Gameshow sayı 50, sayfa 68

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 68

oyunlara biraz daha yakından bakın!

Sevgili Okur, sana bu mektubumda hayatıma üç dört ay önce giren birinden bahsedeceğim. O ki çok ünlü, o ki bütün gençliğin dilinde. Bütün gençliği peşine düşürmüş, yeni bir akım yaratmış olan kişiden söz edeceğim. Evet, onu seviyorum. Fakat onun da iyi ve kötü yanları var, hatasız kul olmaz. Biliyorum kim olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorsun. Seni daha fazla merakta bırakmayayım. Ben Counter-Strike'ı seviyorum. Belki platonik bir aşk ama elimden bir şey gelmiyor, onunla yatıp onunla kalkıyorum. Gündüz onu, gece onu düşünüyorum. Onu o kadar iyi tanıyorum ki sanırım zoom'da bile yazabilirim onu. Nasıl bir insan dersen, Multiplayer diye cevap verebilirim. Evet, ne yazık ki onu başkalarıyla da paylaşmak zorundayım, tek tesellim en iyi olup onun için özel olabilmek. En iyi olmak tabii ki o kadar kolay değil. En başta bir FPS geçmişin olması lazım. Yeni yetme isen çok çalışmadan onun huzuruna çıkman bir hüsranla sonuçlanabilir. Onun kadar beğenilen ve aynı zamanda eleştirilen birini daha görmedim. Ben de arada sırada eleştirmiyor değilim tabii ama gülü seven dikenine katlanır. Laf aramızda İskoçya'dan bile talibi varmış. (Ekiki naber Highlander) Talipleri arasında çok ünlü MEGA insanlar bile varmış deniyor ama ben bilmiyorum. Kendileri bir terörist-polis savaşı, round sistemiyle oynanıyor ve bir kere öldün mü roundun sonuna kadar hayalet. Her round sonunda bir takım yeniyor ve yenen takım para kazanıyor. Takım oynamayanlar kendisinin gözüne giremiyormuş. Kendisi tam bir takım oyunu istiyormuş. Sanırım ben ve arkadaşlarım Delta Force geçmişimizden dolayı ona çok kolay alıştık. Sen de bilirsin ki Delta Force tam bir takım oyunuydu. Ah ah, az mı kapatmıştık kırmızı takımı kendi köyüne! Kendisi sırf takım oyunu oynayalım diye radyo komutları geliştirmiş. Z, X ve C tuşları ile çeşitli komut listelerine ulaşabiliyorum. Bunlar ölümcül önemlidir, unutma. O sırada radyodan konuşan takım arkadaşın radarında sarı renkte parlar. Aynı zamanda arkadaşının üstünde bir ünlem işareti gözükür. Bir arkadaşın sana bakarken kulaklığından ses duyuyorsan ve adamın kafasında bir ünlem varsa pantolon giymeyi unuttuğundan dolayı şaşırmış olduğunu sanma sakın, sana bir şeyler söylemeye çalışıyordur. Bir ipucu daha; internet kafede oynuyorsanız etrafınızda konuşanları dinleyin, size bir şey diyor olabilirler. Kendileri dünya çapında tanınmakta. İnternet vasıtası ile dünyaya açıldı kendisi fakat nedense ben bazılarının düşüncelerinin tersine internet kafe köşelerinde dörderlikten yapılan maçları, internet üzerinden yapılan ve genellikle onarlıktan aşağı olmayan maçlardan çok daha

COUNTER STRIKE

stratejik buluyorum. Dört kişilik bir takımda bir kişinin önemi çoktur, fakat on kişilik bir takımda o bir kişi harcanabilirdir. Bir kere onarlıktan bir maçta bulundum. Kan gövdeyi götürüyordu diyebilirim. Birinci olmuştum ayrı konu ama zevk almamıştım. Bu arada birinci olmama bakma, beni sen bile kolayca yenebilirsin. (mütevazı yazar) Oyunda etkili olabilmek için kendine özgü bir konfigürasyon yapman akıllıca olacaktır. Bir oyuna girmeden önce mutlaka kendi konfigini yap ve mutlaka kendi nickini yaz. Başkalarının nickiyle oynamak istemeyiz değil mi? Kendi konfigini yaptıktan sonra bunu efektif kullanmak önemli, bir kere “son kullanılan silah" tuşunu kullanmaya dikkat et, hatta çatışmaya girmeden önce bir kere tabancanı çek ki tüfeğinin mermisi bitince tek tuşa basarak tabancaya geçebilesin. Başka bir çözüm de pek akla yatkın olmasa da tüfeği yere atmaktır. Bu sayede hemen tabancanı çekmiş olursun. Half-Life motorundan kaynaklanan bir sorun da çatışma sırasında inventory ekranının açık olmasıdır. Örnek vermek gerekirse elinde MP5 ile giderken 3 tuşuna basıyorsunuz ama bıçağı çekmek için gerekli olan işlemi yani önce 3 tuşuna basıp sonra da ateş tuşuna basmayı yerine getirmemiş oluyorsunuz. Çatışmaya girince doğal olarak ateş tuşuna ve aman tanrım o da ne, elimde bir bıçak var. Bu olayın ne kadar çok meydana geldiğini tahmin edemezsiniz ve insanlar bunu oyunun bir bug'ı olduğunu falan sanıyor. Oyunda başarılı olabilmek için silahını tanıman lazım okur dostum. Silahını tanımıyorsan onu etkili kullanamazsın, bu da sadece senin ölümünle sonuçlanır. Seni daha iyi bir oyuncu yapabilmek için silahları anlatmak istedim,

Hand guns Glock 18 select fire: Teröristin başlangıç silahı. 9mm mermi kullanır. Oyunun en güçsüz ikinci silahı. Tek avantajı ateş hızı. Silahın özelliği olarak 3 mermilik burst atışlar yapabiliyorsunuz. Gerçekte su altında bile ateş edebilen bu silah Avusturya malı. H&K USP: Polislerin standart silahı olup .45 kalibre mermi kullanıyor. Susturuculu olması avantajı. Yeterince güçlü. Aslında en çok kullandığım ikinci tabanca. Sig P228: .357 magnum mermisi kullanan bu yavru en çok kullandığım tabanca, nedeni mi?? Attığınız her mermi hedefe giriyor. Fark edilmediyseniz bununla sniperlık bile yapılıyor, yaptım bilirim. USP'den daha güçlü. Desert Eagle .50 AE: İşte gerçek hayatta en sevdiğim silah. Aslen İsrail yapımı. Amerika'da da Magnum Research adlı bir fabrika üretiyor. Magnum Research fiyatı 1099 $. Oyunda G3 ile aynı delme gücüne sahip. Eksileri hak verirsiniz ki geri tepmesi ve küçük şarjörü. Eee bu canavar kalibre mermi atıyor, o kadar da olsun.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.