Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 63
Sondaki bu Function'ın reklamını yapmamı isteyen not olduğuna göre zaten yapacağım reklamı artık gönül rahatlığıyla yapabilirim, ve sanırım bu notla beraber bunu yapmak ve sevgili okuyucuları Function 2007 adındaki küçük demo-partimiz hakkında bilgi sahibi kılmak benim için bir görev oldu. Parti hakkında belki bir kaçınız önceden bir şeyler duymuştur, Budapeşte'de Eylül ayının sonuna doğru gerçekleşecek (tam bilgi edinebilmek için http://2007.function.hu 'ya bir göz atın), ve umuyorum ki bu seferki de geçen seferlerde olduğu gibi oldukça güzel bir parti olacak, ve Macarlar'ın Scene'i nasıl ele aldığını görmek için her Türk Scener'ı bu ufak organizasyonumuza davet ediyorum.
Gargaj of Conspiracy and Ümlaüt Designs
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 62
Ne yazık ki Türkiye'deki Scene hakkında çok çok az bilgim var, fakat ne kadar efor harcandığı göz önüne alınırsa, pozitif yönde çalışan bir makina olarak tanımlayabilirim.
4) Bir demonun popüler olabilmesi için sence en önemli faktör nedir? Örnek olarak ".the .popular. demo"yu ele alalım, ondan çok daha iyi ürünler gördük fakat çoğu kimseye göre hala daha en iyi demo o, bunun sebebi nedir?
Bir kaç yıl geriye dönüp hangi ürünlerin popülerleştiğine bir göz atarsam, şu kelimeler aklıma geliyor: Tutarlılık, bağlantılar, eğlence, yayılım, senkronizasyon, konseptsel saflık. İyi demolar ciddi anlamda iyi hissettirenlerdir, sadece kaliteli bir görünüme ya da sadece kaliteli bir müziğe sahip olmaları yetmez, fakat bu ikisinin bir birleşimi olmalıdır - bunlarla beraber iyi bir demo izleyiciye bir deneyim sunmalı, büyülemeli, eğlendirmeli, belki bir duygu bir his uyandırmalıdır... Bana göre bir demonun popülaritesi teknik detaylarının ve sunduğu eğlencenin bir ürünüdür - oranları tartışılır, fakat genel olarak, "eğlenceli" demolar "teknik" olanlarından daha popüler olurlar demekte bir sakınca görmüyorum, basitçe, teknik bir ürüne değer biçmek oldukça zor olabilir; üstelik bir de demonun sundukları izleyicinin ayarında değilse, teknik kısım resmen göz ardı edilir çünkü aslında izleyicinin hiç ilgisini çekmez. Bariz bir örnekle, içine duygu katılmadan yazılan her şiir iğrenç ve zevksiz olarak belirtilmektedir, fakat kötü bir şiir iyi bir sunumla kurtarılabilir.
5) Bir yarışmaya katılmaya nasıl karar veriyorsun? Yani bir kriterin, rakiplerin kalitesi gibi, bir beklentin oluyor mu?
Ben şahsen, muhtemel bir rekabeti nadiren önemsiyorum, demoları kendim için yapıyorum ve taban çizgim de bu. Eğer demodan ben zevk alıyorsam, sonuçları pek de umursamıyorum - Chaos Theory bunun için mükemmel bir örnek: ikinci olduk, fakat ciddi anlamda umursamadık bile, çünkü daha önce BU KADAR iyi hiçbir şey yapmamıştık, ve kendi kendimizden etkilenmemiz sayesinde sonucu hiç de takmadık. Yine de, az olacak şekilde rekabet her zaman güzeldir - her zaman Fairlight ile bir it dalaşımız olmuştur (her ne kadar biz onlardan azıcık daha fazla ciddiye alsak da), ve bazen eğer bir başkasının yarışmaya girmesinden haberdar olup azıcık çekinirsek, etraflarında biraz gezinir, bir iki şaka yapar ve içlerine sızıp ellerinde ne olduğunu öğrenmeye çalışırız, fakat bunlar hiçbir zaman en son çıkanları etkilemez, çünkü genelde yaratmak istediklerimizin bir yansıması çok önceden kafamızdadır, ve sadece sadece bir başka grubun gösterecek daha başka şeyleri var diye yolumuzdan sapmamız saçmalık olur.
6) Son olarak, sence Demoscene'in hayatımıza getirdiği sadece basit bir gülümseme mi yoksa tamamen hayatın kendisini etkileyen bir yenilik mi?
Her ikisi de - bu daha çok bahsi geçen insana bağlı bir şey. Hepimiz sadece partileri ziyaret eden, bazı insanlarla konuşan, yarışmaları izleyen, ve hiç ama hiç heyecanlanmayan kişiler biliyoruz, her ne kadar eğlenseler bile; ve yine bildiğimiz bazı diğer insanlar da yaşam tarzlarını avare Demoscenerlar olarak sürdürmeyi tercih ediyor; tek seferde bir çok partiyi gezen, dünyayı umursamadan her partiye demo kodlayan, ve her tür Demoscene macerasına atılan tipler; ve tabii ki bir de gri bölgedekiler var, eğlenceyi seven, mutlu kimselerin gri bölgesindekiler. Ve hepsi de çok güzel, eğlenceli olduğu sürece, çünkü böyle olması da gerekli; ve bazen bazılarımız her ne kadar olanları oldukça ciddiye aldığımız yeni bir bölge oluştursak da yine de her haliyle çok güzel, çünkü eğer o yeni bölgeyi oluşturmazsak; hayatımız daha boş olurdu, bu kimisi için az bir boşlukken kimisi için oldukça dramatik sonuçları olabilirdi. Her neyse, sadece bir küçük gülümseme bile bu kadar şeye değmez mi?