Gameshow sayı 50, sayfa 59

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 59

| Yine zombiler başımızın belası: Üstelik bunlar öyle böyle zombileri değil heh heh heh. Yani bilemiyorum Mars'ta geçen bir | oyunda daha değişik yaratıklar görmek isterdim. Günlük hayatımda zombi ve zombi ile muhatap oluyorum. Bir de oyunlarda görünce açıkçası pek ilgimi çekmiyor. Hele bir de zombi grafikleri Resident Evil'ın aynısı olunca gıcıklık doruk noktasına çıkıyor. | Ancak, karakter grafiklerini saymazsak, mekan grafikleri gerçekten mükemmel, son derece detaylı ve güzel ışık efektleri ile arka plan grafikleri oyunun karanlık ve terk edilmişlik havasını çok iyi tamamlıyor. Martian Gothic sanki bir bilimkurgu filmi havasında | geçiyor ve mekanların güzel grafikleri ile gerçekten bu atmosferi çok iyi hissettiriyor. Eğer Resident Evil oynadıysanız bilirsiniz ondaki atmosfer daha farklıdır. Etrafınızın zombilerle çevrili olduğunu bildiğiniz için tetikte oluyordunuz ve bu yüzden insan her an her şeye hazırlıklı oluyordu. Martian Gothic'de ise herkesin bir dolayı iğrenç ve kanlı bir şekilde öldüğü, sessiz bir uzay yerlerde insan cesetleri var ve yapayalnızsınız. Bu daha ve yusuf yusuf duygusunu insana daha iyi veren bir oyun. Tabii dediğim gibi ben NFS'de tünelden geçerken korktuğum için bu söylediklerim gözünü kan vahşet bürümüş psikopat oyuncular için bir ölçü olmayabilir fakat dediğim

| Müzikler bu türde oyunların atmosferini etkileyen en önemli unsurlardan birisidir. Martian Gothic'in müzikleri de atmosfere uygun insanı diken üzerinde tutacak ve kıl edecek gayet güzel müzikler. Özellikle de müziklerin belli bir yere gelince veya bir kapıyı tam açarken değişmesi mükemmel olmuş. Hani korku filmlerinde olur ya, bir kapıyı açarken ses birden yükselir. Onun gibi korku efektleri oyunu daha bir stresle oynamanızı sağlıyor. Tabii bu korku | müziği efektini her kapının girişinde yapmaları olaya biraz tazyikli su tutmuş ama yine de hiç yoktan iyidir.

insanların cesetlerine rastlıyoruz. Hatta bazen değil sürekli rastlıyoruz. İğrenç bir manzara. Cesetlerin üzerini arayarak bazı kapıların giriş kartlarını, silah, cephane gibi malzemeler buluyoruz. Bir de cesetlerin üzerinden o personele ait ses bantları buluyoruz. Bu bantlarda ise genellikle hep insanı daha da bunalıma sürükleyecek konuşmalara şahit oluyoruz. Örneğin genelde şu tipte bantlar duyacaksınız; "Tarih 28 Eylül 2018... Her yer tehlikeli. Gidecek hiçbir yerim yok... Personelin çoğu öldü... Yakında benim de sonumun geleceğini biliyorum... Birazdan kendimi odama kilitleyeceğim. Orada ne kadar... Ne kadar kalacağımı bilmiyorum... Eğer bu bant birilerinin eline geçer de dinlerse, karıma onu sevdiğimi söyleyin... " Aslında tam olarak böyle denemez, bir kısmını dramatik olsun diye ben makinalı tüfek ile zombilerin peşinden koştururken, veya Guybrush

| Oyunda bazen üste çalışan... Daha doğrusu bir zamanlar çalışan |

Uydurdum ama bantların içeriğini hemen hemen anlamışsınızdır. Bazen de "EN BÜYÜK FENER... Bu bandı dinleyen, Olsun!" gibi ses kayıtları da bulunabiliyor. Tabii bunları dinleyince iyice stres oluyoruz...

Peki bu kadar stresin ve korkunun içinde neden hala bu tür oyunları oynuyoruz? Korkmaktan zevk almak gibi bir durum söz konusu. Korkmak isteyenler Martian Gothic'in karanlık atmosferinde Yusuf duygularını iyice zorlayabilirler. Gece yarısından sonra ışıkları kapatıp yanınıza da karanlıkta her baktığınızda başka bir şeye benzeteceğiniz tipsiz yamuk bir kukla veya benzeri bir arkadaşınızı oturtturun ve o şekilde oynamayı deneyin. Kesinlikle performansı alacağınızı garanti ederim.

Martian Gothic korku türünde oyunları ve bilim kurgu sevenlere tavsiye edebileceğim bir oyun. Fakat üzüldüğüm bir şey var o da içinde "anahtarı bul kapıyı aç" işlemi olan her oyuna Martian Gothic ile bence Resident (damgasının vurulması. Adventure dendiğinde benim aklıma saatlerce gece gündüz kafa yorarak çözmeye çalıştığım bulmacaların olduğu oyunlar gelirdi. Şimdi ise üniversitenin önünden geçip "Ben üniversite mezunuyum" diye kasılanlar gibi her atraksiyon olan oyuna "Adventure" damgasının vurulması beni

kirediyor ve eminim gerçek Adventure oyuncularını lediyordur. Tamam Martian Gothic belki türünün diğer örneklerine nazaran daha çok bulmaca içeren bir oyun olabilir, fakat bu ona adventure yakıştırması yapmayı gerektirmez. Bu işin kötü yanı bilgisayar oyunlarıyla yeni tanışan yeni neslin adventure'ı bu oyunlarda görmesi ve bu güzel türü yanlış tanıması. Tıpkı her sesi güzel olan kişiye sanatçı denilemeyeceği gibi, her iki şeyin edildiği oyuna da Adventure denilemez. Adventure türünün iyice yok olmaması için birilerinin bu söylediklerime hak umuyorum. Yoksa, yakında Gabriel Knight'ı elinde

Threepwood'u oradan oraya zıplayıp maymunları doğrarken görürseniz hiç şaşırmayın...

Güzel Adventure'ın başımızın üstünde yeri var. Dolayısıyla, Martian da başımızın üstünde bulunmakta. Sizinki de boş kalmasın. — Herkese birer Martian!

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.