VIGO'NUN SON 11 YIL ANALİZİ
Retro bilgisayarVigo/Bronx
Merhaba sevgili okuyucular. Ben Vigo, Türkiye'nin en eski gruplarından olan BRONX ve ZOMBIE BOYS'un üyesiyim. 1988 yılından beri SCENE'deyim. Hatta yeni tanımı ile DEMOSCENE. Benim zamanımda DEMOSCENE diye bir tanımlama yoktu. Tamamen underground çalışan bir oluşumdu SCENE. 1995-96 yıllarından sonra, bu tanım biraz itici geldi sanırım. Demolar gelişti, ilerledi. Tamamen sanatsal yönler ortaya çıktı. Oluşumun adı da DEMOSCENE haline geldi.
Belki bu yeni haliyle DEMOSCENE, daha çok insanın ilgisini çekmeye başladı. Scener olmayan insanlar bile belki de bugün DEMOSCENE'in bir parçası. Bugün tüm dünya çapında harika demolar, mükemmel gruplar, muhteşem organizasyonlar yapılıyor. Ben ise bu genel konunun, sadece TÜRKİYE kısmı ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum.
AYNI TAS AYNI HAMAM...
İlk olarak şunu belirteyim. En faal olduğum son dönem, 1995 yılına tekabül eder. 1995-2000 yılları arasında biraz "SLEEP" modunda kaldım. 2000 yılından sonra tekrar, eskisi kadar faal olmasam da, bir nevi GERİ DÖNDÜM :) Döndüm dönmesine ama, aradan geçen 11 yıla baktığım zaman, her şeyin aynı kaldığını, 1 arpa boyu bile yol kat edilemediğini gördüm... :(
Eminim bu yazıyı okuyan aktif DEMOSCENE grupları, "Hoppala !!! Vigo naaptın sen? biz hiç mi bir şey release etmedik? bir şey yapmadık?" diyeceklerdir. Benim sözlerim tabii ki onlara değil. Büyük bir özveri ile çalışan herkese SONSUZ SAYGI duyuyor ve elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Asıl kızdığım ve serzenişte (ya ben hakikaten yaşlandım herhalde, paso OSMANLICA kelimeler kullanıyorum. Umarım genç okuyucular yazdıklarımı anlarlar...) bulunduğum kişiler, bir asalak gibi bilgisayar kullanıp, hiçbir şey üretmeden tüketen, her şeyi bildiğini sanan, sürekli ahkam kesip "SES VAR AMA GÖRÜNTÜ YOK" şeklinde takılan insanlardır...
Ayrıca nedenini anlamadığım diğer bir konu da, yıllar boyunca, dünya çapında adından söz ettirebilecek neden fazla TÜRK GRUBUMUZ çıkmadı? Şanslıyız ki en azından bugün RESIDENT ve RAVEN gibi, dünya çapında ürün çıkarabilecek PC gruplarımız var. Umarım onlar da uzun yıllar bu durumlarını korurlar.
NEDEN HEP BRONX ve ZOMBIE BOYS?
1988-1995 yılları arasına baktığımda, üzülerek söylüyorum, ister dünya çapında isterse ülke çapında, dişe dokunur bir şeyler yapmış olan grup olarak bir tek BRONX'u ve ZOMBIE BOYS'u görüyorum. Zamanında PC yok iken, Commodore 64 ve Amiga'da doğru dürüst DISK-MAG dışında, demo/intro/mega demo gibi daha teferruhatlı ürün çıkaran neredeyse tek ekip bu gruplar. Zaten BRONX da ZOMBIE BOYS'dan türemiş bir grup, yani neredeyse aynı gruptur.
İşin ilginç yanı, pek çok yetenekli insan ve grup olduğunu fark ettim o yıllarda. Nedense hiç biri SCENE'e damgasını vuramamış TÜRK grubu olarak. Bizler, ilk başladığımız günlerden beri hatta halen, tek bir amaç için mücadele ettik. TÜRKİYE'den de süper gruplar çıkabilir, Türkler de dünya çapında işler yapabilir, yeni efektleri icat edebilir diye...
Kendi adıma gurur duyduğum olay, yurt dışında bir partiye gittiğim zaman benim BRONX grubundan ViGO olduğumu duyan insanların tepkisi...
"İnanmıyorum? BRONX
halen yaşıyor mu?, Vaaay, BRONX ha? Sizin zamanında yaptığınız....,.....,..... ya da, sizin BBS'lerde............."
gibi cümleler beni çok mutlu ediyor fakat, keşke bana diğer grupları da sorsalar, onlardan bahsetseler... Ya da "Ya, ..... grubu ne yapıyor?" gibi sorular sorsalar...
YIL 2006
Geçen onca yıla rağmen gördüğüm şey, hala TÜRKİYE'de SCENE olgusu oluşamamış. Yıllarca uğraştığımız şeylerin neredeyse boşu boşuna olduğunu düşünüyorum. Kendime hep soruyorum, "ACABA MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ MU SATIYORUZ?" diye...
Kıskanıyorum ALMANYA'yı
ve Almanları... Kıskanıyorum tüm İSKANDİNAV ülkelerini
Neden benim ülkemde de ;
- yılda en az 4-5 parti olmuyor?
- en az 15-20 süper grup yok?
- Commodore 64'le ilgilenen adam az?
- Amiga'cı kalmamış?
Eski yabancı SCENER arkadaşlarımla hala görüşmekteyim ve hepsi çoluk çocuğa karışmış olmalarına rağmen, nasıl oluyor da heyecanları ilk günkü gibi devam ediyor? Neden bizde durum farklı?
Birçok Amiga forumu var, TÜRK siteleri bunlar... Bakıyorum "kaç tane üyeleri var" diye, en az 1000 kişi kayıtlı... Sonra partilere gelen kişi sayısına bakıyorum ve üzülüyorum.
ÇÖZÜM NE?
İşin doğrusu çözümün ne olduğunu ben de bilmiyorum. Belki de ben de kabul etmeliyim. "SCENE / DEMOSCENE ÖLDÜ TÜRKİYE'de" diye... Nedense bunu düşünmek bile istemiyorum.
Açıkçası, NIGHTSHIFT'06 DEMOSCENE PARTİ'si beni çok heyecanlandırdı ve biraz da olsa umutlandırdı.
Ben şu an 34 yaşındayım. Hayatımda belki de tek mutlu olduğum, kendimi iyi hissettiğim ve zevk duyduğum konu SCENE. Halen büyük bir zevkle ve istekle COMMODORE 64 ve AMIGA kullanıyorum. Tamam, demiyorum ki herkes benim gibi olsun. Ama en azından DEMOSCENE'nin ilgi çekici bir şey olduğunu düşünüyorum. Herhalde insanların bilgisayara bakış açısı, email göndermek, internette surf yapmak, chat yapmak... Bilgisayar ile çok daha zevkli ve farklı işlerin yapılabileceğini sanırım pek çok insan bilmiyor!
Peki, bilmiyorsa bilenler nasıl biliyor? Benim için en çarpıcı örnek sevgili editörümüz SPRITUS/ RESIDENT'tır. Kendisini ilk kez 2002 yılında, 7D2 partisinde gördüm. Çok güzel releaseleri vardı. Hatta "yıllar sonra Pixel Grafik yapan bir insan çıktı ya!" dedim kendi kendime... Coder yönünü söylemiyorum bile. Bu sevgili dostum, arkadaşım, meğerse o gün taaaaaa VAN'dan kalkıp gelmiş. Geldiği yetmediği gibi compo'larda da ayarı verip gitmişti. Ben daha sonra öğrendim kendisinin VAN'dan geldiğini. Dumur oldum o an.
Benim için dünyanın diğer ucu VAN, ne gitmişliğim, ne görmüşlüğüm var. Sadece haritada VAN GÖLÜ'nü ve zamanında çıkan VAN GÖLÜ CANAVARI'nı biliyordum... Ama şu an VAN diye bir kelime duyunca, "VAN mı... EVET ORADA SÜPER BİR SCENER VAR... SPRITUS/RESIDENT" diyor ve bununla gurur duyuyorum.
Demek ki her şey insanın içinde. Sevgili Spritus yaşadığı yerde bir PC-WORLD dergisi bile bulamıyor almak için. Ama belki de TR-SCENE aleminde gördüğüm en baba, en delikanlı adamlardan biri. Aynı zamanda da en yeteneklilerden.
Neden mi anlatıyorum bunları; İstanbul gibi bir MEGA-POL'de yaşayan, ama hiçbir şekilde nimetlerinden faydalanmayanlar için söylüyorum. Çok yakın mesafede oturup da, uyduruktan sebeplerden PARTİLERE gelmeyen şerefsizler için söylüyorum. Bir eli yağda diğer eli balda olup da, "YARALI PARMAĞA İŞEMEYEN"ler için söylüyorum. Belki Spritus'u örnek alırlar diye söylüyorum.
PIXEL GRAFİK Mİ?
Biraz daldan dala atlıyorum ama... Geçen onca yıl boyunca, ülkemde adam gibi Pixel Grafik yapan adam sayısında, yüzde olarak belki %1'lik bir artış olması beni gerçekten üzüyor. Yıllar önce BRONX grubundan Turbo, Max ve Malice vardı. Aradan onca yıl geçti, sadece ilave olarak Hydrogen, Datura, Arcane, Spritus katıldı. Tabi Nightlord ve Skate'i full grafiker olarak saymıyorum. Keza bu iki arkadaşım da süper çiziyorlar bana göre... Ama asıl işleri code. Haa, bir de yine bizden Hyper/Bronx var. Belki unuttuğum (belki de bilerek unuttuğum) bazı isimler de vardır ama bunların sayısı 3'ü geçmez. Yani bakarsanız geçen 11 yıla, topu topu 5-10 kişi olmuş pixelci sayısı.
Yahu bu devlette, bu ülkede kaç tane GÜZEL SANATLAR okulu var? Yahu 11 sene içinde kaç adam mezun olmuştur buradan? Yahu yılda 10 kişi mezun olsa ve en az 10 tane okul olsa, bir yılda en kaba hesapla 110 kişi, 11 yılda 1110 kişi yapar ve bu 1110 kişiden 5 kişi ilgi duymadı mı pixel olayına? Ya biz ülke olarak, eğitim olarak bu kadar acayip bir durumdayız?
CODERLAR NEREDE PEKİ?
Aynı hesabı bilgisayar bilimleri, yazılım ile ilgili okul/fakülte için yaparsak sonuç gene aynı... Geçen onca yıla rağmen, coder olan kişileri saymak çok kolay Nightlord, Skate, Wisdom, Anesthetic, Spritus, Poison, Chemny1? Başka var mı? Var ise ve ben bunu atladıysam çok özür diliyorum. Sanırım en fazla 5-6 kişi atlamış olabilirim. Yani sonuçta sayı 100 ya da 500 değil! Belki 10 kişi. Bir an için sevgili Dec1pher ve Tesla'yı unuttum. Gazlı gazlı yazdığım için heyecanıma verin...
Ya ben çıldırdım, yaşlandım ve bunadım ya da bu ülkede bir şeyler ters gidiyor.
MÜZİSYENLER NEREDESİNİZ?
Peki, ya müzikçiler ne durumda? Eğer CRESCENT olmasa, Flexi olmasa, ya da yeni kanlardan The_Prodigy olmasa? Ya da sevgili kardeşim Hydrogen olmasa? Aslında sevgili Nightlord da C64'te müzik yapan bir kardeşimiz, ama tabi asli işi code. Yani bu kadar yıl boyunca 100 tane adam çıkmadı TR-SCENE'den. Ben demiyorum ki "NEDEN 100 TANE SID MÜZİĞİ YAPAN ADAM YOK", geçtim SID'i, normal müzik yapan yok ki SID'ci olsun...
BU KADAR NEGATİF OLMA VİGO (:
Eminim, "İSTANBUL'DA DEPREM OLACAKMIŞ, DÜN GECE 5 TANE YILDIZ EKSİKMİŞ" gibi bir geyik e-mail'i, bizim parti anonsundan daha çok ilgi çeker, daha çok insanı ilgilendirirdi.
Tabii, bu kadar abartma ve üzüntüden sonra biraz da güzelliklerden bahsetmek istiyorum.
DEMOSCENE'de bir şeyler yapan genç insanlar! Gelecekte, SCENER olmanın çok faydasını göreceksiniz. Hem çalışma disiplini açısından, hem bilgi açısından. Bir projeye başlama ve onu bitirme açısından. Ekip ile çalışmayı bilmek açısından. Kendi şerefiniz ve disiplininizden ötürü, başka birinin yazdığı kodu kullanmayıp, kendi kodunuzu kullanma açısından. Kendimden bir örnek. Çalıştığım her işte, eleman alımı olacaksa, önce SCENER olan arkadaşlarımı çağırdım ya da onlardan seçtim personeli. Çünkü SCENER olan bir insana daha çok güvenim olur. Yaptığı işten emin olurum.
İyi bir şeyler yaptıysanız ünlü olursunuz ki birçok CRACK grubu halen bile oyunları sadece ÜN yapmak için kırar. PARA ya da başka bir şey için değil.
Pek çok farklı mecrada çalıştım ve çoğu kez şu durumu yaşadım. Alakasız bir ortamda bilgisayar muhabbeti olur. Nasılsa laf Amiga ya da Commodore'a gelir. Ben de hemen sorarım "Ya, o oyunların başında ZOMBIE BOYS ya da BRONX diye bir şey çıkardı. Hatırlar mısın?"; genelde hatırlarlar ve ben de patlatırım. "Ya ben o BRONX'un kurucularındanım, adım Vigo" derim. Karşı taraf bir anda beni sever ve "VAAAAAAAY HADİ YAAAA" gibi tepkiler alırım. Yemin ederim bu olay en az 30-40 kez oldu. Hep faydasını gördüm SCENER olmanın.
Dedim ya, hayatta tek hobisi ya da zevkli uğraşısı SCENE olan ben, hep hayalini kuruyorum bir ALMANYA gibi olmanın. Halen GO64 diye Almanca Commodore 64 dergisi çıkıyor Almanya'da... Bir çok scener sırf destek olsun diye satın alıyor bu dergiyi.
Biz de SCENE bazlı her şeye destek olmalıyız. En sıcak konu Hades/ASC'un üzerinde çalıştığı C64 için hardware projesi. Bu dergiyi okuyan, ya da TR-SCENE ile ilgili sitelere takılan ya da üye olan herkesin bu projeye maddi/manevi, hatta özellikle maddi olarak destek olması lazım. Destek olursak eminim Hades, bir çok yeni hardware üretebilecek PARAYA sahip olacak. Bu sayede SCENE canlanacak... Yeni insanlar katılacak SCENE'e...
Ne kadar birbirimize destek olursak, o kadar çabuk büyür ve ilerleriz. Beni bilen bilir, içim dışım birdir. Lafımı esirgemeden konuşurum. Gerekirse küfür eder, gerekirse özür diler, gerekirse de ALNINDAN ÖPERİM kişileri... Yapılacak her tür aktiviteye, projeye ve benzeri her şeye destek olalım. Elimizden geldiği kadar yardım edelim. Özellikle şunu da belirtmek istiyorum. SCENE'e destek olmak için, illa demo/intro release etmek, pixel yapmak ya da müzik yapmak gerekmez. Önemli olan işin RUHUNU benimsemek. Manevi olarak destek olmak. Yani taşın altına elimizi sokmamız lazım.
Sadece "BELKİ BİR ŞEY OLUR" diye PC-WORLD dergisinde yazı yazıyorum, DEMOSCENE adında bir köşem var. 3 ay oldu. BİR TANE EMAIL gelmedi... Ne olumlu, ne de olumsuz... Tabi bu ölçü kriteri mi bilemiyorum... Sevgili Skate ve Hydrogen zamanında COMPUTER SCENE adında bir program yaptı Teknoloji Televizyonu'na. Ne yazık ki "İLGİ YOK" diye yayından kalktı. İlgi ölçme mekanizması da, kanalın dandik forumları idi internetteki. Yanlış bir ölçüm tabii. Umarım benim yazılarda da bu tip bir durum vardır. Yani yazıyı okuyan çoktur ve e-mail atmıyorlardır umarım :)
Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Umarım tüm arkadaşlarımızla birlikte TR-SCENE ya da TR-DEMOSCENE oluşturma çabalarımız sonuçsuz kalmaz. Benim için "tünelin sonunda ışık var". Özellikle NIGHTSHIFT partisi ve iki güzide TÜRK grubunun yabancılara karşı sağladığı başarı, beni yine gaza getirdi. 2007'de her şey daha da güzel olacak sanırım.
Benimle aynı fikirdemisiniz?