Her Şeyin Bir Sonu Vardır
Retro bilgisayarBir sonu vardır dertler bizi verem edecek. 1- MEG: Nasıl olacak bu işler diye düşünmekten geceleri (gündüzleri de) kabuslar görüp kan ter içinde uyanıyor. 2- Çilem: Uykusuzluk çekiyor ama bununki MEG'in ayı gibi horlamasından ve “nasıl olacak bu işler” diye sayıklamasından. 3- Zebani: 15 Milyarlık kredi kartı borcundan gündüzleri limon satıp, geceleri sayfa yapmaktan saçları döküldü, beli tutuldu.
3- Burçak:
Hiç umurunda değil, hiçbir şey, hiç, sıfır. Bilakis..
4- Mert: Daha fazla batağa bulaşmamak için bırakın bizleri, yurdunu terk etti.
5- Engin: Dertten tasadan kendini içkiye verdi. Zaten içiyordu bari bir bahanesi olsun...
6- Timur: Kısaca şöyle söyleyelim: Jet-Ski aldı. 7- Matbaacı: Her ay Gameshow'u kötü bastığından dolayı MEG ve Polat'tan papara yemekten kulakları sızlıyor. 9- Muder: O zaten dertlerin insanı.
Bir
zaman makinemiz olsaydı.
MEG: O güzelim makineyi derginin borcunu ödemek için satardı. Hem de yok fiyatına. Bu makineyi kim veya kimlerin alacağını ise isterseniz düşünmeyelim imzalatırdı.
Burçak: Burçağı zaman makinesine bizzat biz gidip bindirip kimselerin ders alacağı olmadığı 1 Milyon yıl zaman öncesine gönderirdik. Çenesinden kurtulmak için, dinozorlara anlatsın derdini, oldu mu?
meden Yahya Kemal Beyatlı'nın yaşadığı yıllara geri döner tüm kitaplarını geleceğini de sanmıyoruz
Sürekli geçmişe
Al işte bir hata daha. Akıllanmayacak mısın?
Zebani: Onun zaten zaman makinesi var. Ama fazlası göz çıkarmaz deyip zaman makinesinin içine diğerini koyardı. Ne olacağını görmek için ama hiç. Mert: Hiç düşünmeden Gameshow'un ilk çıkardıkları güne gider ve çıkarmama kararı alırdı. Makineyi de yok edip zamanda sıkışıp kalırdı.
Geri
Timur: Her gerzek Amerikalının klasik “oh my god" tepkisini verip dururdu. 911'i arayıp yetkililere haber verirdi. Sonra da “God saves Amerika” derdi. Ay.
Tuğhan: Çok ilginç ama zaman makinesiyle Zebani'ye İnternet'ten atamadığı 1 GB'lik dosyaları yollardı. Kahkaha efekti ile beraber hatalardan im diye insanı bozardı.
Kusmuk
HaNgiSi dOğru, hAngisi YalAN V1.8
Biz
de fetişist olduk
Timi Netscape ve kablo kablosu gibi... Ne diyelim ki? MEG: Her türlü hesap makinesine inanılmaz bir ilgi duyuyor. Ayrıca hesap makinesindeki sayılar da kendisini baştan çıkartıyor. Zebani: Quark Express, Photoshop ve 32 fetişisti. Sayfa yaptığını anladınız sanırım. Engin: Silah, yoyo, ateş çıkaran her şey ve kavanoz fetişisti. Lüzumsuz şeylere ilgi duyduğu belli ölüyor mu? Mert: Dolar, borsa ve fetişisti: Böyle de fetişist mi olurmuş demeyin, biz de anlamadık, gülme lan kıl herif... Burçak: Sıkıntı, sorun ve panik atak fetişisti. Böyle olmaktan tahrik olan kaç kişi olabilir ki? Burak: Yiyecek ve yemek kitapları fetişisti. Ve doğru orantılı olarak göbek fetişisti, ne desek boş, yeme olm! Raut: Her türlü reklam fetişisti, reklamlara bakıp bakıp iç geçirir. Kendisinin de bir gün yapacağı umuduyla. Nesime: Sakız ve bacak fetişisti, yani kendi bacağının, yani tekme atmak için. Yani anladınız. Çilem: Antika fetişisti. Her gördüğü antikadan çok etkilenir ve bayılır. Yazık bu kıza da, koca koca di onu, hayvanı
Kaç sene oldu bu işe başlayalı. Söyle bakayım, söyle, söyle, çekinme. Sırıtmadan söylesene evladım. Kaç? 5 mi? 5 senedir bu işi yapıyorsunuz ve hala böyle hatalı dergileri benim önüme getiriyorsunuz değil mi? Hiç utanmadan, sıkılmadan. Nedir o renkler evladım. Yeşil suratlı adam olur mu hiç? Ya pembe gökyüzü? Bir sayfada kutular kırmızı, diğer sayfada pembe? Dağ gibi herifin köşesinin rengi pembe olmuş. Sayfa numaraları bile yok bir sürü sayfada. Nedir bunlar? Ne sırıtıyorsun evladım. Bunlar sizin ayıbınız. Utanman, kızarman lazım karşımda. Hadi siz bunları böyle yapıyorsunuz, hiç mi uyarmıyorlar sizi, “bu iş böyle olmaz” diye. Hiç etrafınızda adam yok. Hadi yok diyelim. O matbaacı bunu nasıl basıyor böyle. Yeşil suratlı adam olur mu ya. Delirtmeyin beni. Getirmeyin böyle dergileri benim karşıma. İstemiyorum kardeşim, öğrenin artık şu işi ya. Sizinle beraber işe başlayanların matbaa fabrikaları oldu. Siz hala şu GameShow'u adam edemediniz. Edemezsiniz tabii... Kendiniz adam değilsiniz ki? Çık dışarı, çık. Gözüm görmesin, seni ve GameShow'u. Bir ay daha huzur istiyorum. Ha bi dakka! Gel buraya hemen gitme, söyledin mi o zebaniye yatırmış mı paramı? Ne demek lan yatırmamış. Dur ben de geliyorum oraya. Paramı yatırmadı demek ha? Artık bu kadarı fazla. Olay çıkartmazsam bana da... Ulan vay hayvan be... K.A.
Engin: Zaman makinesiyle insanları ejderha çağına götürüp gerçek alevde ızgaranın keyfini çıkarttırırdı. Ejderhayı ise alev püskürtme makinesi olarak kullanırdı.
Raut: Çok ileriye gidip daha yapılmamış reklam fikirlerini çalıp buraya geri döner ve reklam tanrısı olurdu. Bir de yaptıklarını bize anlatıp dururdu. Sanki bilmiyoruz.
Nesime: Zaman makinesiyle eski Şaolin tapınağına gider ve bilmediği tekme tokat yöntemlerini öğrenirdi. Umarız geri gelmez.
Levent: Sanıyoruz Levent artık kendisine kusturucu gelen simülasyon oyunlarından kurtulmak için zaman makinesine sadece bir kere biner ve, Yazık severdik onu.
2- Meg geçen sene dayanamayıp almıştır ve tekrar satmayı düşünmektedir.
3- Polat Diet kola içmekten ölmüştür.
4- Kamar aslında Latincede gökteki aya verilen isimdir.
8- Evren saniyede 40 km hızla genişlemektedir. Nereye kadar genişleyeceği bilinmemektedir.
6- Dünyayı işgal eden ölümcül robotlardır. Hepimiz öleceğiz.
7- Pokemonlar masum zararsız oyuncaklardır.
8- Engin yeni silahı yayı ile Taksim'de dehşet saçmıştır.
9- Geçen ayki Gameshow'un bozuk basılmasına FBI el koyup matbaacıyı tutuklamıştır.
10- Bu sonuncu maddeyi yazmak dünyanın en zor işidir.
NAL ERİ