bir editör

Meg: Polat ben her ay sana burda bişey söylemek zorunda mıyım? dim Zebani: Söyleme abicim! Demek ki beni çok artık senden ve şahin bakışlarından. Hadi, kaç git burdan... seviyorsun, itiraf et ve kurtul. Titre ve kendine gel!

AĞUSTOS

kaybetmeyenler için güçlü bir doz!

Sanıldığının aksine birbirimize düşman gözüyle bakmayız biz. PC Gamer olsun, Level veya GamePro olsun hiç fark etmez. Hiçbir zaman, hiçbir taraftan ters bir tepki almadık. Bizim de onlara kötü gözle baktığımızı düşündürdüğümüzü zannetmiyorum. Hepimiz bu piyasanın içindeyiz ve birbirimizin varlığının herkesi daha iyi bir şeyler yapmaya yönlendirdiği fikrindeyiz. Aynı yarış içindeyiz ama bence -sanıyorum herkes aynı şeyi düşünüyor- farklı kulvarlarda koşturuyoruz. İşte bu yarışta önlerde giden bir dergi, yayın hayatına son verme kararı aldı. PC Gamer'ın kapanışı, Türkiye oyun piyasasında böylesine kaliteli bir derginin kaybedilmesinin üzüntüsünün yanında, geride kalan bizlerin işlerinin ne kadar zor olduğunun sizlere de bir kanıtı. Daha önce benzer bir durumu yaşamış olduğumuz için, Göksu'nun ne hissettiğini gayet iyi anladığımı sanıyorum. Eminim bundan sonra yapacağı herhangi bir şey çok başarılı olacaktır. Çünkü inanın, Türkiye'de dergicilik adına bir şeyler yapmak çok zor. Allah hepimizin yardımcısı olsun :). Sözü açılmışken -diğer dergilerin editör köşelerini ilgiyle okuduğunu bildiğimden dolayı- önce GamePro'dan Murat Yıldız'a, sonra Level'dan Cem Şancı ve Tuğbek Ölek'e selamlarımı gönderirim. Umarım onlar da PC Gamer konusundaki fikirlerime katılıyorlardır. Onun dışında kendi dergimize dönecek olursak, geçen ay yaptığımız değişiklikler konusunda genelde olumlu tepkiler aldık. Tek olumsuz eleştiri dergimizden ayrılanlar ve yeni katılan arkadaşlarımızla ilgili ki bu gelecek ayki editör yazısının ana konusunu oluşturuyor. Yine de bizi eleştiren herkese teşekkür ederiz. GameShow'un bir şekilde en çok konuşulan dergi olması hoşuma da gitmiyor değil. M.Emin Gür meg@gsmnet.com