Muder'le 101

Buzdolabımız bomboş, kırığız hayata, ne gibi.

Eski evimizin önünde kocaman bir araba vardı. Araba büyük, büyük, kocamandı. Siyaha yakın çok koyu bir rengi vardı. Tam siyah diyemiyorum çünkü siyahın o kadar parladığını görmemiştim ben. Ondan sonra da hiç görmedim.. Yanında bir “limuzin” parketmişti. O limuzin bile o arabanın yanında “küçük” ve sıradan kalıyordu, araba o kadar büyük ve o kadar “kocaman”dı. Beşinci katın penceresinden ben ve Bilge o arabaya baktık. Şimdi bunun sahibi, bizim kadar mutlu mudur diye düşündük, bunu söyledik.. O arabanın yanında limuzin, limuzinin yanında da benim araba, boyası atmış, çok da eski değil ama eskimiş duruyor öylesine, özellikle de diğer ikisinin yanında. Sonra ben evimden taşındım. Maddi sebepler. Arabamı satacak kadar düştüm. Satmadım ama. Benle O'nun arasında siz kalsam da O'nu en son satmak isterim. O benim özgürlüğüm belki bir noktada. Başımı alıp gittiğim.. Beni sevgilime, dostlarıma ya da başka insanlara taşıyan, ayaklarımı yerden kesen, içinde bana ait bir alanın bulunduğu ve bunu paylaşmaktan büyük zevk aldığım benim oyun alanım. O dünyayı yürüten benim.. Bir yerlere taşıyan, bir yerlere götüren benim.. O dünyanın pilotu benim.. Bir de Oğuz'la kafalarımızın bozuk, kalplerimizin kırık olduğu bir gece sabaha kadar Age of atmıştık. Sabah saat 7 gibi, Pazar sabahı, tatil sabahı, kırmızı gözlerimizle yine o aynı pencerenin önünde, bizim evin penceresinin önünde durduk. İnsanlar uyuyordu. Temiz hava için o pencerenin önüne geçtik. Bir de güvercinler vardı. Cebimizde beş kuruş para yok, buzdolabımız bomboş, kırığız hayata, ne denesek olmuyor, yapamıyoruz diğer insanlar gibi. Kopmuşuz, mücadelemizin doruğunda, cool'uz kaybederken, bir o var yanımızda, bizimle.. Ne ana baba parasıyla ya da bize sağladıklarıyla huzur ve mutluluğa koşmuşuz ne de ektiklerimizi biçip karşılığını almışız.. Hasat hiç olmamış.. Pazar günlerden, tatil.. İnsanlar uyuyor, bir biziz görebildiğimiz bir de sitede parketmiş bir çok araba, siyahi kırmızısı.. Son kattayız, hafif bir rüzgar bir de güvercinler.. “Baba”, diyor, “Nasıl olacak bu işler?..” “Bilmiyorum..” diyorum, “Bilemiyorum.. nasıl olacaksa olsun bize bişey olmasın..” Benim sevgililerim de oldu, dostlarım da, parasız kaldığım günlerim, ekmek bulamadığım zamanlarım, aldattığım, aldatıldığım, yıldığım, kustuğum, bunaldığım, iğrendiğim, bırakıyorum dediğim, aşkımın da sevgimin de benim de bittiğim çok zamanlarım.. | Ve hepsinin de doruklarında olduğum, hepsinin de tam tersi zamanlarım.. Geçen dört sene içinde tek bir ay, yazımı zamanında veremedim. Yazımı yetiştiremedim. Geçen zaman içinde, üzüldüğüm, pişman olduğum keşke ya yapabilseydim dediğim, tek bir şey

İki üniversite bıraktım, üçüncüsünde kendi kazandığım parayla okumaya çalışıyorum. İki kitap yazdım, dört senedir GAMESHOW'da yazıyorum, sayısız site yaptım, sayısız “iş”e bulaştım, sayısız hayalin peşinden koştum. Geçen 28 Ağustos'ta doğum günümde bunları da düşündüm.. Tuttuğum yoldan da başıma gelenlerden de seçimlerimden de gayet Memnunum... Üniversiteleri bırakın, anne babanızı dinlemeyin, huzuru mutluluğu sadece kendinizde arayın demiyorum; sıkı sarılın elinizde ne varsa ve değerini bilin, herkes hata yapar, ders alın, devam edin, tüm kızgınlıkların da tüm sevinçlerin de, tüm zamanların da bir sonu var... Çünkü çok adamlar, çok kadınlar, çok insanlar tanıdım ki, ne sahip olduklarının ne zamanın ne de kendilerinin değerini biliyorlardı. Ben onları gördüm, kendime baktım, baktıkça sevdim, baktıkça buldum kendimi, baktıkça “aferin" dedim, Aferin Mud. Devam et... Kendinizle barışık olun, mükemmel olabilirsiniz ya da çevrenizdekiler sizi öyle tanıyabilir ama mutlaka ve mutlaka dalga geçilecek bir ya da bir kaç yanınız vardır, bulun ve üstüne gidin, kendinizle dalga geçin.. |..and that makes you larger than life) Düşünün çokça düşünün, çünkü hareketleriniz sizi olduğu kadar başkalarını da etkileyecek... Ve Altuğ Canıtez'in de benim: “sence benim dışımda, benim çevremde, yakın çevremde, uzak çevremde, senin dışında, benim kadar düşünen kaç kişi, kadın, erkek, insan, insanımsı var? Tahmini bir rakam?” soruma verdiği karşılık gibi, kişi olsa ve o 1 kişinin şu andaki “yarın” olma ihtimali olsa.. buna değmez mi" dediği gibi, bırakın değsin. Bunun dışında son olarak söylemek istediğim bir şey varsa O da şudur: “İnternette komik bulduğunuz ya da sizi güldüren mutlu eden resimleri yazıları veya programları bana forward etmeyin, çünkü ben de daha iyisi var ;0) MUDER'in hazırlayıp sunduğu 101'e bir kez daha, hoşgeldiniz. (Olaylar ve kişiler gerçek hayattan alınmıştır.)

AYIN SİTESİ GamingFreaks.net *Life sucks but at least we have video games” diye bir laf vardır (“Hayat enteresan fakat nereden indirebileceğimi bilemiyorum”). İşte bunu kendilerine slogan seçen bu sitede, Nintendo'dan, PC'ye, PS2'den Gameboy'a, oyun dünyasıyla ilgili ne sitesi veya her ne arıyorsanız bulma garantiniz var. “Satisfaction Guaranteed” bir durum söz konusu yani. Üstelik de bedava. “So much to do, so little time” (Muder misin derdin ne?).. İndirin! (Ne?) <http://www.gamingfreaks.net/>