Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 25
İşte Amiga oyun tarihine altın harflerle yazılacak bir oyun: GLOOM. Doom'la başlayan Real time texture mapping tekniği şimdi tüm hızıyla Amigada da esmeye başlıyor. İlk olarak Fear'da gördüğümüz bu teknik şimdi gloom'da sizi bekliyor.
Bugün Cumartesi...Saat 13.11 Evet yanlış duymadınız gündüzzzzz!!! Nasıl yaptıysam hata işte bu gece uyudum...Makinamın başında kulağımda kulaklıklar, elimde mouse'um ile dalıp gitmişim rüyalar alemine...İki gün sonra çıkacak demonun müziklerini — yetiştirelim — derken — uçup gitmişiz..(Ama — iyi — oldu — gördüğüm rüyalarda bi hayli cool'du hani.yani ısmarlasan böylesi gelmez!). E yani artık bende insanım hani...Herneyse sizi kişisel dertlerimle — sıkmayayımda — oyunumuza geçelim (Doğru söze ne denir? -Zebani)... Oyunumuzun adı hayli ilginç. GLOOM yani Amiga'da Doom.(Ulan çakal PC'ciler kendinizi savunacak bir Doom'unuz vardı o'da tarih oldu be! Artık size DoomUR olmak düşer!). Evet yanlış duymadınız Amiga'da tam anlamıyla bir Doom. Yapılması imkansız denen vectorel chunky texture mapped (ne diyon la? -Zebani) grafik sistemi Amiga'nın planar grafik sistemi kullanmasına rağmen yapıldı. Hemde herhangi bir hız kaybı olmaksızın. Gloom'da daha önce çıkan Fears'daki anlaşılmaz hız. ve grafik problemleri bulunmuyor. Oyun full screen olarak dahi standart bir A1200'de gayet hızlı çalışıyor. Eğer fastiniz varsa uçuyor, uçmaklada kalmıyor artan grafiksel detayda oyuna ayrı bir hava katarak Doom'a bin basmasını sağlıyor. Ayrıca oyunun tek makine ile çift oyuncu girişine izin vermesi oyunun değerini arttıran başka bir özellik. Yani oyunu bir arkadaşınızla ortaklaşa oynayabilirsiniz. Hatta oyun modem ile sonsuz oyuncu sayısını, null modem cable ile 4 oyuncu sayısını destekliyor (aferim lan iyi bilgiler verdin. Gelişme var!. -Zebani).
Şimdi gelelim oyun içi kontrollere...Joystick'i muhtelif — yönlere döndürmek suretiyle hareket ettiriyoruz. Ateş tuşu ise ateş etmeye yarıyor (çok sağol iyiki söyledin -Zebani). Oyun esnasında basarak
'Escape' Prefences bölümüne geliyoruz. Burada tam yedi tane seçenek bulunuyor. Bunlardan Continue, anlaşılacağı gibi menüden çıkıp oyuna devam etmeye yarıyor. Resolution, tuşuna ise ekran çözünürlüğünü — ayarlamaya yarıyor. Yüksek çözünürlüklerdeki ekranların çizimi daha uzun sürdüğü için eğer aletinizin bir accellerator'ı veya Fastmem'i yoksa alet azda olsa yavaş kalıyor. Ama bunun önüne de ekran boyutlarını küçülterek geçebilirsiniz. Zaten menüdeki üçüncü seçenek olan window size'da bunu ayarlıyor. Makineyi hızladırmanın başkabir yoluda dördüncü ve beşinci seçenekler olan Ceiling ve Floor ile tavan ve yer grafiklerindeki detayı düşürmek. Aslında bu standart bir A1200'de yüksek çözünürlükte full screen oynamanın en mantıklı yolu bu !..Altıncı seçenek ise Full Screen Window; Bu da çözünürlük ne olursa olsun ekranı stretch ederek tam ekran görüntüyü sağlıyor. Yedinci seçenek olan Ouit ise oyundan çıkmaya yarıyor. Prefences'den çıkmanın tek yolu ise escape tuşu. Oyun içinde — yeşil topları toplayarak — extra — enerji - ve silah kazanıyorsunuz. Oyuna zevk katan başka bir özellikte XLARGE seviyesine yaklaşan GORE seviyesi...Adama bir koyuyorsunuz, oturtuyorsunuz. Herif çığlıklar atarak paramparça oluyor; Kemikler, etler etrafa fırlıyor, kanlar fışkıyor, ekrana sıçrıyor. ve havada etler uçuşuyor, ne zevk (oğlum sen iyice kafayı yemişsin ama oyunda hakkatten öyle yav, zevk veriyor meret -Zebani). Zaten multi-player battle modunda modem vasıtasıyla bizim Milo ve Nock'la oynadım. İkisinide dumur(yani DoomUR! ettim hohooooooo köh köh!) ettim. Sefillerin etleri hala havalarda geziyor (seninde sonun onlardan farklı olmayacak bu gidişle. Bizzat kendi ellerimle bitiricem hayatını yavşak!)
TEXTURE MAP”'Lİ BİR DÜNYA VE BAŞ BELASI ASKERLER...
Silahınız sınırlı, bu yüzden az harcayın...
Of of..Şimdi işiniz çok zor be!...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 24
Hi guyz! This is Edge.. Yani en bi ünlü kompozitör, aranjör, jingle denince aranılan besteci, söz yazarı, yazarınız ve Edge. Evet gene ben... Artık yazar olmaktan öte reklam işleri genel müdürü sayılırım “(yine sıçmaya başladın bu ay, bakalım nereye kadar gidecek). Dergiyi yavaş yavaş ele geçiriyorum. Birgün gelecek dünya benim olacak... İşte o zaman hepiniz önümde diz çökeceksiniz. Özellikle de siz Milo ve Zebani! (ee nede olsa Magic Mert Rulez... ah lise yıllarım ahhh su gibi geçip gitti!!!) Aslında Milo zaten önümde diz çöküyor da neyse (mert olmuyor abicim çok saçma ve sulu bir muhabbet bu, olmuyor -Zebani).
BRUTAL: PAWS OF FURY
Çok komik animasyonlar oyun boyunca birbirini kovalıyor. Aslan çok güzel dövüşüyor ama ayıya karşı çaresiz.
Bu seferki oyunumuzun adı Brutal veya uzun şekliyle Paws of Fury! Oyun genel olarak Street Fighter benzeri bir Beat'em Up. Ama birçok farklı özelliğe sahip. Bir defa karakterler insan değil, hayvan. Ama öyle vahşi kılıklı tipler değil, bunlar şirin mi şirin çizgi film kahramanlarına benzeyen tipler. Zaten Gametek firmasının açıklamasına göre bu oyun asıl 7-15 yaş arası çocuklara yönelik olarak yapılmış. Herhangi bir vahşet sahnesi içermiyor imiş. Zaten yapım amacı da Mortal Kombat gibi gore seviyesi yüksek olan oyunları oynaması yasak 7-15 arası kitleye basit, şirin ve oynanımı kolay bir oyun çıkartmak ve böylece oyun piyasasındaki büyük bir boşluğu doldurmak suretiyle para kırıp zengin olmak. Tabi firmanın açıklaması bu. Fakat oyun çıktığından beri hedef yaş kitlesinin dışına çıkmış ve daha büyük yaş kitlesinde de ilgi uyandırmış. Oyundaki karakterlerin tümü daha önce de belirttiğim gibi karikatüristik yaratıklar. Arka ekranlar da, buna uygun olarak çizgi-filmimsi bir şekilde dizayn edilmiş. Oyunun başka bir özelliği de birçok beat'em up oyununun zaafı olan acayip joystick kombinasyonlarına sahip olmaması. Hareketlerin yapılması gayet basit. Tabi bu da oynanabilirliği arttırıyor ve de oyunu daha basit kılıyor. Aslında bu çok büyük bir özellik çünkü gerek Mortal Kombat, gerekse Street Fighter serilerinde oyunu aldıktan sonra ilk bir hafta belki de bir ay kontrollerin çözümüyle geçiyor. Birçok kişi de bu kontrolleri çözmektense oyunu hiç oynamamayı tercih ediyor. Ayrıca oyunun başka bir özelliği de içine yer yer serpiştirilen espriler. Özellikle iskele üzerinde geçen dövüş sahnesi acayip komik ve bir o kadar da zevkli!.. Bunlara ek olarak dağ tepesi de oldukça ilginç esprilerle dolu... Hele timsahla çitanın dövüşü acayip komik olaylara sahne oluyor (en azından biz oynarken hep öyle, daha doğrusu ben oldu! HAYVANLARI (!) TANIYALIM BAKALIM: Nock'u sopalarken böyle oldu!). Ayrıca her oyuncunun farklı bir dövüş stiline ve farklı hızlara sahip olması oyuna ayrı bir hava katıyor.
Şimdi geçelim ana hatlarıyla oyuna: tek kişilik oyunda amaç adam sopalamak (tıpkı benim Zebani, Milo ve çiçeği burnunda yazar Nock'a yaptığım gibi - Edge)
Gereği Düşünüldü
suretiyle kuşak atlayarak Grand Master ünvanını kazanmak. Oyunda toplam
15 tane kuşak bulunuyor. Yani 15 tane dumur edici level var! Çift kişilik modda tahmin ettiğiniz gibi iki arkadaş birbirinizle dövüşüyorsunuz. Tepişme 3 round üzerinden oluyor ve ikiye ulaşan rakibini dumur etmiş oluyor. Yani klasik beat'em up sistemi... Bu oyun genel olarak çok çok iyi olmasa da bir denemenizde fayda var. Grafikleri ECS bir Amiga için yeterli düzeyde, sesler desen onlar da öyle... Aslında oyun tam bir challenge oyunu değil. Daha ziyade beat'em up oyunları hakkında hiçbir fikri olmayanlara göre bir oyun. Mesela bizim Milo gibi Street Fighter'da veya Mortal Kombat'ta milletten dayak yemekten bıktım diyorsanız bu oyunda bir şansınız olabilir. Beni olmasa bile Milo gibi dumurları harcayabilirsiniz. Usta bir beat'em up'çı olsanız bile bir deneyin derim çünkü en azından oyundaki esprileri görmüş olursunuz. Neyse benden bu kadar. Gitmem lazım, Eyvallah Dudes! EDGE
Ne yapıyor bunlar be aaa!..
| BRUTAL: PAWS OF FURY | FİRMA : GAMETEK |
DİSK :2 HAFIZA :1MB KONTROL : Joystick : A500/A1200
97080 | 0275 | 070
Çok ilginç bir Beat'em up. Hayvanların dövüşmesini izlemek çok zevkli Co 7 5