64'ler sayı 5, sayfa 31

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 31

Dergimizin adı 64'ler olur da köşemizin adı Adventure'lar olmaz mı? Olur diye karar verdik ama daha iyi bir önerisi olana köşemiz açık. Adventure köşemizi açtık ve hatta DEFENDER OF CROWN'ın tam açıklamasını yayınlayacağımızı da müjdeledik ama bütün bunları damdan düşer gibi yapmak yerine Adventure'ın doğuşundan başlayarak günümüze nasıl geldiği; ne olup ne olmadığı; ne gibi türlere ayrıldığı; iyi bir adventure'ın nasıl olması gerektiği. Ve nihayet de yeni başlayacaklara önerilerimizin neler olacağını içeren bir yazı, yerimiz yetmezse bir yazı dizisiyle anlatmaya çalışacağım. Çalışacağım diyorum çünkü bu köşeyi Sayın Genel Yayın Yönetmeni Abdurrahman Pala benim sırtıma yıkmış durumda.

Önce adından söz edelim. Niye Adventure (Macera)... Bir film seyrederken siz olayların dışında kalıp sadece seyredersiniz (nadiren filmin başarısına bağlı olarak siz filmin kahramanıyla özdeşleşirsiniz). Buna karşılık konumuz olan oyun türünde siz şöyle ya da böyle oyunun içindesiniz. Kahraman sizsiniz ve kaderiniz sizin elinizde ve oyunun hiç bir yerinde geleceğinizden emin değilsiniz. Tam mutlu sona ulaştığınızı sanırken bir de bakarsınız ki azrail, bir canavar, bir büyücü veya başka bir kılıkta karşınıza çıkıvermiş... Evet hikâyemiz çok uzun yıllar öncesine Dinozorlar dönemine kadar uzanıyor. Bundan çok değil yaklaşık otuz yıl kadar önce Bilgisayar dünyasına Dinozor Bilgisayarlar hâkimken ve Amerika'da

Sevgili Adventure'cılar

Adventure köşesi açmanın zamanı geldiğine inandığımızda bu köşede neler yapmamız gerektiğini Genel Yayın Yönetmeni, Abdurrahman PALA, Yazı İşleri Müdürü Tayfun TÖZEN ve bendeniz Ahmet YILDIRIM tasarlarken, bir konu bizi oldukça uğraştırmıştı. Bu konunun çözümünü siz okurlarımıza bırakmaya karar verdik. Tartışmanın konusu bir Adventure'ın komple çözümünü yayınlamak ne dereceye kadar doğru bir harekettir biçimindeydi. Yayın yönetmenimizin fikri yayınlanması yönündeydi. Doğru olanı okuyucunun seçmesi gerektiğini söyledi. Ben ise çözümün tamamının bir sayıda yayınlanmaması düşüncesindeydim. Bana göre komple çözümü vermek eğlenmek için bir labirente giren (her ne kadar böyle eğlence labirentleri daha yurdumuzda yoksa da daha iyi bir benzetme bulamadım özür dilerim) birine “hayır sen bu işi beceremiyeceksin burada boşuna uğraşıp durma tut elimi seni sağ salim dışarıya çıkarayım” demeye benziyor. Halbuki o şahıs oraya, kapıda para verip girmişti ve içeride kaybolmak bile onun için bir zevkti. Ayrıca bir Adventure'da biri için çok zor gelen çözüm başkası için bir anlık hadise olabilir. Ve belki de o kişi bir sonraki odaya girebilse oyunu sonuna kadar çözebilir.

Bana kalırsa bir adventure için başlangıçta konusundan bahsetmek, söz edilmesi gerekenlerden söz etmek ve açılıştaki birkaç komutu vermek ve arkadaşlarımıza bir iki aylık süre tanıyıp ondan sonra tam çözümü yayınlamak en doğrusu. Karar sizin... Yapmanızı istediğim bir tercih daha var. O da Genel Yönetmenimiz benden her ay derginin belirli sayfalarını doldurmamı istiyor. Ayrılan bu sayfaları kendi keyfime göre doldurmamı mı istersiniz? Yoksa sizin isteğinize göre doldurmamı mı? Sizin isteğinizi öğrenmemin bir tek yolu var bana yazmanız!... Sizden dileğim yazdıklarınızın okunabilir olması ve Adventure ile ilgili olması (benim köşeme yazacaklardan söz ediyorum elbette). Bir başka çağrı daha oturduğum yerden gidiş-dönüş toplam üç saat uzakta ve dokuz saat mesaisi olan bir işte çalışıyorum. Dergideki görevim tamamen hobi niteliğinde olduğundan bana uyuyabilecek biraz zaman kalması için arkadaşlarımdan çözdükleri Adventure'ları (tamamen ol-

“Ması şart değil, oldukça ilerlemiş olmak da yeter) misafir yazar olarak dergimize göndermeleri. Yazısı çıkacak arkadaşlarımızı elbette ödüllendireceğiz.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.