Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 14
Fizik 102'yi bu kaçıncı alışım oldu? 4 oldu sanırım. Ahh geçen sınavda da midem ağrıyordu, o günde feci bir ağrıyla sınava gitmiştim. Zaten sınava da çalışamamıştım, sıçış kesindi zaten. Herhalde psikolojikti bu ağrı da. Çalışamamış olmanın bir avantajı olarak sınavdan erken çıktım. Hemen ilk vasıtaya atlayıp AŞTİ'nin yolunu tuttum. Biletim saat 4'teydi ama planladığımdan erken çıktığım için 2.40'ta AŞTİ'deydim. İşlerim iyiye gitmeye devam ediyordu ve saat 3 otobüsünde yer bulup biletimi değiştirdim.
Uzun zamandır yolculuk yapamamış olduğum için de biraz mutluydum ama planım otobüse biner binmez uyumaktı. Malum partide uykuya pek vakit bulamayacaktım ama koltuk arkalarına yerleştirilmiş olan TV cihazları bütün planlarımı bozdu. Bu yeni icadın etkisine kapılıp yol boyunca abuk subuk Türk filmleri izledim (Çılgın Dersane vs.) ve hiç uyuyamadım tabii ki. Ama asıl hayal kırıklığım Cartoon Network'te şöyle eğlenceli bir çizgi film bulamayışım oldu. Neyse İstanbul'a vardıktan sonra otobüs firmasının servisi ile Boğaziçi kampüsüne gittim (o otobüs firmasını tercih etmemin asıl sebebi de buydu zaten, yoksa hızlı tren ile aktarmalı bir kombinasyon da deneyebilirdim ama o zaman Boğaziçi'ne ulaşımı kendi imkanlarımla sağlamam gerekecekti).
Şekil 1.
Kampüste mekanın giriş kapısı değiştirildiği için mekana girmem biraz zaman alsa da kısa sürede kendimi etkinlik alanında buldum. Klasik bir demo partiydi ama bir şeyler farklıydı, evet ne olduğunu çok iyi biliyordum. İçerisi akşam 9-10 saatleri olmasına rağmen tıklım tıklım doluydu. Zaten yeni gelmiş olmanın yorgunluğu üzerimdeyken bir de bunun şaşkınlığı bindi. Zor da olsa boş bir masa bulup eşyalarımı yığdım ve teker teker dostlarla selamlaşmak için parti mekanını turlamaya başladım.
Selamlaşmalar bittikten sonra partide kaçırmamış olduğum bütün etkinliklere katılmaya çalıştım. Oyun yarışmasına katılmak için gecikmiştim ama katılanlardan biri gelmeyince yerine geçip sağlam bir hezimete uğradım. Yok abi seneye joystick ile çalışıp geleceğim. Ayrıca yetkililere sesleniyorum seneye Sensible Soccer istiyoruz. SWOS 96/97 (PC, Amiga fark etmez ama retro yarışma konsepti yüzünden Amiga olacaktır herhalde) olsun lütfen, en iyisidir. Oyun yarışmalarından sonra sıra bilgi yarışmasındaydı ve demopartylerdeki bu favori etkinliğimi de kaçırmadım tabii ki. Ahahahah, herhalde bütün partinin en komik, en eğlenceli etkinliğiydi. Bizim ekip Ankara tayfası olarak Tesla, ben ve Scg'den oluşuyordu. Açık ara en zayıf ekiptik ve aldığımız sonuç kaçınılmazdı ama kim takar sonucu, süper eğlenceliydi, Vigo'nun itirazları diğerlerinin karşı çıkışları, uydurulan efektler, bizim çaktırmadan kakaladığımız Art of State gibi zırvalar ahahahah, süperdi. Seneye scener ismi çalışıp geleceğim.
Gece Tesla ile bir ortak GP2X demosu kasmaya karar verdik, daha doğrusu Tesla'nın partları hazırdı benim de 1-2 part hazırlamam gerekiyordu. Ne yapayım vs. derken fraktal yapayım dedim ama pek beceremedim, o iş de öyle kaldı ama Skate'in başını ağrıta ağrıta olayı çözdüm gibi, o demo'yu yapacağız, güzel de olacak! :P
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 15
Yemek seçen bir adam olarak peynirli poğaçalardan uzak durmuştum ama bu durum sağlam bir açlık olarak geri dönmüştü bana, parti mekanındaki zorunlu ikramlar sayesinde durumu yine de idare edebiliyordum gerçi, ama o da nesi? Tam biraz kafa dağıtmak için salon'dan çıkmıştım ki girişte Bronx'tan Expert ve getirdiği çiğ köfteleri gördüm. Bronx o anda benim için partinin en süper release'ini yapmıştı, tekrar teşekkürler çiğ köfteler için, zamanlaması mükemmeldi.
Parti mekanı gece de kalabalıktı. Bu kalabalıkta Boğaziçi Bilgisayar Kulübü'nün (COMPEC) üyelerinin orada olmasının payı büyüktü elbette. Açıkçası işte bilgisayar kulübü böyle olur dedirttiler bana, bizim okuldaki kulüple karşılaştıramıyorum bile. Ama bir diğer sebep de uzun zamandır olmasını istediğim, elimden geldiğince çabaladığım bir şey olarak oyun yapımıyla ilgilenen bir grup insanın da orada olmasıydı. Zaten aynı teknikleri kullanan birbirine çok yakın bu iki dal, konu, scene ile ilgilenen herkes için bu partilerin kaçırılmayacak bir etkinlik olduğunu düşünüyordum hep, sanırım katılan arkadaşlar da artık benimle hemfikirdir.
Sabah bu oyun geliştiricisi/geliştirmeye hevesli arkadaşlarla compolar arasında bulduğumuz bir vakitte bir köşeye geçip kısa bir muhabbet gerçekleştirdik. Güzel bir başlangıç oldu bence, bir network, bir community oluşturmamız lazım Türkiye'de. Devamı umarım GGJ'de gelir.
Sonra derken compo'lar başladı. Müzik composu beklenildiği gibiydi. Drey vs Wisdom kapışması oldu ve Drey kazandı. Müzik composu benim için biraz sönüktü bu sene. Geçen sene ki gibi Nightlord'tan bir katılım gelse, Hydrogen de katılsa, Impetigo, Chaotigue de katılsa falan, işte o zaman süper çekişmeli bir compo olacaktır. Seneye inşallah diyorum.
Şekil 2.
Wild Compo'da Levent ve Bilgin'in yapmış oldukları Blackberry oyunu çok rahat bir birincilik aldı. Video'dan gördüğümüz kadarıyla casual games türünde hem eğlenceli hem de bitmiş bir proje. Neredeyse pazarlanmaya hazır durumda diyebilirim. Herhalde tek sıkıntısı Blackberry'nin çoğunlukla iş adamlarına yönelik bir cihaz olmasıdır ama iPhone gibi platformlarda bu oyun için umut var. Diğer katılımlara gelince ikisi de 80'ler göndermeleri ve dönemin bilgisayarlarına olan saygı duruşları ile çok güzel iki katılımdı ama Creatures gibi tamamen 'bitmiş' ve güzel tasarlanmış bir oyun karşısında şansları yoktu. Yine de umarım seneye bu tarz katılımları yine görürüz, kesinlikle izlerken çok eğlendim ve seneye ben de bu tarz bir şeyler denesem mi acaba diye düşünmüyor değilim.
256 byte kategorisi bu sene Skate ve Anes el atmayınca biraz sönük kaldı. Devreci daha önce Assembly ve OpenGL ile yaptığı 3D oyun ile assembly kullanma konusundaki becerisini ispatlamıştı bize. Açıkçası onun ismini görünce beklentilerim daha yüksekti. Gerçi yolladığı productlardan biri teknik sorunlar yüzünden yarışmaya giremedi ve Linux kullandığım için indirip ben de daha bakmadım açıkçası o yüzden o sonuncu efekt nasıl bir şey bilemiyorum ama Devreci'nin söylediğine göre en iyisiymiş. Stranger'ın C64'te kodladığı 256 byte'lık ufak ve şirin bir şeydi ama sanırım Devreci'ye karşı kazanmasındaki en büyük etken C64 kullanmış olması oldu.
Freestyle Art'ta Arcane'in Skull isimli ürünü çok güzeldi. Bol bol alkış aldı bizden ama Rebels'ten adını hatırlayamadığım birinin Steel2009 isimli ürünü ise muhteşemdi ve bu compoyu da kazandı ama sonradan ürün orijinal olmadığı gerekçesi ile diskalifiye edildi ve birincilik Arcane'e kaldı. Aslında bir katılım daha vardı ama parti sitesinde bulamadığım ve ismini de şimdi hatırlayamadığım için pek değinemeyeceğim. Ama hatırladığım kadarıyla soyut, güzel bir çalışmaydı. Rephisto gibi sağlam illüstratörlerin eksikliğini çok hissetti bu kategoride. Huzurlarınızda Spritus'u göreve çağırıyorum. Resident gibi 2000'li yılların Türk Scene'inde en sağlam gruplarından birini kurup, Anesthetic gibi coderları, Flexi gibi müzisyenleri (yahu adam o kadar zamandır müzik katılımı yapmamış ki müzik compoda onlar da katılsaydı dediğim müzisyenler arasında adını yazmayı unutmuşum, ama o da tekrardan dönmeli, Caret'in müziği neydi öyle, hala ara ara dinlerim. Flexi daha çok parça istiyoruz senden!), Rephisto gibi grafikerleri bünyesine katıp sonra ilgisizlikten scene'den uzaklaşmalarına izin vermek olmaz!
Ve sıra geldi Pixel Grafik composuna. Sadece 4 katılım olmasına rağmen oldukça çekişmeli idi. Arcane yine çok tatlı bir grafik ile katıldı ama karşısında devler vardı. Turbo yine her zamanki gibi süper bir çizimle katılmıştı. Spritus da tekrar kendini aşmıştı ama oylamalar sonunda gördük ki Spritus sonunda sadece 0.6 puanla bile olsa büyük üstad Turbo'yu geçmeyi başardı. Spritus'un çalışmasındaki Tolkien tarzı sanırım beni olduğu gibi diğer katılımcıları da vuran şey oldu. Son olarak Spacecake'in (eski nickiyle Prodigy) "4 years old wine" isimli çalışmasına değineceğim. Grup arkadaşım olduğu için yazmıyorum bunları ama Spacecake her partide kendini daha da ileriye götürüyor. Nightshift2006 idi sanırım ilk katıldığı demoparty ve her demoparty'de üstadları izleyerek ve onlardan öğrenerek kendini