Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 79
alabilecek parası olan “baba” yazılım korsanları yok değildi fakat PC server'lardaki, oyunlarıyla ilgilenip de bu tür donanıma sahip insanlar çok çok az olduğundan (yüzde 1 bile değildi bu oran ilk zamanlarda), oyunların yasal olmayan kopyalarının piyasaya sürülmesi işi bir süreliğine de olsa durakladı. Şimdilik savaşı firmalar kazanmış gibi gözüküyordu....
(İntikam!)
Bir cepheyi kaybetmiş gözüken korsanlar, modem teknolojisinin yaygınlaşması ve dolayısıyla BBS'lerin kurulmasıyla vur-kaç taktiğine başladılar. Crack edilmiş oyunlar buralara konuyor ve
İşin sözlüğü
warez: Cracker kültüründe kullanılan, ticari bir yazılımın crack edilmiş haline denir. Hacker'lar bu terimi biliyorlar fakat kendi aralarında kullanmıyorlar. warez doodz: Cracker'ların bir alt grubu. Yazılımın kopyasını çıkarır copy protection'ını kırarlar. Bir çok sihirli gateway sayesinde de bütün dünyaya yayarlar. Warez amacı beklenen bir programı herhangi bir warez grubundan önce kırıp piyasaya yaymaktır. Neden derseniz, cevap ego tatminidir. Siteler vardı nette fakat artık etrafta sadece bu olaydan para kazanmaya çalışan lamer'lar var. Porno faktörü de zaten bu sebepten dolayı, banner'lara veya linklere tıklamalısınız. Site işleriyle uğraşanların bildiği gibi her tıklama için... cracker: Bir sistemdeki güvenliği aşan insanlara denilir. Hacker'lar alt tabaka yaşam formu gibi görülürler. Onlara göre cracker'ın yaptığı iş seviyesizliktir.
elite: Daha çok cracker'lar ve i& bu, tarafından kullanılanı bir düyorlar terim, Büyük ihtimalle korsan bbs'lerde bir ara çok yaygın olan stemeyen ins Courier Elite adlı modemden kalma. e S5 e Jal uzun zamandan ben kapalı oluyor ve sonucta kullanıcısını cekmiyor. [Nerede?!] Bu aydan itibaren boyle değisik konularda tarafımdan hazırlanmış dosyaları okuyacaksınız. Bilgisayar. Oyun ve Internet dunyasıyla ilgili hemen cunku boylece account degistirebiliyor ve dinleyin.
hacker: 1. Orijinal anlamı, bir baltayla mobilya yapan kişi. Programlanabilir sistemlerin detaylarını incelemeyi seven ve kapasitelerinin nasıl arttırılabileceğini öğrenmeye çalışan kişi. 2. Tutkusal bir şekilde programlama yapan kişi, 3. Hack değerini takdir edebilme yetisine sahip kişi. 4. Çabuk programlama yapabilmede yetenekli kişi. 5. Belirli bir program üzerinde uzman ötesi olan kişi.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 78
“Korsanlar, bilgi hırsızları, ego tatmini, hacker'lar, software firmalarının çaresizliği...”
DİJİTAL KORSANLAR
Can KANTARCI ckantarci@kamernet.com konulu yazıda, benim şimdiye kadar yazdığım hemen hemen bütün oyun harici yazılarımda olduğu gibi normatif olmayan, yani olması gerekeni söylemeyen bir nitelik bulacaksınız. Sadece nedir, ne değildir, çılgın bir korsan günlük hayatında neler yapar gibi şeyleri göreceksiniz. Demek istiyorum ki, bu yazı için olumlu ya da olumsuz herhangi bir eleştiriyi bunu göz önüne alarak yapınız. Şimdi isterseniz yazımıza geçelim:
oyun hara ya anmd tugu gi nom t ineyen yam o mason
(Giriş) Sizi açıklamayı okuyan sorumlu bir okur farz ederek selamlıyorum efendim. “Adım Can, soyadım Kantarcı, nick'im set. Evet, bir ara geri zekalıydım. Aman. İnternet'le (bu şekilde büyük i'yle falan yazmaktan iğreniyorum ama artık Türkçe bir kelime olmuşmuş... öh) az çok haşır neşir olan herkes bir şekilde, kaçak yazılım anlamına gelen “Warez” sözcüğünü duymuştur. Duymayanlar ise takriben beş saniye önce ne anlama geldiğini öğrendiler. “Köksel anlamına bakacak olursak...” diye bir girip çıkardım ama şu okumakta olduğunuz sayfaların bir yerlerinde çok güzel bir sözlük var. Oradan faydalanınız. Bu kadar yazıp çizdiğime göre konunun ne olduğu hakkında karanlık bir kısım Warez kavramı çok geniş olduğundan yazıyı bölümlere ayırarak yazmanın çok daha mantıklı olduğunu düşündüm. Eh, ilk olarak da bu işin nasıl başladığına bakmak en doğrusu olur kanımca:
(Tarihçe) Hepimiz hatırlarız eskiden yazılım kopyalama denilen olayın ne kadar geyik ve bir o kadar da basit olduğunu. Disket-oyun döneminde (inanılmaz dönem yarattım ya) tek yapılan şey disketleri kopyalamaktı ve arkadaşlarımıza, eşlerimize, akabinde dostlarımıza dağıtmaktı (yani ben onların gözünden bakıyorum olaya, yanlış anlaşılma olmasın). Yazılım firmaları ise yazdıkları ürünlerin ne kadar kolay kopyalanabildiklerini ve dağıtılabildiklerini bildiklerinden devamlı bir dehşete düşme halindeydiler. Bu halden bir nebze de olsa kurtulmak için bir şey düşündüler: Normal kopyalama modundan farklı olarak, şimdi artık bize rutin gelen “installation”. Böylece düz kopyalama işlemi olmadığından, korsanlığı da durdurabileceklerini sandılar. Ne var ki, warez insanları tarafından misilleme geç gelmedi: He ve sonra normal dosyaların disketlere geri kopyalanması - ERLiz gibi programların çıkmasıyla çok daha kolaylaşan bir işlemdi buna karşılık yeni bir planla geldiler warez dünyasının Omaha Beach'ine: Copy protection. Çok tanıdık değil mi? Tanıdık durumu olmayanlar için: Buna göre herhangi bir oyunu oynayabilmek için (install'lu veya install'suz) bir tek orijinal oyunu alan insanın erişimi olduğu bir kod gerekecekti. Hemen akıllara gelecek bir örnek vereyim yakın tarihten: Prince 2'de giriş bölümünden hemen sonra mağaranın girişinde sorulan “salak semboller”. Bunlar genellikle oyunun kullanım kılavuzunda bulunurdu ve ilk başta etkisi olur gibi de olmuştu açıkçası. Fakat fotokopinin icadıyla yani kullanılmasıyla bu engel de aşıldı. Hatta bu yararlı da oldu çünkü artık bu sayede kopya oyunlarla veriliyordu. Bu Copy protection çeşitli gelişmelerle sürüp gitti. Firmalar da kastılar “koruyacağız biz” diye. O yüzden abuk sabuk şeyler sorulmaya başlandı artık oyunlarda. Resmen bulmaca çözer gibi kod çözülüyordu veya düzgün kodlar da fotokopisi imkansız olan değişik tür kağıtlara basılıyordu. Fakat öyle salak bir teknolojiydi ki bu okunması da imkansızdı. Orijinal oyuna para veren kullanıcılar deliriyordu bu sefer de o kadar para verdikleri oyunu adam gibi oynayamamaları yüzünden. Zaten sonunda bir firma çoğu popüler oyun için copy protection'ları geçen bir yazılım sürdü piyasaya. Bu bir çok tepki gördü diğer firmalardan fakat, bunu yapan firmanın, kendi yazılımlarının da kaçak kopyalanıyor olduğuna dikkati çekmesi üzerine denecek bir söz kalmadı. Her halükarda karşı taraf kazanıyor gibi gözüküyordu. Ta ki 1990'ların başında CD-ROM teknolojinin gelmesine kadar. Oyunlar artık o kadar büyümüşlerdi ki disketlere sıkıştırıldığında bile sığmıyorlardı. Doğal olarak ortalıkta o zamanlar için aşmış pahalı olan CD-Burner (Recorder)
HACKING THE FUTURE