Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 20
Rüya
gibi geldi geçti 7D6! Her parti sonrası olduğu gibi içimizde burukluk! Bir solukta geçti zaman!
Her zaman, partiden önceki gece, çantamı hazırlarken düşünürüm. Evet, şunu aldım, bunu aldım, eksik bir şey kalmadı. Hmmmm. Ya bu monitörü taşımakta ölüm. Yok bu sefer Commodore 64'ü götürmeyeyim. Ulan C64 olmadan partiye gidilir mi ya?... Bu kez, hep hayalini kurduğum bir olayı gerçekleştirdim. Koltuğumun altına laptop'ı ve SX-64'ümü aldım gittim!
2 Aralık gece 02:00, yatağa gitmeye hazırlandığım sırada, “tamam, PSP SDK ok, yarın kısmetse ilk PSP release'ini patlatıyoruz” dedim kendi kendime. Takribi 5 saat sonra yataktan kalkıp, Natilius/Bronx’u almaya gidecektik. Sağ olsun eşim, kendisi de artık bir “scener” sayılır, bizi arabayla partiye bırakacaktı.
Natilius’u aldıktan sonra, diğer grup arkadaşımız olan Gnostic/Bronx’u aldık Taksim / AKM’nin önünden. Sabahın köründe bile süper trafik vardı İstanbul’da. Yaklaşık 25-30 dakikalık bir gecikmeden sonra varabildik Taksim’e. Elimizde Hyper/Bronx’un “mekana gitmeden” çizdiği kroki, başladık aramaya. Galatasaray’dan girdik, TRT binası önünde taksiciler vardı, sorduk: “Beyoğlu Endüstri Meslek Lisesi nerede?” Taksici abi, “Az gidin ileride sağda” dedi. Evet, az gittik, ama o sağda dediği yer “Ticaret Lisesi” idi...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 21
Neyse, biz Şişhane istikametine doğru devam ettik, hep aklımda kalan bilgi, Şişhane’nin orada, Tünel’e yakın gibisinden şeylerdi. Saçma bir yerden tekrar aşağı indik, en az 10 kişiye sorduk okul nerede diye. İnanır mısınız sadece son sorduğumuz adam biliyordu nerede olduğunu. Tekrar Tarlabaşı’ndan Taksim’e doğru hareket ettik, aynı yerlerden girdik, yine aynı saçma yere geldik ve ben sanki yolu biliyormuşum gibi eşime “buradan sola dön” dedim. İşte o an, sıçtığımızın resmi oldu. Çıkmaz, anca bir arabanın geçebileceği genişlikte bir sokak. Kaldık orada. Manevra neredeyse imkansız. Resmen iğne deliğine girdik!
Şanslıydık ki eşim iyi şoför. Bayağı stresli bir şekilde yavaş yavaş, arabayı sağa sola değdirmeden geri geri çıktık o sokaktan. (Çukur ve yokuşu söylemiyorum!). Neyse ki, Endo/Glance’in parti mekanı ile ilgili yolladığı bir fotoğraf, bize ışık tuttu.
Maceralı yolculuğumuz neyse ki bitmişti. Taksim’den Taksim’e gitmemiz yaklaşık 45 dakika sürmüştü. 08:30’da varmayı planladığımız parti mekanına ancak 09:30’da varabilmiştik!
Okulun en üst katına çıktık. Henüz fazla kişi yoktu. Organizatörlerden bir tek Skate/Glance oradaydı o an. Hemen projeksiyon perdesine en yakın olan masaya kurulduk. Fakat daha sonra anladık ki, projeksiyona bağlantı yapmak için, en gerideki masaya oturmak gerekiyormuş, çünkü kablonun ucu oradaymış (: