Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 50
nesra@netone.com.tr ani bazı oyunlar vardır. Editörünüz önünüze atıp “Bu oyunu al, oyna, incele Ve hakkında okunmaya değer bir Yazı yaz” der...ve ekler “En az 1200 kelime"....Bunu söylerken gülmemek icin kendini ne kadar zor tuttuğunu yüzündeki garip ifadeden anlarsınız. Bu tip bir ifade sadöce sizi köşeye sikıştırdığını hissettiğinde yüzünde belirir. Köşeye sıkışmış ve kaderinize boyun eğmiş bir halde acıklı acıklı CD'ye bakar ve “Belki de bu seferki yazmaktan heyecan duyacağım bir oyundur” diye hayali kurarsınız. Eve gelir bilgisayarınızı açar, CD'yi son bir ümitle kabından çıkarır ve titrek Rom'a yerleştirip çıkan menüde install seçeneğine basarsınız. İşte o anda bir canavar yaratırsınız. Artık oyunla karşı karşıya kalmışsınızdır. Sonrasını hatırlamak bile istemezsiniz. Ama eninde sonuda hatırlamak zorundasınızdır. En azından 1200 kelimelik kısmını, Buraya kadar oldukça acıklı bir tablo çizdiğimin Sadece bilgisayarımın olduğu kararılık hücremde bana zorla oyun oynatıp arada bir de yemek olarak ekmek ve su verdiklerini düşünüyorsunuzdur herhalde. Hatta bu paragraftan bazı aylar oyun hakkında yeteri kadar iyi yazamadığım için kirbaç cezası aldığım sonucunu bile çıkarmış olabilirsiniz. İlahi siz . Gerçekten çok komiksiniz....Tabii ki öyle değil.. Durum zannetiğinizden daha KÖtÜlN! Siz Zebani'nin gecenin bir saatinde arayıp “Nerde benim 1200 diye kulaklarınızı çınlatması nedir bilir misiniz? O sadece kelimelerle beslenen bir yaratıktır ve yemek saati geçmiştir. Panikle yazınızı neden ilgili cevap vermek üzere ağzınızı açarsınız ve o anda binlerce | yaratıcı bahaneyi çok önceden kullanıp tüketmiş olduğunuzu farkedersiniz, Sonra da “Elektrikler kesikti yazarnadım” gibi ilkel bir bahanenin ağzınızdan çıkıvermesine izin vermek zorunda kalırsınız. Zebani sinirden gülmeye başlayınca telefonu kapatır ve olaya girersiniz: Evet bu.sefer de Croc 2 diye bir olaya girdim. Zebani yine her zamanki gibi bana bir mesaj atıp “Nesimel! Görevin.. > eğer kabul edersen- Croo 2 diye sevimli bir oyunu tanıtmak” dedi. Ben de “Ctoc
Şu sevimli timsah geri mi geldi yani? Tabii ki kabul ederim.” dedim
Sevimli timsahımızın her zamanki gibi başrolde olduğu Croc 2, 3D platform adventure olarak yeniden aramızda, Özletti kendini....Aslında düşünürsek içinizden kaçı bir timsahı özler ki? Ama bu kadar sevimli olsa insan Zebani'yi bile özler. Croc da sevimliliğlnden pek bir şey kaybetmemiş. Hatta aradan geçen yıllar onu daha da seyimiihâl& getirmiş, Tabii bunda sadece yılların değil grafikerlerin dö biraz payı var. Sevgili Croc'umuz ilkinde onu bulup büyüteri Göbbo halkını kurtarırken, ikinci macerasında ailesini bulmak üzere yola koyuluyor. Onu kurtar, bunu bul, ötekinden kaç, diğerine tırman...... zavallı timsahımızın hayatı hiç de o kadar kolay değil. Umarım Croc 3'te artık her şeyini halletmiş bir halde, mücadeleden uzak ve huzürlü, Sadece zevk için ordan oraya zıplar. Bu kadar mücadeleden sonra haketti bence. Ama oyunu yaratanlar bu konuda ne düşünür bilemiyorum. Yani kaç kişi amaçsız bir şekilde sadece zevkten ordan oraya zıplayan bir timsahi izlemek için oyun alır ki? İlkinden farklı olarâk sevgili ümsahimız artık konuşmaya başlamış. Yine de çök bir şey beklemeyin derim. Çünkü tarzanca konusan bi; timsahla karşı karşıya kalacaksınız. Aslında Croc'un öğrenme sorunu olduğunu zannetmiyorum. Ona konuşmayı öğretenler Göbbo far ölünca sonucun neden böyle olduğunu anlıyorsunuz. Zavâlli Croc bile onlarla ancak altyazı ile anlaşabiliyor. Üstelik sesleri de ıslak bir bezle camı silerken çıkan Sese benziyor. Göbbo'larla fazla muhatap olmazsanız bu sese katlanmak zorunda kalmazsınız ama işler her zaman istediğiniz gibi olmuyor işte Oyunda ilerleyebilmek için bazı görevleri yerine getirip, bir sürü bilinmeyeni ortaya çıkarmalısınız. Bunları yapabilmek için de Gobbo'larla konuşmak zorundasınız. Etrafta bir sürü Gobbo sizden sürekli bir şeyler yapmanızı istiyor. Kimi nehirdeki bir yarışı kazan diyor diğeri benden yüksek sıçra diyor, Üstelik hepsi de aynı korkunç ve anlaşılmaz sesle bunları istiyor. (Sanırım Croc neden ailesini bir an önce bulmak istiyor anladım.) Her yerde her çeşit Gobbo bulmanız mümkün. Vahşi batı Gobbo'ları, Nordic Gobbo'lar, Mağra Gobbo'ları ve İnka Gobbo'ları. Gobbo Severler yaşadı anlayacağınız. (Var ki öyle bir kitle?) Oyundaki 40 aşama boyunca ilkinden çok daha fazla çeşitlemelere gidilmiş«Cröt konuşmanın dışında, balon, sürat motoru, go-cart gibi bir çok aracı kullanmayı da öğrenmiş. Öğrenmiş ama sizin de ona yardımcı olmanız gerekiyor. (İyi oyuncular olun ve Croc'u zevk için ordan oraya çarptirıp zavallının öğrenime şevkini kırmayın) Croc 2'de belirli level'ları geçmek için anahtarlar bülup, bulmacalar çözmek zorundasınız. Tamam bulmaca filan çözüyorsunuz ama bunu kahvaltı masasında çözdüğünüz pazar bulmacalarıyla karıştırmayın. Eminin hiç birinizin bulmaca çözerken bir yaratıkla karşı karşıya gelme olasılığı yoktur. Ama zavallı timsâhımiz bu canavarlarla her an karşılaşabilir. Aslında canlı renkleri ve grafikleriyle tam çizgi film tadında olan bir oyunun canavarları en fazla ne kadar korkutucu olabilir siz tahmin edin. Hani bazen çocuklara “Yemeğini yemezsen seni canavarlara verim derler ya. Bu canvarları gören çocuklara artık bu tehdit sökmez bence...Aslında bakmayın siz benim onları böyle anlatmama...O sevimli görünüşlerinin altında öldürücü güçler yatıyor. Pataklamanız gereken bir sürü canavar var böyle, Üstelik bunu yaparken çok dikkatli olmalısınız Oldukça büyük canavarlar. Aslında bizim minik timsahın yanında büyük görünmek çok da zor değil. Pis canavarlar kendilerine denk birine çatsalar görürler günlerini. Aslında olsa nasıl yener onları. Bir sağ bir sol derken hepsini üstüste koyar vallahi, Kurtaran Oyünü yapanlar da bu haksızlığı farketmiş olacaklar ki Croc'a hayat kurtaran bir kaç özellik verelim bari demişler. Croc'umuz böylece çök yükseklere etrafta bulduğu şeyleri düşmanlâfına atabiliyor. Bir de oyunun başından itibaren toplayip durduğunuz elmaslar var. Ne toplamadınız.mı?!!! Çabuk toplayıp gelin ben bekliyorum
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 51
Tamam bu topladığınız elmaslar sayesinde Croc artık alışverişe Gümmie Hayat kurtarıcılarından alabilir. Alabileceğiniz o kadar çok şey var ki...Hatta gizli yerlere ulaşabilmek için uzaktan kumandalı mekanik bir Göbbo bile alabilirsiniz. (Amâ elmasla alışveriş yaptığınıza göre burası biraz pahalı bir yer olmalı, Kendinizi fazla kaptırmayın.) Croc çok sevimli, Gobbo'lar konuşmadıkları sürece oldukça iyi, düşmanlarınızı yenmek için bir çok savunma aracınız var. Buraya kadar herşey güzel....Ama küçük bir ayrıntı var. Oyun zannettiğiniz kadar kolay değil, Dışardan bakılınca “Peh!! Bunu bir çocuk bile oynayabilir” diyorsunuz. Yani ben öyle demiştim. Evel bazı bölümleri için bu doğru ama bazı bölümleri de sizi tahmin ettiğinizden fazla zorluyor. Kazayla bu oyunu kardeşine veya çocuğuna ( Bu yaş grubuna giren okuyucalar var mı aranızda?) alanlarınız varsa sakın onların takıldıkları yerlerde bilmiş bir tavırla “ Dur ben senin yerine bu kısmı geçeyim” filan demeyin. Ayrı bölümü 34. kez geçemeyince o ana kadar kurmuş olduğunuz tüm otorite ve karizmayı kaybedebilirsiniz. Oyunu zorlaştıran unsurlardan biri de Croc'un sakar hareketleri. Mesela bir uçurumun kenarındasınız ve geriye dönmek istiyorsunuz, Normalde insan nasıl geri döner. Bulunduğu yerde baktığı yönün aksine vücudunu çevirir ve adım atar. Oysa Croc önce bir iki adım ileriye gidiyor ve sonra........Hayir dönemiyor işte...Güm diye aşağıya düşüyor. Haydi tekrar başa....Ay .ca etkisiz kamera açıları sayesinde her köşe başında sizi ölüm bekliyor olabilir. Bu kadar sevimli bir timsahın yok yere ölmesine insan ilk başlarda çok üzülüyor. Ama aynı şekilde 37 kere ölünce bir yerden sonra kalbiniz taşlaşıyor ve Croc'un ölmesini filan boşverip kazanma hırsıyla doluyorsunuz. Kutuların üstünde daha bir hırsla tepinip içinden çıkan elmasları ve bilumum materyelleri topluyorsunuz. Croc 2'deki ilginç değişikliklerden biri de iki kişinin ç Croc'u aynı anda yönetebilmesi. Sakın kendi kendinize “Küçücük bir timsahı tek başıma yönetemeyecek miyim?” diye gurur yapmayın ve bazı yerlerde başka birinin size yardımcı olmasına izin verin, Böylece oyunun zor bölümlerini daha kolay geçebilirsiniz. Hem belki bu zor anlarınızda size yardımcı olan arkadaşınızla daha da iyi arkadaş olursunuz. Bu oyunun da böyle bir misyonu vardır belki. Sevgi, saygı, arkadaşlık. paylaşım .......Ama size yardımcı olan arkadaşınız olayı yeterince ciddiye almayıp bazı aksaklıklara neden olursa varolan bir arkadaşınız kaybetme olasılığınız da var
Öyle ya da böyle Croc 2 oynamaya değecek bir oyun. Küçük timsahın nehirdeki yüzüşünün ne kadar komik olduğunu görmek için bile alabilirsiniz. ( Ben de iyice Masalcı teyze gibi oldum...Küçük timsah. sevimli hödö, şirin büdü.....Biran önce kendime gelmeliyim!!)