Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 128
Ed: Şimdiki takma adı ile Spaztica. Yukarıdaki resimdeki Jason'ın bugünkü hali yani. Yıllar karizmayı artırmış :)
Şekil 5.
Bir gün Nighthawk gelip bize “Ben Zombie Boys'a katıldım” dedi. Bizi arkamızdan bıçakladı yani... O dönemlerde Zombie Boys, tüm grup olarak Aytaç Bilgisayar / Mecidiyeköy / İstanbul'da takılırdı. Grubun efsane coder'ı Move, Aytaç Bilgisayar'da çalışırdı. Bir gün Nighthawk ile beraber Zombie Boys toplantısına ben de kaçak olarak gitmiş, gittiğim gibi de benim The Hacker Boys olduğumu anında anlamışlardı. “Neden bize küfür ediyorsunuz” diye soran Turbo'ya “Ben etmiyorum, bizim Amiga'cı ediyor” demiş ve bir şekilde olaydan sıyrılmaya çalışmıştım :) :) :) (Ed: Yalnızca bu hikayenin bütün detaylarını canlı olarak Vigo'dan dinlemek için bir demo partisine gitmeye değer :) )
The Joker Crew
Zombie Boys toplantısından kazasız bir şekilde kurtulmuştum. En azından artık onlar da The Hacker Boys'u biliyordu. Benim de yurt dışı ile bağlantım olmuş, oyun olsun, demo olsun, dergi olsun yağmur gibi gelmeye başlamıştı. Commodore dergisinde “Compushop” adlı bir dükkanın ilanını gördük. İlanda, “Intro Maker satılır” yazıyordu. Büyük bir heyecanla Bostancı'dan kalkıp hayatımda ilk kez Merter adındaki semte gitmiştim diğer grup arkadaşımla.
Tonlarca intro maker. Meğerse Compushop'un sahibi aslında Türk C64 gruplarının en önemlilerinden olan “The Joker Crew”un founder'i (kurucusu, lideri) imiş. Bu sayede pek çok diğer Türk grupları ile yüz yüze tanışma şansım oldu. TNF'77, The Cobra Boys gibi...
Zaman içinde The Hacker Boys'u kapatıp biz de The Joker Crew'a katıldık. Düzenli olarak swap yapıyorduk. En son çıkan demolar, oyunlar, disk-mag'ler, hepsi geliyordu yurt dışından. TJC sayesinde pek çok yabancı grupla iletişime geçtik. Oyun dağıtımı konusunda fırtına gibi esiyorduk.
Zombie Boys ve Bronx'un kurucusu ve dünyanın en iyi grafikerlerinden biri: Turbo
Şekil 6.
Bu esnada diğer Türk grupları genelde kendilerine üs olarak bir bilgisayarcı seçerler ve orada takılırlardı. Genelde burada çalışan 1-2 kişi de o grubun üyesi olurdu. Grup o dükkana bedava olarak oyun verir, bunun karşılığında hem orada takılır hem de disket ihtiyacını karşılar, arada beleşe yemek yer, gazoz içerdi.
Erman Amiga House
İşte bu tarz dükkanlardan en meşhuru, başta Feneryolu/İstanbul'da olan, daha sonra Kadıköy/İstanbul'a taşınan Erman Amiga House (ya da Erman Software House/Erman Elektronik) idi. Bu dükkan, dönemin en ünlü gruplarına ev sahipliği yaptığı gibi, Commodore Dergisi'nin en ünlü yazarlarının da takıldığı hatta çalıştığı mekandır. Ayhan Kalaylıoğlu, Tuna Ertemalp gibi efsanevi Developer'lar hep bu dükkanın tayfasındandır (Ed: Tuna Ertemalp şu an ABD'de yaşamaktadır ve Microsoft'ta üst düzey bir yönetici olarak çalışmaktadır).
Keza, Crockett/Metro Boys ve Zombie Boys, Caiser Boys/Zombie Boys da bu dükkanda çalışan elemanlardandır. Yani Erman'a gelirseniz kesin ünlü bir scener'ı görme şansınız vardı. Ben de bu ümitlerle Erman'a takılırken Comrades / The Danger Cobra gruplarının coder'ı Mephisto ile tanıştım. Kendisi o an için Zombie Boys'un C64 bölümünün lideri imiş. Başka bir dükkanda buluşmak için randevulaşmamıza rağmen ben o gün oraya gidememiştim. O devirde cep telefonu da yoktu :) Bir şekilde kontağı kaybetmiştik.
1989 yılına geldiğimizde, ben üniversiteye başlamıştım. Yan sınıfımız Fizik bölümüydü ve fizik bölümünde 2. sınıfta okuyan bir scener ile karşılaşmıştım. Bu scener, bir yıl önce buluşmayı başaramadığım Mephisto/Zombie Boys'du.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 129
Grup Sayısı Artıyor
1989 yılının sonlarına yaklaştığımızda, ağırlıkta Commodore 64 olmak üzere irili ufaklı gruplar türemeye başladığını görüyoruz. Bu gruplar genel olarak o dönemde import grubu. Yani grup olarak kendilerine ait prodüksiyon üretmeyen gruplar (bazıları daha sonra kendi ürünlerini de üretecekti). İlk bakışta aklıma gelen gruplar;
1. Accuracy
2. Chaos#1 3. Medal 4. Uğur Moda 5. Bross
İşin garip yanı, bilgisayar dükkanları da bir grup gibi takılıyordu o dönemlerde. A-Soft, Sorbim, Abacus, Erman, Laçin, UFO gibi dükkanlar, derme çatma introlar ile (genelde maker yardımıyla yapılmış) kendi çaplarında release yapıyorlardı.
Önümüzdeki ay Türk gruplarının yükselişini, Scene'den Demoscene'e geçişlerini anlatacağım. Yazıda gördüğünüz eksik / yanlış / hatalı ne var ise lütfen bana iletin.