Relics of Deldroyene

İstanbul'un Atlantis'e döndüğü şu günlerde su uyur headquarter uyumaz tezinden yola çıkan Kadıköy HQ'nun en bi yetkili kişisi dünyaca ünlü müzisyen ve kompozitör EDGE karşınızda. Yaklaşık üç gündür hiç dışarı çıkmadan makinamla tepiştiğim için İstanbul'u sellerin götürdüğünü ancak bugün pek muhterem editörümüzün aklına uyup dışarı çıktığımda anladım (Her zamanki buluşma yerimize yüzerek gittiğim için bunu anlamak zor olmadı...). Ulan Zebani aslında dışarı çıkmazdım ama sen yine kesilen elektriklere dua et (benimle ulanlı mulanlı konuşma kemiklerini kırar eline veririm, ne bilgisayarla oynarsın ne de yüzersin -zebani). Herneyse oyunumuzun adı başlıktan da anlaşılacağı gibi RELICS OF DELDROYENE! Güzel sesleri ve müzikleri, detaylı ve bol renkli grafikleri olan R.O.Deldroyene son günlerde ECS tabanlı makineler için çıkmış olan en güzel oyunlardan biri. Özellikle son günlerde kaliteli oyun çıkmamasından yakınan adventurecılar için kaçırılmaz fırsat. Eveeet bu kadar gevezelik yeter artık oyuna geçelim! Oyunda Deldroyene Krallığı adına çalışan bir kaşifi canlandırıyoruz. Canlandırmakla kalmıyoruz bir de hazine suçlanıyoruz. Ve eğer bulamazsak idam edileceğiz. Şööööyyleeeee bir göz attıktan sonra gelelim kontrollere! Oyun alışılagelmiş adventure kontrol stiline ve de birkaç extraya sahip. Memory ve Interactive. Memory kahramanımızın hafızası (namı diğer beyin). Burada daha evvel yapmış olduğumuz aktivitelerin bir listesi ve diyaloglarımızın bir dökümü yer almakta. Interactive ise inventory ve komutlardan oluşuyor. Valla interaktif ne demek demeyin. Çünkü bende bilmiyorum (aslında biliyorum da şimdi bir saat... hem sizin de kafanız karışmasın). Adam bazı komutları buraya tıkmış, adını interaktif takmış. Bir deli kuyuya bir taş atmış, bin akıllı çıkaramamış (ulan ne kafiye be! ulan şairim be! hohoyt!). Yani bu konuda fazla düşünüp kendinizi dumurize etmeyin OK??? Inventory'de ise eşyaların bir listesi bulunuyor. Oyuncu kontrolü ise diğer adventure oyunlarındaki gibi mouse ile yapılıyor. Yani mouse nereye adam oraya. Oyunun başında izbe bir odada bulunuyoruz. Odada bizden başka bir de nahoş Capt'n Trips (ula kaptan koç gibisin koooooooççeçç!) kadar bir fare bulunuyor.

interaktif buluyoruz. Şu nice insanın uğrunda öldüğü efsanevi Deldronis hazinesini. Fakat İblis çıkışı tutmuş. N'apsan çekiliyor ki çıkalım. Bizde hazineyi bulur bulmaz bazı uyanık hırsızlar tarafından saldırıya uğruyoruz ve hayvan bayıltılıyoruz. Uyandığımızda iş işten geçmiş oluyor. Hazineyi bulur sanarken hırsızlıkla suçlanıyoruz. Neyse yazmayayım da siz oyunu tadını çıkararak oynayın. Oyun genel olarak iyi. Güzel grafik, güzel ses. Oynanış açısından ise tam anlamıyla user-friendly. Yani kolay ve anlaşılır. Daha ne diyeyim! Ayrıca oyunun başka bir özelliği de yeni kurulan bir firma tarafından yapılmış olması. Firmanın adı Digital Ninja Software. Amiga dünyasına böyle kaliteli firmaların girmesi sevindirici! Eğer OS 2.0 veya daha üstü bir işletim sistemine sahipseniz ve 2MB chip memory'niz varsa bir deneyin derim. Oyunun en kötü yanı bir harddisk installeri olmaması. Gecenin bir vakti oturup bir de installer script yazdım! (Sırf siz zorluk çekmeyin diye yavrularım öhö öhö!)) Ha burada Kick Off European Challenge bana rakip olabilecek düzeyde (yani 0 dumur Milo gibi 20-30 gol yemeyecek!) adam arıyorum. Eğer siz bana rakip olabileceğinizi düşünüyorsanız yazın abilerim. Adresimi biliyorsunuz. (Bkz. Computer Music yazı dizisi sonu!). Adaylara unutmadan belirteyim ben daha

YENİLMEDİM. Ona göre iyi düşünün, ondan sonra yazın. Sonra fark yersiniz, bende teşhir ederim, rezil olursunuz ha ona göre. Obaaaa saat 6'yı çeyrek geçiyo, yeni bir gün yeni umutlar, yeni beklentiler, yeni zaferler, yarınlar bizimdir arkadaşlar. Hopppala ben ne diyom ya. Neyse daha fazla sapıtmadan bu yazıyı burada noktalayalım. Bye 4 now beyler!...