Gameshow sayı 50, sayfa 93

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 93

Merhaba Zebani,

Ben Onur'un annesi Hülya... Seni Gameshow'daki yazılarından tanıyorum. Her ne kadar çok iyi tanıdığımı söyleyemesem de kafa yapını, hayat görüşünü ve fikirlerini beğendiğimi söyleyebilirim. Malum, etrafta genellikle 'lay lay lom' gençliği hüküm sürüyor. İstanbul'da yaşıyor olsaydım, Kamer'e gelip hepinizi tanımak isterdim. (Özellikle de Saffet'i)... Bilgisayardan ve bilgisayar oyunlarından pek anlamadığım için sana o konularda bir şey soramayacağım. Her şeyin gönlünce olmasını dilerken, hep böyle kal derim. Selam ve sevgilerimle... Görüşmek üzere hoşça kal... Hülya Göndem Pol: İşte Overdose'da bir ilk daha (diğerleri neydi?): Gameshow'u ve Overdose'u okuyan bir Anne (Hülya Hanım mı desem? Yani ilk defa oluyor bu, ne yapsak? ehe!) müthiş bir medeni hareketle mail atıyor fonca genç uyuyor!). Walla ne diyeceğimi bilmiyorum. Teşekkür ederim. Onur sürekli bahsediyordu zaten mail atacağınızdan ama ben pek ihtimal vermemiştim açıkçası. Walla bir gün bekleriz İstanbula ve Kamere, zaten Onur'a da söylediğim gibi sizin biraz strese ihtiyacınız var. Kertenkelem Saffet bile davet ediyor sizi:)). Yalnız gelirken rica ediyorum Diet Kola alarak gelin (Ehe rezillik baki bende...). Ya da durun gelmeyin, bizim biraz huzura ihtiyacımız var, biz gelelim oraya tanrı misafiri olarak (arsızlık da baki!). Size tekrar teşekkür ediyorum bu anlayışınızdan dolayı, Diğer oyun, okuma böyle saçma sapan dergiler, bırak atariyi, ders çalış, adam ol” diyen Annelere de örnek olur umarım (burayı başka Annelerin okuduğunu sanmıyorum, siz ilksiniz!). Şimdi size bir Oyun anlatayım... ece, pardon mesaj vereyim: “Hülya hanım, başka maillerinizi de bekliyorum, bunu saymam :))...” Hoşçakalın.

Hep

soru hep soru!

“Arkadaş bir kerede bu çocuk ne yapar ne eder nerede kalır aç mıdır? Susuz mudur? Diet kolası bitmiş midir? diye soran yok” diye düşünürken sen, ben bunu düşündüm ve dedim ki: Zebani ne yaparsın ne edersin ne içer nerede kalırsın, aç mısın? Susuz musun? Diet kolan bittiyse göndereyim. Dur üzerini örteyim de (arkadaş çattık yaa): Pol: Hayır! Huzursuzum, hayal kırıklığı içerisindeyim, hüzünlüyüm, endişeliyim ve bir yıl boyunca deliksiz ve rüyasız beyaz bir uyku istiyorum: aramda sadece bir battaniye olsun istiyorum. Evet şimdi örtebilirsin üzerimi. Ne? Cevaplardan sonra mı? Peki: 1- Yaw ne istersiniz Muazzez yorum yok!

dan. Kadın ne güzel nostalji yapıyor işte: “Bilir fincan kahve olsaaaaam”... Metallica üç milyon satsın da göreyim. Hem ben o kadını seviyorum

(bwahhahhahhaf Şarkıları en az parmak ucunda kıvranıp duran sümük kadar sevimli )). Pol: Muazzez Ersoy'u Meg'lerle beraber Ankara'ya giderken mecburi olarak dinledim maalesef. Kadın bir şeyler söylüyor bir erkek hakkında, fakat ne kadının Muazzez teyzenin) ne de erkeğin ne mal olduğunu anlayamadım.

Kadın şarkılarında sürekli o erkeğe “geber, canın çıksın, it herif, az kırmadın kalbimi, haktır bu sana, toprağın altında kalasın!” anlamına gelen şeyler söylüyor ama hemen ardından da “kıyamam sana, özledim seni, nerdesin şimdi, hasret kaldım gak guk” anlamına gelen şeylerde söylüyor. Bilemiyorum ki bu çelişkili müzik hakkında ne desem? Bu “aşk, sevgi” temalı müziklerden kusasım olduğunu mu söylesem? İnanılmaz satıyor ama o ayrı. Neyse ben cevaplara devam edeyim başka bir makamda: 2- Neden nostalji yapmak isterler? Neden eski günler onlar için güzeldir. Temizdir. Eski günler (dergiyi kastetmiyorum - yaşlıların muhabbeti) de ne vardı ki? Ne yol var. Ne su var. yok. İstediğinizi alamıyorsunuz. Hiçbir şey yok. Yoksa eski güzel günler genç oldukları, soytarılık yaptıkları, kebap yaptıkları için mi güzel? Ne dersin? Pol: Çünkü çok fazla hayal edilecek bir gelecekleri yok. Geçmişe sığınıp şimdiyi sevmiyorlar. Her şey onlar gençken güzel, yaşlıyken değil. Tüm inandıkları kavramlar şimdinin değil, hep geçmişin, özlem duydukları geçmişin. Onlar televizyonu, yolu, suyu ya da istediklerini alamadıkları günleri değil, istedikleri kendilerini şimdi ya da gelecekte bulamayacakları için geçmişi seviyorlar. Şimdi yapamadıkları, yapamayacakları şeyleri geçmişte yapmamanın pişmanlığı içindeler... Bazen hak vermiyor değilim onlara, fakat yaşamınızla ilgili önemli bir karar alırken asla yaşlı bir insana danışmayın. Yoo yanlış anlaşılmasın bu; çünkü rezillik, iğrençlik ve çirkeflikle tıka basa dolu sözde modern çağımızın, yaşlı insanların dürüst tecrübelerine göre olmadığını anlayıp, bocalamamak için danışmayın. göre ben kaç yaşındayım : 3- Düşünüyorum: GAMESHOW'da yazar olarak çalışmaya başlamışım. Her şey yolunda. Yazılarımı bitirmek üzereyim. Kendi paramı kazanacağımın hayaliyle patron'un (kim dedin? Patron dedim yaw. Ne patronu koçum biz bir aileyiz hahhahha(bu arada maaşları MEG veriyor dimi? Ne maaşı? Tamam)) yanına sokulup maaş istiyorum. MEG suratıma bakıyor; MAAŞ mı dedin? Ne maaşı koçum? Biz bu işi hobi için yapıyoruz. Ama ama ben düşünmüştüm ki. Ve bir anda MEG öyle bir yor ki MEG'in kafasını domateze (domates değil domatezdir aslı. En azından bizim köyde öyle) benzetiyorum. Kamer'de bir uğultu başlıyor. Ne oldu MEG? Niye gülüyorsun. MEG gülmekten konuşamıyor — Maaş Maaş! Herkes birden bana bakıyor. Ve onlar da gülmeye başlıyorlar. ZEBANİ, NESİME, RAUF, ENGİN, MERT. Herkes katıla katıla sürüne sürüne gülüyor. Çaycı. Oyun oynayanlar. Ve ben dayanamıyorum. Kapıyı kapatıp çıkıyorum. Kapıdan dışarıya baktığımda birden dikkatler bana odaklanıyor. Ve sokaktakiler de gülmeye başlıyor. Ne olursunuz gülmeyin. Ne fayda! Millet yerlerde sürünüyor gülmekten. Ve ben Türkiye'yi terk edip Afrika'da yılanların, çıyanların yanında yaşamımı idame ettiriyorum. (olm sen şizofren falan mısın? Hayır komiserim. Düşünüyorum.) Pol: Ne diyeyim? Seni düşüncelerinle baş başa bırakıyorum. Yalnız beni orda pek anlamamışsın: ben orda sana maaş verilmesi için sürüne sürüne ağlıyordum da sen gülüyor sandın (Ehe hadi len:))). 4- Çok amaçlı spor tesisi ne demek? (bak kısa soru sorabiliyorum) Pol: Bir yanda eskrim, diğer yanda tekvando yapılan ve en ufak bir harekette her iki tarafın birbirine girdiği multi-complex yapı. 5- Hem yabancı kaynaklı bir derginin yayın haklarını alıp-yayınlayıp hem de, Türkler neden oyun yapamıyor diye konuşmak ne demek?

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.