Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 78
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 79
Problemlerin
yüzlerce... Kimi bana bakıyor, kimi... Bakılası olanlarına bakıyorum, güzele sevap ne de olsa! Tükürülesi olanlar var, onlara tükürmüyorum. Allah'ından bulsunlar... Kafamı çevirip arkamı dönmek istiyorum. Dönüyorum da... Yine yüzler ama hepsi ben. Demek ki kendimle yüzleşme zamanım gelmiş diyorum ve başlıyor hesaplaşma... Önce güler bir şekilde iyiler geliyor. İyi şeyler de yapmışım demek... Gözlerinden ateşler fışkıran yüzler var, çok var. Yaklaşmamaya çalışıyorum, göz göze gelmemeye çalışıyorum; nafile... Çok kalabalıklar. Her yerdeler. Çoklar. Korkuyorum... “Korkularımız yönlendirir hayatımızı..." Kaçarcasına çeviriyorum kafamı. Yüzlerini gizleyenlerle göz göze geliyorum. Gelemiyorum daha doğrusu.
gözlerimi düşününce zamanı, yüzler geçiyor gözlerimin önünden;
ri çözülmesi tarafımca Bakamıyorlar bana, eh ben de onlara... Yanlışlarım, hatalarım, utançlarım... O kadar an meselesidir”
SEARGLLENGIN
Engin SÜZEN esuzen@kamernet.com pişmanlar ki aslında. Ama biliyorlar ki dönüş yok. Dönseler de bıraktıklarını bulamayacaklar bıraktıkları gibi. Bulsalar ne fayda... kalmalıdır bıraktığın yerde. Bıraktığın yerde durmasa da bıraktığın, en azından senin için orada kalmalıdır. Geçmişte olan, geçmişte kalır. Adı üstünde, geçmiş!" Kapatsam gözlerimi, görmesem hiçbirini diyorum ama nafile, zaten kapalı. Hepsi üstüme geliyorlar. Gülenler bile. Sensin diyorlar, sen yaptın her şeyi, sen yarattın bu kaosu, sebebi sensin... Kör değilim. “Kör demek gözleri görmeyen demek değildir sadece. Gerçekleri görmemektir, görmezden gelmektir. En büyük körlük gerçeği inkar etmektir” Doğru diyorum, çok doğru. Ben yalnız yaşadım ya hayatı. Yalnız işledim günahları. Yalnız devirdim kadehleri sanki. Yok mu o kadehlerin de benim kadar suçu. Suç ortağım değil mi onlar benim? Ben buradayım, onlar nerede? Af çıktı da kapsamına mı giremedik ne! Yalnız yaşamamışım ama yanlış yaşamamışım. Dayanamıyorum artık. Açıyorum gözlerimi. Zamanı düşünmek değil, yaşamak zamanıdır. diyorum. “ve zaman götürür giderken kendine ait olanı” Açıp da gözlerimi yaşayınca zamanı, işte bu diyorum, doğrusu bu. Her şeyin bir zamanı vardır. Zaman şimdi yazı yazma zamanıdır. Engin Abicim, güzel abicim; Dergi ne kadar güzel olmuş. İlk gördüğüm anda gözlerime inanamamıştım. Dikkatli bakınca gerçeği anladım. O an her yer aydınlandı benim için. Doğa ve evrenle kozmik bir birlik içine girdim ve dergiyi aldım. O ne biçim fiyat öyle? Ama olsun! Yani içerik olsun, CD olsun dolu dolu olsun (sonlarda saçmalıyorum). Abicim izin verirsen sorulara geçeyim. 1- Ben kullanılmış hardware arıyorum, yani aslında teknolojinin yeni şeklini pek takip etmiyorum. Mesela herkeste S3 Virge 4 MB ekran kartı varsa bende bunun 2 MB'lık olanı var. 4 MB olanını almak istiyorum. Kamer'de var mı? 2- Bu Zebani sana önceden sataşırdı! Şimdi niye hiç sataşmıyor. Yoksa müthiş aşkınız bitti mi? 3- RAM almak istiyorum ama çok pahalı. Niye böyle oldu? Sudan ucuzdu önceleri. 4- Geçen sayıda tanıttığınız MP3 Player çok güzel görünüyor. Sende var mı o aletten? Nasıl kaliteli mi? 5- Eski oyunları oynamak istiyorum bazen fakat sanırım hiçbir yerde yoklar. Nostalji havası insanı sımsıcak sarıveriyor zaman zaman. Kamer'de var mı eski oyunlar? 6- 3D kart teknolojisi günden güne gelişiyor ve büyüyor. Bunun yararını kullanıcı görüyor ama benim sormak istediğim daha da gelecekte bizi nasıl bir 3D teknoloji bekliyor. Sen ne düşünüyorsun bu konuda? Mesela nasıl bir kart kullanıyor olacağız? 7- 3D demişken, ben az biraz 3D ile ilgilenirim. Bir önceki soruyu sorma nedenim 3D resimlerde gördüğümüz kaliteyi oyunlarda görme ihtimalimiz var mı? Mesela Quake gibi oyunlarda duvara ya da kapıya çok yaklaştığımızda pixel görmeyeceğimiz günler yakın mı? Şimdilik bu kadar Engin abla... ay pardon Engin Abicim. Sorularımı yanıtlarsan çok sevinirim. Özellikle 3D ile ilgili olan sorularda fikirlerini duymak istiyorum. Mustafa Direk - İstanbul
Mustafa kardeşim, güzel kardeşim; İltifatların için teşekkür ediyor ve hemen cevaplara geçiyorum: 1- Zaman zaman bulunuyor. Aslına bakarsan genelde bulunuyor. Ama tutup da bana kullanılmış Pentium III 600 lazım dersen, “var, olmaz mı!” der, buraya gelince de seni bi güzel döveriz! Şaka bir yana OverDose'daki “Pano"ya bakmanı tavsiye ederim (İstiklal'deki pano değil, orası sakat :). Önümüzdeki aydan itibaren Kamer'deki kullanılmış hardware'leri de oradan öğrenebilirsin. 2- Zebani avucunu yalasın, hatta yalıyor şu an. İşim olmaz öyle yılışık insanlarla (belki de yalan söylüyorumdur :). 3- Dünyanın RAM ihtiyacının %90'ını iki fabrika karşılarsa böyle şeyler hep olacaktır. Fabrikalardan birinin sahibi ishal olsa, öteki fabrika sahibi zam yapıyor. Bu seferki zammın gerekçesi olarak Taiwan depremi gösterildi ama söylentiler arasında bir fabrika sahibinin diğer fabrikayı da satın almış olması var. Bence bu danışıklı dövüş. Bunlar oturuyor, Taiwan rakısı içip, Taiwan'lı dansöz oynatırken “abi gel, bi zam yapalım, nasıl olsa eşek gibi alacaklar” diyorlar. Eşek gibi alıyoruz da... 4- Var. Telefonu biliyorsun. Hadi, hemen. Bak hala duruyor! 5- Vallahi yok. Kamer'de artık sadece yeni (ve orijinal) oyunlar var. Kadıköy'de Yazıcıoğlu iş hanında bulabilme ihtimalin var (Ertunç her hafta gidip uyduruk bir oyuna 10 - 15 milyon lira veriyor!). 6- Bunun için bir şey söylemek hem saçma olur, hem de çok yanlış. 3DFX web sitesinde (www.3dfx.com) gelecekte çıkarılması düşünülen kart modellerini görünce şaşırdım mesela. Voodoo 5 6000 diye bir model vardı (hala da var!). 1.47 Gigapixel (saniyede 1,47 milyar nokta işlem) olan bu kartta 3D özelliği olarak yok yok. 128 MB RAM'da hediyesi! Ama ne zaman çıkar, nasıl olur, çıktığında zamanın teknolojisine göre tatminkar olur mu, orasını bilemem. 7- İnsanoğlu doyumsuzdur. Şimdi bu istediğin olsa, sen bu sefer “ben virtual reality isterim” diye tutturursun. O da olsa “yetmiyor abicim, verin bana rail gun, dağıtacağım buraları" dersin. Deme öyle şeyler. Öldürme insanları, sev onları (laf arası mesaj olayı)