PEAR
Oyunumuz tahmin ettiğiniz gibi küçük yaşlarda çizgi filmlerini izlediğimiz sevimli ayı Yogi'miz ile ilgili... Oyunun başında Yogi'nin arkadaşı BOO-BOO'nun kötü bir avcı tarafından kaçırıldığını görüyorsunuz ve (her zaman olduğu gibi) peşlerinde onu kurtarmaya gidiyorsunuz. Oyuna gelince... Oyun ekranı ikiye ayrılmış durumda... Üstte Yogi'nin hareket ettiği bölüm ve altında ise size yardımcı olacak bir tablo mevcut... Bu tablonun solunda Yogi'nin bir resmi var. Bu resim Yogi bir engelle çarpıştığı, zıpladığı veya kendisini kamufle ettiği zaman yavaş yavaş aşağı doğru batıyor. Ve iyice battığı zaman mevcut olan beş hakkınızdan birisini kaybediyorsunuz. Bundan başka BOO-BOO'nun kapatıldığı kafese olan uzaklığı gösteren bir sayaç ve altında da kafese kapatılmış olan BOO-BOO'nun resmi var... En sağda ise gözünüze bir takvim çarpacak... Bu takvim oyundaki skorunuz yerine geçiyor. Ve günler ocaktan itibaren birer birer artıyor. YOGI'yi görevi esnasında çeşitli zorluklar bekliyor. Bunlar ilerlerken, önüne birdenbire çıkan kurbağalar, yılanlar, birdenbire patlayan artezyenler, arılar ve de göller... Eğer ilerlerken, bir kamptan geçerseniz, kamp sahibi sizi kovduğu için kaçmak zorunda kalıyorsunuz. Eğer kamp sahibine yakalanırsanız bir hakkınız yanıyor. Onun için tabanları yağlayın ve kamp sahibine yakalanmayın... Bunlardan başka balık tutan adamın oltasına, park bekçisine ve de geyiklere dikkat etmelisiniz. Tabii ki bir yılanın ya da çukurun üzerinden atlayabilir, sizi kovalayan bir düşmana karşı kendinizi kamufle etme yetenekleriniz var... Ya da başınızı içeri çekerek arıların saldırısını etkisiz hale getiriyorsunuz. Kamufle olmak için joystick'inizi yukarı çekip, ateş tuşuna basmalısınız. Veya başınızı içeri çekmek için joystick'inizi aşa-
ğıya itip ateş tuşuna basmalısınız. Her iki durumda da normale dönmek için o durumu gerektiren hareketin gereklerini bir defa daha yapıyorsunuz. Bunlardan başka yolda topladığınız piknik sepetleri Yogi'nin enerjisini artırıp, resmini yükseltecektir. Ayrıca yolda bulduğunuz şekerler Yogi'ye bir hak daha kazandıracaktır. Bu arada mağaralar yolunuza devam edebilmek için oldukça kestirme bir yol... Çünkü bir mağaraya girdiğinizde BOO-BOO'ya olan uzaklık 110 ise çıktığınızda 50'ye düşebiliyor. Bu da size büyük avantaj sağlıyor. Oyunu bitirmek için BOO-BOO'nun bulunduğu kafese ulaşmak da yetmiyor. Burada kafes ile ev arasındaki taşlardan gidip, anahtarı almak gerekiyor. Giderken taşların üzerine basmanız şart... Eğer yanlış bir hareket yaparsanız alarm çalıyor ve avcı ekranda beliriyor. Avcı'dan kaçmak için evin yanına saklanmak gerekli... Çünkü avcı evin yanına gelmiyor. Ama pusuda bekleyerek sizin dışarı çıkışınızı gözlüyor. Çıktığınızda da sizi avlayabiliyor. Alarm çaldırmadan anahtarı alırsanız arkadaşınızı (yani BOO-BOO'yu) hür-
ç *
Yüzyıl kadar önce Dr. Josef Agon saygıdeğer bir bilim adamı ve araştırmacıydı. Viktorya stili malikânesinin dış dünyaya sımsıkı kapalı demir kapıları arasında Dr. Agon insan davranışları konusunda gelişmiş araştırmalar yapıyor görünüyordu. Fakat bu araştırmaların ve deneylerinin gerçek yapısı bugüne kadar bir sır olarak kalmıştı. Bazı bilim adamları doktorun bir dahi olduğunu öne sürerlerken bazıları da onu büyücülükle suçluyorlardı. Günün birinde Dr. Agon ortadan kayboldu. Yakınları malikâneyi alelacele terk ettiler ve o demir kapılar bir daha açılmamak üzere kapandı. Bir akşam Dr. Agon'un eski malikânesinin etrafında dolaşırken kapıyı aralık buldunuz. Merakınız korkunuza baskın geldi ve eski binanın gerçekten hayaletli olup olmadığına bizzat bakmaya karar verdiniz. Bir kapı bir başka kapı derken kendinizi yapıyı gezer buldunuz. Bir koridora geçebilirsiniz.
“SPACE” tuşuyla etraftaki ateş toplarını toplayabilirsiniz. 1-4 arası tuşlardan hangi renk ateş topu kullanacağınızı seçersiniz. Birinci levelda üç, ikinci levelda dört, üçüncü levelda beş ve dördüncü levelda altı adet ateş topuyla ejderhaları ve bir sonraki bölüme geçebilirsiniz. Koridorun sonunda gizli bir geçit keşfettiniz. Uzakta gördüğünüz bir parıltı sizi yüzyıldan bu yana kullanılmayan bir merdivenden aşağıya inmeye itti. Ve kendinizi Dr. Agon'un laboratuvarında buldunuz. Çevreniz tozlu ve eski eşyalarla çevriliydi. Geniş bir cam yüzeyden yansıyan bir parıltı odayı aydınlatıyordu. Yaklaştınız ve kendinizi bir makinenin - bir zaman makinesinin - önünde buldunuz. Daha sonra gözünüze Dr. Agon'un notlarını tuttuğu deri kaplı kalın günlüğü çarptı. Ve doktorun günü gününe tuttuğu notları okumaya başladınız. Kayıp krallıkla ilgili çeşitli buluşları ve maceraları sizi büyüledi. Adam gerçekten çılgının teki miydi yoksa bizimkine paralel bir dünya var mıydı? Bunu öğrenmenin tek bir yolu vardı. Dr. Agon'un zaman makinesine bindiniz ve sağını solunu kurcalayarak nasıl çalıştığını keşfettiniz. Ve oyun işte burada başladı.
The Eidolon yedi katlı mağarayla bir de çok yetenekli oyuncular için hazırlanmış sekizinci kattan oluşuyor. Her kat da kendi içinde birbirine geçilebilen yeraltı odalarından örülmüş bir ağ gibi. Siz ise, Dr. Agon'un otomobile benzeyen zaman makinesinin direksiyonuna geçmiş, ön camdan ileriye bakmaktasınız. Soldaki gösterge bulunduğunuz kattaki canavara yakınlığınızı gösteriyor. Geçen zamanı ortadaki saat gösteriyor. Saatin çevresindeki üçgenler de bir tür pusula görevi yapmakta. Mağaranın içinde dolaştıkça üçgenler yanıp sönerken gittiğiniz yönü göstermekte. Bu odaları bir düzene göre dolaşmak isterseniz yardımcı olmakta.
Ayrıca saatin çevresinde dört renkli ateş küresi göstergeleri var. Son olarak da sol altta üç renkli elmas göstergesi bulunuyor. Eğer bir yaratığı yakalayıp onun gücüne sahip olduğunuzda o canavara ait olan mücevherin renginde ışık yanmakta. The Eidolon'un ses efektleri oldukça etkileyici. Yüklenme sırasında çalan müzik bir korku ve gerilim atmosferi yaratmakta. Gezinmeye başladığınız zaman sanki bir otomobilin gürültüsü çıkmakta. Joystick ile hiçbir hareket vermediğiniz zaman ise araç olduğu yerde çalışan bir otomobile benzemekte. Çubuğu ileri ittikçe motor hızlanmakta. Isırgan kuşun kanat hışırtılarını, pervane canavarının döner kanadının sesini bile duyabilmektesiniz. Diğer gürültülere gelince, yakalanmak istenen ateş kürelerinin hışırtısı, hedefini bulan atışların gümbürtüsü, eksilen enerjinin hırıltısı... Kısacası ses efektleri oldukça başarılı ve grafiklerle bütünleşmekte. Birkaç söz daha; yaratıkların biçimleri Leonardo Da Vinci'nin eski izlerinden esinlenmiş. Uzun sözün kısası The Eidolon Lucas Film'in göz kamaştırıcı başarılarından biri daha.
Eidolon Stratejisi: Oyunun her seviyesinde saate karşı bir yarış içinde olduğunuzdan her labirentin bir haritasını çıkarın. Böylece yaratıkların nerede olduklarını çabucak bularak zaman kaybetmezsiniz. Bu yaratıkla karşılaştığınız zaman enerjinizi son kırıntısına kadar kullanarak onu alt etmeye çalışın. Hiçbir yaratığın yanınıza yaklaşıp enerjinizi almasına izin vermeyin.
Ayrıca her renkten ateş küresinin gücünü bilmekte yarar var. Kırmızılar en şiddetlileri, altın sarısı olanlar enerjinizi bitirirler, maviler zamanın ilerlemesini hızlandırırlar ve son olarak yeşilleri bir yaratığı başka bir biçime sokabilirler. Her şeyin ötesinde oyun sırasında mantığınızı kullanın. Birinci seviyede ısırgan kuşu nasıl alt ettiğinizi hatırlayın. Ve ikinci seviyede aynı türden yaratığı benzer şekilde alt etmeye çalışın. Sihirli ateş kürelerini aracınız yakıt depolayacak durumdaysa yakalamaya çalışın. Gereğince depolanamayan her türden enerji ebediyyen kaybedilmiş demektir. Ve son olarak bir canavarla dövüşürken bunu mutlaka uzaktan yapın, yeteri kadar hızlı karar verebiliyorsanız yaratıkların ateş kürelerini yakalayarak onları enerjiye çevirerek artan gücünüzü onlara karşı kullanabilirsiniz.
beş tipin içinde...
2. Mike Stami 3. Lörü Peter Flimsey 4. Claudia Von Bulow 5. Sydney Meanstreet Oyunun geçtiği mekanlar, karakterlerin odaları, sizin odanız, kütüphane, balkon ve lobi... Senaryo gereği karakterler buralarda buluşup, oyunu oluşturuyorlar. Siz bu karakterleri mavi renklerdeki siluetlerinden tanıyorsunuz. Oyunun ana senaryosu GARGOYLE otelinde bir araya gelen dünyaca ünlü beş yazarın arasında cinayete kurban gidecek olanı henüz kendisiyle komplo kurulmadan önce olayı aydınlığa çıkarmak ve katilin kimliğini tespit etmektir. Oyuna başlamadan evvel sizden bir zorluk derecesi seçmeniz isteniyor. Bu seçiminizi yaptıktan sonra seçtiğiniz zorluk derecesine göre bir senaryo seçiyorsunuz. Bu aşamadan sonra oyuna başlıyorsunuz. Oyuna odanızdaki masada başlıyorsunuz. Ve sağ elinizi masanızın üzerindeki aletlerin üzerine koyarak seçim yapıyorsunuz. Mesela elinizi telefonun üzerine koyduğunuz zaman telefonla görüşebilir, karakterler hakkında özlük dosyaları, “SURVALANCE” seçeneği... Bu sadece ikinci bölüme geçmenize yarıyor. Bu arada odanızın penceresi de çok önemli... Pencereden ilginç grafikler izliyor, gece ve gündüzün oluşumunu pencerenizden anlıyorsunuz. 20 ayrı senaryonun ortak mantığı malzemeleri kullanarak, buluşmaları ve ipuçlarını birleştirerek kimin katil, kimin kurban, kimin şahit olduğu konusunda araştırma yapmak... Her senaryoya başlarken ilk işiniz karakterler ile ilgili dosyalardan bilgi edinmek olsun. Bu şekilde karakterlerin hüviyetini öğrenebilir, buna göre işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Daha sonra en önemli bölüm olan “SURVALANCE” bölümüne gelip, işinizin en önemli kısmına başlayabilirsiniz. Bu kısımda odalara girebilir, “BREAK IN”, odalardaki dinleme cihazları ve monitörlerden kişilerin uğraşlarını öğrenebilirsiniz. “MONITOR” konuşma kayıtları ve kendi kayıtlarınız için ise “TAPE” ile teypten oluşan konuşmaları dinleyebilirsiniz.
Araştırmaya başladığınız zaman odalara gizlice girmelisiniz. Onun için ise “BREAK IN” seçeneğini kullanacaksınız. Bu odalarda notlar, kişilere ait özellikler ve ipuçları bulacaksınız. Bu bulduklarınız, not defterinize geçirilecektir. Bunun gibi daha birçok bilgiyi not defterinize geçirin. Zaten bunu bilgisayar kendiliğinden yapıyor. Yalnız odalara girerken, size sorular sorulacaktır. Mesela filmlerde kullanılan yapay kanın neden imal edildiğini soruyor, eğer siz “Çukulata şurubu” yani “CHOCOLADE SYRUP” derseniz içeri rahatlıkla girebilirsiniz. Eğer bilemezseniz yolunuz yeşil kıyafet giymiş otel görevlisi tarafından kesiliyor. Bundan sonra bir daha belli bir süre bu odaya giremiyorsunuz. Veyahut da içeride biri varsa kapı deliğinden size bakıyor: O zaman bir süre için odaya girmeniz mümkün olmuyor. Bundan sonra elde ettiğiniz buluşma notlarına göre o saatte randevu yerinize gidin. Monitör veya teyp ile yaptığınız bu araştırma sırasında gittiğiniz odadaki kişilerin konuşma ve tavırlarını tetkik edin. Bu araştırmalara benzer birçok araştırmayı yaptıktan sonra cinayetin asıl sebebini bulacaksınız. Bütün araştırmanızı bitirip, katilin kimliğini tespit ettikten sonra not defterinizi açın ve “BREAK IN NOTES” seçeneğine gelip, her kişinin odasındaki bütün özellikleri bir yere kaydedin. Artık katilin kimliğini öğrenmiş durumdasınız. Ancak tamamen emin olmanız için telefona sarılıyor ve katil ile dışındakilere telefon etmeye başlıyorsunuz. Eğer ipuçlarından katilin kimliğini tespit edememiş ve ilk telefonu katile veya kurbana yapmış iseniz, sorduğunuz soruların çoğuna doğru cevap alamayacaksınız. Bu yüzden telefon edeceğiniz kişiyi dikkatlice seçiniz. Telefon ettiğinizde karşınıza telefon ettiğiniz kişinin resmi çıkacaktır. Ayrıca altta iki seçenek var. İlk seçenek karşılaştığınız kişiye soru sormak için, diğeri ise suçlamak içindir. Siz işe soru seçeneği ile başlayın. Bundan sonra karşınıza birkaç seçenek daha çıkacaktır.
Oyunun bu seçeneklerinden biri telefon ettiğiniz kişinin odası hakkındaki gerçek bilgiler. Eğer bunu bilemezseniz telefon yüzünüze kapanacaktır. Bilirseniz, karşınıza başkası çıkacaktır. Bu seçeneklerle kişiye cinayetin olduğu yer, cinayet aleti, katil ve kurban hakkında sorular sorabilirsiniz. Eğer sorduğunuz sorulara cevaplar kırmızı renkli verilmiş ise çözmek için boşuna uğraşmayın. Çünkü bunlar sizi yanıltmak içindir. Eğer cevap sarı renkli ise sorduğunuz sorunun cevabı doğrudur. Ona göre tavır alın. Sizin her doğru sorunuza karşılık muhataplarınızın yüz hatları ve mimikleri değişiyor. Bu da oyuna ayrı bir estetik katıyor. Eğer katili bulmuş iseniz, hiç vakit kaybetmeden katili aramaya başlayın. Daha sonra ikinci seçeneği seçerek, onu suçlayın ve ona her şeyi yani cinayetle ilgili bildiklerinizi anlatın. Eğer yanlış anlatırsanız, telefon yüzünüze kapanacak, odanızdan size doğru yönelen tabancayı fark edeceksiniz. Ve oyun sizin için bitecektir. Eğer her şeyi doğru olarak bilirseniz, katil size cinayeti itiraf edecektir.
Action Adventure çok güzel bir kurgusu var. Mantık ve inceleme ön planda... Hoş esprili grafikleri var. Hoşça vakit geçireceğinize inanıyorum. Ayrıca müziği de dinlemeye değer...
MERT GÖKKAYA sisl
OE AE)
FI
E
))
FT -(3)
ae
Ce LA
1 MOTOR HIZ SEVİYESİ
2. PARAŞÜTLE ATLAMA
3 RADAR SEÇİMİ
1 ECM
5 MOTOR FÜZELERİ
6 KISA MENZİLLİ MİSİL
FRENLER
AKİT ZANIKI FIRLATMA
FİŞEK ATMA
10-f 11-d 12-m 13-p
Eğer F-15 gibi harika bir savaş uçağıyla uçup düşman birlikleriyle savaşmak istiyorsanız, bu oyunu bir deneyin. Oyunun diğer uçuş tek farkı bir çok değişik senaryo olmasıdır. Bu simulasyonda da olduğu gibi yine klavye kontrolüne ihtiyaç vardır. Bizde bu klavye kontrolünü ve oyunun başında sorulan kodları yayınlıyoruz. Bildiğiniz gibi kodları bilemezseniz makinalarınızdan başka hiç bir silahınız olmayacak. Tabii bu hiç de hoş değil. Oyunun başında sizden birini ve bir senaryo seçmeniz isteniyor. Bölümlerden birini seçtikten sonra bir senaryo seçiyorsunuz. Bu senaryolar sırasıyla: LİBYA: GÖREV: 10.000 feet'te çıkıp önünüze gelen düşman uçaklarını yok edin, düşman füzelerinden kurtularak ana hedefi vurun. Ayrıca vurabildiğiniz kadar uçak ve havaalanı tahrip etmeye bakın MISIR: GÖREV: Düşman hava kuvvetlerini yok edip ana hedefinizi bombalayın tabii bunun yanında bombalayabildiğiniz ka-
(6) ) So
AUTHENTFİCATION KODLARI
0-B 1-0 2-h 3-p 4-b 5-j
14.e
10. MAKİNELİ 1. BOMBA 12. ORTA MENZİLLİ FÜZE ON/ARKA GÖRÜNÜŞ HEDEF YÖNÜ BULMA DURDURMA DÜZEY SEÇME
6-h 7-h 8-1 9-k
15-L
dar hedef bombalayın. VİETNAM: GÖREV: Gece düşman savunmalarından kurtularak 1000 feet'in üstüne çıkın. Sonra 2 ana hedefi bombalayın ve yine bombalayabildiğiniz kadar yer hedefi vurun. SURİYE: GÖREV: Gündüz düşman füzelerinden sıyrılarak ana hedefinizi bombalayın. Ve bombalayabildiğiniz kadar havaalanı ve füze rampası bombalayın. VİETNAM II: Gece 2 ana hedefi bombalayıp diğer hedefleri de tahrip edip geri dönün. IRAK: GÖREV: Gündüzün 1500 feet'te uçarak düşman radarlarından ana hedefinizi bombalayın. Yine istediğiniz kadar hedef bombalayabilirsiniz. F-15 Strike Eagle kötü grafikleri olsa da uçuş simulasyonu sevenlerin sahip olması gereken oyunlardandır.
Mert GÖKKAYA
Commodore 64 kullanıcıları eskiden beridir Super Cycle, Enduro Racer gibi motosiklet yarışını konu eden oyunlarla oynuyorlardı ve artık şimdi de Super Hang-On var. Temelde ötekilerle hemen hemen aynı yarış düzenine sahip olan oyunumuzun farkı birbirinden ayrı olarak yüklenen dört ayrı kıtada yarışılması; bunlar sırasıyla Afrika, Asya, Avrupa, Amerika... Herhangi bir kıtayı seçtikten sonra oyun oynarken çalacak müziği seçmeniz gerekiyor ve bundan sonra ekranda yarışa başlamaya hazırlanan motosikletliler görüyorsunuz. Ekranın üstünde ise kontrol tablonuz var; buradan hızınızı, skorunuzu, nerede yarıştığınızı, bitişe ne kadar kaldığını ve ne kadar zamana sahip olduğunuzu öğrenebilirsiniz. Oyun yeşil ışığın yanmasıyla başlıyor ve motosikletinize hız kazandırmak için joystick'inizi öne itiyorsunuz; hızınız 280 olunca ateşlemeye basarak vites değiştirilebilir ve 324 km'ye ulaşabilirsiniz. Oyunu bitirmek için her bir bölümü verilen sürede tamamlamak gerekiyor. Bölüm yarışılan kıtaya göre uzun ya da kısa olabiliyor. Ayrıca kıtaya göre ekrandaki görüntü de değişiyor. Mesela Afrika'da yolun kenarında ağaçlar ve karşıda dağlar varken Amerika'da yolun kenarında lambalar ve karşıda da bir şehir var. Oyunda dönemeçlere ve öteki yarışçılara dikkat etmeniz gerekiyor; eğer yarışçıya çarparsanız hızınız düşüyor, yoldan çıkarsanız da hızınız düşüyor. Ama yolun kenarındaki direk, ağaç gibi nesnelere çarparsanız sürücünüz motosikletiyle birlikte havada birkaç takla atıyor ve tabii ki bu da zaman kaybına neden oluyor. Eğer bu zorlukları alt edip bitişe varırsanız ekranda “Well Done good riding” yazıyor ve ekstra puanlar alıyorsunuz. Oyunun grafikleri fena değil, müzik ise iyi. Yarış meraklılarına tavsiye ederim.
Hakan Tirali
Hepiniz vahşi batı'yı çok seviyorsunuzdur. Filmlerden, oyunlara kadar vahşi batı ile ilgili olaylar ve gelişimler hep ilgimizi çekmiştir. Artık onların arasında bir yeni tür var GUN SMOKE. Oyuna başlarken, oyunun ismine göre çizilmiş tabancasının dumanını üfleyen bir kovboy resmi görüyorsunuz. Bunun ardından menü'den oyunun zorluk derecesini ve müzik isteyip istemediğinizi belirliyorsunuz ve karşınıza yakalamanız gereken kanun kaçağının resmi
— am
Bu günle kadar oyunlarda hep erkek kahramanları oynadınız ama bundan sonrâ VİXEN var. Elinde kırbacı, ile tarih yaratıklara karşı Müthiş bir mücadele veren, hayatta kalmaya çalışan bir kadın savaşcı,
Oyun çeşitli rampâlardan oluşuyor kahramanımız bunlarin üzerinden atlıyarak ilerliyor. Ama bu arada suya düşüp boğulabilir. Yada bir yaratık tarafından öldürülebilir.
Kahraftanımız her bölümün sobirmağaraya gidiyor. Burada puanımiz ve kdlân zamanınız hesap- Taniyor eder asılı kırbacınızla kırıp oradaki tilki başlarını kahramanımız yoluna tilki olarak devam ediyor. Ve burada amacı taşların içindekileri toplamak. Bunun için taşın üzerine gidip ateşlemeye basmak yetiyor.
Fakat tilki olabilekranın üstündeki tilki ba- Bölüm bitince en sağda olma- Ve tilki olarak oyuna devam'Ederken bu baş sola doğru gidiyor ve 8 Sala gelince, tilki kayboluyor vexbölüm mağarada tekraf kadın kılığına giriyor.
Vixen genelde zevksiz ve sıkıcı bir Oyun almanızı hiç tavsiye| etmem ama yinede karar sizin.
Bu oyunumuzda amacımız elimize alacağımız harita ile silah edinmek ve hastalıklı organın tedavi edilmesi için çabalamak... Oyunun ilk ekranında nerede olduğumuzu belirten bir ek harita var. Bu haritaya bakarak labirentler arasında ilerliyor ve her katın sonunda hastalıklı organı tedavi ederek insan vücudunu teker teker organ tedavisi şekliyle tüm tedaviye tabi tutuyoruz. İlk ekranda birinci odada ilk işimiz haritayı aramak... Haritayı bulamadan pek bir şey yapmamız mümkün değil. Haritayı bulduktan sonra Space tuşuna basarak haritayı ekrana getirir ve kullanımını kontrol edebiliriz. Bu arada haritanın zamanlı olduğunu da belirtmemde yarar var. Haritanın geriye doğru çalışan bir zamanı var. Bu zaman bittiğinde haritanın tekrar ekrana gelmesi mümkün olmuyor. Ancak her katta ayrı bir harita olduğundan bu kural tüm haritalar için geçerli... İlk ekranda haritayı bulup ilerlemeye başladığınızda yapmanız gereken ilk şey böbreği tedavi etmek için gerekli olan tüfeğin parçalarını toplamak... Ayrıca her katta da bir diğer kata geçmemizde faydalı enerji depolayan Kristal ile anahtarı mutlaka almalıyız. Her katta önünüze çıkan kask da korunmanızda faydalı olabiliyor. Labirentte ilerlerken siz silahınızın toplanması için parçaları birleştirirken mikroplar size saldırıyor. Onlarla savaşarak birinci katın sonuna geliyor ve burada elinizde oluşmuş bulunan silahınızla Böbrek'in öldürülmesi, dolayısıyla tedavi edilmesi gerekmekte... Bunun için ilk şart böbreğin odasında bulunan silahı alarak böbreği öldürmektir. İkinci katta da yine birinci kattaki evreleri geçerek Akciğer'i, üçüncü katta Kalp'i, dördüncü katta da Beyni öldürmek gerekiyor. Ancak katların geçiş şekilleri birbirine benzemesine rağmen, Akciğer'i öldürmek için Pompa, Kalbi öldürmek için Balta, Beyni öldürmek için ise Anahtar alınmaktadır. Böbrek'ten Akciğer'e, Akciğer'den Kalp'e geçerken damarlardan geçiyorsunuz. Ama labirent düzeninde olan katlar arasında bazen alakasız bir yerden veya tünelden bir başka kata geçmeniz icap edebiliyor.
Ekranın altında sağ alt köşede oyun için verilmiş bulunan haklarınız, sol tarafında da topladığınız silahların fotoğrafları var... Onlara bakarak hangi parçaları hangisini alamadığınızı kontrol etmeniz mümkün olabiliyor. Ekranın ortasında görülen ek haritanın altında da enerji kristali ile anahtarı görmeniz mümkün olmaktadır. Grafikleri güzel, iç organlarla ilgili sempatik efektler uydurulmuş, insan anatomisine meraklı olanlar için tavsiye edilir. ERKUT ERYAYAR
Freddy Hardest, gemisiyle uzayda ilerlerken birdenbire yabancı bir gezegenin çekim gücüne kapılmış. Aletlerinin bozulması üzerine gezegene zorunlu iniş yapmıştır. Gemisinin onarılamayacak kadar hasar gördüğünü anlayınca bu canlılardan yardım istemeye kalkmış fakat hiç de hoş karşılanmamış. Amacımız gezegenin içindeki uzay istasyonuna girip bir gemi kaçırıp dünyaya dönmektir... İstasyona doğru gezegenin yüzeyinde ilerlerken tek silahımız sınırlı mermisi olan bir lazer ama Freddy de boşuna uzay kahramanı değil, birçok dövüş hareketini başarıyla yapıyor. Karşımıza birçok değişik uzaylı çıkıyor, bunlardan bazıları havada uçuyor bazıları yürüyor bazıları da lavlardan çıkıyor. Tek yapacağımız iş bunları yok etmek değil, kaynayan bilhassa uçan uzaylılara dikkat etmeli ve en dipten atlamalıyız, bazen de kısa atlamalar yapmamız gerekecektir bunun için havadayken kolu sağa, sola çekerek istediğimiz yere indirebiliriz. Eğer istasyonu bulup içine girmeyi başarırsak ikinci bölüme giriş kodu veriliyor. Aslında bu kod hiçbir işe yaramıyor çünkü kırıcılar sağ olsun, oyunun ikinci bölümünün ayrıca yüklenip zahmetsiz ikinci bölüme yani istasyona girmemizi sağlıyorlar ama biz yine de kodu verelim 25425. İstasyona girince karışık aletlerden oluşan üç katlı bir binayla karşılaşıyoruz. Oyunun bu bölümü biraz Visitors'a benziyor. Diğer katlara inmek için asansörler var, bunların yerini tespit etmek oldukça zor. Katlara inmek için asansörler var, bunların yerini tespit etmek oldukça zor. Diğerlerinden tek farkı etrafındaki taşlardan ayrık durmasıdır. Ayrıca bazı yerlere kestirmeden gitmemizi sağlayacak tüneller var. Tabii bize karşı olan yaratıklar da var. Bunların bazısı ancak tekme veya yumrukla yok ediliyor, bazısı havada uçuyor ve tekmeyle yok ediliyor, bir kısmı da ateş ederek ya da yumrukla ölüyor. Amacımız istasyonda bulunan 4 gemiden herhangi birini (mavi, yeşil, kırmızı, beyaz) kaçırmak. Ne yazık ki hemen binip gidemiyoruz. Daha önce kalkışa hazır hale getirmeliyiz. Bunun için de istasyonda makinelerden yararlanıyoruz, bu uçuş bilgisayarlarını karmaşık fonda ayırt etmek güç, bilgisayarcılarda gördüğümüz oyun makinelerine benziyorlar. Her yer-
de bu bilgisayarları araştırıp bulmamız gerek. Her bilgisayarın değişik işlevleri var. Size ya gemilerden birinin giriş kodunu veriyor ya da gemiyi uzaya çıkarıyor. Son olarak da yükleyici bilgisayarlar var, bunlarda istasyonda bulacağımız topa benzer nesneleri koyup bilgisayarı çalıştırırsanız nesne aşağı inecek ve gemi enerji dolacak. Eğer bir geminin kodu belli, enerjisi var ve kalkışa hazır durumdaysa hemen 3. kata gidin ve gemiye binin böylece oyunu bitirin. Oyunu bitirince bir tebrik ekranı çıkacak ve oyunun ikinci bölümünün New York'un ünlü bir semti olan Manhattan'da geçeceğini söyleyecek. Gerek grafik, gerek ses, gerek oynanabilirlik yönünden beni tatmin etmiş bir oyun. İkinci bölümünü sabırsızlıkla bekliyorum.... Erkut Eryayar
İşte bu yılın HİT oyunlarından biri.. ALIEN Oyundaki amacınız yedi uzay gemisine hapsedilmiş arkadaşlarınızı kurtarmak.. Bu görev için, bir erkek ya da kadın seçebilir, ya da her ikisini de göreve gönderebilirsiniz. Eğer her ikisini de göreve gönderirseniz, birinde arkadaşınızın joystick'le oynaması gerekiyor. Seçimden sonra oyun başlıyor. Ekranın üst bölümünde kurtarmanız gereken arkadaşlarınızın isimleri, skorunuz ve zamanınız var.. Bu göstergelerin altında ise sizin adamınızın dolaştığı ekran var.. Her geminin içi bir labirente benziyor. Etrafta dolaştıkça kendi arkadaşlarınızı görüyor ve bunları onlara temas ederek kurtarıyorsunuz. Her kurtardığınız kişiye göre üst ekrandaki adam resimleri azalmakta.. Resimler bittiği zaman ekrana çıkan bir haritadan çıkışın yerini öğreniyorsunuz. Oyunu oynarken de duvarlardaki MAP (Harita) yazısına temas ederek ekrana haritayı çıkartabilir ve kurtarmanız gereken arkadaşlarınızın yerlerini haritadan takip edebilirsiniz. Tabii ki siz arkadaşlarınızı kurtarmayı düşlerken size engel olmak isteyen yaratıklar yok değil.. Onları yok etmek için duvarlarda asılı harflere temas ederek çeşitli silahlar edinebilir ve o silahlarla yaratıkları öldürebilirsiniz. Bu harfler, “L” Lazer, “F” alev tabancası, “B” bomba.. Siz hangi harfe temas ederseniz o silaha sahip oluyorsunuz. Bu silahların en iyisi ve kullanışlısı alev tabancası.. Çünkü bu sizin önünüzde ateşe bastıkça bir kalkan gibi duruyor. Bu arada gemi içindeki odalara girmek için kolu o yöne itmeniz yeterli.. Ancak her bölümün arkadaşlarınızı kurtarıp çıkışa yöneldiğinizde dev bir yaratık olan bölüm gardiyanı karşınıza çıkıyor. Gardiyanı haklamadan bir sonraki bölüme geçmeniz mümkün değil.. Onun için gardiyanın çıkışını bekleyin ve bölüm içinde harflere temas ederek sahip olduğunuz silahlar ile gardiyanı mutlaka öldürün.. Öldürmeniz için Vur-Kaç en geçerli yol.. Onu öldürdüğünüz zaman ise bir sonraki bölüme geçmeniz hayal.. Her bölümün sonunda bir uzay gemisi infilak ediyor. Yedi uzay gemisini de infilak ettirince oyununuzu muzaffer olarak bitiriyorsunuz. Bu oyunun uzun süre listeleri zorlayacağını ve bitirmek için sizi çok zorlayacağına inanıyorum.
Rasim MİNGÜ
BIONIC COMMANDO: ne çok hızlı, ne çok yavaş ne de çok kısa ne çok uzun. Ne çok kolay ne çok zor. Her şeyi tam kıvamında ayrıca oynanabilirlik bakımından benden tam not aldı. Oyunun başında tehlikeli bir ormana paraşütle atlıyoruz. Amacımız bu dev ağaçlardan oluşan ormanın sağ üst köşesindeki bitişe sınırlı bir zaman içinde ulaşmak ve ağaçlardan tarzan gibi kıskacınızın ipiyle atlayarak ilerlerken çeşitli düşmanlar çıkacak bunlar sayıca fazla olmalarına rağmen pek çeşitli değil, anormal askerler pek sorun olmamasına rağmen bazen lazer ya da el bombası atabilirler, biyonik askerler zor ölürler ve sizin gibi ağaçlara tırmanabilirler, vurduğunuzda içinden arı çıkan kovanlar çok büyük tehlike oluşturuyor, kuşlar ise ayrı bir dert bunların kıskaçlarını vurarak kaçırabilirsiniz. Bunlardan başka mayınlar ve patlatılmaları gereken parmaklıklar var. Oyunda kıskacınız oldukça çok lazerinizin erişemediği havadaki düşmanları kıskaçla vurarak kısa bir süre için sersemletebilir ya da kaçırabilirsiniz. Ayrıca bir dala kıskacı çapraz sapladıktan sonra tarzan gibi sallanıp öbür dala sanki sarmaşıktan atlıyormuşçasına geçebilirsiniz. Düşmanlarınızı bu sallanma esnasında vurarak devirebilirsiniz. Kıskaç ayrıca gökten düşen malzemeleri toplamaya da yarayabilir. Normalde önce lazerle malzemenin paraşütünü vurup sonra yere düşünce alıyorduk ama kıskaçla iki çapraz hamle ile (malzeme yakındaysa) malzemeyi kestirmeden alabilirsiniz. Bu yöntem ilerde işe yarayacaktır. Kıskacı yere paralelde atabilirsiniz, bu oyun süresince pek işe yaramıyor ama ilerde çok işe yarayacak. Kıskaçla dala tutunduktan sonra hemen dala çıkmayın dala tutunup müsait durumu bekleyin eğer yanarsanız kontrol edebildiğiniz bir paraşütle oyunda kaldığınız yere atılabiliyorsunuz. Paraşütü istediğiniz hizaya getirip ateşe basın. Kısa bir süre ölümsüzlükle kendinizi toparlamanız zor olmuyor, silahlar, kovanlar, ek güçler çıkacaktır. Ormanı bitirince zamanınıza göre puan alıyor ve üsse geçiyorsunuz, burası ormanın tam tersine çok gelişmiş bir yer. Burada toplar ve lazerlerde size düşman yapılacak en iyi şey biraz ilerleyip gökten atılan lazeri aldıktan sonra küçük taşlardan yukarı çıkar, burada bubi tuzağı var bunun üstünden atlayın lazerleri de geçtikten sonra üzerinize acayip canlılar atlayacak bunları da geçtikten sonra bir goril size kutu atacak buradan kutunun en yükseldiği yere çıkın eğilerek ateş edin ikinci gorili de öldürdükten sonra bitişe gelin. Bionic Commando için söylenecek pek bir şey bulamıyorum oyunu oynamak çok zevkli bence bu ayın en iyi oyunu olmaya layık bir oyun.
RASİM MİNGÜ
LAST STRT. SPORT BASKETBALL (K2/D1) APOLLO 18 2 (X2) THE TRAIN MANIAC MANSION
SKATE OR DIE (K2/D2) GEE BEE AIR RALLY (D1) ORACONUS (1)
AFTER BURNER (K1) FALCON (D2) CALIFORNIA GAMES ARCTIC FOX (D1)
SUPER STAR SOCCER (K2/D1) POWER AT
RENEGADE (1) METROPOLIS (K1) WINTER OLYMPIAD 88 MICKEY PLUNDERED HEARTS (D1) PASSENGER ON WIND (D2) ECHELON (D2)
. WİNTER EDİTİON
SAMURAI WARRIOR TEST DRIVE (K2/D2) PREDATOR (K2/D1)
Hu
PIRATES (K2/D2) CHAMP. WRESTLING (1) KNIGHT GAMES 1 (1) KILLED UNTIL DEAD (D2) THREE MUSKETEERS (D2)
BUGAY MANHATTAN DEALER (A1) ROADWAR 2000 (A1) 80 DAYS AROUND WORLD (A2) MACH PINK PANTHER (A1) FIRE POWER (A1) WESTERN GAMES (A1) VYPER (A1) OF (A1)
TWO UN) BARBARLANIPSYO. (A1) HEPAWN (Ai) KING OF CHİCAGO (AZ) TEST DRİVE (Ai) 1 THE PATH (AT) (Al) HOLLYWOOD POKER (A1) KY FOX (A) KARATE KİD N (AT) ATLANTIS (AZ) WAY OF LİTTLE DRAGON (A1) TERRORPODS (Al) J/AMPIRE'S EMPİRE/ECO (A1) NEON ÖNE (At)
SEA
İLEATHERNECK (Ai) 1 THE THREE STOOGES (AZ) FİRE & PLAYHOUSE POKER (A1) SOCCER KİNG (AT) 1 GEE BEE AİR RALLY (A1) (Ai) FORMULA 1 (A1) MOEBİUS (Al) STRIP POKER 2 PLUS (A1) (AN)
(at) ARMY MOVES (A1) ROLLİNG THUNDER (A1) İWONDER BOY (Ai) İNDOOR SPORTS (A1) CAD WARS (Al) GAMES (A1) TALE (At) THE DARK CASTLE (AZ) İDEJA - VU (At) 2 FİGHT (AT) (Ai) STRİKE FORCE (AT) İND SHADOW (Al) BACKLASIK (A1)
Ür
İşte size zevkle oynayabileceğiniz, güzel çizilmiş grafikleriyle ve heyecanıyla bir oyun. İlk bakışta grafiklerinin siyah beyaz olması sizi üzebilir. Ama grafiklerin güzel çizilmiş olduğunu söylemem gerekir. Oyun zor olması yanında heyecanlı bir oyun. Oyunun bir diğer özelliği ise geçen zamanın gerçek olarak gösterilmesidir. Gece gündüz gibi.. Ayrıca oyunu durdurmak için kumandayı bilgisayara bırakmak en iyisidir. Oyunun konusu savaş sonrası mahkumlarla ilgili... Siz bir İngiliz olarak bu Alman kampından bazı gizli belgeleri alıp kaçacaksınız. Bu kamp çeşitli bölümlerden oluşmuş. Mahkumlar kampın ortasındaki üç barakada kalıyor. Siz de bunların ortasındaki barakada kalıyorsunuz. Bu kampta bir de yeraltı tüneli var. Bunları kullanarak çeşitli yerlere çıkabilirsiniz. Yalnız bunların bazıları kullanılmaz halde, siz bunları bulacağınız aletlerle açıp, kullanılır hale getireceksiniz. Oyun bir günün programıyla başlıyor. Yoklamalar, kahvaltı, egzersiz ve gece bölümleri bunun parçaları. Oyuna kendi odanızda başlıyorsunuz. Odanızda yatağınız, bir masa ve bir soba vardır. Odanızı biraz karıştırırsanız sobanın arkasında bir gizli geçit bulacaksınız. Bizim tavsiyemiz, ilk başta kumandayı bilgisayara bırakmaktır. (Kahvaltıya kadar). Kahvaltıdan çıkarken hemen soldaki açık kapılı odaya girin. Bu odada bir sandık bulacaksınız. Şunu unutmayın ki her gün bu odaya sizin için önemli bir eşya gelecek. Moral yazan yer kırmızıya dönüşecek, bunun sebebi sizin için yasak olan bir yerde olduğunuzu belirtmek içindir. Şunu da unutmadan söyleyelim ki böyle yasak bir yerde yakalanırsanız, doğru hücreye atılırsınız. Bunları da anlattıktan sonra oyuna devam edelim. Burada bulduğunuz kasayı alın ve joystiği sağa sola oynatırken ateş tuşuna basın. Böylelikle kasayı açmış olursunuz ve içinden ilk günün eşyası olan altın kesesini bulacaksınız. Altın kesesini alır almaz doğru odanıza gidin sobanın arkasındaki tünele girip keseyi bırakın. Aldığınız her eşyayı buraya bırakın. Sonra zamanı gelince bu eşyayı yine buradan alacaksınız. Buradan hiç vakit kaybetmeden sol alttaki kuleye gidin ve altındaki anahtarı alın. Eğer buraya kadar alarm çalmışsa geri dönmenizi tavsiye ederiz. Alarm çalmamışsa hızlı bir şekilde sağa doğru gidin. Anahtarı kullanarak kapıyı açın. (Aldığınız eşyayı kullanmak için joystiği sağa sola çekerek eşyayı kullanabilirsiniz.) Odanın içinde bazı aletleri bulacaksınız. Bu aletlerle kapı kilitlerini açabilirsiniz. Diğer odayı aletleri kullanarak kilidini sökün içeride kürek bulacaksınız. Bunu alamazsınız çünkü yanınızda en fazla 2 eşya taşıyabiliyorsunuz. Eğer anahtarı bırakmak istiyorsanız onun yerine küreği alabilirsiniz. Ama anahtarı bir daha orada bulamayabilirsiniz. Aldığınız eşyaları tünelde toplayın. Sonra tüneli kapatmayı unutmayın. Elinize aletleri alın. Sonra etrafta kimseye gözükmeden barakanızdan sağa doğru gidin karşınıza çıkan duvardaki kapının müsait bir zamanda kilidini aletlerle sökün. Bizim tavsiyemiz, bütün kilitli kapıları, asker üniformasını bulana kadar sökün. Asker üniformasını giyin. Sonra komutanlara görünmeden geri dönün. Askerler sizi o kılıkta tanıyamazlar. İlk önce aletleri bırakın ve geri dönün açtığınız kapıdan girin ve odadaki bütün eşyaları toplayın ve tünelinizde depo edin. Bu şekilde size lazım olan birçok eşyayı toplamış olacaksınız. Bu arada küreği de almayı unutmayın. Küreği alıp tünele döndükten sonra her şeyi bırakıp kürekle lambayı alın ve tünelde bulduğunuz toprağı kürekle kazın. Artık egzersiz sahasına tünel yolunuz açıldı. Oyunda diğer eşyaları ilk olarak altın kesesini bulduğunuz yerden her gün kahvaltıdan sonra sırasıyla 1. gün: altın kesesi 2. gün: kerpeten 3. gün: para 4. gün: pusula bulacaksınız. Bunlardan başka eşya yok. Bütün eşyaları topladıktan sonra belgeleri ve kerpeteni alın kazdığınız tünelden egzersiz yerine çıkın. Hiç vakit kaybetmeden telleri kesin, biraz ileriye belgeleri bırakın.. Tekrar teli kesip geri dönün tünele girin. Yukarıda bahsettiklerimizi kimseye görünmeden hızlıca yapın. Eğer zorlanırsanız bu işi Egzersiz Time'da yapabilirsiniz bu daha kolaydır. sürece).. Belgeleri bıraktıktan sonra hemen tünele girin. Daha sonra kerpetenle pusulayı alın. Sonra telleri müsait bir zamanda kesin kerpeteni bırakıp pusulayla belgeleri alın ve boş alana doğru koşun.. Artık hürsünüz... ÖNEMLİ NOTLAR 1. Aldığınız eşyaları kullanmak için Joystick'inizi sağa ya da sola itip ateşleme tuşuna basmanız gerekir. Her gününüzde belli işler yapın. Bu işleri karışık yapsanız da fark etmez. Mesela ilk gün feneri alabilirsiniz. 2. Bulduğunuz eşyaları odalarda bırakmayın. Çünkü yakalandığınızda bir daha o eşyayı bulamazsınız. 3. Aldığınız her eşyayı tünelin girişinde muhafaza edebilirsiniz. 4. Tünelle işiniz bittiğinde kapatmayı unutmayın. 5. Yasak bölgedeyken bilgisayar adamınızı hareket ettirmez. OYUNDAKİ EŞYALARIN GÖREVLERİ 1. Radyo: Tünelde radyo dinleyerek, moralinizi dengede tutabilirsiniz. 2. Sprey gaz: Karşınızdakine vererek onu bir süre etkisiz hale getirebilirsiniz. 3. Fener: Tüneli aydınlatıp yolu izlemenizi kolaylaştıracaktır. Bunu mutlaka almalısınız. 4. Elbise: Sizi asker kılığına sokacaktır. Böylelikle diğer askerlerin yanında dilediğiniz gibi gezebilirsiniz (Komutanlara görünmediğiniz sürece).. 5. Alet takımı: Kilitli kapıları açmanızı sağlayacaktır. Kilitli kapıya gelerek joystick'in ateş tuşuna basın ve kolu sağa sola çekin. Bilgisayar size adamınızın kilidi kırmaya çalıştığını söyleyecektir. Bir süre sonra kapı açılacak ve siz de içeri girebileceksiniz. Bu işleri yaparken etrafta kimsenin olmaması gerekir. 7. Gizli belgeler: Oyunun temelini bu belgeler oluşturmaktadır. Bu gizli belgeleri kaçarken yanınızda götüreceksiniz. 8. Anahtar: Haritada gösterilen yerde bulacağınız anahtarlar belli kapıları açmaktadır ve odaya girmenizi çabuklaştıracaktır. 9. Kürek: Size tüneldeki tıkanmış yolu açmanızı sağlayacaktır.
10. Pusula: Kaçarken yönünüzü bulmanıza yarar. Muhakkak alın.
MERT GÖKKAYA
IRON HORSE Konu bakımından Express Raiders'e benzese de onunla yarışamaz. Ama sade bir western oyunu, yine vahşi batıda bir kovboy olarak kanlı çarpışmalara katılacağız. Amacımız haydutlarla ve kızılderililerle dolu bir treni durdurmak. Oyunun başında yanımızda bulunan 3 silahtan hangisini kullanacağımızı seçiyoruz. (Kamçı, Tabanca, Boks eldiveni). Boks eldiveninin puanı çok olmasına rağmen kullanılması zordur. Kamçı bence iyi değil bence en iyisi tabanca. Her silahın kendisine göre avantajları olmasına rağmen, ben kovboylara has olan tabancayı kullanıyorum. Oyunda anlatılacak pek bir şey yok. Amaç önünüze geleni o sizi vurmadan vurmak, ve kurşunlardan, kızılderililerin attıkları kementlerden ve benzeri şeylerden sakınmak. Arada sırada çıkan ve elinde bir kutu taşıyan telaşlı adamı vurup içindekini alırsanız, 3 kere kütük atma şansına sahip olursunuz. (space tuşuyla) Bazen çömelmiş bir adam size top atacaktır, bu adamı eğilerek vurmalısınız. (Z tuşuyla) Alttan gitmek yerine trenin üstüne çıkıp vagondan vagona atlayarak ilerleyebilirsiniz. Bir süre sonra yük vagonuna geleceksiniz. Burada sandıkların arkasından birçok haydut üzerinize atlayacak... Burada sırtınızı sizin arkanızdaki küçük sandıklara yaslayın ve adamlar bitinceye kadar durmadan ateş edin. Bu yöntemle ilk bölümleri rahatça geçebilirsiniz. Ama oyun ilerledikçe girdiğiniz tünelin tavanından damlalar damlayacak ve bir süre sonra da etrafta bıçaklar uçuşacak... Eğer lokomotife atlamayı başarabilirseniz oyunu bitirirsiniz. Eğer klavyeden kullandığınız tuşları beğenmiyor, ya da oyunu baştan başlatmak istiyorsanız tuşuna basın. IRON HORSE Grafik bakımından zayıf ve Konami'nin her oyununda olduğu gibi çok zor... Ancak hırsınız ile oyunu bitireceğinize inanıyorum. Burada duyurmak istediğim bir olay bu oyun için çok şahane bir poster. Poster'e bakınca süper bir oyun zannediyorsunuz. Ama aslında pek o kadar güzel değil...
RASİM MİNGÜ