bigBEN

Bilenler bilir, ben 3.5 senedir TR'den uzakta San Francisco'da yaşıyorum. Buraya gelmeden önce, Superonline'da çalışmakta idim. Elimin altında devamlı bir internet bağlantısı vardı. Ammmaa, Superonline'dan çıktığım andan itibaren, acılar, işkenceler başlardı. Kamer'e giderdim, kuzene giderdim, eve gelirdim ve hep aynı dertle karşılaşırdım: Kopan hatlar, meşgul sesleri, bin adet değişik tel nosu, yavaş bağlantı etc.

Amerika'ya ilk geldiğim zamanlarda, millet bana sormaya başladı, “Nasıl abi, internet orada hızlı mı?” “Evet kardeşim, hızlı! Hadi devam et, ettt, et, et” gibi cevaplar ile savuşturmuştum insanları ve okuyucuları. Ama benden tam bir rakam istiyorlardı, 1 milyon KB/nanosecond gibi. Ama ne yazık ki öyle değildi burada ki durum. Yine ISP'ler vardı ama öyle aman aman hızlı değildi. Gelin görün ki bir kere olsun meşgul sesi duymadım, insan bir kere duymaz mı be yaww. Hızım hep 3-4 Kb'de kaldı, hattım hiç düşmedi. Anladım ki o zaman, hız çok önemli değil imiş sabit ve verimli, paket kayıpları minimum bir TCP/IP olsun yetermiş.

Bunu söylediğim zaman millete, “Ay, aman biz de bir bok sanmıştık Amerika'yı” demeye başladılar. Şimdi Amerika'yı bir bok sanın tabii ki, bir halt sanmayandan şüphe ederim zaten, ama burayı Ay Üssü falan da sanmayın, yani havada uçuşan arabalar falan yok, normal bir olayımız var.

Tabii ki ne demek istediğimi tam anlatamadım, ama şunu bilirim ki daha geçen yılbaşında TR'de iken bir internete bağlanayım dedim, iğrendim kardeşim kendimden. Yok saat 6-10 arası Superonline'ın şu numarasını ara, yok sabah Ixir daha hızlı, yok bok yok püsür. İnanılmaz. Tek istediğim emaillerimi ASCII text görmekti, başka bir şey değil hani.

Amerika'da işe başladıktan sonra gördüm ki, hemen hemen herkes T1 kullanıyor, yani 1.5 Megabit. Tabii inanılmaz bir olay. Çok stable bir durum.

Amerika esas patlamayı geçen sene yaptı ve DSL'e geçti, ayda 30 dolar verdim ve kurdurdum evime. Olay şöyle. Hali hazırda bulunan, bakır telefon telinizin bir ucuna bir alet takılıyor (splitter) bu alet gelen bilgiyi Data ve Voice olarak ikiye ayırıyor. Evinizde yapılan olay ise telefon çıkışının yanına bir çıkış daha ekleniyor. Bu çıkışın (RJ45 & RJ11) 11'lik kısmı telefona, 45'lik kısmı ise 200 dolarlık DSL Router'ınıza gidiyor, oradan da telefon şirketine. Hız ise şöyle oluyor. Buna ADSL deniyor, yani asenkronize, upload ile download hızları farklı. Bir de SDSL var ki bu da senkronize. Benimki ADSL ve upload hızım 385 KB, download ise 1 Mb'e kadar çıkıyor. Eve DSL gelince olayımız değişti tabii, tuvalete gitmek istesek Internet'e bakıp nasıl gidelim diye öyle karar veriyorduk.

Şimdi size tam havayı veremedim, bundan kesin eminim ama sadece büyük düşünün, elinizin altında 24 saat kesintisiz, 385 KB'lik bir internet bağlantısı olsa idi ne yapardınız. Ben neler yaptıklarımı buradan söylemek istemem, yani utanırım, çünkü çok legal şeyler değiller. Artık dial-up öldü USA'de, DSL olayı bitirdi gibi bir şey, dial-up'lar, desktop'unuzda reklam görmekten sıkılmazsanız bedava veriliyor. Durum budur.

Şimdi herkesin merak ile beklediği şeyler ise Internet Appliance'lar. Bu sonbahar çıkması beklenen “GUBIT” ise bence olayı bitirecek. Bence ama. Detay için http://www.gubit.net/

Internet Appliance demek, Internet üzerinde çalışan ev eşyaları. Şu an için pahalılar ama gelecek için ümit vadediyorlar. Mesela bir resim çerçevesi düşünün, resimleri Internet'ten indiriyor ve her dakka yeni bir resim getiriyor. Netradio mesela, evde bildiğiniz radyo gibi ama internete bağlı ve binlerce istasyondan seçebiliyorsunuz. Bunun gibi şeyler.

Artı bahsettiğim Internet Appliance'lar için daha detaylı bilgi için: http://www.allnetdevices.com/

Catch you later...