynarsınız. İkinci resim oynadığınız bölümün biraz daha zor olarak tekrarıdır. Üçüncü resim ise uzayı, yani son bölümü temsil eder. 4— GRİ: Bu top asansörleri kullanmamıza yarar. Bunu aldığımızda en yakın asansöre doğru yürüyün. Asansörün yanına geldiğinizde o sizi bulunduğunuz yere göre bir alt veya bir üst kata taşıyacaktır. Üçüncü bölüm diğer bölümlere göre daha farklı. Bu bölümde adamımız eğilebiliyor. Bu çok önemli bir özellik, çünkü uzay gemileri size bir şey yapamıyor ama size bu bölümde fazla enerji harcamamanızı tavsiye ederim. Çünkü burada ekstra enerji alacak yer yok. Bölüm sonunda yerden çıkan canavarlar var. Adamınız onların önünde takılacak, ileri gidemeyecektir. Ağızlarından çıkan yaratıkları vurduğunuz takdirde ilerleyebilirsiniz. Biraz ilerleyince bir canavar daha göreceksiniz. Daha onun yanına gelmeden birdenbire beliren uzay gemisine binip havalanacaksınız ve yukarıda küçük uzay gemileriyle savaşacaksınız. Eğer bölüm bitirmenizi tamamlamışsanız başta aşağıya düştüğünüz yere gelip oyunu bitirebilirsiniz. Bu oyun grafik ve ses açısından güzel. Fakat müziğinin olmaması programın bütünlüğünü bozuyor. Bu türün meraklılarına yine de tavsiye ederim. Orhan CEVHER

Skate or die, 720 gibi kaykaylı ka-

karakterleri yönettiğimiz oyunlardan sonra yeni bir tür olan “Skate Crazy” piyasaya çıktı. Paten kayan bir çocuğu yönettiğimiz 'Skate Crazy'de amacımız çeşitli rampa ve engellerden oluşan pisti verilen süre içerisinde tamamlamak. Oyuna başladığımız bu bölüme 'Car Park Challenge' diyoruz. Bu bölümün pistleri çeşitli rampa, engellerden oluşuyor. Pistleri tamamlamak için yol üzerindeki okları takip edip, iki bayrak arasındaki kapılardan geçip bitişe ulaşın. Bitişe ulaşınca, oyun esnasında yaptığımız hareketlere göre 4 hakemden aldığınız puanlar toplanıyor ve eğer bölümü bitirmek için gerekli olan puana ulaşmış iseniz öteki bölüme geçmeye hak kazanıyorsunuz. Yok eğer ulaşmadıysanız sakın üzülmeyin, çünkü bilgisayar size bir dakika içinde 21 tane sarı taş şeklinde parça toplayıp bir sonraki bölüme geçme hakkı tanıyor. Toplamanız gereken parçalar ekranın çeşitli yerlerine dağıtılmış durumdalar. Bir dakika içinde etraftaki engellere dikkat ederek parçaları toplamalısınız. Eğer bu aşamayı da başaramazsanız bir sonraki bölüme geçmeniz hayal. İkinci bölüme geçmeye hak kazanınca karşımıza iki yol çıkıyor. Sağdaki yol "Car Park Challenge'nin ikinci aşamasına soldaki yol ise başka bir bölüm olan 'Championship Courses'a gidiyor. Courses'ı seçerseniz kasetten yükleme yapıyorsunuz, sağa yola saparsanız “Car Park Challenge'nin ikinci aşamasını oynuyorsunuz. Bu aşama ilkine epey benziyor farkı ise yolların biraz daha karışık olması. Courses'da ise düz bir yolda ilerliyorsunuz. Önünüze çıkan engelleri aşmak için hızlıca gelip onların üstünden atlamalısınız, atlamak için ateş tuşuna basın ve ekranın altındaki “power” en uca geldiğinde ateş tuşunu bırakın. Yolda giderken önünüze çıkan kuşlardan başınızı eğerek, tuzaklardan ise atlayarak kurtulun. Hızlanmak için ise Joystick'inizi ritmli olarak bir sağa bir sola itin. Tek kelimeyle harika bir oyun. Güzel grafik ve müzik oyuna ayrı bir heyecan katıyor. Uzun süreden beri gördüğüm en iyi oyunlardan biri. Hakan TİRALİ